GÜNDEM - 23 Mayıs 2019 Perşembe 10:34

AK Parti Grup Başkanvekili Muş'tan yeni askerlik sistemine ilişkin açıklama

A
A
A
AK Parti Grup Başkanvekili Muş'tan yeni askerlik sistemine ilişkin açıklama

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, “Yeni sistemde askerlik altı aya düşürülecek. Şu anda kışlada olan askerler kanun yürürlüğe girdiği andan itibaren terhis olma imkanına kavuşabilecekler” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Muş, gündemde olan Askere Alma Kanunu ve Yedek Subaylık Kanunu'nda değişiklik öngören kanun teklifine ilişkin TBMM’de gazetecilere bilgi verdi. Muş, “Yeni sistemde askerlik altı aya düşürülecek. Şu anda kışlada olan askerler kanun yürürlüğe girdiği andan itibaren terhis olma imkanına kavuşabilecekler. Yedek ast subaylık müessesesi geliyor. Bir vatandaşımız altı ay askerlik yaptıktan sonra terhis olabilir ya da kendisinin talebi ile Türk Silahlı Kuvvetlerindeki kadro ve onların uygun görmesi halinde bir altı ay daha Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapabilir. Eğer böyle bir tercihte bulunursa, asgari ücretten az olmamak üzere bir ücret ödemesi yapılacak. Bu sürenin sonunda kendisinin talebi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin görüşü oluşması halinde profesyonel olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine hizmet edebilir. Bir vatandaşımız bu şekilde devam ederse generalliğe kadar yükselme imkanı olacak. Bir vatandaşımız yedek astsubay olarak yaparsa, iki ay temel askerlik eğitimi ve on ay kıta eğitimi alacaktır. On aylık süre içinde vatandaşlarımız belli bir ücret alacaklardır” dedi. 

Bedelli askerliğini kalıcı hale geldiğini de söyleyen Muş, “Yaş sınırı ortadan kalkıyor. 31 bin lira gibi bir rakama tekabül ediyor. Yedek asteğmenin maaşının altı katı olarak belirlendi. Bu bedeli yatıranlar bir ay askerlik görevini ifa etmiş olacaklar” ifadelerini kullandı. 

Yoklama kaçağı ve bakaya olanlara bir defaya mahsus bedelli askerlikten yararlanma hakkı getirildiğini belirten Muş, “Geçmişte kanun yürürlüğe girmeden önce yoklama ve bakaya kalanlar için bir defayla mahsus bedelliden faydalanma imkanı getirilecek. Sistemin kurgusu içinde yoklama kaçağı ve bakayalar bedelli askerlikten faydalanma imkanına sahip olamayacaklar. Kanun yürürlüğe girdikten sonra yoklama kaçağı veya bakaya olursa bir vatandaş her gün için 10 TL ceza öngörülmektedir” şeklinde konuştu.
Askerlik hizmeti sonunda kalmaya karar veren vatandaşlar için sigorta ödemelerinin yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru üzerine Muş, “İkinci altı ayda kalırsanız, sigorta veya Sosyal Güvenlik borçlanması da Bakanlıkça karşılanacaktır” diye konuştu. 

"Geriye ödeme olacak mı?" sorusu üzerine ise Muş, olmayacağını açıkladı. Beka tartışmalarının olduğu dönemde askerlik sisteminde değişiklik yapılmasına ilişkin soruya Muş, “Sistemin daha güçlü hale getirilmesi noktasında atılan adımdır. Vatandaşlarımızın bu görevi yapmasını hem de Silahlı Kuvvetlerinin çok daha iyi personelle ülkemizin savunmasını yapması konusunda adımlar atılmaktadır. Savunma sanayiinde teknolojik anlamda ateş üstünlüğü, ateş mukavemetini önemli atılımlar olarak düşündüğünüz zaman hepsi toplu olarak ele alınmalıdır. Silahlı Kuvvetlerin ve ülke savunmasını yapan ordumuzun her zamankinden daha güçlü olması için çalışmaları yapıyoruz” ifadelerini kullandı.  

Ahmet Umur Öztürk - İbrahim Berat Yılmaz
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta ’Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü’ dolayısıyla etkinler düzenlendi Her yıl 26 Nisan’da kutlanan ’Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri’ günü dolayısıyla Bayburt’ta da çeşitli etkinlikler yapıldı, alanında uzman isimler ve öğrenciler Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü’nü düzenledikleri programla kutladılar. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri öğrencileri tarafından ’Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü’ münasebetiyle panel, tiyatro, söyleşi ve stanttan oluşan etkinlikler organize edildi. Düzenlenen program, panelle başladı. ’Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp: Fitoterapi’ paneline konuşmacı olarak katılan Karadeniz Teknik Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ufuk Özgen ve Akademisyen/Yazar Doç. Dr. Kenan Taştan, bitkilerin tedavi süreçlerindeki temel ve yardımcı fonksiyonlarını anlatan çok yönlü sunumlarını katılımcılarla paylaştılar. Doç. Dr. Kenan Taştan konuşmasında Geleneksel tedavi yöntemlerinin önemine vurgu yaptı. Halk arasında çok fazla bilinen ve kullanılan hacamat yöntemine özellikle ayrı bir parantez açan Taştan, “Hacamat mutlaka işin uzamanı bir hekim tarafından ve gerekli tahliller yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. Aksi halde özellikle kan hastalıkları olan bireylerde ya da enfeksiyondan kaynaklanan problemler ciddi rahatsızlıklara yol açması söz konusu olabilir” diyerek konuştu. Prof. Dr. Ufuk Özgen ise konuşmasında birçok ilacın hammaddesini oluşturan bitkilerin şifalı özelliklerine değindi. Ancak ilaçlarla birlikte kullanılan bitkisel çayların ya da bilinçsizce kullanılan bitkisel ürünlerin çok ciddi yan etkileri olabileceğine vurgu yaptı. Etkinliğin ikinci ayağında Eczane Hizmetleri öğrencileri Şehit Recep Eşiyok Ortaokulunda öğrencilerle bir araya geldiler. Öğrenci Ecem Şahin’in kaleme aldığı tiyatro oyunu ile ortaokul öğrencilerine akıllı ilaç kullanımının önemine ve gerekliliğine dikkat çektiler. Ardından Eczane Hizmetleri öğretim elemanlarından Dr. Öğr. Üyesi Ümit Karakaş, öğrencilere ilaçlar ve akılcı ilaç kullanımı konulu söyleşisini gerçekleştirdi. Etkinlik Bayburt şehir merkezinde Yakutiye Camisi önünde kurulan stant ile son buldu. Stantta ’Doğru İlaç Kullanımı’ konusunda vatandaşla buluşan gençler, konu ile ilgili el broşürü, ilaç zamanlama ve taşıma kutusu dağıttılar. Öğrenciler, vatandaşlara ilaç ile ilgili sorular sorarak, doğru ilaç kullanımına yönelik farkındalık kazandırmaya çalıştılar. Konu ile ilgili olarak düzenleme komitesi başkanı öğrenci Nazım Onur Bulut, akıllı ilaç kullanımı hakkında bilgiler vererek, "Akıllı ilaç kullanımı konusunda toplumun bilgilendirilmesi için oldukça önemli nedenler bulunmaktadır. Bu gerekçelerin ilki modern sağlık bakımındaki kimyasal ajanların önemli rolünün olmasıdır. İkincisi bireylerin sağlıkları ile ilgili sorumluluk alabilmelerini ve uygun tedavi edici stratejilerin belirlenmesini sağlamaktır. Üçüncüsü, bireylerin tedavi edici kararlarında rol almaları ve sonraki dozlar ve süreç ile ilgili bilgilendirilme haklarının olmasıdır. Dördüncüsü ise bireylerin akılcı ve güvenli ilaç teminini ve etik olmayan ticari tanıtımdan zarar görmemelerini sağlamaktır" dedi.