EĞİTİM - 04 Nisan 2019 Perşembe 14:26

‘Akıngüç ödülü’ için başvurular başladı

A
A
A
‘Akıngüç ödülü’ için başvurular başladı

İstanbul Kültür Üniversitesi’nin (İKÜ) bu yıl hukuk dalında düzenlediği "Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Pozitif Ayrımcılığın Rolü" konulu ‘Akıngüç Ödülü’ne başvurular başladı.

İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek ‘Akıngüç Ödülü’ için başvurular başladı. Hukuk dalında düzenlenen yarışmanın başvuruları Nisan ayı sonuna kadar devam edecek. Bu seneki konusu "Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Pozitif Ayrımcılığın Rolü" olarak belirlenen yarışmaya, Türkiye genelinde tüm araştırmacılar, daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış eserleriyle katılabilecek.

Sonuçları 31 Temmuz’da ilan edilecek yarışmanın jürisinde Gazeteci Güneri Civaoğlu, Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pervin Somer, İKÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hanife Öztürk Akkartal, İKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işıl Baş, İKÜ Şiddeti Araştırma ve Önleme Birimi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Münevver Mertoğlu yer alıyor.
Birincilik ödülünün 15 bin lira, mansiyon ödülünün ise 7 bin 500 lira olduğu yarışmanın ödül töreni, aynı zamanda üniversitenin 22.’nci kuruluş yıl dönümünün de kutlanacağı 22 Kasım 2019’da düzenlenecek “Akıngüç Günü”nde gerçekleşecek.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale 111 yıl önce Atatürk’ün o tarihi fotoğrafının çekildiği alan tarihe tanıklı ediyor Çanakkale Kara Muharebeleri sırasında Mustafa Kemal Atatürk’ün 17 Haziran 1915 tarihinde Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından cephede çekilen fotoğrafının bulunduğu bölge Atatürk Anıtı ile tarihe tanıklı ediyor. ÇOMÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, "Mustafa Kemal’in Çanakkale Kara Harbi esnasında kullandığı iki tane kritik karargahının tam ortasında tarihin belki de zamanı durdurulduğu o anın şahitliği içerisindeki tam da heykelin bulunduğu fotoğrafın çekildiği yerdeyiz" dedi. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57’nci Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale Ruhu’nu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu’nu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Bu çerçevede Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Muharebelerindeki rolünün anlatılması için ‘Mustafa Kemal Yolu’ projesi hayata geçirildi. 109 yıl sonra o tarihi fotoğrafın çekildiği noktaya Atatürk Anıtı yapıldı Çanakkale Savaşları’nda Gelibolu’da düşman askerini durdurarak Anafartalar Kahramanı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün, Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından 17 Haziran 1915 tarihinde 18’nci Alay’ın siperlerine girmeden önce çekilen o tarihi fotoğrafın bulunduğu noktaya 109 yıl sonra Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Mustafa Kemal Yolu projesi kapsamında Atatürk Anıtı yapıldı. Atatürk’ün cephedeki orijinal fotoğrafı ile fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi Alganer’in torunları tarafından 2007 yılında Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığına hediye edildi. Fotoğraf ve fotoğraf makinesi, müzenin en nadide parçaları arasında bulunuyor. ‘Mustafa Kemal Yolu’ projesiyle, Atatürk’ün Çanakkale Muharebelerindeki rolü anlatılıyor Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Eceabat ilçesine bağlı Bigalı köyü yakınlarında tespit edilen Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Savaşları’ndaki ilk karargâhı ‘Mustafa Kemal Yolu’ projesi, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının çalışmasıyla ihya edildi. Mustafa Kemal Yolu’ projesiyle, Atatürk’ün Çanakkale Kara Muharebelerindeki rolünün anlatılması, savaş alanlarının kapalı alanlardan çıkarılarak ziyaretçilere açılması, tarihi veriler doğrultusunda Mustafa Kemal Atatürk’ün, Çanakkale’ye intikalinden başlanarak kara muharebelerinde kullandığı yolda, ziyaret rotaları oluşturularak Tarihi Alanı’nın açık hava müzesine dönüştürülmesi hedefleniyor. ‘Mustafa Kemal Yolu’, Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale’ye ilk adım attığı 25 Şubat 1915 tarihinden 18 Mart Zaferine dek 289 gün boyunca cephe ve karargah alanları dahil tüm hareket alanını kapsıyor. Atatürk’ün 25 Şubat 1915 tarihinde Çanakkale’ye gelip, 19. Tümen Karargahı’nı Maydos’ta kurmasıyla başlayan ve Bigalı, Kemalyeri, 180 Rakımlı Tepenin Güneyi, Düztepe’nin Güneyi ile Çamlıtekke’de kurmuş olduğu karargahları izleyen rotayı canlandırmalar aracılığı ile deneyimleme fırsatını ziyaretçiye sunan proje, Mustafa Kemal’in Çanakkale savaşlarındaki rolünü anlatarak, kara savaşlarının önemine dikkat çekiyor. Mustafa Kemal Yolu’nda çocuklar için özel alanlar tasarlanırken, konaklamalı turlar içinde kamp alanları oluşturdu. 17 kilometrelik yol ziyarete açıldı. Tarihin belki de zamanı durdurulduğu o anın şahitliği içerisindeki tam da heykelin bulunduğu fotoğrafın çekildiği yerdeyiz ÇOMÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale Muharebeleri esnasında Mustafa Kemal Atatürk’ün çekildiği fotoğraflar içerisinde hikayesini bildiğimiz neredeyse nadir fotoğraflardan bir tanesinin heykel olarak şu anda yarımada içerisindeki sergilenmiş olduğu alanlardan bir tanesindeyiz. Tarih 17 Haziran 1915 günü, saat dört ve Mustafa Kemal Atatürk bulunmuş olduğu karargahın içerisinde silah arkadaşı Binbaşı Haydar Mehmet Alganer’i misafir ediyor. Alganer, siperin içerisine geçmeden önce karargahtaki bu misafirlik esnasındaki durumunu hatıralarında anlatıyor. İçeri geldiğinde Mustafa Kemal Kemal’in karargahının aslında neredeyse bir eve benzediğini, içerisinde bir köpeğinin, kuzusunun olduğunu anlatıyor. Bir süre sonra iki silah arkadaşı siperleri gezmek amacıyla çıkıyor. Bu esnada özellikle şu anda bulunmuş olduğumuz mevkie doğru ilerlerken Alganer diyor ki; ilk sipere girdiğimizde askerlerin bir kısmının Kur’an-ı Kerim okuduğunu, bazılarının dua ettiğini, namaz kıldıklarını gördüm. Ardından Mustafa Kemal’le birlikte siperleri gezmeye başladık. İşte bu gezi esnasında kendisi bir süre sonra gideceği bölgeyle ilgili bir tarifte bulunuyor ve diyor ki sırasıyla 18. Alay, 27. Alay siperlerini ziyaret edecektik ve bu esnada görev yapacağım Anafarta ovasını da görüyordum. Hatta Mahmuz Sırt üzerinde düşman da görünüyordu. İşte tarihi kaynaklarda Alganer’in bahsetmiş olduğu bu tarif esnasındaki bütün tanımlara uyan tek noktaysa şu anda bulunmuş olduğumuz bölge. Mustafa Kemal’in Çanakkale Muharebeleri esnasındaki çekilmiş olduğu fotoğrafın tam da çekildiği yerdeyiz. Hatta Alganer hatıralarında iki fotoğraf çekmiştim diyor. İşte çekmiş olduğu iki fotoğraftan bir tanesi de şu anda arkamızda bulunan heykeldi. Hatta daha da önemlisi bu fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi ise bugün Çanakkale’de bulunan Çimenlik Kalesi içerisindeki müzemizde sergilenmektedir. Aile tarafından hediye edilen fotoğraf makinesi aslında bize tarihin tanıklığını yansıtmaktadır. Hatta bulunduğumuz bölgenin şu özelliği bulunmakta, şu anda biz aslında Mustafa Kemal’in Çanakkale Muharebesi esnasında kullanmış olduğu iki tane karargahının tam ortasındayız. Hemen altımızda bulunan 180 rakımı tepeyi yamacını 4 Haziran 1915 tarihine kadar kullanmış, 4 Haziran 1915 tarihinde ise hemen Kuzeyimizde bulunan Kemal Dere içerisindeki karargahına geçmiş olduğunu göreceğiz. Yani aslında Mustafa Kemal o günkü fotoğrafını bu iki tane karargahını aynı anda kullandığı dönem içerisinde çekilmiş olduğunu göreceğiz ki kendisi zaten arkasından da 8 Ağustos‘ta Anafartalar Grup Komutanlığı’na atanmakla birlikte Çamlıtekke’ye geçtiğini göreceğiz. Yani aslında şu anda Mustafa Kemal’in Çanakkale Kara Harbi esnasında kullandığı iki tane kritik karargahının tam ortasında tarihin belki de zamanı durdurulduğu o anın şahitliği içerisindeki tam da heykelin bulunduğu fotoğrafın çekildiği yerdeyiz" dedi.
Kütahya Yeni haftaya bayrak, vatan, milli ve manevi değerler anlatılarak başladı Kütahya’daki okullarda yeni hafta, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’daki silahlı saldırılar sebebiyle bayrak, vatan, milli ve manevi değerler anlatılarak başladı. Kütahya Akşemsettin Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde yeni hafta dolayısıyla bir program gerçekleştirildi. Programa İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz da katıldı. Program kapsamında okul önünde öğrencilere bayraklar dağıtıldı. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen saldırılar nedeniyle saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı okundu.Etkinlik, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan dualarla devam etti. Daha sonra öğrenciler, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki öğrencilere hitaben yazdıkları şiirleri okudu. Kütahya İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, yaptığı konuşmada öğrencilerin milli ve manevi değerlere bağlı bireyler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekti. Mustafa Yılmaz: "Yılmadık, yılmayacağız" Konuşmasında öğrencilere hitap eden İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, zor günlerden geçildiğini belirterek, birlik ve kararlılık vurgusu yaptı. Yılmaz, "Zor günlerden geçtik, elem verici olaylar yaşadık. Ancak yılmadık, yılmayacağız. Emin adımlarla geleceğe yürüyeceğiz" dedi. Öğrencilere eğitimlerine ara vermemeleri gerektiğini hatırlatan Yılmaz, "Okullarımızı boş bırakmayacağız. En iyi eğitimi alarak bu milleti hak ettiği yere taşıyacağız" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada yayılan asılsız bilgilere karşı da uyarıda bulunan Yılmaz, yalnızca resmi açıklamaların dikkate alınması gerektiğini söyledi. Öğretmenlere de teşekkür eden Yılmaz, zor süreçte öğrencilere verdikleri destekten dolayı şükranlarını iletti. Programın ardından öğrenciler ders başı yaptı.