EKONOMİ - 02 Haziran 2017 Cuma 15:14

Ali Serim: 'Öncelikli hedef Avrupa Birliği olmalı'

A
A
A
Ali Serim: 'Öncelikli hedef Avrupa Birliği olmalı'

Fin-As Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Serim, yeni Erdoğan döneminde Türkiye, Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayı en önemli hedef olarak koyması gerektiğini söyledi.

Fin-As Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Serim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Brüksel dönüşü, Avrupa Birliği yetkilileriyle ilişkilere ivme kazandırılması ve "Avrupa Birliği'nden 12 aylık bir takvim aldık" demesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Serim, "Türkiye'nin kendini AB içinde konuşlandırması yakın gelecekte dünya tarihine etki edecek derecede hayatidir" dedi.

"Türkiye demokrasisine duyulan saygı vurgulanmaya başlandı"

Ali Serim, "Gerek bölgesel bir güç gerekse bir denge unsuru olarak Türkiye, insanlığa en verimli katkıları AB'nin bir parçası olarak verebilir. Ekonomik, askeri ve kültürel gücü düşündüğümde huzurlu ve müreffeh bir AB'nin anahtarı da yine Türkiye'ye tam üyelik statüsünün verilmesinde yatmaktadır. Bu noktada AB ilkelerinin, iç politik çekişmelerde ülkemizi kullandığını üzülerek gördük. Ülkemizi politik malzeme yapmak isteyen yerel Avrupalı politikacıların ilişkilere büyük zarar verdiğini gördük. Fakat bugün gelinen noktada ne mutlu ki süreçlerin tıkanmasından ziyade ilerlemesi konuşuluyor. Referandum sürecinde yapılan talihsiz açıklamalar da geride kaldı ve arka arkaya Türkiye demokrasisine duyulan saygı vurgusu yapılan açıklamalara şahit olduk" şeklinde konuştu.

"Türkiye'nin normalleşmesi yabancı yatırımlar açısından önem taşıyor"

"Brüksel temasları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için referandum süreci sonrasında AB düzeyinde en üst düzeyde kabul görmek anlamına gelirken, AB, kapıyı açık tutarak bizleri cesaretlendirmiş oldu. AB'nin bekleyen taahhütleri çok. Ülkemizin atması gereken adımlar çok ve Türkiye'nin normalleşmesi, gerilimin ve kutuplaşmanın azalması, uluslararası itibar ve yabancı yatırımlar açısından hayırlara vesile olacağı ortada" ifadelerini kullandı.

Serim, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AB yetkililerinin Mutabık kalmaları neticesinde anlaşılıyor ki yakın zamanda bakanlar ve teknokratlar düzeyinde yoğun bir diplomatik trafik yaşanacak ve 13 Haziran'da siyasi diyalog toplantısı siyasi direktörler düzeyinde yapılacak ve akabinde Temmuz ayında bakanlar ve komiserler düzeyinde siyasi diyalog toplantısı toplanacak. Bir süredir askıya alınan enerji diyaloğu ve ekonomi toplantıları da yeniden yapılacak. En önemlisi AB-Türkiye arasında imzalanan 18 Martgöçmen anlaşması kapsamında 8 maddenin karşılanması için taraflar üzerine düşeni yerine getirecek. Göçmen anlaşmasının maddelerinden biri olan Türk vatandaşlarına Schengen bölgesinde vize serbestisi uygulanması konusunda ise Türkiye'nin kalan maddelerle ilgili pozisyon belgesini iki ay içinde sunması beklenirken, bu maddeler arasında biometrik pasaport, kişisel veriler kanununda değişiklik, Europol anlaşması, terör kanununda değişikliğin yapılması bekleniyor. AB de göç anlaşmasındaki taahhütlerini gecikmeli de olsa yerine getirecek. Suriyelilerin ihtiyaçları için kullanılacak 6 milyar euro Türkiye'nin kullanımına sunulacak".

"Gümrük Birliği anlaşması güncellenmeli"

Ekonomi cephesinden bakıldığında kendisini en fazla heyecanlandıran mevcut Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi ortak bir inisiyatifin başlatılması olduğunu söyleyen Serim, "Zira burada menfaat dengeleri AB'den yana. Daha dengeli ve adil ayarlamaların yapılmasına itiraz eden yok gibi. Ülkemizin gelişen ve büyüyen ekonomisi ve en önemlisi ihracatçımız için iyi haberler yakında alınacak. Ve son olarak tamamlanması gereken fasılların açılmasını isteyen Türk heyetine, yeşil ışık yakılacak gibi duruyor. Hissiyatım o ki geleceği tartışmalı olan bugünün AB'si Türkiye'nin ineğini başka perspektiflerden nihayet kavrıyor. Türkiye'nin yük değil birçok alanda kuvvet katacak bir unsur olduğunu yeni yeni benimsiyor. AB bir süper güç olmak istiyorsa anahtar ülke Türkiye'dir. Giderek bu görüş kuvvetlenecektir. Dünya güç aritmetiğinde de AB'ye büyük ihtiyaç olduğu ortada. AB'nin olmadığı bir dünyanın bugünün dünyasından daha huzurlu olacağını söylemek zor". 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.