GENEL - 07 Mayıs 2011 Cumartesi 13:31

Ankara Metrosu, Ulaştırma Bakanlığı'na devredildi

A
A
A
Ankara Metrosu, Ulaştırma Bakanlığı'na devredildi

Ankara Metrosu'nun yapımı, düzenlenen törenle Ulaştırma Bakanlığı'na devredildi.

EDA IŞIK
ANKARA 

 

Mayıs ayında ihalesine çıkılacak olan 44 kilometrelik ve 3 güzergah olan metrolar 2 yıl içinde tamamlanacak.


Ankara metrosunun yapımının Ulaştırma Bakanlığı'na devredilmesine ilişkin Kızılay-Çayyolu metrosunun ODTÜ durağının içinde tören düzenlendi. Törene Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Ulaştırma Bakanı Habib Soluk, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bakanlık ve belediye bürokratları katıldı.


Törende bir konuşma yapan aynı zamanda AK Parti Ankara 2. Bölge milletvekili adayı Bakan Çiçek, siyasi hayatında başta nikah olmak üzere birçok şeye şahitlik yaptığı ama böylesine önemli bir projeye şahitlik yapmaktan ayrı bir gurur ayrı bir onur duyduğunu ifade etti. Bu projenin kendileri için önemli bir proje olduğunu kaydeden Çiçek, Ankara'nın siyaseten bir marka şehir olduğunu söyledi.

 

AK Parti'nin 2023 vizyonunu anımsatan Çiçek, siyaseten marka olan Ankara'yı başka alanlarda da marka haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Çiçek, Ankara metrosunun bitirilmesi için bu yıl ki bütçenin 7'de 1 oranında kaynak ayrıldığını belirtti.


Ulaştırma Bakanı Habib Soluk ise metro yapımının bakanlığa devredilmesine ilişkin yasanın çıkarılmasının ardından Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana büyükşehir belediyelerinin kendilerine başvuruda bulunduğunu söyledi. Soluk, 4 ilde toplam 165 kilometrelik metro yapılacağını bunun 44 kilometresinin Ankara'ya yapılacağını ifade etti. Önümüzdeki günlerde metroların elektronik teknik işlerine başlanacağını belirten Bakan Soluk, Mayıs ayı içerisinde de metro altyapı ihalesine çıkacaklarını bildirdi. Soluk, "2 yıl gibi bir süreçte biz bu metroları teslim aşamasına getireceğimize inanıyoruz" diye konuştu.


Ankara metrosunun maliyeti hakkında da bilgi veren Soluk, metronun 3 milyar 40 milyon liraya mal olacağını ifade etti.


Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise başkentin trafik sorunun çözmek için metro inşaatına başladıklarını ancak belediyenin kısıtlı imkanları nedeniyle bunu bitiremediklerini söyledi. Metro yapmanın devletin işi olduğunun yineleyen Gökçek, bugüne kadar metro inşaatı için 828 milyon lira harcadıklarını anlattı.


İnşaatları devam eden ve bakanlığa devredilen metrolar hakkında bilgi veren Gökçek, 16,5 kilometre uzunluğundaki Kızılay-Çayyolu metrosunun inşaatının yüzde 92.31'nin, 15.3 kilometre uzunluğundaki Batıkent-Sincan metrosunun yüzde 71,78'nin, 9,2 kilometre uzunluğundaki Keçiören-Tandoğan metrosunun ise yüzde 41.3'ünün tamamlandığını ifade etti. Gökçek, metroların 2 yıl içinde tamamlanacağını bildirdi. Törenin ardından devir-teslime ilişkin imzalar atıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.