TEKNOLOJİ - 19 Aralık 2016 Pazartesi 12:41

Apple iPhone 8, plastik, kavisli ve OLED ekranlı olacak

A
A
A
Apple iPhone 8, plastik, kavisli ve OLED ekranlı olacak

Apple, gelecek yılın yeni iPhone’unda, mevcut alüminyum ve cam tasarımından radikal bir kararla vazgeçmesi bekleniyor.

The Kore Herald’ın raporuna göre: Önümüzdeki yıl çıkacak iPhone 8 olarak adlandırılan telefonunun yeni ekranının her yeri kavisli, ve plastik bir OLED paneli olacağını belirtti. Bu rapor, Apple’ın 2017’de üç yeni telefon sunma fikrini teyit ediyor. Birincisi OLED ekranlı amiral gemisi, ikincisi mevcut olan iPhone 7, üçüncü olarak, iPhone 7 Plus’ı andıran daha az radikal bir model (iPhone 7s?).

Cihazın plastik OLED panele sahip olması, telefon kullanıcıları tarafından nasıl karşılanacağı bilinmiyor. iPhone 8’de plastik kısmın daha sonra bir cam katmanla kaplı olup olmadığı belli değil. Apple, tüm iPhone’larda Corning’in “Gorilla Glass” ını kullanıyordu.

Bu radikal değişikliğin nasıl karşılanacağı bilinmiyor

Hali hazırdaki iPhone’da ve Apple Watch’da eğri cam da kullanılıyor, bu nedenle Apple’ın neden 2017 modelli bir plastik OLED ekranını tercih edeceği belli değil. The Korea Herald, bileşenin Samsung Display tarafından üretildiğini belirtti.

The Korea Herald; ”Samsung Display’den camın değil, plastik OLED sipariş edildiği için yeni iPhone’un OLED versiyonu, tümüyle kavisli olacak. Samsung, Apple’a 100 milyon adet kadar eğimli OLED ekran tedarik edebiliyor” dedi.

Önceki raporlara göre, iPhone 8 ekranının, OLED panel şasinin kenarlarına sarılmasıyla tamamen camlı olacağını öne sürüyordu. Ayrıntılar bulanık ama Touch ID Home Düğmesinin de yeni iPhone’da ekrana entegre edilmesi bekleniyor.

Korea Herald’ın daha önceki haberine göre, Apple iPhone 8’in şarj cihazının kutusundan çıkmayacağı, ayrıca satın alınabileceğini söyledi. iPhone 8’in kablosuz şarj cihazını kullanacağını belirtti. Korea Herald, Apple kullanıcının yalnızca home tuşuna dokununca değil, cihazın herhangi bir yerine dokunması durumunda yanıt vermesini sağlayan yeni “algılama teknolojisi” de düşündüğünü belirtiyor.

Haberin devamı için tıklayınız>>>

teknoformat.com

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu ’Bolu’nun babası’ İzzet Baysal anısına düzenlenen "Şükran Günleri" koşuyla başladı BOLU (İHA) – Bolu’ya eğitim ve sağlık alanında sayısız eser kazandıran merhum İzzet Baysal anısına bu yıl 37’ncisi düzenlenen "Şükran Günleri", vatandaşların ve sporcuların yoğun ilgi gösterdiği 3 kilometrelik halk koşusuyla start aldı. Bolu halkının gönlünde taht kuran ve "Bolu’nun Babası" olarak anılan, 93 yaşında vefat eden hayırsever iş insanı İzzet Baysal, adına düzenlenen etkinliklerle anılmaya devam ediyor. Şehirde 4 gün boyunca sürecek olan 37. İzzet Baysal Şükran Günleri’nin açılış programı, geniş katılımlı bir halk koşusu ile gerçekleştirildi. Yedigöller Gençlik Merkezi önünden başlayan koşuda katılımcılar, Dr. Akın Çakmakçı Bulvarı, Mehmet Akif Ersoy Bulvarı ve Hürriyet Caddesi güzergahını takip ederek Anıtpark’ta bitiş çizgisine ulaştı. Yaklaşık 3 kilometrelik parkuru 11 dakikada tamamlayan Derya Kaman birinci olurken, Can Polat Yılmaz ikinci, Yusuf Kaan Çatalbaş ise üçüncü sırada yer aldı. "Gençleri teşvik etmek için geldim" Koşuyu birincilikle bitiren Derya Kaman gençleri teşvik etmek için geldiğini belirterek, "Bu organizasyonu düzenleyen İzzet Baysal Vakfına çok teşekkür ediyoruz. Artık Bolu’da bu tarz koşu etkinliklerinin daha fazla olmasını istiyoruz ki gençlerimizi spora yönlendirelim. Ben buraya birinci olmak için değil de, daha çok örnek olabilmek için geldim. Gençleri teşvik etmek için geldim. O yüzden de mutluyum. 3 kilometreyi 11 dakikada bitirdim" dedi. "Şükran günlerini coşkuyla yaşadık. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Cenker Göktaş ise yaşadığı coşkuyu aktarak, "37. İzzet Baysal Şükran Günleri kapsamında halk koşusunda ben de koştum. İzzet Baysal Bolu’nun babası. Bolu’ya birçok yatırım yaptı. Ben de onun okullarında okudum. Hastanelerine gittim. Biz de İzzet babamız için bugün halk koşusuna katıldık. Kendisi de bugün bu atmosferi, bu koşuyu görse gerçekten çok mutlu olurdu. Şükran günlerini coşkuyla yaşadık. İzzet babamız için bu koşuyu gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.
Kocaeli Türkiye’nin ilk Çerkes Müzesi’nde 162 yıllık kültürel hafıza sergileniyor Kocaeli’de açılan Türkiye’nin ilk Özel Çerkes Müzesi, bu kültüre ait yüzlerce eser ile sürgün döneminden kalan ve bağışlanan objeleri bir araya getiriyor. Kültürel hafızanın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanan müzede 162 yıllık hafıza yaşatılıyor. Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde Türkiye’nin ilk Özel Çerkes Müzesi açıldı. Çerkes kültürüne ait yüzlerce tarihi eser ziyaretçilerle buluşturulurken, müze kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli merkez olarak dikkat çekiyor. 1864 yılında sürgünde Çerkeslerin yanlarında getirdikleri eşyaların da bağışlanmasıyla oluşturulan müze, tamamen gönüllü katkılarla hayata geçirildi. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Çerkes Müzesi, Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde hizmete girerek Çerkes toplumunun tarihini, yaşam kültürünü ve geleneklerini yansıtan çok sayıda eseri bir araya getirdi. Müzede geleneksel kıyafetler, el emeği ürünler, eski fotoğraflar, kama, silah, mutfak eşyaları, arşiv belgeleri ve günlük yaşamda kullanılan tarihi objeler yer alıyor. Ziyaretçiler, Çerkes kültürünün geçmişten bugüne uzanan izlerini yakından görme fırsatı buluyor. Çerkes kültürünün korunması amacıyla oluşturulan müze, yalnızca bir sergi alanı olmanın ötesinde kültürel etkinlikler ve eğitim çalışmalarıyla da faaliyet gösterecek. Müzenin özellikle genç kuşakların kendi kültürel geçmişlerini tanımalarına ve bu mirası daha yakından öğrenmelerine katkı sağlaması hedefleniyor. "Bu eser, büyük sürgünün ardından bugüne uzanan mücadelenin, köklü kültürün ve birlikteliğin bir yansımasıdır" Kartepe Belediyesi işbirliği ile hayata geçirilen müzeye ilişkin konuşan İlçe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, "Kartepe’ye birçok eser kazandırdık ama bazı eserler var ki onlar metrekareyle ölçülmez, duygularla ifade edilir. Kartepe’de çok güçlü bir gönül bağımız var. Çerkes mimarisiyle bu binayı inşa ettik ancak içini Çerkes kültürüne gönül vermiş insanlar hayata geçirdi. Bu eser, büyük sürgünün ardından bugüne uzanan mücadelenin, köklü kültürün ve birlikteliğin bir yansımasıdır. Aslında bu eser, Türkiye’nin ve Türk milletinin kültürel zenginliğini oluşturan renklerden biridir. Bizi geleceğe taşıyacak, güçlü Kocaeli’yi ve dünyayla yarışan bir şehir vizyonunu oluşturacak birlikteliğin de bir parçasıdır. Bu nedenle çok kıymetlidir. Sadece bir eser değil, aynı zamanda bir birlikteliktir. Bu nedenle buraya sahip çıkmak, yaşatmak ve korumak gerekir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Bu müze hepimizin gururu ve onurudur" Tüm Çerkeslere seslenen Uzuntarla Adige Kültür Derneği Başkanı Sedat Sedat Yenişen ise, "Bu müze hepimizin. Bu müze var olduğumuzun ve olacağımızın bir kanıtıdır. Bu müze hepimizin gururu ve onurudur. Birlik ve beraberlik içinde, kimin neyi, niçin yaptığına bakmadan kişisel, kurumsal kırgınlıklarımızı, egolarımızı bir kenara bırakarak fakatsız, amasız, kültürümüz, halkımız için bu müzeye desteklerimizi esirgemeyelim. Çerkes materyal ve objelerini bu müzeye bağışlayarak gelecek nesillere aktaralım. Türkiye’de bir ilk olan Kartepe Özel Çerkez Müzesi Kartepemize hayırlı olmasını dilerim" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’a Uzuntarla Adige Kültür Derneği Başkanı Sedat Sedat Yenişen ile Vedat Eroğlu’na plaket takdim etti.