MAGAZİN - 16 Temmuz 2018 Pazartesi 16:04

Aref kimdir son sağlık durumu engerek yılanı mı ısırdı? Aref'e ne oldu?

A
A
A
Aref kimdir son sağlık durumu engerek yılanı mı ısırdı? Aref'e ne oldu?

Aref yılan mı soktu, engerek yılanı mı ısırdı? trend aramalar arasına girdi. Aref'e ne oldu sağlık durumu ne? Yetenek Sizsiniz Türkiye'nin efsane ismi ilizyonist Aref Ghafouiri son sağlık durumu açıklaması haberimizde. Sağlık Bakanlığı'ndan son dakika 'Aref' açıklaması...

Aref Ghafouri yılan mı ısırdı? Aref engerek yılan ısırması sonucu hastaneye kaldırılmıştı. Ünlü isim Aref Ghafouri'nin son sağlık durumu hakkında resmi açıklama geldi. İşte detaylar...

Sağlık Bakanlığından Aref son sağlık durumu açıklaması

Sağlık Bakanlığı, Aref Ghafouri'nin, nakille ilgili engellerin ortadan kalkmasından sonra kendi isteği ve imkanları ile Mısır’da tedavisi devam etmek üzere özel ambulans uçakla sevk ve nakil edildiğini açıkladı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Aref Ghafouri'nin 15 Temmuz 2018 tarihinde Antalya’da evinde beslediği Naja Haje Legionnis (Moroccon Cobra) yılanı tarafından ısırıldığı belirtilerek söz konusu olayla ilgili açıklama yapılmasına gerek duyulduğu kaydedildi.

Aref ısırılma

Aref Ghafouri'nin, yılan ısırması hadisesi üzerine hemen Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmış ve tedavisine başlandığı vurgulanarak şöyle denildi:
"Sağlık Bakanlığı ilgili birimleri vasıtası ile yılan zehirlenmelerine karşı antidot temini için hemen harekete geçmiştir.

Bakanlığımız Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalarda andidotun Mısır’da olduğu bilgisine ulaşılmış, hasta kendi bilgisi ve isteği ile Mısır’a gitmek üzere özel bir firmadan uçak ayarlaması yapmıştır.

aref

Mısır’ın gerekli vize işlemlerinde ağır hareket etmesi üzerine bir yandan Dışişleri Bakanlığımız ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğümüz temaslarını sürdürmüş, diğer yandan da Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumumuz, antidot temini için Fransa ile temasa geçmiştir.

Yapılan çalışmalar neticesinde, reçete, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından Fransa’daki Pasteur Enstitüsü’ne ulaştırılmış, ancak adı geçen kuruluşun antidot üretimini 3 yıl önce sonlandırdığı anlaşılmıştır. Buna rağmen, Fransa’da antidot olup olmadığı araştırmasına devam edilmiştir"
Bu arada, Dışişleri Bakanlığı ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün Mısır’la yürüttüğü çalışmalar sonuç verdiği kaydedilerek hastanın Mısır’a nakli hususunda engellerin kaldırıldığı vurgulandı.

Açıklama şöyle devam etti:

"Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi’nde müşahede altında tutulan hastanın, hastaneden edinilen bilgilere göre sevk öncesi genel durumu; “Hastaya, kobra ısırığı maruziyetinden dolayı antidotunun uygulanması gerekmektedir. Hastanın hemogramı stabil biyokimyasında kreatin kinaz 230’dan 659’a ilerlemiş olup, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri diğer kan tetkikleri normaldir ve vitalleri stabil izlenmiştir. Sağ ön kolda şişlik ödem mevcut olup, nekroz yoktur” şeklindedir.

Aref Ghafouri, nakille ilgili engellerin ortadan kalkmasından sonra kendi isteği ve imkanları ile Mısır’da tedavisi devam etmek üzere özel ambulans uçakla sevk ve nakil edilmiştir.
Hastaya acil şifa dileklerimizle birlikte, konuyu kamuoyunun bilgisine sunarız."Aref kimdir son sağlık durumu engerek yılanı mı ısırdı? Aref'e ne oldu?

Aref, Mısır'a gönderildi

Antalya’da dün 'kobra' cinsi yılanın ısırdığı sihirbazlık gösterileriyle tanınan İran asıllı Türk vatandaşı Aref Ghafouri, tedavi için Mısır’a gönderildi. Aref'in ambulansta bilincinin yerinde olduğu görüldü.
Kamuoyunda illüzyon gösterileriyle tanınan Aref Ghafouri'yi dün Antalya'daki beş yıldızlı bir otelde gösteri öncesi 'kobra' cinsi yılan sağ el bileğinden ısırdı. Kolunu bir bez parçasıyla sıkarak zehrin bütün vücuduna yayılmasını önleyen ünlü sihirbaz Aref, Rus asistanı Yana Vinter ile birlikte Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine gitti. Dün akşam saatlerinden bu yana tedavisi süren Aref, ambulans ile tedavisinin Mısır’da sürmesi için havalimanına götürüldü. Aref, özel uçakla tedavisi için Mısır'ın başkenti Kahire'ye gönderildi. Bilinci yerinde olan ve ambulansın sedyesinde yarı yatar şekilde görünen Aref, gazetecilerinin geçmiş olsun temennisine, "Sağolun sağolun" diye karşılık verdi. Aref'i, arkadaşları da yalnız bırakmadı.
Aref'in kendi isteğiyle taburcu olduğu ve tedavisi için Mısır'a gitmek istediği öğrenildi.

AREF KİMDİR?

Aref Ghafouri veya Farsça telaffuzuyla Arif Gafuri, 11 Aralık 1989 tarihinde dünyaya geldi. İran Azerisi asıllı ancak Türk vatandaşı olan Aref Ghafouri’nin illüzyona ilgisi 11 yaşındayken başladı. Yetenek Sizsiniz Türkiye adlı yetenek yarışmasının 2011 sezonunda üne kavuştu. 2011 Merlin Ödülleri'nde "Dünyadaki En Ekstrem Sihirbazı" ödülünü aldı. Türkiye'ye eğitim amacıyla gelen Ghafouri, bir süre sonra Türk vatandaşlığı aldı. Katıldığı yarışmanın ardından gösterilerine devam eden Aref Ghafouri, sosyal medyada yaşadığı değişim ve vahşi hayvanlarla verdiği pozları ile görenleri şaşırtıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Gençlerbirliği’nden geçici transfer yasağına ilişkin kamuoyu açıklaması Gençlerbirliği Spor Kulübü, eski futbolcularından Daniel Popa ile yapılan sözleşme fesih protokolü sürecinde yaşanan teknik bir gecikme ve buna bağlı olarak gelişen geçici transfer yasağına ilişkin resmi bir bilgilendirme yayımladı. Kulüpten yapılan açıklamada, 07 Şubat 2025 tarihinde eski Başkan Osman Sungur ve eski Genel Sekreter Taner Ünlü tarafından imzalanan profesyonel futbolcu sözleşmesinin, 10 Eylül 2025 tarihinde karşılıklı mutabakatla sonlandırıldığı hatırlatıldı. Bu fesih protokolü çerçevesinde futbolcuya toplam 250 bin euro ödenmesi kararlaştırılırken ödeme takviminin 200 bin euroluk kısmının 10 Eylül 2025 tarihinde, kalan 50 bin euroluk kısmının ise 10 Ekim 2025 tarihinde kapatılması hususunda mutabık kalındığı ifade edildi. Ödeme sürecine dair detayların paylaşıldığı açıklamada, 200 bin euroluk ilk taksitin belirtilen tarihte sorunsuz şekilde yatırıldığı, ancak 50 bin euroluk ikinci taksitin 10 Ekim 2025 yerine gecikmelerden doğabilecek olumsuz sonuçlar (günlük faizler, disiplin cezaları vb.) göz önünde bulundurularak yedi günlük bir gecikmeyle 17 Ekim 2025 tarihinde ödendiği bilgisi verildi. Kulüp yönetimi, eski Başkan Osman Sungur ve eski Genel Sekreter Taner Ünlü tarafından imzalanan söz konusu protokolde yer alan ve en küçük bir gecikmede dahi kulübü ağır cezai şartlarla karşı karşıya bırakan maddelerin altını çizerek, bu bir haftalık aksama nedeniyle futbolcunun FIFA’ya başvurduğunu belirtti. FIFA nezdinde yürütülen dava neticesinde, kulübün protokolde yer alan cezai şartlar uyarınca 25 bin euro ödemesine hükmedildiği ve bu bedele istinaden uygulanan geçici transfer yasağı kararının 14 Mayıs tarihinde TFF aracılığıyla kulübe tebliğ edildiği bildirildi. Karara bağlanan bu meblağın kulüp tarafından ödenmesiyle birlikte, söz konusu transfer yasağının ivedilikle kaldırılacağı vurgulandı.
Antalya Antalya’da kontrolden çıkan motosikletin sürücüsü hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde D-400 kara yolu üzerinde meydana gelen motosiklet kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralandı. Kaza, saat 02.40 sıralarında Mahmutlar Mahallesi D-400 kara yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Alanya Belediyesi Spor Hizmetleri personeli olduğu öğrenilen Hüseyin Ökçe’nin (36) idaresindeki 07 BAC 687 plakalı motosiklet, Alanya istikametinden Gazipaşa yönüne seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu refüjde bulunan ağaca çarptı. Çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü Hüseyin Ökçe ile yolcu olarak bulunan N.D. (41) ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan sürücü Hüseyin Ökçe, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Yolcu N.D.’nin ise Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisinin sürdüğü ve hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Öte yandan acı haberin ardından Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik yayımladığı taziye mesajında, "Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü personelimiz Hüseyin Ökçe’nin vefatını üzüntüyle öğrendim. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve mesai arkadaşlarımıza sabır diliyorum. Başımız sağ olsun" ifadelerine yer verdi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Geleceğin çevrecileri su altını keşfediyor: Tuzla’da deniz çayırları sualtı teknolojisiyle görüntülendi Tuzla’da deniz ekosistemini korumak amacıyla yürütülen çalışmalarda, deniz çayırları ve pina popülasyonu su altı teknolojileriyle görüntülendi. EfxINNOs Projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte öğrenciler, su altından yapılan canlı yayınla deniz ekosistemini keşfetti. Tuzla sahillerinde deniz ekosisteminin korunması ve izlenmesi amacıyla yürütülen çalışmalarda, deniz çayırlarının yayılım alanları su altı teknolojileri ve profesyonel dalgıçlar eşliğinde kayıt altına alındı. Karadeniz Havzası’nda sürdürülebilir mavi ekonomi hedefiyle hayata geçirilen EfxINNOs Projesi kapsamında; Tuzla Belediyesi, Tuzla Kaymakamlığı ve Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte Tuzla Barış Manço Ortaokulu öğrencileri, su altı dünyasını canlı yayında izleme fırsatı buldu. "Bu canlıların varlığı, su kalitesinin arttığını gösterir" Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nde yürütülen "PİNA-İZ" ve "ÇAYIR-İZ" projeleri kapsamında yapılan incelemelerde Tuzla açıklarında dikkat çekici keşifler elde ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Sarı, bölgede hem sağlıklı pina popülasyonu hem de küçük ölçekli deniz çayırı alanları tespit edildiğini belirterek, "Bir pina saatte yaklaşık 6 litre suyu temizleyebilir. Bu canlıların varlığı, su kalitesinin arttığını gösterir" dedi. Marmara kıyılarında deniz çayırlarının birçok bölgede azaldığını hatırlatan Sarı, Tuzla’daki yeni alanların yeniden toparlanma potansiyeli taşıdığını, oksijen üretimi ve karbon tutma açısından bu alanların kritik önemde olduğunu vurguladı. "Deniz ekosistemi açısından son derece önemli bir yere sahipler" İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi EfxINNOs Projesi Türkiye Lideri Prof. Dr. Yelda Aktan ise çocuklarda farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "Çocuklara ulaşmak için yaptığımız çalışmalarda, su altı yaşamının ne kadar önemli olduğunu anlatmak istedik. Çünkü ancak onu tanırsak koruyabiliriz. Çocukları sektör temsilcileri ve alanında uzman hocalarla aynı masalarda buluşturmayı hedefledik. Burada görüntüler alacağız. Çocuklara su altı yaşamını göstereceğiz, deniz çayırlarının ne olduğunu anlatacağız. Genellikle denizde yaşayan bitkiler insanlar tarafından ‘yosun’ olarak adlandırılıyor ve sanki istenmeyen bir şeymiş gibi görülüyor. Oysa deniz ekosistemi açısından son derece önemli bir yere sahipler" ifadelerini kullandı. "Yaptığımız çalışmalarda deniz altında çok zengin bir canlı çeşitliliği olduğunu gördük" Körfezdeki iyileşme sürecini yakından takip ettiklerini belirten Denizbilimci Dr. Ayşe Gazihan da şu değerlendirmede bulundu: "Denizimizde çok güzel deniz çayırları var ve oldukça zengin bir tür çeşitliliğine sahibiz. Körfezi iyileştirmek için yürütülen çok büyük projeler ve önemli gelişmeler var. Biz de bunları yakından gözlemliyoruz. Özellikle yaptığımız çalışmalarda deniz altında çok zengin bir canlı çeşitliliği olduğunu gördük. Bugün de hep birlikte bu güzellikleri, çocuklarla birlikte göreceğiz."
Ankara Bakan Göktaş: "Yapılan atamalarla kamuda görev yapan engelli memur sayısı 82 bin 880’e ulaştı" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Yapılan atamalarla kamuda görev yapan engelli memur sayısı 82 bin 880’e ulaştı" dedi. Bakan Göktaş, Engelliler Haftası dolayısıyla TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen "Eğitimde ve Sosyal Hayatta Fırsat Eşitliği: Engelsiz Bir Gelecek" adlı panelde konuştu. Panele, TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve Ak Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, bazı milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı. Panelde ilk olarak konuşan TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Kasapoğlu, "Engellilik konusu sadece bir kurumun bir toplum örgütünün ya da bir özel çalışma kurumunun konusu değil. Bu konu 86 milyonun tüm Türkiye’nin sorumluluğunda olan bir konu. Bu konu aynı zamanda sadece yılın bir haftasında, yılın bir gününde gündeme getirilecek bir konu da değil. Bu konu her daim hepimizin vicdanında ve gündeminde. hepimizin bu anlamda çalışmalı. O yüzden bizler engellilik konusuna, erişilebilirlik konusuna bu noktadan bakmak durumundayız. Hepimiz bu anlamda çalışmalıyız" ifadelerini kullandı. "Hak temelli, erişilebilir ve kapsayıcı sosyal hizmetlerle daha adil bir toplum için çalıştık" Ardından kürsüye gelen Bakan Göktaş, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyadaki her 6 kişiden biri engellilik gerçeğiyle hayatını sürdürüyor. UNICEF’in analizine göre ise; dünyadaki her 10 çocuktan biri engelli. Bu gerçek, engelsiz bir hayat hedefinin bütün toplumu kapsayan güçlü bir sorumluluk alanı olduğunu gösteriyor. Bu anlamda engelli bireylere yönelik politikalar, sadece sosyal politikanın dar bir başlığı değil. Eğitimden sağlığa, istihdamdan şehir planlamasına, dijitalleşmeden insan haklarına kadar her alanı kapsayan temel bir kalkınma alanıdır. Bu küresel tablo içerisinde, Türkiye’nin son yıllarda attığı adımlar ise çok kıymetli. Son 24 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, engelli vatandaşlarımız için köklü bir hizmet dönüşümü gerçekleştirdi. Bu doğrultuda, engelli bireylerin hayata eşit ve aktif katılımını esas alan politikalar hayata geçirdik. Hak temelli, erişilebilir ve kapsayıcı sosyal hizmetlerle daha adil bir toplum için çalıştık. Hedefimiz ise; engelli bireylerin eğitime, sağlığa, istihdama, bilgiye, teknolojiye, kültüre, spora ve karar alma süreçlerine eşit şekilde erişimini güçlendirmek" dedi. "Yapılan atamalarla kamuda görev yapan engelli memur sayısı 82 bin 880’e ulaştı" Hedeflerinin engelli bireylerin eğitime, sağlığa, istihdama, bilgiye, teknolojiye, kültüre, spora ve karar alma süreçlerine eşit şekilde erişimini güçlendirmek olduğunun altını çizen Göktaş, "Bakanlık olarak, bu hedefi; aileyi güçlendiren, bireyin bağımsız yaşamını destekleyen, kurumlar arası iş birliğini artıran bir anlayışla sürdürüyoruz. Sosyal hayata tam katılımın önemli adımlarından birinin istihdam olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda kamu ve özel sektörde kota uygulamasıyla engelli bireylerin istihdamını güvence altına aldık. 2012 yılında başlatılan EKPSS uygulaması, engelli vatandaşlarımızın kamu istihdamına erişiminde önemli bir dönüm noktası oldu. Yapılan atamalarla kamuda görev yapan engelli memur sayısı 82 bin 880’e ulaştı. Bunun yanı sıra korumalı işyerleri ve girişimcilik destekleriyle engelli bireylerin iş gücü piyasasında daha güçlü yer almalarını sağlıyoruz. Diğer yandan özel çocuklarımız için eğitimi, geleceğe güvenle hazırlanmalarının temeli olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, 4 ilde başladığımız Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Programı ile çocuklarımızın gelişim süreçlerini destekliyoruz" diye konuştu. "81 ilimizde 147 gündüzlü merkezimizde yaklaşık 3 bin engelli vatandaşımıza hizmet veriyoruz" Aile bütünlüğünü korumanın ve engelli bireyin kendi yaşam çevresinde desteklenmesinin önemli bir sosyal hizmet modeli olduğunu söyleyen Göktaş, "Bunun yanı sıra 81 ilimizde 147 gündüzlü merkezimizde yaklaşık 3 bin engelli vatandaşımıza hizmet veriyoruz. Erişilebilirlik, bu alanındaki çalışmalarımızın merkezinde yer alır. Bir bina engelli bireylerin kullanımına uygun değilse, orada hizmet eksik kalır. Bir dijital platform rahatça kullanılamıyorsa, bilgiye ulaşım sınırlanır. Bir ulaşım sistemi kolay kullanımı desteklemiyorsa, sosyal hayata katılım zorlaşır. Bu nedenle, bu meseleyi sadece fiziksel düzenlemelerle sınırlı görmüyoruz. Herkesin hayatın her alanına eşit biçimde katılabilmesini; güçlü ve kapsayıcı bir toplumun temel şartı olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla dijitalleşen dünyada erişilebilirliğin kapsamını genişlettik" dedi.
Muğla Anne adaylarına normal doğum tavsiyeleri Muğla İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Sağlık Bakanlığı’nın ‘Normal Doğum Eylem Planı’ kapsamında normal doğumu teşvik etmek, anne ve bebek sağlığını korumak ve toplumsal sağlık hedeflerine katkı sunmak amacıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde ‘Doğal Olan Normal Doğum’ sempozyumu düzenlendi. Sempozyum ile ‘Normal Doğum Eylem Planı’ kapsamında yürütülen çalışmalar ve normal doğumun anne-bebek sağlığı üzerindeki olumlu etkileri ele alındı. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Normal Doğum Eylem Planı’ ile tıbbi zorunluluk bulunmayan sezaryen oranlarının azaltılması, normal doğumun teşvik edilmesi ve toplum sağlığının güçlendirilmesi hedefleniyor. Sezaryenin yalnızca anne ya da bebeğin hayatını korumak amacıyla gerekli durumlarda başvurulan cerrahi bir yöntem olduğuna dikkat çekilirken, tıbben gerekli olmayan sezaryen uygulamalarının anne ve bebek sağlığı açısından kısa ve uzun vadede çeşitli riskler oluşturabileceği, sonraki gebeliklerde komplikasyonlara yol açabileceği ve çocuklarda obezite ile astım riskini artırabileceği vurgulandı. Fizyolojik doğumun ise kendiliğinden başlayan, dış müdahale olmaksızın vücudun doğal ritmiyle ilerleyen bir süreç olduğu ifade edildi. Anne adaylarının doğum sürecinde kaygı ve endişe yaşayabileceği belirtilirken, sağlık çalışanlarının temel yaklaşımının bu süreçte güven ortamı oluşturmak ve doğumun uzman ekipler eşliğinde sağlıklı şartlarda gerçekleşmesini sağlamak olduğu kaydedildi. Muğla Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, normal doğum eylem planı kapsamında anne ve bebek sağlığını merkeze alan güvenli, bilinçli ve doğal doğum sürecinin güçlendirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.