TEKNOLOJİ - 22 Ekim 2015 Perşembe 11:31

Asker ve polise ‘bor’lu zırh

A
A
A
Asker ve polise ‘bor’lu zırh

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, dünya bor rezervinin yüzde 73'ünü elinde bulunduran Türkiye'nin Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü'nün (BOREN) desteği ve özel sektörün girişimleri ile ileri teknoloji kullanılarak bordan seramik zırh üretmeye başladığını belirterek, yeni üretilen bu zırh sayesinde terörle mücadelede daha iyi sonuçlar alınacağını söyledi.

BOREN'in desteği ile bor madeninden seramik zırh üretimi yapan bir fabrikayı ziyaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, çelik zırha göre daha hafif olan zırhın tanıtımını yaparak, bor karbürden elde edilen zırh sayesinde terörle mücadelede daha iyi sonuçlar alacaklarını söyledi. Alaboyun, bor karbürden elde edilen zırh ile asker ve polisin giydiği kurşun geçirmez yelek, kara ve hava araçlarının kaplanabileceğini, böylelikle de asker ve polisin patlamalardan dolayı zarar görmeyeceğini ifade etti.

TÜRKİYE ARTIK BOR MADENİ İŞLEYEREK İLGİLİ SEKTÖRLERE SUNUYOR

Önemli bir ulusal kaynağımız olan bor madeninden elde edilen ürünler dünyada savunma sanayi, nükleer uygulamalar, enerji (İnsansız Hava Aracı), ileri teknoloji, yakıt pili yakıtı, süper iletkenler, cam, cam elyafı sanayi, seramik, deterjan ve ağartıcılar, tarım, alev geciktiriciler, ahşap koruma, inşaat malzemeleri, kimya, tıp, hidrojen depolama ve mıknatıslar gibi 250'ye yakın alanda kullanılıyor.
Dünya rafine bor üretiminde birinci sırada bulunan ve bor kimyasallarının ihracatından 900 milyon dolara yakın gelir elde eden Türkiye; bor madeninden bilgi ve teknolojiye dayalı ekonomik değer üretilmesi amacıyla üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör ile işbirliği içinde projeler yürüten Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü’nü (BOREN) kurdu. Türkiye’de bor kimyasallarını kullanan ve üretilen ürüne bilgi ve teknoloji katan, bora dayalı sektörlerin kurulmasını ve gelişmesini, pek çok sektör ve teknolojinin girdisi olan bor zenginliğinin katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesi amaçlanıyor.

SAVUNMA SANAYİNDE ÖNEMLİ BİR TEKNOLOJİK GELİŞME SAĞLANDI

Dünya rezervinin yüzde 73'üne sahip olan Türkiye, bordan ileri teknoloji kullanarak seramik zırhı üretmeye başladı. BOREN destekli proje kapsamında özel bir şirket tarafından bor karbür seramik zırh üretimi düşük maliyette Türkiye’de yapılıyor. Üretilen bor karbür zırh seramiklerin Ar-Ge çalışmaları sonucu zırhın üretim maliyetinde yüzde 20’ye yakın tasarruf sağlandı. Türkiye’de üretilen bor karbür zırh seramiklerinin yüzde 85’i ihraç ediliyor. Her geçen gün pazar payı büyüyen bor karbür zırhlar, dünyada sadece 6-7 ülkede üretilebiliyor. Bor karbürlü zırhlar hem Türk asker ve polisi tarafından kullanılıyor hem de ihraç ediliyor.

TEKNOLOJİYİ TÜRK BİLİM ADAMLARI VE MÜHENDİSLERİ ÜRETTİ

Borlu zırh üretiminde yüksek teknoloji kullanılırken, bu teknolojiyi Türk bilim adamları ve mühendisleri geliştirerek, 10’un üzerinde ülkeye ihracatı yapılıyor. Bor karbür ile araçlar, helikopterler, tank gibi askeri araçlar, binalar zırhlanıyor. Bu ürün, Türkiye’de üretilen bor kimyasalları üzerine 100 kattan daha fazla değer katıyor. Borlu zırh üretiminde kullanılan fırınlar, presler ve makinalar Ankara, Konya ve Eskişehir’de yapılıyor. Borlu zırh üretiminin Ar-Ge çalışmasına ek olarak bu zırhların seri üretimini yapan fabrikada bulunan özellikli, nitelikli makine ve ekipmanlar da Türk mühendisler tarafından tasarlanarak imal edildi.

“ÖĞÜTÜLMÜŞ ŞEKİLDE İTHAL EDİYORUZ”

Boraksın dünya rezervinin yüzde 73’ünün Türkiye’de bulunduğunu ve bor ile karbonun bir arada eritilerek üretildiği bir ürün olan bor karbürün Türkiye’de üretildiğini belirten Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, bu ürünün daha da kaliteli hale getirilmesi için BOREN’in desteklediği bir altyapı çalışması olduğunun altını çizdi. Bakan Alaboyun, “Bunu başarabilirsek savunma amaçlı kullandığımız yeleklerin içindeki plakaların yüzde 100 Türkiye’de üretimi sağlanacak. Kimyasal olarak bunun içindeki dört birimin üç tanesi bor, bir tanesi karbon. Öğütülmüş şekilde ithal ediyoruz” dedi.

“BU ÜRÜNÜN TEKNOLOJİSİ ÖZEL SEKTÖRÜMÜZ TARAFINDAN GELİŞTİRİLDİ”

Bor karbürden elde edilmiş olan bir zırh malzemesini gösteren ve bor karbürden elde edilmiş zırh malzemesinin çelikten çok daha hafif olduğunun altını çizen Bakan Alaboyun, bor karbürden elde edilmiş ürün ile zırhlanmış bir yeleğin ağırlığının 11 kilogram olduğunu, bunun çelik olması durumunda bu ağırlığın yaklaşık 30 kilograma çıktığını kaydetti. Bakan Alaboyun, “Bir taraftan can güvenliğini sağlamamız lazım, diğer taraftan da asker ve polisimizin hareketliliğini artırmamız lazım. Böyle bir şey Türkiye’de üretiliyor. Bu ürünün teknolojisi özel sektörümüz tarafından geliştirildi” diye konuştu.

“BORA DAYALI BİR ENDÜSTRİ ORGANİZE BÖLGESİ KURULMASINI DESTEKLEMEK İSTİYORUZ”

Bor madenine dayalı bir organize sanayi bölgesi kurulmasını desteklediklerini belirten Bakan Alaboyun, “Bizim amacımız borlarımızı mümkün olduğu kadar uç ürüne yönlendirmek. Bunu yönlendirebilirsek ülkemizde bora dayalı bir endüstri organize bölgesi kurulmasını desteklemek istiyoruz. Savunma ve güvenlikle ilgili ürünler daha önceden ithal ediliyordu, Türkiye’deki kendi şartlarımıza göre uygulayamıyorduk, şimdi kendi helikopterlerimizin çevresini ve tabanlarını bu zırhlarla kaplayabiliyoruz. Zırhlı araçlarımızın çevresini kaplayabilme imkanına sahibiz ki patlamalara karşı korunsun diye. Bu teknoloji geliştikçe zırhlı araçlarımızdaki zırhla kaplama teknolojisi kendiliğinden gelişecek ve terörle mücadelede daha iyi sonuçlar alacağız. Elimizdeki bor ve karbonun birleşimi ile bir araya gelen bor karbür çok önemli bir malzeme. Bor karbürün belli bir boyutta öğütülerek seramik hale getirilip preslenmesinden kaynaklanıyor” şeklinde konuştu.

Bor karbürden elde edilen zırhların ihracatının söz konusu olduğunu ve talebin olduğunu belirten Bakan Alaboyun, “Bildiğim kadarıyla önümüzdeki birkaç yılın talepleri bağlanmış durumda yoğun olarak. Sadece güvenlikle değil, savunmayla da alakalı” ifadelerini kulandı. 

DERYA YETİM

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da 2025 yılında suç oranları düştü Çorum Valisi Ali Çalgan, 2025 yılında yıla oranla evden hırsızlık olaylarının yüzde 40 azaldığını, trafik kazası kaynaklı can kayıplarında ise yüzde 44’lük düşüş sağlandığını açıkladı. Çorum Valisi Ali Çalgan, düzenlenen basın toplantısında İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı’nın 2025 yılı faaliyetlerini ve suç istatistiklerini açıkladı. 2025 yılında malvarlığına karşı işlenen suçların bir önceki yıla göre yüzde 26 oranında azaldığını belirten Çalgan, evden hırsızlıkta yüzde 40, otodan hırsızlıkta yüzde 38 ve yağma (gasp) suçlarında yüzde 39 oranında düşüş yaşandığını söyledi. Bu suç türlerinde aydınlatma oranının yüzde 91 seviyesinde olduğu ifade eden Çalgan, kişilere karşı işlenen suçlarda da yüzde 8’lik bir azalma kaydedildiğini açıkladı. Uyuşturucu ile mücadele verilerini de paylaşan Vali Çalgan, 2025 yılında zehir tacirlerine yönelik 442 operasyon düzenlendiğini ve 248 satıcının tutuklandığını kaydetti. Yıl boyunca gerçekleştirilen çalışmalar ve operasyonlarda 13 kilo 258 gram esrar, 3 kilo 279 gram metamfetamin, 130 kilo 936 gram skunk, 1 gram eroin, 68 gram kokain, 14 kilo bonzai, 7 kilo 239 gram bonzai hammaddesi, bin 399 kök kenevir, 445 bin kök haşhaş, 1 milyon 46 bin 664 adet sentetik ecza hapı, bin 14 adet ecstasy ve bin 40 adet captagon ele geçirildiğini kaydeden Çalgan, suçun önlenmesi için çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Terörle mücadele çalışmalarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Vali Çalgan, "FETÖ/PDY silahlı örgütüne yönelik olarak yapılan çalışmalarda 2025 yılında 8 operasyon gerçekleştirilmiş, 10 kişi gözaltına alınmış, 7 kişi tutuklanmış, 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. DEAŞ terör örgütüne yönelik olarak yapılan çalışmalarda dönem içerisinde 13 operasyon gerçekleştirilmiş, 26 kişi gözaltına alınmış. Bunlardan 11 kişi tutuklanmış, 15 kişi adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştır. Asayiş suçları ile mücadele kapsamında konut dokunulmazlığının ihlali olaylarında yüzde 25, kasten yaralama olaylarında yüzde 9, tehdit olaylarında yüzde 14, hakaret olaylarında yüzde 10, çocuğun cinsel istismarı olaylarında yüzde 14, cinsel taciz olaylarında yüzde 8 kişilerin huzur ve sükununu bozma olaylarında ise yüzde 4 oranında azalma meydana gelmiştir. 2024 yılı içerisinde kasten öldürme olayı sayısı 15’ken yılında bu sayı ne yazık ki 17 olmuştur. Kişilere karşı işlenen tüm suç türlerinde 2024 yılı içerisinde 7 bin 714 olay meydana gelmişken, 2025 yıl içerisinde 7 bin 128 olay meydana gelmiştir. 2025 yılı içerisinde kişilere karşı işlenen suçları aydınlatma oranı ise yüzde 97 olarak gerçekleşmiştir. Mal varlığına karşı işlenen suçlarda 2024 yılı ile 2025 yılı olay sayıları karşılaştırıldığında otodan hırsızlık olaylarında yüzde 38, oto hırsızlığı olaylarında yüzde 7, evden hırsızlık olaylarında yüzde 40, iş yerinden ve kurumdan hırsızlık olaylarında yüzde 22, yağma gasp olaylarında yüzde 39, dolandırıcılık olaylarında yüzde 30 oranında azalma meydana gelmiştir. 2025 yılında 2024 yılına göre mal varlığına karşı işlenen suç sayılarında yüzde 26 oranında bir azalma sağlanmıştır. 2025 yılında mal varlığına karşı işlenen suçları aydınlatma oranı ise yüzde 91 olarak gerçekleşmiştir" diye konuştu. Organize suçlar ve uyuşturucuyla mücadele çalışmalarına da değinen Vali Çalgan, "Organize suçlarla mücadelede 1 operasyon gerçekleştirilmiş ve dolandırıcılıkla ilgili bir organize suç çetesi çökertilmiştir. Yapılan operasyonda 11 kişi gözaltına alınmış, 4 kişi tutuklanmış, 7 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Yine uyuşturucu ile mücadele kapsamında da uyuşturucu madde imal ve ticareti suçları kapsamında 2025 yılı içerisinde yapılan 442 operasyonda 439 kişi gözaltına alınmıştır. 248 kişi tutuklanmış, 89 kişi ise adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştır. Ceza kanunumuzun 190 ve 191. maddelerinde düzenleme konusu yapılan uyuşturucu madde satın alma bulundurma ve kullanma suçları kapsamında 2025 yılı içerisinde gerçekleşen bin 334 olayda 47 kişi gözaltına alınmış bunlardan 8’i tutuklanmış 7’si ise adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştır. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında toplam 256 kişi tutuklanmış 96 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır" diye konuştu.
Bursa Uludağ’daki otel yangını davasında sanıklara 15’er yıla kadar hapis talebi Bursa Uludağ’da 27 Mart 2025’te milli kayakçı Berkin Usta, babası eski milli kayakçı Yahya Kemal Usta ve annesi Fikriye Usta’nın hayatını kaybettiği otel yangınına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar otel işletmecisi ve otel müdürünün "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. İddianamede, yangının çıktığı alanlar ve bu bölgelerin sorumluluğunun FB Usta şirketinde olduğu, yakıt depoları dolu şekilde bırakılan paletli kar motorlarının yangının şiddetlenmesine neden olduğu belirtildi. FB Usta firmasının eylem ve ihmallerinin olayda birinci derecede asli etkili olduğu kaydedildi. Denetim yapılmasına rağmen eksikliklerin giderilmediğine dikkat çekilen iddianamede, tesisin bütünlüğüne ilişkin asgari yangın tedbirlerini alma yükümlülüğü bulunan Jura Otelcilik firmasının yetkililerinin ihmal ve eylemlerinin ise olayda ikinci derecede asli kusurlu olduğu ifade edildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’nca hazırlanan ve iddianameye giren tespit raporlarında, otelde yangın söndürme ve algılama sistemlerinin, kaçış planlarının ve itfaiyenin müdahalesine imkan sağlayacak su alma bağlantılarının yetersiz olduğu vurgulandı. Farklı zamanlarda yapılan denetimlerde tespit edilen eksikliklerin, şüpheliler tarafından giderilmediği belirtildi. İddianamede, "Kervansaray" isimli otelde meydana gelen yangında, olay tarihinde Jura Otelcilik şirket sahibi Cevdet Kadir A. ile otel müdürü Tekin D.’nin gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle, öngörülebilir sonucu engelleyecek objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmadıkları ve bu nedenle Berkin, Fikriye ve Yahya Kemal Usta’nın ölümüne sebebiyet verdikleri tespiti yer aldı. İfadesine yer verilen otel müdürü Tekin D., yangın günü akşam saatlerine kadar otelde olduğunu, daha sonra ayrıldığını belirterek, sabaha karşı çevredeki işletmecilerden yangın çıktığına dair bilgi aldığını anlattı. Yangının çıktığı bölümün kendi sorumluluk alanları dışında olduğunu savunan Tekin D., yangın algılama ve alarm sisteminin devreye girdiğini öne sürdü. Otel işletmecisi Cevdet Kadir A. ise yangının sorumluluklarında olmayan teras kafedeki şömineden çıkmış olabileceğini iddia ederek, kendisinin ve otel müdürünün herhangi bir ihmal ya da kusurunun bulunmadığını savundu. Cumhuriyet savcısı, her iki sanığın da "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Yangında kusuru bulunmadığı belirlenen 7 kişi hakkında ise takipsizlik kararı verildi.