DÜNYA - 17 Mart 2024 Pazar 23:49 | Son Güncelleme : 18 Mart 2024 Pazartesi 07:38

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’i kabul etti

A
A
A
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’i kabul etti

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, resmi ziyaret çerçevesinde Azerbaycan’da bulunan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’i kabul etti. Stoltenberg, “Azerbaycan ve Ermenistan, kalıcı barışa ulaşma fırsatına sahip" dedi.

Kafkasya ziyaretindeki ilk durağı olan Azerbaycan’ın başkenti Bakü'de bulunan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Aliyev ve Stoltenberg, yaptıkları ikili görüşmede NATO ve Azerbaycan arasındaki işbirliğini ele aldı. Görüşmenin ardından Aliyev ve Stoltenberg ortak basın toplantısı düzenledi.

NATO ve Azerbaycan’ın başarılı ortaklığına değinen Aliyev, “İki yıldan fazla bir süre önce Brüksel'de yaptığımız son toplantıya dair çok güzel anılarım var ve şimdi diyaloğumuzu halen sürdürüyoruz. NATO-Azerbaycan ortaklığının zaten uzun bir geçmişi var. 30 yıldan fazla süren iyi bir ortaklığımız var” dedi.
Azerbaycan’ın Kosova ve Afganistan’daki barış operasyonlarına katılmasının harika bir deneyim olduğunu belirten Aliyev, “Askerlerimiz Ağustos 2021'in sonunda Afganistan'dan ayrılan son koalisyon güçleri arasındaydı. Dolayısıyla bu işbirliğimize olan güçlü bağlılığımızı bir kez daha gösteriyor. Silahlı kuvvetlerimizdeki reformlar iyi sonuçlara yol açıyor” dedi.

“Savunma yeteneğimizi modernleştiriyoruz ve bugün yüksek düzeyde profesyonellik sergileyebiliyoruz”

Azerbaycan’ın son yıllarda savunma yeteneklerini modernize ederek yüksek bir profesyonellik sergilediğini belirten Aliyev, “Savunma yeteneğimizi modernleştiriyoruz ve bugün yüksek düzeyde profesyonellik sergileyebiliyoruz. Uzun yıllar süren tartışmalarımızda Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgal edilmesinden bahsettik, ancak üç yılı aşkın bir süredir bu konu tartışma konusu dışında. Çünkü Azerbaycan, 2020'deki İkinci Karabağ Savaşı sırasında ve geçtiğimiz eylül ayında gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonu sırasında toprak bütünlüğünü ve egemenliğini yeniden sağladı. Artık ülke topraklarının tam egemenliği yeniden sağlanıyor ve bu uzun süren çatışmaların nasıl çözülebileceğinin iyi bir göstergesi” dedi.

“Bugün Ermenistan'la barış görüşmelerinin aktif aşamasındayız”

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış görüşmelerine de değinen Aliyev, “Çatışma askeri-politik yollarla çözüldü. Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na dayanan meşru müdafaa hakkımızı kullandık ve bugün Ermenistan'la barış görüşmelerinin aktif aşamasındayız” dedi.
Brüksel'e yaptığı son ziyareti hatırlatan Aliyev, “Brüksel’e son ziyaretimde bir basın toplantısında bu konuya değinmiştim ve Azerbaycan'ın böyle bir girişimde bulunduğunu ve Ermenistan'ın cevabını beklediğimizi belirtmiştim. Barış görüşmelerini başlatmanın bizim inisiyatifimiz olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Şu ana kadar Ermeni meslektaşlarımızla barış anlaşması taslağına ilişkin 7 kez görüş alışverişinde bulunuldu. Dışişleri bakanları ve başbakan yardımcıları arasında sınırların sınırlandırılmasına ilişkin yapılan görüşmeler, sorunun çözümü için iyi bir fırsat olduğunu gösteriyor. Geçenlerde de belirttiğim gibi barışa her zamankinden daha yakınız” dedi.

Aliyev, işgal döneminde yapılan görüşmeler hiçbir sonuç vermediğini belirterek, “28 yıl boyunca AGİT Minsk Grubu'nun faaliyetlerinden sonuç alınamadı. Bugün ise düşünüyorum ve umuyorum ki, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün sağlanmasıyla bu konuda sonunda bir sonuç elde edilecek. Bence bu, Güney Kafkasya'da çok ciddi bir değişikliğe yol açacak. Bu da demek oluyor ki, burada uzun zamandır beklenen barış sağlanacak” dedi.

“Şu anda 6 NATO üyesi ve 2 NATO ortağına gaz sağlıyoruz”

Enerji güvenliği ve yeşil geçiş konularını ele almak üzere Stoltenberg ile görüştüğünü belirten Aliyev, Azerbaycan'ın gaz tedarikinde yeni ortaklar edindiğini söyledi. Aliyev, “Şu anda 6 NATO üyesi ve 2 NATO ortağına gaz sağlıyoruz. Avrupa Komisyonu, Azerbaycan'ı güvenilir bir gaz tedarikçisi olarak tanımlıyor” dedi.

Azerbaycan’ın oybirliğiyle COP29'un ev sahibi ülkesi olarak seçildiğini vurgulayan Aliyev, “Bu, yeşil geçiş çabalarımızın tanınmasıdır. Zengin doğal kaynaklara sahip olmamıza rağmen yenilenebilir enerjiye yatırım yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Azerbaycan'ın bazı NATO müttefikleriyle yakın enerji ilişkileri geliştirmesini memnuniyetle karşılıyorum”

NATO Genel Sekreteri olarak ilk kez Bakü’yü ziyaret ettiğini belirten Stoltenberg, “Burada enerji güvenliğini tartışmaktan da mutluluk duyuyorum, çünkü enerji güvenliğimiz için önemli. Azerbaycan'ın bazı NATO müttefikleriyle yakın enerji ilişkileri geliştirmesini memnuniyetle karşılıyorum. Doğal gaz aktarımında her gün daha fazla önemli rol oynuyor. Ayrıca NATO ülkelerine aktaracakları elektrik enerjisiyle de önemli role sahip olacaklar” dedi.

“Azerbaycan, Afganistan'dan ayrılan son ülkelerden biriydi”

Azerbaycan’ın uzun yıllardır NATO’nun müttefiki olduğunu ve NATO ile çeşitli alanlarda işbirliği yaptığını vurgulayan Stoltenberg, “Azerbaycan'ın Kosova'daki NATO misyonuna katkısını takdir ediyoruz. Aynı zamanda Afganistan'daki misyonumuzda temsilinizi ve katkılarınızı da takdir ediyoruz. Azerbaycan, Afganistan'daki misyonumuzdan ayrılan son ülkelerden biriydi. Azerbaycan güçleri çok önemli bir görev gerçekleştirdi, Afganistan'daki havaalanının korunmasından sorumluydu. Havalimanını korumak çok önemli bir görevdi. Bu, aramızda siyasi diyaloğun yanı sıra pratik iş birliğinin de olduğunun göstergesidir” dedi.

“Azerbaycan ve Ermenistan, kalıcı barışa ulaşma fırsatına sahip”

Güney Kafkasya'da barışın sağlanmasının bölge halkları, Karadeniz bölgesi ve Kuzey Atlantik’in güvenliği açısından önemli olduğunu belirten Stoltenberg, “Azerbaycan ve Ermenistan, yıllar süren çatışmaların ardından artık kalıcı barışa ulaşma fırsatına sahip. Barış anlaşmasına her zamankinden daha yakın olduğunuzu ifade etmenizi takdir ediyorum ve sizi yalnızca Ermenistan'la kalıcı bir barış anlaşmasına varmak için bu fırsatı değerlendirmeye teşvik edebilirim” dedi.

Ukrayna’nın bir Karadeniz ülkesi olduğunu vurgulayan Stoltenberg, “Rusya, Ukrayna'ya karşı savaşını sürdürüyor. NATO müttefikleri devam eden savaşın sonuçları konusunda son derece endişeli. NATO müttefikleri Ukrayna'yı destekliyor. Azerbaycan'ın Ukrayna'ya çok ihtiyaç duyulan insani yardım konusunda verdiği çok önemli desteği memnuniyetle karşılıyorum. Ancak Ukrayna'daki durumun son derece zor olması nedeniyle daha fazla desteğe ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

Yarın Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov ile görüşecek olan Stoltenberg, Azerbaycan'daki temaslarının ardından 18 Mart'ta Gürcistan'ı, 19 Mart’ta ise Ermenistan’ı ziyaret edecek.

Rafıg Macidov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da elma piyasasında stok iddialarına yanıt Isparta’da soğuk hava depolarında bekleyen elmalarla ilgili gündeme gelen "stokçuluk" iddiaları üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklama yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, depolardaki ürünlerin rutin satış süreci içinde olduğunu belirterek, "Isparta’da bu sezon ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildi. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Şu anda bu ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kalmış olup, ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 90’ı satılmıştır. İlde elma stokçuluğu değil, normal ve rutin bir satış sürecinin devam ettiği görülmektedir" dedi. Isparta’da geçtiğimiz günlerde soğuk hava depolarında bekleyen yaklaşık 50 bin ton elmanın alıcı beklemeye devam etmesi, kamuoyunda üretici ve tüccarın stok yaptığı yönünde tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden açıklama geldi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, bu sezon Isparta’da ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildiğini, bunun 507 bin tonunun atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında muhafaza altına alındığını ifade etti. Tuğrul, depolardaki ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmının kaldığını ve bu ürünlerin de hazirana kadar kademeli şekilde satışa sunulmasının beklendiğini aktardı. "Ekim ayında hasat edilen ürün hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" Tuğrul, "Isparta elmacılığın ağırlıkta olduğu bir il. Yıllık ortalama 1 milyon ton civarında elma üretimiyle Türkiye’de en ön sırada yer alıyoruz. Geçen yıl don olayları nedeniyle yaklaşık 800 bin ton civarında üretim gerçekleşti. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Ekim ayında hasat edilen ürün yıl boyunca satışa sunuluyor. Yıllık ortalama 800 bin ile 1 milyon ton arasında olan üretimin yaklaşık 500 bin tonu, il genelindeki 116 soğuk hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" dedi. "Elmada stokçuluk değil, rutin satış sürüyor" Tuğrul, son günlerde gündeme gelen elmada stokçuluk iddialarına ilişkin, "507 bin ton elmanın şu anda yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kaldı. Bu da 15 Haziran’a kadar satılmaya devam ediyor. Atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında ise satışlar haziran sonu, hatta temmuz ayına kadar sürüyor. Ekim ayından bu zamana kadar ürünün yüzde 90’ı satıldı. Geriye kalan ürün ise söylendiği gibi tüccara değil, üreticiye ait elma. Geçtiğimiz hafta yaptığımız tespitlerde depodaki ürünün sadece yüzde 32’sinin tüccara, geri kalan kısmının ise üreticiye ait olduğunu belirledik. Dolayısıyla ilde elma stokçuluğu değil, normal rutin bir satışın devam ettiği görülmektedir" açıklamasını yaptı. "Elma fiyatlarında maliyetler etkili oluyor" Elmaların soğuk hava depolarına kasalarla girdiğini ve yıl boyunca bu şekilde muhafaza edildiğini belirten Tuğrul, "Ürünler birinci kalite, ikinci kalite, üçüncü kalite ve meysu olarak ayrılıyor. Bir kısmı da meyve suyu fabrikalarına gidiyor. Elma fiyatlarında zaman zaman artış oluyor. Geçen yıl sezon ortasında fiyat yaklaşık 45 lira civarındaydı. Bunun içerisinde ikinci ve üçüncü kalite ürünler de bulunuyor. Bozulan elmalarla birlikte maliyetler 45 liranın çok daha üzerine çıkıyor. Paketleme ve benzeri maliyetler eklendiğinde fiyatlar giderek yükseliyor. Dolayısıyla buradaki 45 liralık fiyatla karşılaştırma yapmak şu an çok yerinde değil. Bazı yerlerde elmanın 100 lira olması, ürünün işlenmesiyle ilgili. Bu süreçte stokçuluk veya yüksek kâr söz konusu değil. Şu anda bununla ilgili piyasa araştırmalarını zaten kontrol altında tutuyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl elma rekoltesinde 1 milyon ton beklentisi Bu yıl elma rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini dile getiren Tuğrul, "Geçen yıl don olaylarından çok etkilenmedik ancak lokal olarak etkilenen bölgeler nedeniyle üretim 800-850 bin ton civarında gerçekleşti. Bu sene ise 1 milyon ton üzeri bir beklentimiz var" dedi.
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.