BASKETBOL - 26 Eylül 2013 Perşembe 15:04

Aziz Yıldırım basket potasına atış yaptı

A
A
A
Aziz Yıldırım basket potasına atış yaptı

Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı’na, Turkuaz Petrol’ün sponsor olduğu törenin ardından Aziz Yıldırım ve yöneticiler basket potasına serbest atışlar yaptı.

Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı’na, Asbaşkan İsfendiyar Zülfikari’nin sahibi olduğu Turkuaz Petrol sponsor oldu.Sarı-lacivertli takım ile Turkuaz Petrol arasındaki sponsorluk anlaşması, Fenerbahçe Ülker Sports Arena Enerji Salonu’nda düzenlenen basın toplantısıyla imzalandı. Bu anlaşmayla Turkuaz Petrol, Kadın Basketbol Takımı formasındaki yerini aldı.Toplantıya Başkan Aziz Yıldırım, yöneticiler, Turkuaz Petrol adına ve aynı zamanda Asbaşkanlardan İsfendiyar Zülfikari, Kulüp CEO’su Hasan Yılmaz, Kadın Basketbol Takımı oyuncuları ile teknik ve idari kadrosu katıldı.Toplantıda ilk olarak söz alan kulüp CEO’su Hasan Yılmaz, "Fenerbahçe deyince akla önce futbol geliyor ama Fenerbahçe Türkiye’nin en köklü, en başarılı, en yaygın, olimpiyatlara en çok sporcu gönderen kulübü. 200 teknik adam, 2000’den fazla sporcuyla 9 branşta mücadele ediyor. Fenerbahçe, amatör branşlara büyük destek veriyor. Futbol haricinde ciddi gelirleri yok ama bu yatırımların da yapılması gerekiyor. Fenerbahçe bu yatırımları öz kaynaklarıyla, yöneticilerinin özverileriyle ve sponsorlarıyla yapıyor. İyi ki da yapıyor, çünkü başarılar ortada" dedi.Amatör takımların başarılarını sıralayan Yılmaz, "Bu da gösteriyor ki doğru stratejiler uygulandığında ülkemizin çok büyük bir potansiyeli var ve şükürler olsun ki bunun bilincinde olan işadamlarımız ve şirketlerimiz var. Onlar bize büyük destek oluyor. Kadın Basketbol Takımımıza Turkuaz Petrol sponsor oluyor. Kendilerine ve İsfendiyar Bey’e çok teşekkür ediyorum. Bu sponsorlukla Turkuaz Petrol sadece kadın basketbolu değil, Türk Sporunu, amatörleri ve olimpiyat ruhunu da desteklemiş oluyor. Bu sponsorluğun diğer şirketlere örnek olmasını istiyorum. Takımımızın, Turkuaz formasıyla başarılarını devam ettirmesini diliyorum" diye konuştu.

İSFENDİYAR ZÜLFİKARİ: "BU BAŞARININ BİR PARÇASI OLMAK İSTEDİK"
Törende Turkuaz Petrol adına konuşan Asbaşkan İsfendiyar Zülfikari ise kendisine verdiği destek nedeniyle Başkan Aziz Yıldırım ve yönetici arkadaşlarına teşekkür ederek sözlerine başladı. Zülfikari, "Turkuaz Petrol olarak çok başarılı bir organizasyonun parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Takımımız, son 8 yılın şampiyonu, Avrupa’da geçen senenin finalisti, Avrupa’daki en başarılı Türk takımı. Yurt dışında Türkiye’yi en iyi temsil eden takım. Bu başarının bir parçası olmak istedik. Başarılarının daim olmasını dilerim" dedi.

Törenin ardından FB TV kameralarına da konuşan Zülfikari, "Bundan sonra her şey oyuncularımıza kaldı. Türkiye’nin en güçlü takımını oluşturduk. Bundan sonra bu takımı Türkiye’de şampiyonluk kesmez, Avrupa’da şampiyonluk gelmesini bekliyoruz. Takımımız, tüm Türk takımlarını temsil ediyor" diye konuştu.

BAŞKAN VE YÖNETİCİLER POTAYA ATIŞ YAPTI
Konuşmaların ardından taraflar, sponsorluk anlaşmasına imzaları attı. Törene katılan yöneticiler Kadın Basketbol Takımı ile toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından, Başkan Aziz Yıldırım ve yöneticiler basket potasına serbest atışlar yaptı. Tören, Potanın Kraliçeleri ile basın mensupları arasında yapılan ödülle serbest atış yarışmasıyla sona erdi.

AZİZ YILDIRIM: "İSFENDİYAR BEY’İN EMENİKE’NİN BONSERVİSİNE DE KATKISI OLDU"
Törenin ardından basın mensuplarına kısa bir açıklama yapan Başkan Aziz Yıldırım, Asbaşkan İsfendiyar Zülfikari’nin sadece amatör branşların ihtiyaçlarına cevap vermediğini hatırlatarak, "Kendisi profesyonel takımdaki bazı ihtiyaçlara da yardımcı oluyor. En son olarak Emenike’nin alınmasında bonservisinin ilk taksitine katkı yapan arkadaşlardan biridir. Kendisine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi. ’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’ İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı. ’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’ Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu. ’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’ Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi. ’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’ Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu. Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Ankara AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.