GÜNDEM - 25 Mayıs 2015 Pazartesi 10:47

Bakan Güllüce, ‘Eyvallah Şahım’ türküsünü söyledi

A
A
A
Bakan Güllüce, ‘Eyvallah Şahım’ türküsünü söyledi

Çevre ve Şehircilik Bakanı ve AK Parti İstanbul 1’inci Bölge Milletvekili Adayı İdris Güllüce sanatçı Orhan Hakalmaz ile birlikte “Eyvallah Şahım” türküsünü söyledi.

Başakşehir Belediyesi tarafından yaptırılacak olan Avrupa ve İstanbul’da bir ilk olan kapalı pazaryerlerinin ikincisi olan Kayaşehir Kapalı Pazar Alanı’nın temeli, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin katıldığı törenle açıldı.

Tören Bakan Güllüce’nin yanı sıra Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner, sanatçı Orhan Hakalmaz ve vatandaşlar katıldı. Tören öncesi sanatçı Hakalmaz protokole ve vatandalar saz dinletisini sundu. Ardından bir konuşma yapan Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Kayaşehir’de en fazla istediği şeyin anketlerde yüzde 65’in pazar yeri dediğini belirtti. Başkan Uysal, “İnşallah pazar yerinin temelini atıyoruz. İstanbul’un başka bir yerindeki okulun bahçesinde bizimkiler gibi ne konser verebiliriz ne de Ramazan etkinliği yapabiliriz. Her okulumuzun alanı başka okulların alanından 3-5 kat daha fazladır. Yollarımız, çevre de aynı şekildedir. Bundan 10-20 sene sonra İstanbul’un en güzel ve planlı yeri neresi derlerse, Kayaşehir olacaktır. Bizim en son metro durağımız Metrokent yani Başakşehir metrosuna 3 durak daha ilave edilerek buraya kadar metro da gelecek. 2017’de buranın metrosu da olacak” dedi.

Dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın kendisine “Başkanım sen buraya pazar yapmamışsın, AVM yapmışsın” dediğini hatırlatan Başkan Uysal, “Doğrudur, biz oraya Türkiye’nin en modern pazarını yaptık. Şu anda buraya da Türkiye’nin en modern pazarını yapıyoruz. Başakşehir yeni ve güzel bir ilçedir. Bundan sonra yeni İstanbul neresi olacak derseler, Başakşehir olacak diyoruz. Başakşehir’in içerisinde de Kayaşehir olacak diyoruz” ifadelerini kullandı.

Pazarın kültür olduğunu söyleyen Başkan Uysal, “Bu kültürümüzü, biz hala 30-40 sene önceki gibi niye devam ettirelim. Sokakta pazar kurulduğu zaman o sokaktan ne ambulans ne de itfaiye geçemiyor. Bütün mahalle pazarlarımızı kapalı pazara dönüştürüyoruz. Başakşehir’de artık sokak pazarı yerine kapalı pazar olacak. Eğer pazar bizim kültürümüzse o da günümüze yakışır şekilde olacak” şeklinde konuştu.
Bakan İdris Güllüce ise, “Bakan olduktan sonra çok daha başka şeyleri fark ettik. Hz. Ali bilmek azaptır buyuruyorlar. Bilmek azaptır, çok şey bilince azap çekiyorsunuz. Bu ülke üzerinde yapılan numara ve entrikaları ona su taşıyanları ne kadar çok biliyorsanız o kadar azap çekiyorsunuz. Türkiye 300 yıldır ne zaman ayağa kalkmaya çalışsa, ama içeriden ama dışarıdan başına bir çorap örülüyor. Bana bürokrat arkadaşlarım gelip dediler ki, ‘Değerli Bakanım hiç açılış yapmıyoruz. Tesisler devreye giriyor ama biz bakanlık olarak hiç açılış yapmadık. Şu tesislere toplu bir açılış yapalım.’ Listesini getirin dedim, getirdiler. Toplam tutarı da 500 milyon lira, ne olacak? Dedim ki 500 milyon lira için şimdi Başbakan’ı mı çağıracağız? Onlarda diğer bakanlıklarda açıyorlar diyerek mahcup oldular. Akşamında biraz düşündüm, ya biz ne kadar büyümüşüz. Bu ülke ne kadar büyümüş 500 milyonu az buluyoruz, Başbakan’ı çağırırım da mahcubiyet duyarım diye nelere gelmişiz. Borç bulamadığımız paraların 8-10 katını biz Suriye mazlumları için harcıyoruz. 7 Haziran’da attığınız her oyla biz bir, birlik ve dir olacağız” dedi.

"O YETİMLERİN AHI SANA YETECEK"
Bakan Güllüce konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ne diyorlar? Gelir gelmez Suriyelileri göndereceğim. Bu akşam televizyonlara bir bakın, Suriye’den gelene on binlerce yetim çocuk var. Kocası zalim Beşar Esad tarafından katledilmiş hanım kardeşimiz var. Biz onların din, ırk ve dillerine bakmıyoruz, o insandır. Hangimizin o kadınları geri gönderelim de orada katledilsin ister. Bizim töremiz bize geleni dışarıya vermez. İnancımız ve kültürümüz buna müsaade etmez ama hem HDP hem de CHP hükümet olduğumuz gün göndereceğiz diyor. Bu hangi vicdandır, nasıl insandır? Biz de diyoruz ki, o yetimlerin, dulların ahı sana yetecek” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Bakan Güllüce ve Başkan Uysal ile birlikte olan protokol tarafından kapalı pazaryerinin temeli atıldı. Protokol düğmeye bastıktan sonra ekrandan bir süre temel atma çalışmalarını izledi. Ardından arka fonda çalan “Diriliş” müziği hakkında da Bakan Güllüce, “Kim rahatsız olursa olsun bu müzik hep çalacak” dedi.

BAKAN GÜLLÜCE VE BAŞKAN UYSAL “EYVALLAH ŞAHIM” TÜRKÜSÜNÜ SÖYLEDİ
Temel atımının ardından sanatçı Hakalmaz, “Eyvallah Şahım” türküsünü çaldı. Hakalmaz türküyü seslendirdiği sırada Bakan Güllüce ve Başkan Uysal da, türküye eşlik etti. Şenlik tadında gerçekleşen törende Türk Halk Müziği’nin sevilen sanatçısı Orhan Hakalmaz da Kayaşehirlilere unutulmaz bir konser verdi.

DOĞAN CAN CESUR
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Alaşehir’de kitap okuma etkinliği düzenlendi 2023/2024 eğitim öğretim yılında Alaşehir İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından Cumhuriyetin 100. yılında hayata geçirilen projeler kapsamında, Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılı nedeniyle 100 öğrencinin katıldığı ve hazırlanan 14 projeden birisi olan ’Okuyorum, geleceğimi dokuyorum’ kitap okuma yarışmasında her kategoride okul birincisi olan öğrenciler ve onlara eşlik eden öğretmenlerin katıldığı kitap okuma etkinliği yapıldı. Alaşehir Kongre Parkı’nda yapılan etkinliğe Alaşehir Kaymakamı Alper Faruk Güngör, Alaşehir Belediye Başkan Yardımcısı Erol Kacar, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Tuncay, Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Güneş, Esnaf Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Fatih Çataldere katılarak, kitap okumaya destek verdi. Öğrencilere kitap okumayı sevdirebilmek ve kitap okuma alışkanlığı kazandırabilmek, çocukları biraz olsun sosyal medya bağımlılığından uzaklaştırmak, Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanma becerilerini geliştirmek, amacıyla 2023/2024 eğitim öğretim yılında Alaşehir İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından Cumhuriyetin 100. Yılında hayata geçirilen, 14 projeden biri olan ’Okuyorum, geleceğimi dokuyorum’ kitap okuma yarışmasına her kategoride okul birincisi öğrenciler ve onlara eşlik eden öğretmenlerle birlikte kitap okuma etkinliği ilkokullarda 3. ve 4. sınıf, ortaokullarda 5. ve 6. sınıf, liselerde ise 9. ve 10. sınıflar seviyesinde eğitim gören öğrenciler arasında, 2023 yılı aralık ayı içerisinde komisyondaki öğretmenler tarafından her kategori için seçilen ikişer kitabı okudu ve her okul kendi bünyesinde yarışma yaparak okulu temsil edecek okul temsilcisi öğrencileri seçti. Seçilen öğrenciler, öğretmenler ve sivil toplum örgütleri etkinlikte kitap okudu. Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Güneş, "Okulların seçtiği bu öğrencilerimiz, müdürlüğümüz tarafından öğrencilere kitap okumayı sevdirebilmek ve kitap okuma alışkanlığı kazandırabilmek, çocukları biraz olsun sosyal medya bağımlılığından uzaklaştırmak, Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanma becerilerini geliştirmek amacıyla Alaşehir Kongre Parkı’nda kitap okuma etkinliği yaptık. Etkinliğe okullarını temsilen katılan öğrencilerimiz öncülük ederek örnek oldu." dedi. Öğrenciler ise kitap okuyarak, okumaya öncülük ettikleri için çok mutlu olduklarını söyledi.
Samsun Her acıkma aslında acıkma değil SAMSUN (İHA) – Diyetisyen Cemre Balkan, her acıkmanın fiziksel acıkma olmadığını, birçok faktörün insanları yemek yemeye yönelttiğini bunun da kilo almaya yol açtığını söyledi. Açlık, vücudun hareket etmesi, nefes alması ve diğer hayati işlevleri yerine getirmesi için ihtiyaç duyduğu enerjiyi almasını sağlayan güdüdür. Açlık, fiziksel, psikolojik veya her ikisinin birleşimi olabilir. Uzmanlar, gerçek fiziksel açlık ile yemeğe duyulan duygusal özlem arasında ayrım yapmanın zor olduğunu ifade ederken, Medicana Sağlık Grubu diyetisyenlerinden Cemre Balkan, açlığı önlemenin püf noktalarını aktardı. Açık çeşitlerini fiziksel ve psikolojik-duygusal açlık olarak ayıran Medicana International Samsun Hastanesi diyetisyenlerinden Cemre Balkan, “Fizyolojik anlamda açlık, vücudun işlevlerini yerine getirmesi için gıdaya ihtiyaç duyduğu anlamına gelir. Ancak açlık, aynı zamanda duygusal boşluğun da bir işareti olabilir. Üzüntüden, can sıkıntısından ya da mutluluktan dolayı kişiler gıda tüketmek isteyebilir. Yaşa ve kiloya bağlı olarak alınması gerekenden daha fazla kalori alımına neden olduğu için kilo kontrolünü zorlaştırabilir” dedi. “Her yemek isteği vücudun fiziksel yiyecek ihtiyacından kaynaklanmaz” Acıkmanın her zaman fiziksel olarak gerçekleşmediğine değinen Cemre Balkan, “Her yemek yeme isteği vücudun fiziksel yiyecek ihtiyacından kaynaklanmaz. Gerçek açlık veya vücut açlığı, daha fazla besine olan fizyolojik bir ihtiyaçtır; vücudun daha fazla besine ihtiyacı olduğu anlamına gelir. Bu mesaj, midedeki bükülme veya boşluk gibi fiziksel duyumlar aracılığıyla gönderilir. Bunun dışında fiziksel açıdan aç olunmaması durumunda, genellikle stres faktörleri ya da alışkanlıklardan söz edilmesi mümkündür. Bu açlığı önlemenin yolları ise küçük ve sık öğünler, lif içeren gıdalar tüketmek, aralıklı oruç, protein tüketimi, bol sıvı tüketimidir. Ayrıca stres, daha fazla yemek yemeye neden olabilen bir faktördür. Bazı kişiler stresli olduklarında atıştırmalık tüketme eğilimindedir. Yemek, bu stresli duyguların ortadan kaldırılmasına ya da stresin daha az şiddetli hissedilmesine yardımcı olabilir. Stresten kaçınılması için meditasyon gibi yöntemlerden yararlanılabilir” diye konuştu. Sağlıklı yaşam tarzı ve düzenli egzersizin önemi Sağlıklı yaşam tarzı ve düzenli egzersizin de açlığa iyi geldiğini ifade eden Balkan, “Sağlıklı bir yaşam tarzı yeterince uyumayı da gerektirir. Sürekli yorgun olan kişiler enerji içecekleri, yağlı içecekler, şekerli atıştırmalıklar gibi enerjiyi yükseltecek yiyecek ve içecekleri tüketmeye yönelebilir. Bunlar, hızlı bir destek sağlasa da aynı hızla etkisini kaybeder. Kişiler, bu durumda daha fazla şeker ve kafeine ihtiyaç duyabilir. Yeterli uyku ise hızlı enerji veren yiyeceklere duyulan ihtiyacı ve dolayısıyla sürekli aç hissetmeyi azaltabilir. Düzenli egzersiz daha iyi sağlığı teşvik ederken kilo kaybına katkıda bulunabilir. Ayrıca kilonun korunması için gereklidir. Bununla birlikte iştahı ve açlık seviyesini de etkileyebildiği için egzersize verilen tepkinin anlaşılması önemlidir. Egzersize yanıt olarak yeme alışkanlıklarının ayarlanması, açlığın kontrol edilmesine yardımcı olabilir” şeklinde konuştu.
Mersin Balıkçılar ‘vatandaş uygun fiyata balık yesin’ diyerek ihracata kısıtlama istedi Akdeniz’de balık avının sona ermesinin ardından denizde kurulu olan çiftliklerde yetiştirilen balıkların fiyatlarında yapılan artışların diğer balıkların da fiyatını yükselttiğini söyleyen balıkçılar, ihracata kısıtlama istedi. Akdeniz’de 15 Nisan’da başlayan av yasağı 15 Eylül’e kadar devam edecek. Av yasağının başlamasından 3 hafta sonra özellikle denizde kurulu olan çiftliklerde yetiştirilen ve balıkların fiyatının belirlenmesinde etkin olarak kabul edilen levrek ve çipura türlerine yüzde 30 civarında zam geldi. Ortada balık fiyatlarının artmasına neden olacak bir gelişme olmadığına değinen balıkçılar, artışa tepki gösterdi ve tavukta olduğu gibi balıkta da ihracatın kısıtlanmasını istedi. 15 Nisan itibarıyla av yasağının başladığını hatırlatan Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, "Uluslararası avcılık dediğimiz 12 milden sonra avcılığımız serbest, yine balık çeşitliliğimiz sürüyor" dedi. "Şu anda 250 TL’ye satmak zorunda kalıyoruz" Balık çeşitlerinde azalma olduğuna da dikkat çeken Polat, "30-40 çeşit balığımız varken şu an 10-15 çeşide düştü. Tazelik devam ediyor, çipura, levrek özellikle bu kültür balığına halkımız kılçıksız olması sebebiyle çok alıştı. Ancak sabah itibarıyla yüzde 30-40 zam yedik. Normalde 150 liraya aldığımız balık 200 liraya çıktı, 40-50 lira zam getirdiler. Bir hafta öncesine kadar 170 liraya 180 liraya çipura, levrek satıyorduk, şu an 250 liraya satmak zorunda kalıyoruz. Fiyatları duyan müşterilerimizin çoğu geri çekiliyor. ’Ben bir hafta önce 50 liraya aldım, birden 50 lira zam olur mu’ diyorlar" şeklinde konuştu. Polat, çipura ve levrek fiyatlarının diğer balık fiyatlarını belirlemede etken olduğunu, sardalyanın kasasını 300-400 TL’ye aldıklarını ancak onların da 700 TL’ye çıktığını kaydederek ihracatın kısıtlanmasını istedi.
Bursa Başkan Dalgıç: "Mudanyalılar deprem korkusuyla yaşamamalı" Bursa’nın Mudanya ilçesinde muhtemel bir deprem felaketine hazırlıklı olmak amacıyla üç farklı yöntemle çalışma başlattıklarını açıklayan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Öncelikle depreme karşı Mudanyalıların can güvenliğini sağlamak istiyoruz” dedi. Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı ve BGC Yönetim Kurulu üyelerinin ziyaretinde açıklamalarda bulunan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, deprem riskine karşı ilk olarak Mudanya’nın yapı envanterinin çıkarılacağını söyledi. Halkın can güvenliğini sağlamanın kamunun öncelikli görevi olduğunu ve bu amaçla Mudanya’yı depreme karşı hazırlamak için projeler üretildiğini ifade eden Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, binaların güçlendirilmesi için üç farklı yöntem uygulanacağını kaydetti. Başkan Dalgıç konu ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı; “İlk iş olarak Mudanya’daki yapıların envanterini çıkaracağız. Dönüşümde uygulayacağımız üç farklı yöntemin birincisi, çürük olduğu belirlenen yapıların yıkılarak yerlerine yeşil alan yapılması ve hak sahiplerinin daha güvenli bölgelere taşınması. Yani bir anlamda hem yapı stoğunda seyreltme yapılacak hem de Mudanya’ya yeni yeşil alanlar kazandırılacak. İkinci yöntemimiz yerinde dönüşüm çalışmaları olacak. 8 - 10 katlı yüksek binalara izin vermeden, çürük yapıların yerinde dönüşümünü sağlayacağız. Bir diğer yöntemimiz ise yatırımcı bularak ada bazında gerçek anlamda kentsel dönüşüm çalışmaları yapmak olacak.” Depreme hazırlık çalışmaları kapsamında Güzelyalı mahallesinin daha sorunlu bir bölge olduğunu söyleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Bilindiği gibi Alüvyon, akarsular tarafından taşınan kil, kum, çakıl taşı gibi parçaların, suyun akış hızının azalması sonucu birikmesiyle meydana gelen tortulardır. Ne yazık ki Güzelyalı’nın zemini Alüvyon. Bu nedenle Güzelyalı’da zemin çok sıkıntılı. Burada Büyükşehir Belediyesi’nin de desteğiyle mahalle bazında bir kentsel dönüşüm başlatabiliriz” dedi. Mudanya Belediyesi’nin mali durumuna ve kurumsal yapısına ilişkin de bilgi veren Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Mali açıdan zor durumdayız ama gerekli dokunuşları yaparak belediye hizmetlerinin aksamadan devamını sağlayacağız. Personel sayımız çok fazla. İller Bankası’ndan ayda 14 milyon TL gelirken, sadece personel maaşı ödemelerimiz 38 milyon TL düzeyinde. 110 bin nüfusa yaklaşık 750 personelle hizmet veriyoruz. Bu sayıyı azaltacağız ve mülk satışlarıyla mali disiplini sağlayacağız. Mudanya Belediyesi’nin 110 milyon SGK, 20 milyon TL de vergi borcu var. Yaklaşık son 25 yıldır gelir getirici hiçbir çalışma yapılmamış. Belediyeye gelir getirici projeler üreteceğiz. Belediyemizin insan kaynakları ve finans departmanları yetersiz. Bunları düzenlerken Mudanya Belediyesi’nde kurumsallaşmayı da sağlayacağız.” Mudanya’nın doğal ve tarihi değerlerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini sözlerine ekleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Çok önemli değerlerimiz var. Sahilleri kullanma hakkının Mudanya Belediye’sine verilmesi için Büyükşehir Belediyesi’nden yetki devri isteyeceğiz. Toplam 45 kilometrelik sahil bandının temizlik, bakım ve işletme hakkını aldığımızda gelir getirici projeler üretebiliriz” dedi. Ziyarette Bursa Gazeteciler Cemiyeti’ne ve Bursa basınına ilişkin bilgi veren BGC Başkanı Nuri Kolaylı da, Bursa basının, özellikle yerel sorunları gündeme taşıyarak yol gösterici nitelikte yayın yaptığına dikkat çekti. Bursa’nın köklü basın kuruluşlarına sahip olduğunu ve en güçlü yerel medyanın Bursa’da görev yaptığını söyleyen BGC Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin 550 üyesiyle sektöre ve sektörde çalışan basın mensuplarına hizmet ürettiğini, sektörde yaşanan en büyük sorunun ise ’meslek yasası eksikliği’ olduğunu kaydetti. Meslek Yasası eksikliği nedeniyle bilgi birikimine sahip olmayan, basın meslek etik kurallarını bile bilmeyenlerin sektörde istihdam edilebildiğine dikkat çeken BGC Başkanı Kolaylı, "Sektörümüzde ne yazık ki tehdit ve şantaja varan sözde haberlere şahit oluyoruz. Bu kişileri BGC’ye üye almıyoruz, üye ise üyeliklerine son veriyoruz. Başka bir yaptırım uygulayamıyoruz. Rapor halinde detaylarıyla hazırlayarak Ankara’da siyasi parti temsilcilerine sunduğumuz Basın Meslek Yasası TBMM’de görüşülerek kabul edilirse, basının eski saygınlığını kazanması yönünde önemli bir mesafe almış olacağız, tehdit ve şantaja dayalı sözde haberciliği engelleyeceğiz" dedi. Ziyarete Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı’nın yanı sıra, Başkan Vekili Fuat Kars, Başkan yardımcıları İhsan Altıkardeş, Hakan Işıkkent ve Ahmet Akhan, Genel Sayman Tevfik Fikret Sönmez, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Ali Ekmekçi, Ersin Yıldıran, Nejat Kırbulut, Musa Öztürk ve Cemal Ekentok ile BGC Genel Sekreteri Sinan Tunç katıldı.