TEKNOLOJİ - 24 Ağustos 2021 Salı 13:01

Bakan Varank: 'Ülkemizin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20 içinde yer almasını amaçlıyoruz'

A
A
A
Bakan Varank: 'Ülkemizin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20 içinde yer almasını amaçlıyoruz'

Türkiye’nin yapay zeka stratejisi tanıtım programında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2025 yılında yapay zeka teknolojilerinin milli hasılaya katkısını yüzde 5’e çıkarmayı hedeflediklerini söyleyerek, Türkiye’nin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20 içinde yer almasını amaçladıklarını vurguladı.

Türkiye’nin yapay zeka stratejisi Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan Bilişim Vadisi’nde tanıtıldı. Program, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç’un sunumu ile başladı.

“Türkiye olarak kaybedecek vaktimiz yok”

‘Müreffeh bir Türkiye için çevik ve sürdürülebilir yapay zeka ekosis-temiyle küresel ölçekte değer üretmek’ vizyonuyla 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Stratejisini hazırladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç, “On Birinci Kalkınma Planı ve Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programları doğrultusunda hazırladığımız stratejimizin odağına 3 temel yetkinlik alanını aldık: Kaliteli veri, İleri beceriler, Teknik altyapı. Türkiye olarak kaybedecek vaktimiz yok. Teknolojiyi takip eden değil, teknolojiye yön veren bir ülke olmalıyız. Bunu da özel sektörün dinamizmini, üniversitelerin bilimsel yaklaşımını ve sivil toplum kuruluşlarının kapsayıcı bakış açısını harmanlayarak başarabiliriz. Stratejimizin ana özelliği katılımcı ve kapsayıcı olmasıdır” dedi.

"En verimli şekilde faydalandık"

Bu belgeyi hazırlarken kamu, üniversite, özel sektör ve STK’larla yoğun görüş alışverişinde bulunduklarının altını çizen Koç, “İlgili tüm uluslararası organizasyonlardan ve farklı disiplinlerdeki uzmanların değerlendirmelerinden en verimli şekilde faydalandık. Kalkınma hedeflerimizin temel taşlardan biri olacak bu dokümanın bir diğer özelliği; üst düzey yapay zeka politika ve stratejileriyle eşgüdüm içerisinde hazırlanmış olması. Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu’nun hazırlamakta olduğu Yapay Zeka Teknoloji Yol Haritası da stratejimizin ana hatlarından oluşuyor. 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Stratejimizin ülkemize, milletimize ve tüm paydaşlarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Destekleri ve iş birliğinden dolayı Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’a, belgenin hazırlanmasında emeği geçen tüm paydaşlara şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Bakan Varank: 'Ülkemizin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20 içinde yer almasını amaçlıyoruz'

“Önümüzdeki 5 yılda bu teknolojilerin pazar büyüklüğü 2 katına çıkacak”

Yapay zeka teknolojilerinin uygulama alanlarının her geçen gün arttığını vurgulayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise “Özellikle kendini tekrarlayan ve yoğun hesaplama gerektiren sektörlerde bu teknolojiler bizlere büyük kolaylıklar sağlıyor. Yapay zeka teknolojilerinin küresel ekonomi üzerinde internet devriminden bile daha büyük bir etki oluşturacağı öngörülüyor. Bildiğiniz üzere, zaten büyük bir hızla yaşanan dijitalleşme süreci, korona virüs salgının etkisiyle daha da hızlandı. Bu süreçte mecburen uygulanan sosyal mesafe kısıtları, iletişim ve yapay zeka uygulamalarının kullanımını kat be kat artırdı. Çok yakın bir gelecekte yapay zekaya sahip teknolojiler ekonomik ve sosyal hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olacak. 2020 yılında dünya genelindeki yapay zeka harcamaları yaklaşık 50 milyar dolar olarak tahmin ediliyor ve önümüzdeki 5 yılda bu teknolojilerin pazar büyüklüğü 2 katına çıkacak. Yapay zekanın 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 13 ila 16 trilyon dolar katkı yapması ve yüzde 13 civarında bir büyüme sağlaması bekleniyor” şeklinde konuştu.

“Teknolojik değişime direnmek yerine onu benimsemek ve yönetmek tek akılcı yoldur”

Bu teknolojilerin insan hayatına daha yaygın bir şekilde girdikçe bazı işlere ve hizmetlere duyulan ihtiyacın giderek azalacağını dile getiren Bakan Varank, şu ifadeleri kullandı:
"Bu nedenle hemen her ülkede yapay zeka ve robotik teknolojilerinin yaygın bir işsizlik doğuracağı kaygısı hakim. Tabi bu kaygılar, dar bir bakış açısıyla yapılan değerlendirmelerin ürünü. Geçenlerde bir muhalefet milletvekili bana bir soru önergesi göndermiş. Yapay zeka teknolojilerinin kullanımı ile kaç kişinin işsiz kalmasının öngörüldüğünü sormuş. Bu eksik bakış açısı, kaybolan işlerin yerini yenilikçi düşünce ve bilgi gerektiren çok daha fazla işlerin alacağını göz ardı ediyor. Teknoloji ve endüstri tarihini incelediğimizde, kaybolan ve yeni ortaya çıkan işlerin sayısız örneklerinin olduğunu görüyoruz. Gelecekte de bu sürecin aynı şekilde devam edeceği aşikar. Bu yüzden teknolojik değişime direnmek yerine onu benimsemek ve yönetmek tek akılcı yoldur. Çünkü bu yarışta geride kalan ülkeler mevcut ekonomik birikimlerini de kaybetme riskiyle karşı karşıyalar"

Bakan Varank: 'Ülkemizin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20 içinde yer almasını amaçlıyoruz'

"Ülkemizin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20 içinde yer almasını amaçlıyoruz"

Bu belgeyle birlikte Türkiye’nin, yapay zeka alanında strateji yayımlayan sayılı ülkeler arasında yerini aldığını vurgulayan Bakan Varank, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ile hazırladığımız Sanayi ve Teknoloji Stratejimizde yıkıcı teknolojilerin gelişimi için özel başlıkları zaten belirlemiştik. Ülkemizi kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi konumuna getirecek kapsamlı politikaları bu anlayış çerçevesinde uyguluyoruz. Şimdi yapay zeka stratejimiz ile bunu daha da ileri taşıyacak adımları atacağız. 2025 yılında yapay zeka teknolojilerinin milli hasılamıza katkısını yüzde 5'e çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun yanında ülkemizin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20 içinde yer almasını amaçlıyoruz. Buna yönelik hamlelerimizi yapacağız. Tabi bu hedefleri gerçekleştirebilmenin birinci şartı, yapay zeka teknolojilerine yön verecek nitelikli insan kaynağına sahip olmaktan geçiyor. 2025 yılında bu alandaki istihdamın en az 50 bine ulaşmasını istiyoruz. Bu nedenle nitelikli insan kaynağının yetişmesi için çok önemli tedbirler belirledik" diye konuştu.

"Teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısını 5’ten 88’e çıkardık"

Ar-Ge konusunda gerek altyapı, gerekse proje bazlı destekleriyle özel sektörün yatırım yapmasını teşvik ettiklerini aktaran Bakan Varank, sözlerini şöyle noktaladı: "Teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısını 5’ten 88’e çıkardık. Yerinde Ar-Ge ve tasarım merkezleri uygulamasını başlattık. Bugün itibarıyla bin 593 Ar-Ge ve tasarım merkezimiz bulunuyor. Bu altyapılarla, araştırmacılar, girişimciler, işletmeler, yatırımcılar ve üniversiteler arasında ciddi bir sinerji oluşturuyoruz. Bunun yanında, TÜBİTAK, KOSGEB ve kalkınma ajanslarımız vasıtasıyla çok çeşitli programlar uyguluyor, işletmelerimizin Ar-Ge odaklı projelerini destekliyoruz. Yapay zeka kullanımının hızlanarak devam edeceği bilinse de, bu sürecin sosyal ve ekonomik etkilerinin nasıl şekilleneceği hususu hala belirsiz. Bu nedenle stratejimizde deneyen, keşfeden, öğrenen ve bu doğrultuda kendisini sürekli güncelleyen bir ekosistemin oluşturulmasını hedefledik. Bu dönüşüm sürecinden sosyo-ekonomik yapımızın olumsuz etkilenmemesi gerektiğinin farkındayız. Uygulama süreçlerini de bu hassasiyetleri göz önünde bulunduracak şekilde tasarladık. Katılımcı bir yaklaşımla hazırladığımız Ulusal Yapay Zeka stratejimize ilgili tüm tarafların fikir ve önerilerini dahil etmeye önem gösterdik. Bunun yanında, uygulamayı koordine edecek, tüm süreci ve etkilerini takip edecek, gerektiğinde düzeltici önlemler alacak kapsamlı bir yönetişim mekanizması tasarladık. İnşallah bu strateji sayesinde, önümüzdeki dönemde yapay zeka uygulamalarıyla ülkemizde veriden daha fazla değer üretildiğine hep birlikte şahit olacağız. Ben stratejinin ülkemizin yapay zeka ekosistemini geliştireceğine ve küresel rekabetçiliğimize büyük katkılar yapacağına inanıyorum"

Mustafa Uslu
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP’lilerin hedef aldığı Ayaş Kaymakamı Eligül’e soruşturma İçişleri Bakanlığı, CHP’lilerin sosyal medya üzerinden hedef aldığı Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül hakkında sosyal medya paylaşımları sebebiyle soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında Mülkiye Müfettişi görevlendirilirken Muharrem Eligül, Edirne Valiliği hukuk müşaviri olarak görevlendirildi. Ankara’nın Ayaş ilçesinde 23 Nisan kutlamalarında belediye basın görevlisinin Kaymakamlık tarafından tören alınana alınmadığı iddiası üzerine Kaymakam Muharrem Eligül, "Bismillahirrahmanirrahim" diye başlayan bir mesaj yayınlayarak, "Belediye görevlileri tören alanında gayet özgür bir şekilde fotoğraf ve video çekimi yapmışlardır. Bu durum, zaten kendi paylaşımlarından da anlaşılmaktadır. Madem ben kamu gücünü kullanıp engellemiştim de o kadar fotoğrafı kim çekmiştir, uzaylılar mı" diye tepki göstermişti. Bu açıklamadan sonra CHP’lilerin linç girişiminde bulunduğu Kaymakam Eligül’ün paylaşımına Ankara Valiliği inceleme başlattı. CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan,"Ayaş kaymakamı , seni unuttuk sanma . TBMM’de de senin ve senin gibilerin hadsizliğini konuşacağız" diye Eligül’e tepki gösterdi. Sosyal medyada CHP’li hesapların linç girişiminde bulunduğu Eligül, hesabından Umut Akdoğan’a "Kes lan" diyerek sosyal medya hesabından tepki gösterdi. CHP’lilerin tepki gösterdiği Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül hakkında İçişleri Bakanlığı, sosyal medya paylaşımları sebebiyle soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında Mülkiye Müfettişi görevlendirilirken Muharrem Eligül, Edirne Valiliği hukuk müşaviri olarak görevlendirildi.
Bursa Yıldırım’dan afet yönetiminde tarihi adım Yıldırım Belediyesi, afet yönetimi alanında Türkiye’ye örnek olacak bir başarıya imza atarak, AFAD standartları doğrultusunda ‘Afetlerde Acil Barınma’ alanında ‘Ağır Seviye Akreditasyon’ belgesini alan ilk ve tek belediye oldu. Yıldırım Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü ekipleri, Bursa İl AFAD Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen ‘Afetlerde Acil Barınma’ alanında ‘Ağır Seviye Akreditasyon’ sınavlarını başarıyla tamamladı. Böylece; tamamı belediye personelinden oluşan 91 kişilik profesyonel barınma ekibi afet sonrası süreçleri uluslararası standartlarda yönetme yetkinliğini tescilledi. Sahada tecrübe, masada planlama Afet sonrası süreci planlı, koordineli ve etkin şekilde yönetmek üzere oluşturulan ekibin temel hedefi ise afet, sonrası evlerine giremeyen vatandaşların barınma, ısınma ve temel ihtiyaçlarının hızlı ve doğru şekilde karşılayarak, afetin etkisini asgariye indirmek. Ekiplerinin Kahramanmaraş depremleri, orman yangınları sonrasında aktif olarak görev aldığını aktaran Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Arkadaşlarımız, aldıkları akreditasyonla sahadaki deneyim ve tecrübelerini tescilledi. Biz, afet yönetimini yalnızca müdahale anıyla sınırlı görmeyen bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bu amaçla halihazırda görev yapan 65 kişilik Orta Seviye Kentsel Arama Kurtarma ekibimizi afetin tüm aşamalarına eş zamanlı müdahale edebilecek şekilde yapılandırıldık. Arama kurtarma ekipleri enkaz altında hayat kurtarma mücadelesi verirken, barınma ekipleri de afetzedeler için güvenli yaşam alanları kuracak" dedi. Yerel yönetimlere model Şehir ve insan güvenliğinin sadece yeni yapılar yapmakla mümkün olmadığına işaret eden Başkan Yılmaz, "Sadece bugünü değil, yarını planlayan bir anlayışla hizmet üretiyoruz. Bunun için afet senaryoları hazırlayarak; sadece teorik bilgiye sahip değil, sahayı bilen, tecrübesini afet bölgelerinde yoğurmuş güçlü bir ekipler oluşturuyoruz. Arkadaşlarımızın elde ettiği başarı, sadece Yıldırım için değil, Türkiye’deki tüm yerel yönetimler için bir modeldir. Biz, afetlere karşı dirençli şehirler inşa etmenin sadece binalarla değil, güçlü organizasyonlarla mümkün olduğuna inanıyoruz. Hedefimiz, hazırlıklı olmak, hızlı hareket etmek ve hayat kurtarmak" ifadelerini kullandı.
İzmir Özhelvacı: "Yapay zekâ, rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur" Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), dijital dönüşümün iş dünyasında neden olduğu köklü değişimi üst düzey yönetim perspektifinden değerlendirmek amacıyla "CEO Bakış Açısıyla Yapay Zekâ Semineri" düzenledi. İş dünyasının dönüşüm ajandasında giderek daha merkezi bir konuma yerleşen yapay zekâ teknolojilerinin stratejik yönetim boyutunun ele alındığı etkinlik, EGİAD merkezinde düzenlendi. Panel, üyeler ve şirket profesyonelleri tarafından yoğun ilgi gördü. Seminerde, Gilda&Partners Consulting Managing Partner’ı Jilda Bal, yapay zekânın iş dünyasında sağladığı fırsatlar, dönüşüm sürecinde karşılaşılan zorluklar ve bu sürecin etkin yönetimine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken; liderlik perspektifinin teknoloji yatırımlarındaki belirleyici rolü çok boyutlu bir yaklaşımla değerlendirildi. Yapay zekâ artık bir teknoloji değil, rekabet altyapısı Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, doğrudan rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur haline geldiğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Bugün iş dünyasının gündeminde yapay zekâ, artık yalnızca teknoloji ekiplerinin konusu değildir. Yapay zekâ; yönetim kurullarının, CEO’ların ve şirketlerin gelecek tasarımının doğrudan merkezine yerleşmiştir. Karşımızda yalnızca bir teknoloji değil; karar alma biçimimizi, verimlilik kaslarımızı ve rekabet anlayışımızı yeniden tanımlayan güçlü bir ekonomik dönüşüm var." Özhelvacı, kurumların sürdürülebilir büyüme ve rekabet avantajı elde edebilmesi için teknoloji yatırımlarının doğru kullanım senaryosu ve güçlü bir liderlik anlayışı ile desteklenmesi gerektiğini vurguladı. "Liderlik dönüşümü yönetmek demektir: Mesele teknoloji değil, doğru karar Konuşmasında yapay zekâ yatırımlarının başarısında liderlik kapasitesinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, dönüşüm sürecinin yalnızca teknolojik değil, yönetsel bir mesele olduğunun da altını çizerek, "Mesele yalnızca yapay zekâyı kullanmak değil, nerede kullanacağını, nerede insan muhakemesini öne çıkaracağını ve bu dengeyi nasıl yöneteceğini bilmektir. Liderlik tam da bu noktada belirleyici hale gelmektedir." diye konuştu. Bu yaklaşımın, özellikle hızlı değişen rekabet koşullarında kurumların risk yönetimi ve stratejik karar alma süreçlerinde kritik bir avantaj sağlayacağı ifade edildi. İşgücü, yetenek ve şehir ekonomileri yeniden tasarlanıyor Seminerde, yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca şirketlerin operasyonel süreçlerini değil, iş gücü yapısını ve şehirlerin ekonomik rekabet gücünü de yeniden şekillendirdiği vurgulandı. EGİAD tarafından hazırlıkları sürdürülen "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir - Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı" raporuna atıfta bulunan Özhelvacı, bu dönüşümün doğru yönetildiğinde önemli bir fırsat alanı oluşturacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Biz bu dönüşümü yalnızca bir tehdit değil; eskimiş yapıların yerini daha verimli ve yüksek katma değerli sistemlerin aldığı bir yeniden doğuş süreci olarak görüyoruz. Yapay zekâ tam da böyle bir eşiği temsil ediyor." EGİAD, dönüşümü izleyen değil, yön veren bir kurum Etkinlikte, EGİAD’ın dijital ve teknolojik dönüşümü yalnızca izleyen değil, veri temelli analizler üreten ve iş dünyasını geleceğe hazırlayan bir yapı olma vizyonu bir kez daha vurgulandı. Yapay zekânın kurumların rekabet gücünü artıran, risk yönetimini güçlendiren ve stratejik karar süreçlerini hızlandıran temel bir unsur haline geldiği bu dönemde, liderlerin teknolojiye yaklaşımında cesaret, akılcı planlama ve insan odaklılık ilkelerinin kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Seminer, katılımcılar açısından yalnızca teknolojik bir gündem başlığı değil; şirketlerin büyüme stratejilerinden insan kaynağı planlamasına kadar geniş bir perspektifte dönüşümün nasıl yönetileceğine ilişkin güçlü bir vizyon sunan stratejik bir buluşma olarak değerlendirildi.