Bağcılar’da bilgi evi öğrencileri ile bir araya gelen Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof Dr. İsmail Yüksek, öğrencilerin sorularına cevap verdi. Türk üniversitelerinin başarı standardının artmaya başladığını ve önümüzdeki yıllarda ilk 500 üniversiteye daha fazla üniversitenin girebileceğini belirten Yüksek, bir soruyu cevaplarken Enerji Bakanını üniversitede bir programa davet etmekten korktuğunu söyledi.
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek Bağcılar’da öğrencilerle bir araya geldi. Bilgi Evi öğrencileri tarafından düzenlenen, “Kariyer Buluşmaları”nın konuğu olan Yüksek, hem özel hayatına ilişkin, hem de üniversite ve eğitime ilişkin açıklamalarda bulundu. Öğrencilerin sorularına da cevap veren Yüksek, bir öğrencinin, “Türkiye üniversiteleri dünyada neden ilk 500’e zor girebiliyor?” şeklindeki sorusunu da cevapladı. Türkiye’deki üniversitelerin, 10 yıl öncesine kadar değerlendirmeye kriterlerine sahip olmadıklarını söyleyen Yüksek, son zamanlarda bunun değişmeye başladığına dikkat çekti. Bu kriterler arasında yabancı hoca çalıştırma, yabancı öğrenci bulundurma, ARGE çalışmaları ve yapılan yayınların olduğunu ifade eden Yüksek, “Bunlarla sıralamaya girersiniz. Türkiye’de bir kere son yıllara kadar yayın diye bir şey yoktu. Üniversiteler, genellikle eğitim öğretim yaparlar. Üniversitelerin eğitim öğretim ve sosyal sorumluluk görevleri vardır. Hoca gelir, dersini anlatır giderdi” dedi.
“Son 10 yılda bazı şeyler değişti” diyen Prof. Yüksek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Doçent olabilmek için şu kadar yayın yapmanız lazım, prof. olmanız için şunu yapmanız lazım’ gibi. Yani biz bu yarışa yeni girdik. Önce değerlendirme kriterleri bizim dışımızdaydı. Dolayısıyla şimdiye kadar Türkiye’den bir tane İstanbul Üniversitesi varken, şu anda 10 tane üniversite var. 5 sene sonra 50 tane olacak. Çünkü bizim anlayışımız da değişti. Mesela benim üniversitemde, proje yapan, proje yazan sanayi ile işbirliği yapan, 2 sene önce 5 hoca varsa şu anda 100 hoca var.”
Prof. Yüksek, bir başka öğrencinin “Alkole karşı olduğunuzu söylediniz, elinizde olsa alkolü yasaklar mıydınız yoksa herkesin görüşüne saygı mı duyardınız?” şeklindeki sorusunu da cevaplayan Yüksek, “Amerika’da da alkol satıyorlar. Amerika’da alkolün pek çok eyalette üniversite sınırları içerisine, bırakın öğrenci tarafından, hoca tarafından arabanın bagajında sokulması bile yasak. Çok büyük cezaları var. Belli bir yaştan sonra insanların ne yapacağına biz karar veremeyiz. Ama çocukları, gençleri korumak zorundayız. Eğer devletsek bunu yapmak durumundayız” şeklinde konuştu.
ENERJİ BAKANINI ÜNİVERSİTEYE DAVET ETMEKTEN KORKTUM
“ODTÜ’de yaşanan olayların üniversite gençliği tarafından, “özgürlük” kavramı kapsamında değerlendirilmesini nasıl görüyorsunuz?” şeklindeki soruya da Prof. Dr. İsmail Yüksek şöyle cevap verdi:
“Özgürlük bu ülkede çok yanlış anlaşılıyor. Özgürlük, molotof kokteyli ile İETT otobüsü yakmak değil. Bu Amerika’da olsa o molotof kokteyli taşıyanı vurur polis ve kimse de ona bir şey demez. Yani halkı taşıyan bir otobüsü yakacaksın ve bu özgürlük olacak. ‘Ülkenin başbakanını üniversiteye sokmuyorum’ diyeceksin bu özgürlük olacak. Şu özgürlüktür: Başbakanın bir icraatını sevmeyebilirsin. Bunu anlarım. Kanunlarımız var, bunlara müsaade eden. Ama ülkenin başbakanı Yıldız Teknik Üniversitesi’ne giremez. Böyle bir özgürlük var mı? Bunu yapan kim? 30 bin öğrenciden, benim 30 tane öğrencim var. Sağdan sayıyorum 31 olmuyorlar, soldan sayıyorum 29’a düşmüyorlar. Enerji Kulübü çok güzel bir program yaptı ve bana ‘Enerji Bakanını davet eder misiniz?’ dediler. Bakanı üniversiteye davet etmeye korktum. Korktuğum şey şu: Bizim töremizde, bizim ananelerimizde misafire hakaret etmek var mıdır? Acaba bunun kafasına yumurta mı atacaklar, acaba küfür mü edecekler diye korktum”
Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, programa katılımlarından dolayı Prof. Yüksek’e teşekkür ederek Sıratımüstakim Dergisi’nin yeni baskısı ile bir plaket verdi. Çağırıcı, bilgi evi öğrencilerini de başarılı programlarından dolayı tebrik etti. Programın ardından Yüksek, Tacettin Dergahı Müzesi’ni gezdi.








