GÜNDEM - 05 Temmuz 2018 Perşembe 15:35

Başbağlar katliamı nedir tarihi ne zaman? 5 Temmuz Başbağlar katliamı nasıl oldu?

A
A
A
Başbağlar katliamı nedir tarihi ne zaman? 5 Temmuz Başbağlar katliamı nasıl oldu?

Başbağlar katliamının 25.yıldönümü. Başbağlar katliamı nedir, nasıl yaşandı, neler oldu? vatandaşlar tarafından merak ediliyor. Peki Başbağlar katliamı ne zaman yaşandı?

Başbağlar katliamı nedir, neler yaşandı? bugün en çık merak edilen konulardan. İşte Başbağlar Katliamı hakkında son gelişmeler... Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybeden 33 vatandaş, düzenlenen törenle anıldı.

 Başbağlar köyü Kültürevi önünde düzenlenen törene Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Erzincan Valisi Ali Arslantaş, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ravza Kavakcı Kan, Erzincan Milletvekilleri Süleyman Karaman ve Burhan Çakır, Cumhuriyet Halk Partisi Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Enç, Hür Dava Partisi Genel İdare Kurul Üyesi Mehmet Duran, Kemaliye Kaymakamı Mustafa İlhan, Kemaliye Belediye Başkanı Mustafa Haznedar, Başbağlar köyü Muhtarı Ali Akarpınar, il ve ilçe protokolü ile köy sakinleri katıldı.

Başbağlar'da yaşanan terör saldırısının tanıklarından Elif Akarpınar, 25 yıldır devam eden bu davanın bitmesini istemediğini belirterek, saldırıyı düzenleyen teröristlerin yakalanarak idam edilmesini talep etti. Bütün akrabalarının öldürüldüğünü söyleyen Akarpınar Cumhurbaşkanından yardım istedi.

BAŞBAĞLAR KATLİAMI SON GELİŞMELERİ

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Başbağlar köyü Muhtarı Ali Akarpınar, "Katliamın üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen Erzincan Denetleme Genel Müdürlüğünde açılan 4 duruşma sonucunda güvenlik gerekçesiyle İzmir Denetleme Müdürlüğüne alınmış 24 duruşma sonucunda tutuklu sanıklar tahliye edilerek, dava takipsizlikle bitmiştir. Bizler davamızı, Başbağlarımızı adaletsizliğe mahkum eden zihniyetlerin bugün, ihanet içerisinde milletin huzurunda devletimizin karşısında hesap verdiğine şahit oluyoruz. Başbağlar davamızın da ülkemiz üzerinde hain emelleri olan tüm terör örgütü guruplarının ortak bir projesiyle katliam yapıldığını ve davasının kapatıldığını kanaat ederek davamızın tekrardan adalet mekanizmasına dahil edilmesini yüce Türk yargısından talep ediyoruz" dedi.

BAŞBAĞLAR KATLİAMI NASIL GERÇEKLEŞTİ?

Programda konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi ise, "O gün o olayları tertipleyenler o provakosyonları yapanlar burada bu mazlum canları alanlar 15 Temmuz'da da aynı amacı taşıyorlardı. Maraş’ta da aynı amacı taşıyorlardı. Malatya olaylarında da aynı amacı taşıyorlardı. Amaçları bu toprakları bölmek. İnsanımızı birbirine düşürmek. Ülkemiz bir daha böyle olaylarla karşılaşmasın. 15 Temmuz hain darbe girişimi bu ülkede bir daha olmasın diye sizlerinde onayıyla Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtik. Vatanına, bayrağına, devletine, milletine, ihanet etmeyen 81 milyon kardeşimizle yol yürümeye hazır olduğumuzu her platformda ifade ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde demokrasiyi geliştirirken, ekonomiyi büyütürken, hukukta da gerekli reformları da yaparak, adaletin tecellisi noktasında 25 yıldır tecelli etmeyen adaletin tecellisi noktasında da yeni dönemde herkes elinden gelen gayreti gösterecektir" diye konuştu.

Törenin ardından Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Erzincan Valisi Ali Arslantaş ve beraberindeki heyet Başbağlar Kültürevi önünde Başbağlar adına yazılan şiir anıtının açılışını yaptılar. Ardından Başbağlar Şehitlik Anıtını ziyaret ederek, dua ettiler.

Başsoy "Başbağlar katliamı unutulmadı unutulmayacak"

Erzincan Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy Başbağlar katliamının 25.yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başsoy mesajında
"Başbağlar katliamı unutulmadı Unutulmayacak. 5 Temmuz 1993 yılında eli kanlı terör örgütü PYD/PKK tarafından 33 masumun katledilerek şehit edilişinden bu güne tam 25 yıl geçti. Kanser hücresi gibi ülkeye yayılmaya çalışan terör bu ülkenin kanayan yarası, lakin herkes bilmelidir ki karşısında yıkılmayan dirayetli, iradeli yüzyıllarca bu tarz hamleleri bertaraf etmiş köklü bir ulus bulunmaktadır. Terör dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, tüm insanlığa karşıdır. İnanıyorum ki hükümetimizin de izlediği yol ile ülke olarak en kısa zamanda bu illetten kökten kurtulacağız. Türkiye şu günlerde PYD/PKK’ya dünyayı dar ediyor. Demokrasiyi, özgürlükleri, birlikte yaşama kültürünü hedef alan saldırılar asla amacına ulaşamayacaktır.
5 Temmuz 1993 günü Kemaliye ilçemize bağlı Başbağlar köyünde gerçekleştirilen katliam tarihe yazılmış kara bir sayfa olarak akıllara kazınmıştır. 33 masum vatandaşımızın şehit edildiği bu olay terörün gerçek yüzünü ortaya koyup alçaklığını göstermektedir. 28 kişiyi köy meydanında toplayarak kurşuna dizen ve 5 kişiyi ateşe verdiği evlerde diri diri yakan PKK’lı katiller, insanları katlettikten sonra “Sivas’ın intikamı alındı” şeklinde bir bildiri bıraktılar. Geride 33 ölü, 30 dul kadın, 100’e yakın yetim çocuk ve yakılan evlerin enkazı kaldı. Planlı olarak gerçekleştirilen katliamda hedef açıktı; Erzincan ve Sivas’ta bir Alevi-Sünni çatışması başlatmak ve bunu Türkiye aleyhine yayıp bölgede kendilerine alan açarak taban genişletmek. Alevilerin desteğini arkasına almayı hedefleyen PKK’nın bu isteği sonuç vermedi. Yöredeki halktan tepki alınca ve insanları birbirine kırdıramayacağını fark edince, bildiriyle üstlendikleri katliamı “devlet yaptı” dediler. Atamız ne demiş “ Türk Milleti Zekidir” biz öyle ortaya atılan her lafa kanacak kadar aciz bir millet değiliz. Maksatlarına ulaşmaları ihtimal dâhilinde olmayan katiller ve bu katillerin arkasındaki organizasyonun sahipleri, bu ülke insanının inanç sisteminden habersiz, böyle bir katliamla bizleri bölebileceklerini, korkutabileceklerini hayal ettiler ise bunda çok yanıldılar.Türküyle, Kürdiyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle bir ve beraberiz. Biz bu vatanın çocuklarıyız, biz bayrağımıza vatanımıza sevdalıyız. Terör örgütü zaman zaman bizim bölgelerimizde Alevi-Sünni çatışmasını meydana getirmek için bu oyunları oynamıştır. 2 Temmuz günü Sivas’ta sergilenen oyun, 3 gün sonra da Başbağlar katliamı ile devam etmiştir. Her iki menfur hadisenin de tek elden çıktığı gün gibi ortadadır. Bizim bin yıllık kardeşliğimizi kimse bölemeyecektir.
Bizler yaşadığımız sürece vatanımıza, milletimize, devletimize sadık bireyler olarak Bayrağımız için Türkiye için gerekirse canımızı veririz.Bütün bunların akabinde son olarak menfur hadisenin mağdurlarına sabır, kaybettiğimiz canlara ise Cenab-ı Hak’tan rahmet temenni ediyorum. Cenabı Hak, bir daha böyle acılar yaşatmasın."dedi.

Tanoğlu "Başbağlar'da Milletin Bağrına Ateş Düşürüldü"

Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu 5 Temmuz 1993 yılında Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 33 kişinin katledildiği olayın 25.yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu mesajında 2 Temmuz 1993 Sivas olaylarından 3 gün sonra 5 Temmuz 1993 tarihinde Erzincan Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 33 masum yurttaşın vahşice katledildiğini hatırlattı.
Başbağlar katliamının insanlık tarihine kara leke olarak geçtiğini ve acılarının 25 yıldır dinmediğini aktaran Tanoğlu:
"Türk Milletinin üzerinde oynanan karanlık oyunların ortaya konulduğu en açık iki örnektir. Sivas katliamının hemen ardından yapılan bu saldırıda amaçlanan şey halkımızın kardeşliğini ortadan kaldırıp milletimizin birliğini ve beraberliğini bozmaktır. Olayların üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen acısını ilk gün ki gibi yüreğimizde hissettiğimiz bu iki katliamda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum."dedi.

 Abdullah Aslan- Fatih Gülnahar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Atakum’da ‘Korolar Buluşması’ Samsun’un Atakum ilçesinde düzenlenen "Korolar Buluşması", farklı şehirlerden ve ülkelerden gelen koroları aynı sahnede buluşturarak sanatseverlerden büyük ilgi gördü. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlikte; çocuk, gençlik ve yetişkin olmak üzere üç ayrı kategoride koro performansları sahnelendi. Programa Samsun, Sinop, Ordu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden korolar katıldı. Farklı kuşakları ve müzikleri tek platformda bir araya getiren organizasyon, her yaş ve zevke hitap eden içeriğiyle unutulmaz anlara imza attı. İki bölüm halinde gerçekleştirilen programda Türkiye’nin yanı sıra dünyanın popüler şarkılarını seslendirildi. Koro şefleri eşliğinde birbirinden özel performanslar sergileyen koristler, seslerinin güzelliği ile büyük beğeni topladı. "Gönülden teşekkür ediyorum" Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel etkinlik hakkında yaptığı açıklamada organizasyonun sanatın birleştirici gücünü sergilemesi açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Başkan Türkel, "23 Nisan programı kapsamında kentimizin yanı sıra Sinop, Ordu gibi illerimizden ve Kuzey Kıbrıs’tan koroları Atakum’da bir araya getirdiğimiz organizasyonumuza gösterilen ilgiden son derece mutlu olduk. Bu yıl ilk kez düzenlediğimiz etkinliğin çok sesli müzik kültürünün, sanatın yaygınlaştırılması açısından önemli bir yere sahip olacağına inanıyoruz. Programımıza katkı sağlayan tüm koristlerimize, şeflerimize, sanatçılarımıza ve halkımıza gönülden teşekkür ediyorum" dedi. "İlki gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz" Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç programda yaptığı konuşmada, "Korolar Buluşması’nda olan bütün korolara minnet doluyuz. Çünkü birlikte yapabilirsek, birlikte olursak bu işleri başaracağız. Önümüzdeki haziran ayında bir de piyano festivali gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Bunun da müjdesini veriyoruz. Atakum Belediyesi olarak, geçtiğimiz aylarda tiyatro topluluğumuzu oluşturduk onlar da oyunlarını sergiledi. Bugün sahne alacak tüm koristlerimize, sanatçılarımıza emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. O kadar gururluyuz ve mutluyuz ki. Atakum ilçemizde bir ilki gerçekleştirmenin onurunu yaşıyoruz. Bugün ilk defa korolar buluşmasını gerçekleştiriyoruz. Bu yıl şenlik demedik, önümüzdeki sene şenlik olarak devam edeceğiz. Bu sene 8 olan sayımızı önümüzdeki sene 18, 28 olarak artırmayı düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Büyüyerek devam edecek" Amisos Akademi Korosu Şefi Levent Aydın da "Amisos Akademi Korosu ve Atakum Belediyesi Amisos Çocuk Korosu ile birlikte bu organizasyonu planladık. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e, böyle bir organizasyonda bize ön ayak olduğu için çok teşekkür ediyoruz. Değerli müdürümüz Deniz Gömeç’e de çok teşekkür ediyoruz. Atakum Türkiye’nin en özel ilçelerinden bir tanesi. Sahili ve sosyal imkanları olsun mükemmel bir şehir. Biz böyle bir şehirde, sanatsal faaliyetlerin çok daha fazla olabilmesi için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz. İlkini düzenliyoruz ve bundan sonra çok daha büyüyerek devam edecek" ifadelerini kullandı. Sanatseverler de programdan duydukları memnuniyeti dile getirerek, etkinliğin her yıl düzenlenmesini istediklerini ifade etti.
Zonguldak Zonguldak’taki sel ve taşkın tatbikatı gerçeğini aratmadı Zonguldak’ta 23 kurumdan 180 personelin katılımıyla sel ve taşkın tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryo gereği enkaz altında kalan yaralılar TTK ekiplerince kurtarılırken jandarma ekipleri derede ceset aradı. İtfaiye ekipleri çöken binadan yaralı kurtarırken denizde ve karada gerçekleştirilen tatbikat izleyenlerden tam not aldı. Kozlu ilçesi Ilıksu mevkisinde, 28 Nisan 2026 tarihinde sel ve taşkın tatbikatı düzenlendi. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nca (AFAD) planlanan tatbikata, 23 kamu kurumu, sivil toplum kuruluşu ve AFAD Gönüllülerinden oluşan yaklaşık 180 personel ile 50 araç katıldı. Tatbikatın, sel ve taşkın afetlerine yönelik müdahale kapasitesinin artırılması, görevli personelin bilgi ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) Afet Grupları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki koordinasyonun yükseltilmesi amacıyla icra edildiği belirtildi. Tatbikatla müdahale süreçlerinin hızlandırılması, kullanılan araç ve ekipmanların sahadaki etkinliğinin test edilmesi ve mevcut afet müdahale planlarının uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi hedeflendi. AFAD İl Müdürü Ali Kartal, bölgenin sel ve su baskınına bağlı heyelan afetlerine maruz kaldığını ifade ederek, "Bölgemiz özellikle sel, su baskını ve bunlara bağlı heyelan afetleri dolayısıyla sık sık bu afetlere maruz kalmaktadır. Bu yılki tatbikatımızı da en çok karşılaştığımız olay olan sel, su baskınları afetleri üzerinden gerçekleştiriyoruz. Bu gün sahada 23 kurum, kuruluş, STK ve gönüllümüzle bir aradayız. Her bir kurum özellikle operasyon kurumları sahada zaten günlük yaptığı rutin çalışmaları sürekli yapıyorlar. Tecrübeleri var ama birkaç kurum bir araya geldiğinde bunu yönetmek daha zor oluyor. İşte bunu tatbikatlarla böyle hazırlıklarla yapıyoruz. Afet öncesi hazırlık, afet sırası müdahale, afet sonrası iyileştirme çalışmaları bir bütün halinde yürütülüyor" dedi. Tatbikat 6 istasyonda gerçekleştirildi Sel ve taşkın senaryosu kapsamında oluşturulan 6 ayrı istasyonda uygulamalı operasyonlar yürütüldü. İstasyonlarda sırasıyla, itfaiye merdiveni ile yüksek katlardan kurtarma, enkazda arama ve kurtarma, dere üzerinde havai hat ile kurtarma, dere içindeki araçtan kurtarma, sualtı ve su üstü arama-kurtarma ile motopomp kullanılarak sel suyu ve çamur tahliyesi faaliyetleri yapıldı. Tatbikat süresince ekiplerin müşterek çalışma kabiliyeti, komuta-kontrol süreçleri ve olay yeri yönetimi gözlemlenerek değerlendirildi. Tatbikata Zonguldak Vali Yardımcısı Şenol Levent Elmacıoğlu, kurum amirleri ve ilgili personel katıldı.
Zonguldak Zonguldak TSO’dan Tataristan temsilciliğine ziyaret Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir, Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilciliğini ziyaret etti. Ziyaretle ilgili değerlendirmede bulunan Başkan Demir; "Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Yardımcısı Albert Ialyshev, Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilcisi Ayrat Gataullin ve Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Başdanışmanı Hakan Coşkun ile bir ziyaret ettik. Ziyarette; Türkiye ile Tataristan Cumhuriyeti arasındaki köklü ticari ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınmasına yönelik stratejik değerlendirmelerde bulunulduk. Sanayi, enerji, lojistik ve dış ticaret başta olmak üzere pek çok alanda geliştirilebileceğimiz ortak yatırım fırsatlarını değerlendirerek, ticaret hacminin karşılıklı artırılmasına katkı sağlayacak iş birliği modelleri üzerine görüş alışverişinde bulunduk. İlimizin güçlü sanayi altyapısı, liman olanakları ve bölgesel lojistik avantajları hakkında kendilerine detaylı bilgiler verdik. İş dünyamızın küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak her türlü uluslararası temas ve iş birliğine büyük önem veriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu tür ziyaret ve temaslarımızın somut projeler ve sürdürülebilir ortaklıklarla çalışır hale gelmesi için ısrarlı takiplerimize devam edeceğiz. Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Yardımcısı Albert Ialyshev, Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilcisi Ayrat Gataullin ve Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Başdanışmanı Hakan Coşkun’a yapıcı yaklaşımları ve misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederim " dedi.
İstanbul Alaattin Köseler’in tutukluluk halinin devamına karar verildi Beykoz Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ davasında görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 26 sanık hakim karşısına çıktı. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Beykoz Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık hakim karşısına çıktı. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar, Uğur İnci ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da salonda hazır bulundu. "Ben usulsüzlüğe denk gelmedim" Tanık Nihat Mutlu, "Ben destek hizmetleri müdürlüğünde 2,5 - 3 yıl çalışmıştım. Alaattin başkanımız 5 Nisan da göreve başladı 3 hafta sonra görevden alındım başka birimde memur olarak görev yaptım. Şuanda Boğaziçi üniversitesinde çalışıyorum. İhaleler sadece destek hizmetler müdürlüğü üzerinden yürümezdi. Benim çalıştığım süre içerisinde önce ihaleye yapardık sonra iş teslimi yapılırdı. Teknik şartnamede ve idari şartnamede nasıl teslim yapılacağı bellidir. Firmalar teklif verdikleri zaman o durumları göz önünde bulundurarak teklif verirler. Ben usulsüzlüğe denk gelmedim" ifadelerini kullandı. "İftira atanların hepsi dışarıda" Tutuklu sanık Veli Gümüş, "Dosyaya konu olan ihalelerde görev ve yetkim olmadığı halde ben neden tutukluyum? İftira atanların hepsi dışarıda ben hala tutukluyum. Üzerime iftira atanlar açıkça kul halkına girmiştir. 2 buçuk yıllık evliliğim var bunun 14 ayı cezaevinde geçti. Bu eşime de ceza. Benim vicdanım çok rahat, serzenişim sadece tutukluluğadır. Ben 3 bayram eşimden ailemden uzak kaldım. Önümüzdeki bayram eşimin ailemin yanında olmak istiyorum" dedi. "Beykoz halkının iradesi devre dışı bırakıldı" Alaattin Köseler, "Şu anda 425 gündür Silivri’deyim. Tek kişilik hücredeyim. Burada tutuklu bulunan herkes benim yüzümden tutuklu. Hepimizin bir vicdanı var, 18. Ağır Ceza Mahkemesi’ne şu soruyu sormak istiyorum sizin tahliye verdiğiniz gün ne değişti 24 saatte. Beni neden tutukladı. Beykoz halkına vermiş olduğumuz tüm konserler, baskılı işler vesaire bu 6 aylık dönemde soruşturma konusu yapılmıştır. Aceleyle bir iddianame hazırlandığının herhalde farkındasınız. Beykoz halkının iradesi devre dışı bırakıldı. Ben Beykoz halkının bütçesiyle oluşan belediye bütçesini en maksimum düzeyde onların lehine kullanma amacıyla her zaman hareket etmişimdir" şeklinde konuştu. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, bilirkişi raporunun gelmesini ve dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 5 Haziran tarihine erteledi.