KENT HABERLERİ - 10 Temmuz 2014 Perşembe 11:31

Başkan Altınok Öz, Atalar Mahallesi’nde iftarda

A
A
A
Başkan Altınok Öz, Atalar Mahallesi’nde iftarda

Kartal Atalar Mahallesi Onikiler Sitesi sakinleriyle iftar yemeğinde buluşan Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, vatandaşlara yaptıkları çalışmalar konusunda bilgi verdi.

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, Kartal Atalar Mahallesi Onikiler Sitesi sakinleri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. Kartal Belediyesi Ekolojik Eğitim Çadırı’nda düzenlenen iftar yemeğine Başkan Öz’ün yanı sıra Başkan Yardımcıları Ali Apaydın, Av. Hüsnü Yeşilyurt, Karyapsan Yönetim Kurulu Başkanı Nizamettin Zorgül, Kartursaş Yönetim Kurulu Başkanı Nazım Gülmez, Kartansaş Genel Müdürü Düzgün Çapar, Kartal Belediyesi Özel Kalem Müdürü Mustafa Fehmi Okay ve Onikiler Sitesi sakinleri katıldı. İftar yemeğinde davetlilerle tek tek ilgilenen ve sohbet eden Başkan Öz, “Mübarek Ramazan ayının mutluluğunu yaşıyoruz. İftarımıza katılan tüm site sakinlerimize teşekkür ediyor, hayırlı ramazanlar diliyorum” dedi.

Karyapsan Yönetim Kurulu Başkanı Nizamettin Zorgül, yemek sonrası Onikiler Sitesi sakinlerine deprem dönüşümünün Kartal’da halkın önceliklerine göre gerçekleştirildiğine vurgu yaparak, yapılan çalışmalarla ilgili slayt eşliğinde sunum yaptı. Sunum sonrası bir konuşma yapan Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, “Bu akşam hem iftar, hem de belediye şirketimizin bilgilendirme ve sunumunda bir araya geldik. Kartal Belediyesi olarak bundan iki yıl önce internet sitemize deprem dönüşümle ilgili sizin için bir sözleşme taslağı koyduk. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da bu taslağı bizden istedi, verdik. Bakanlık dahil şimdiye kadar bu sözleşme taslağından daha iyi bir sözleşme taslağı yapan olmadı. Karyapsan da yerinde dönüşüm kapsamında proje için çalışmalarını yaptı. O sözleşme taslağı sizler için kabulse bizler belediye ve belediye şirketi olarak o taslağın gereğini yerine getireceğiz” dedi.

“BİZİM GÖREVİMİZ HALKI AYDINLATMAK VE BİLGİLENDİRMEK”
Sitelerle ilgili toplantıları yapmaya devam edeceklerini ve halkın önceliklerine kulak vereceklerini belirten Başkan Altınok Öz, “Nasıl bir site isteniyor, nasıl bir yaşam alanı isteniyor bununla ilgili bir anket yapılır ve ortaya bir proje konur. Geçmişte yapılan yapıtlar bizlere yol gösteriyor. Bizler daha sonraki dönemlerde geçmişteki mimarimizi örnek alamadığımız; projesiyle güzel yapılaşma yapamadığımız için böyle çarpık kentleşme oluştu. Geçmişimizden biraz örnek alıp iyi değerlendirirsek; iyi bir çalışma yapılırsa, ortaya da güzel eserler çıkar. Son karar site sakinlerinin ve halkımızın. Bizim görevimiz sizleri aydınlatmak, bilgilendirmek” diye konuştu.

“ÇÖZÜM ORTAĞI OLMAK İÇİN SİZİN YANINIZDAYIZ”
Karyapsan Yönetim Kurulu Başkanı Nizamettin Zorgül, Onikiler Sitesi'nin 3-4 yıldır sorunlu bir süreç izlediğini belirterek, “Bizler Karyapsan olarak bu sürece dahil olmak, yardımcı olmak için buradayız. Başkanımızın öncülüğünde hem Kartal Belediyesi olarak, hem de Karyapsan olarak çok önemli çalışmalar yaptık. Zaten sizler Başkanımızın depreme ve dönüşüme bakış acısını çok iyi biliyorsunuz. Başkanımızın bu konudaki çalışmaları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın depreme bakış sürecini oluşturan öncüsü oldu. 2009’da yılında Sayıştay’dan dönen yönetmeliklerimizle birlikte; depreme bakış açımız Başkanımızla başladı. Karyapsan olarak bu sürecin yanında olmak ve bu süreci hızlandırmak istiyoruz. Deprem analizi konusunda Türkiye’de yetki alan 4 firmadan biriyiz. Bu dönemde sizlerin çözüm ortağı olmak, sizlerin yanında olmak için buradayız. Bizler sizlerin yanında; sağlam, sağlıklı, yaşanabilir bir Kartal oluşturmak için varız. Belediyemizin sitesinde yer alan sözleşme sizler için bir rehberdir” şeklinde konuştu.
Kartal Atalar Mahallesi Onikiler Sitesi sakinleri de, Başkan Altınok Öz’e iftar daveti ve kendilerine gösterdikleri yakın ilgi ve bilgilendirmeden dolayı teşekkür ettiler. İftar yemeği Kartal Merkez Camii eski müezzinlerinden Vedat Özbaş’ın yaptığı dua ile son buldu. 

İSTANBUL 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Ev vaadiyle 10 milyonluk vurgun: 4 tutuklama Samsun’da ev almak isteyen bir kişiyi "sazan sarmalı" yöntemiyle 10 milyon lira dolandıran şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, 4’ü tutuklandı. Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğüne başvuran N.U., ev satın almak isterken kendilerini farklı kişiler olarak tanıtan şahıslar tarafından "sazan sarmalı" yöntemiyle 10 milyon TL dolandırıldığını belirterek şikayetçi oldu. İhbar üzerine Samsun İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince olayla ilgili kapsamlı inceleme başlatıldı. Yapılan çalışmalarda müştekinin gönderdiği paranın şüpheli M.Ç. adına açılmış bir banka hesabına aktarıldığı tespit edildi. Hesap hareketlerinin incelenmesi sonucu 2 milyon TL’nin halen hesapta bulunduğu belirlenerek söz konusu tutara bloke konuldu. Dolandırılan paranın izini süren ekipler, kalan 8 milyon TL’nin farklı hesaplara aktarıldığını belirledi. Yapılan takipte 2 milyon TL’nin şüpheli K.K.’nin hesabına gönderildiği ve bu tutarın da hesapta bulunduğu tespit edilerek bloke konulduğu, 6 milyon TL’nin ise farklı hesaplar üzerinden hareket ettirildiği belirlendi. Paranın hareketleri detaylı olarak incelendiğinde 1 milyon TL’nin banka şubesinden nakit olarak çekildiği, 4 milyon TL’nin C.A. isimli şahsın hesabına aktarıldığı ve buradan bir kuyumcudan altın alımında kullanıldığı, 1 milyon TL’nin ise E.Ö. isimli şahsın hesabına gönderilerek buradan nakit olarak çekildiği tespit edildi. Çalışmalar kapsamında M.Ç. olarak işlem yapan şahıs, polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan kimlik incelemesinde şahsın gerçek kimliğinin M.Ş.G. (45) olduğu ve M.Ç. adına düzenlenmiş sahte kimlik kullandığı ortaya çıktı. Şahsın bu kimlikle banka hesabı açtırdığı ve aynı kimlikle tapuda işlem yapmaya çalıştığı, yapılan kontroller sırasında imza uyuşmazlığının tespit edilmesi üzerine dolandırıcılık olayının ortaya çıktığı belirlendi. Gözaltına alınan M.Ş.G. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle olayın arkasında başka şüphelilerin de bulunduğu tespit edildi. İstanbul’da oldukları belirlenen şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda S.C.T. (29), O.D. (30), M.Y. (38) ve K.K. (32) yakalanarak gözaltına alındı ve çok sayıda dijital materyale el konuldu. Adli işlemlerinin ardından M.Y. isimli şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, diğer 4 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Bakan Göktaş, BM Kadının Statüsü Komisyonunun 70’inci Oturumuna katılacak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 9-12 Mart tarihleri arasında Birleşmiş Milletler Genel Merkezinde gerçekleştirilecek Kadının Statüsü Komisyonunun (KSK) 70’inci oturumuna katılacak. BM Genel Kurulundan sonra en yüksek katılımlı BM etkinliği olan Kadının Statüsü Komisyonu, 9-12 Mart tarihleri arasında New York’ta düzenlenecek. 70’inci oturuma dünyanın tüm bölgelerinden üye devletler ve BM kuruluşlarının temsilcileri katılacak. Öncelikli teması, tüm kadınlar ve kız çocukları için adalete erişimin sağlanması ve güçlendirilmesi; kapsayıcı ve adil hukuk sistemlerinin teşvik edilmesi, ayrımcı yasa, politika ve uygulamaların ortadan kaldırılması ve yapısal engellerin ele alınması olarak belirlenen oturumun gözden geçirme teması ise, tüm kadınlar ile kız çocuklarının güçlendirilmesi amacıyla kadınların kamusal yaşama tam ve etkin katılımının ve karar alma süreçlerine iştirakinin temin edilmesi ile şiddetin ortadan kaldırılmasına yönelik hususlar olacak. Bakan Göktaş, 9 Mart’ta komisyonun açılış oturumuna katılacak. Oturumun ‘genel tartışmalar’ bölümünde öncelikli tema kapsamında bir konuşma yapacak olan Göktaş, Türkiye’nin bu alandaki vizyonunu içeren Ulusal Beyanı’nı açıklayacak. Paneller, yuvarlak masa toplantıları ve yan etkinliklerin yapılacağı programlarda da yer alacak olan Göktaş, 10 Mart’ta BM Genel Merkezi’nde düzenlenecek yuvarlak masa toplantısında, kadınların adalete erişimi ve yapısal engellerin kaldırılması konularında Türkiye’nin iyi uygulama örneklerini ve tecrübelerini aktaracak. Göktaş, KSK 70’inci Oturumu kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenecek ‘Adaletin Geleceği: Kadınların Adalete Erişimini Güçlendiren Teknolojik Yaklaşımlar’ başlıklı yan etkinlikte konuşacak. Azerbaycan, Karadağ, Sırbistan, Sierra Leone, Mısır, BM Kadın Birimi ve Türkiye’den bazı Sivil Toplum Kuruluşları’nın (STK) iş birliğiyle düzenlenecek etkinlikte; 6284 sayılı Kanun kapsamında geliştirilen dijital başvuru, erken uyarı ve elektronik izleme sistemleri gibi Türkiye’nin kadına yönelik şiddetle mücadeledeki dijital alt yapısı ve hukuki tecrübeleri paylaşılacak. Kadın üreticilerin el emeği ürünleri sergilenecek Program kapsamında Türkevi’nde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve iş birlikleri kadın üreticilerin el emeği ürünlerinin sergileneceği ‘Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği ve Zanaatı’ sergisi açılışı ve ‘Ortak Sofralar, Ortak Gelecek: Kadınların Güçlendirilmesine Yönelik İftar Programı’ düzenlenecek. Bakan Göktaş’ın katılımıyla gerçekleşecek programda 30 ülkeden ve 5 uluslararası kuruluştan üst düzey temsilciler yer alacak. 22’si bakan düzeyinde olmak üzere toplam 150 üst düzey ismin katılacağı programda, Türk dünyasından Avrupa’ya, Afrika’dan Ortadoğu’ya kadar geniş bir coğrafyayı temsil eden ülke temsilcileri ile UNFPA, UNICEF ve UN Women gibi BM kuruluşlarının üst düzey temsilcileri, kadınların üretim ve istihdama katkılarını deneyimleyecek. İftar sofrasındaki her detay kadın girişimcilerin ürünlerinden seçilerek, kadın emeğinin ekonomideki gücü sergilenecek. Kadınların ekonomik ve sosyal güçlenmesine yönelik iş birliği Bakan Göktaş, 11 Mart’ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) arasında kadınların ekonomik ve sosyal güçlenmesi, kadın-erkek fırsat eşitliğine duyarlı iş ve tedarik uygulamalarının yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenecek iş birliği protokolü imza törenine katılacak. Bakan Göktaş, ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sırbistan ortaklığıyla düzenlenecek ‘Kadınların Kritik Rolü: Güçlendirme için Stratejik Ortaklıklar’ başlıklı yan etkinlikte konuşacak. Toplantıda kadınların liderlik süreçlerine katılımı, yaşlı kadınların sosyal hayata dahil edilmesi konuları ele alınacak. Bakanlık, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Gambiya ortaklığında yan etkinlik KSK 70’inci Oturumu kapsamında 12 Mart’ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Gambiya ortaklığında bir yan etkinlik düzenlenecek. BM Genel Merkezi’ndeki etkinliğin açılış konuşmasını yapacak olan Göktaş, teknoloji temelli yeni şiddet türleri ve zararlı uygulamalarla mücadelede Türkiye’nin politika ve saha deneyimlerini aktaracak. Göktaş, Türk dünyası girişimcilik ekosistemini ele alan Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) etkinliğinin yanı sıra; bazı Sivil Toplum ve İş Dünyası Kuruluşları ile çeşitli ülke temsilciliklerinin düzenlediği uluslararası panellerde ana konuşmacı ve onur konuğu olarak yer alacak. Bakan Göktaş, program kapsamında ayrıca çeşitli ülkelerin temsilcileriyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek.
Muğla Marmaris’in tek kadın ambulans sürücüsü Fatma Nur Uçar: "Önceliğimiz hayat kurtarmak" Muğla’nın Marmaris ilçesinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bağlı olarak görev yapan ambulans ekiplerinden birinde hem sürücü hem de paramedik olarak görev yapan Fatma Nur Uçar, 26 yıldır sürdürdüğü mesleğinde önceliğin cinsiyet değil insan hayatı olduğunu vurguladı. Marmaris’in tek kadın ambulans sürücüsü olan Uçar, "Mesleğimizin asıl amacı hayat kurtarmak" dedi. Paramedik olarak uzun yıllardır görev yapan ve aynı zamanda Marmaris’in tek kadın ambulans sürücüsü olan iki çocuk annesi Fatma Nur Uçar, mesleğin en büyük amacının hayat kurtarmak olduğunu belirtti. Uçar, "Marmaris’te tek kadın ambulans sürücüsü paramediğim. Mesleğimizin asıl amacı hayat kurtarmak. Hayat tehlikesi olan, bize ihtiyacı olan insanlara bir an önce ulaşmak için çalışıyoruz. Olay yerinde arka kabinde sağlık personeli olarak hastaya müdahale ediyoruz. Aynı zamanda ambulans kullanarak mesleğimize bir artı daha katmış oluyoruz. Bu gerçekten çok güzel, gurur verici ve onur verici bir duygu. Bir kadın olarak ilk başladığımız zamanlarda vatandaşlardan bazı tepkiler aldık. Ancak zamanla insanlar bu işi yapabildiğimizi gördü ve bizi kabul ettiler. O zamandan sonra işimiz daha da kolaylaştı" şeklinde konuştu. "Kadından ambulans sürücüsü mü olur?" Mesleğe ilk başladığı dönemlerde bazı ön yargılarla karşılaştığını anlatan Uçar, "İlk atandığım bölgede ’kadından ambulans sürücüsü mü olur’ diyerek hastasını ambulansa bindirmek istemeyen insanlar oldu. Zamanla gördüler ki biz bu işi yapabiliyoruz ve onlar için oradayız. Daha sonra bize güvenerek hastalarını ambulansa teslim etmeye başladılar" diyerek yaşadığı deneyimleri paylaştı. "En ağır vakalar genellikle trafik kazaları oluyor" Çeyrek asrı aşan süredir zor durumda kalan insanlara ilk müdahaleyi yapan Uçar Marmaris’te özellikle yaz aylarında artan motosiklet kazalarına dikkat çekerek, "En ağır vakalar genellikle trafik kazaları oluyor. Marmaris bölgesinde özellikle yaz aylarında motor kazaları çok artıyor. Bu kazalarda en önemli konu kask kullanımı. Kask takan kişilerin ağır yaralanma oranı daha düşük oluyor. Ancak kask takmayan kişilerde kafa travması ve ciddi yaralanmalar daha sık görülüyor. Bu yüzden motor kullanan herkesin mutlaka kask takmasını ve araç ile seyahat ediyorlarsa da emniyet kemerlerini takmalarını öneriyoruz" diyerek kask ve emniyet kemerinin önemine değindi. "Çok sevdiğim arkadaşımın vakasına gittim" Mesleğin zaman zaman duygusal açıdan da zorlayıcı olduğunu ifade eden Uçar, unutamadığı bir vakayı anlatarak, "Hiç unutamadığım vakalardan bir tanesi yaklaşık 10 yıl önce yaşandı. Bize ’spor yaralanması, düşme’ şeklinde bir vaka verildi. Olay yerine gittiğimizde yerde yatan kişinin çok yakın bir arkadaşım olduğunu gördüm. Kalp krizi geçirmişti. Tüm müdahaleleri yaptık ancak yapılan hiçbir müdahaleye yanıt vermedi ve hayatını kaybetti. Çok sevdiğim arkadaşımın vakasına gitmek benim için gerçekten çok zor bir vakaydı" diyerek mesleğin duygusal yönüne değindi. Olay yerine gittiklerinde sadece hastaya değil hasta yakınlarına da destek olmak zorunda kaldıklarını belirten Uçar, "Ailelerin o andaki durumları bizi de duygusal olarak çok etkiliyor. Özellikle genç hastalarda, gençlerin karıştığı trafik kazalarında veya çocuk vakalarında bunu daha yoğun yaşıyoruz. Hasta yakınları panik halinde bizden yardım istiyorlar. Biz de öncelikle onları sakinleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü onların sakinleşmesi hem bizim işimizi kolaylaştırıyor hem de hastaya daha sağlıklı müdahale edebilmemizi sağlıyor" şeklinde konuştu. "Kadın olmak bu işi yapamayacağımız anlamına gelmiyor" Mesleğini büyük bir tutkuyla yaptığını belirten Uçar, kadınların acil sağlık hizmetlerinde her alanda görev yapabileceğini vurgulayarak, "Kadın olmak bu işi yapamayacağımız anlamına gelmiyor. Tam tersine biz bu işi severek ve özveriyle yapıyoruz. Marmaris’te ben tek olabilirim ama Türkiye genelinde birçok kadın bu görevi başarıyla yapıyor. Ayrıca motorize ekiplerimiz var, motor kullanabiliyoruz, ATV kullanabiliyoruz. Kadın sağlık personelleri sadece ambulansın arka kabininde görev yapmak zorunda değil" diyerek kadınların her alanda görev alabileceğini vurguladı. "İlk yapılması gereken şey 112’yi aramak" Vakaya çıkış sürecini anlatan Uçar ihbar gelir gelmez en hızlı şekilde olay yerine gittiklerini belirtip, ilk yardım konusunda da vatandaşlara uyarılarda bulundu. Uçar, "Bir insanın başka bir insana doğru şekilde yardımcı olabilmesi için öncelikle ilk yardım eğitimi almış olması gerekiyor. Eğer böyle bir eğitim yoksa yapılması gereken ilk şey olay yerinin güvenliğini sağlamak ve hemen 112’yi aramaktır" diyerek ilk yardımın önemine de dikkat çekti.
Tokat TOGÜ’de Ramazan sofraları öğrencilerle bereketlendi Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde (TOGÜ) akademisyenler ve öğrenciler Ramazan ayında aynı sofrada buluşarak paylaşma ve dayanışma geleneğini sürdürüyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhu akademisyenler ile öğrencileri aynı sofrada buluşturuyor. Üniversite Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, geçtiğimiz yıl başlattığı gelenek kapsamında bu yıl da öğrencileri evinde iftar sofrasında ağırladı. Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar programında öğrenciler samimi bir ortamda bir araya gelerek Ramazan’ın manevi atmosferini paylaştı. İftar sofrasında öğrencilerle sohbet eden Yılmaz, üniversitenin sadece eğitim verilen bir kurum değil aynı zamanda güçlü bir aile ortamı olduğunu vurguladı. Öğrencilerle kurulan bu sıcak bağın üniversite kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirten Yılmaz, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini ifade etti. Öte yandan üniversitede birçok akademisyen de öğrencilerini evlerinde misafir ederek iftar sofralarında ağırlamaya devam ediyor. Akademisyenlerin öğrencilerle aynı sofrayı paylaşması, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma kültürünü üniversite ortamında da yaşatıyor. TOGÜ’de gelenek haline gelen iftar buluşmalarının Ramazan ayı boyunca devam etmesi planlanıyor. Üniversite yönetimi ve akademisyenlerin öğrencilerle kurduğu bu samimi ortam, kampüs yaşamına da ayrı bir anlam katıyor.