ASAYİŞ - 10 Mart 2021 Çarşamba 09:38

Batman’da öğrenci servisi uçuruma yuvarlandı: 2 ölü 24 yaralı

A
A
A
Batman’da öğrenci servisi uçuruma yuvarlandı: 2 ölü 24 yaralı

Batman'ın Sason ilçesi Gürgenli köy yolunda okul servisi uçuruma yuvarlandı. Kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 7’si ağır 24 kişi yaralandı.

Edinilen bilgiye göre kaza Batman’ın Sason ilçesi Gürgenli köyü yolunda meydana geldi. Öğrencileri okula getiren okul servis sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atıp uçuruma yuvarlandı.

Meydana gelen kazada 2 öğrenci olay yerindi hayatını kaybederken 7’si ağır 24 kişi yaralandı. Olay yerine Batman’dan ambulanslar sevk edildi. Yaralılar vatandaşlar tarafından olay yerinden çıkartıldı. Yaralılar Sason Devlet Hastanesi ve Batman Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.

Batman’daki kazada 2 kardeş hayatını kaybetti

Batman'ın Sason ilçesi Gürgenli köy mevkiinde meydana gelen kazada 2 kişinin öldüğü 24 kişin yaralandığı kazada hayatını kaybedenlerin kardeş oldukları öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre kaza, sabah saatlerinde meydana geldi. Öğrencileri taşıyan minibüs 300 metreden uçuruma yuvarlandı. Minibüste bulunan 7’si ağır 24 kişi yaralandı, 2 kişi ise hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin 18 yaşındaki Selim Barlık ve 16 yaşındaki Yasemin Barlık'ın kardeş oldukları öğrenildi. Yaralıların tedavisi devam ediyor.

Batman’da öğrenci servisi uçuruma yuvarlandı: 2 ölü 24 yaralı

Batman’da öğrenci servisi uçuruma yuvarlandı: 2 ölü 24 yaralı

Batman’da öğrenci servisi uçuruma yuvarlandı: 2 ölü 24 yaralı

Osman Arslan- Ekrem Aktaş
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Yeşilyurt’ta 21 Mayıs’ta "Linç Kültürü ve Psikolojisi" çalıştayı düzenlenecek Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Kent Konseyi işbirliğiyle; dijital çağın önemli toplumsal sorunlarından biri haline gelen linç kültürünü geniş kapsamlı boyutlarıyla ele almak amacıyla 21 Mayıs 2026 tarihinde saat 10:00’da Gedik Kültür Merkezi’nde "Linç Kültürü ve Psikolojisi" Çalıştayı düzenlenecek. Alanında uzman akademisyenler, iletişim uzmanları, psikologlar, hukukçular, sivil toplum temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilecek çalıştayda, sosyal medyada nefret dili, dijital zorbalık, toplumsal kutuplaşma, bireysel travmalar, algı yönetimi ve linç kültürünün toplumsal etkileri kapsamlı biçimde değerlendirilecek. Çalıştay kapsamında alanında uzman isimlerin sunumları, değerlendirme oturumları ve masa çalışmaları gerçekleştirilecek. Oturumlarda özellikle gençlerin dijital mecralarda karşı karşıya kaldığı psikolojik baskılar, sosyal medya kullanıcılarının sorumlulukları ve dijital etik konuları üzerinde durulacak. Programda ayrıca dijital çağın iletişim alışkanlıklarını nasıl değiştirdiği, sosyal medyada hızla yayılan bilgi kirliliğinin bireyler üzerindeki etkileri ve toplumsal yargı mekanizmalarının sanal ortamlarda nasıl şekillendiği konusunda bilimsel sunumlar yapılacak. Katılımcılar, linç kültürünün sadece bireysel değil aynı zamanda toplumsal huzuru ve sosyal birlikteliği tehdit eden önemli bir sorun olduğuna dikkat çekecek. Çalıştayın ana hedefleri arasında; toplumsal farkındalık oluşturmak, dijital iletişimde etik bilincini artırmak, özellikle genç kuşaklarda sağlıklı sosyal medya kullanımına yönelik bilinç geliştirmek ve çözüm önerileri ortaya koymak yer alıyor. Gün boyunca sürecek panel, sunum ve değerlendirme oturumlarında katılımcılar, dijital dünyada karşılaşılan psikolojik şiddet biçimlerine karşı ortak mücadele yöntemlerini de tartışacak. Toplumsal huzuru ve sosyal iletişim kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan çalıştaya, gençlik temsilcileri, STK üyeleri, akademisyenler ve vatandaşların yoğun katılım göstermesi bekleniyor. "Linç Kültürü ve Psikolojisi" Çalıştayı’nın, dijital çağda toplumsal bilinç oluşturulması ve sağlıklı iletişim kültürünün geliştirilmesi adına önemli çıktılar sunması bekleniyor. Özellikle gençlerin dijital medya kullanımı, sosyal medya dili, toplumsal duyarlılık ve iletişim bilinci konularında farkındalık oluşturulması hedefleniyor.
Zonguldak 19 Mayıs Coşkusu Emek ve Dayanışma Kahvaltısında Buluştu 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen birlik ve beraberlik kahvaltısında emek, dayanışma ve gençliğin önemi vurgulandı. Öz Sağlık İş Sendikası Zonguldak Şubesi Alaplı İlçe Temsilciliği tarafından organize edilen program, yoğun katılımla ve samimi bir atmosferde gerçekleştirildi. Programa Aytaç Tosun, Hastane Başhekimi Yasin Şahan, Hastane Müdürü Deniz Karakuş, Recai Özcan, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda sendika üyesi emekçi katıldı. Programda konuşan Sendika Disiplin Kurulu Üyesi ve İlçe Temsilcisi Emrullah Sezgin, 19 Mayıs’ın bağımsızlık mücadelesinin simgesi olduğunu belirterek, cumhuriyet değerlerine sahip çıkmanın önemine dikkat çekti. Sezgin konuşmasında, Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği bu özel günün, emek mücadelesi açısından da büyük anlam taşıdığını ifade ederek şu sözlere yer verdi: "19 Mayıs sadece bir takvim yaprağı değil; emperyalizme karşı başkaldırının, tam bağımsızlık inancının ve geleceğe duyulan güvenin adıdır. Emekçiler olarak daha adil, daha özgür ve müreffeh bir Türkiye idealini hep birlikte inşa edeceğiz." Sendikal dayanışmanın önemine de değinen Sezgin, birlik ve beraberlik mesajı vererek gençlerin umutla geleceğe bakabildiği bir ülke hedefi için çalışmayı sürdüreceklerini söyledi. Yoğun katılımın olduğu program, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve iyi dilek temennileriyle sona erdi.
Malatya Malatya’da 19 Mayıs coşkusu Malatya’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 107’nci yıl dönümü düzenlenen törenlerle coşkuyla kutlandı. İnönü Caddesi’nde bulunan Malatya Park AVM önünde gerçekleştirilen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebubekir Kayhan, 19 Mayıs 1919’un Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı olduğunu söyledi. Atatürk’ün 19 Mayıs’ı gençlere armağan etmesinin gençliğe duyduğu güvenin göstergesi olduğunu belirten Kayhan, gençlerin Türkiye’nin geleceğinin en büyük teminatı olduğunu ifade etti. Türkiye’nin her alanda önemli gelişmeler kaydettiğini dile getiren Kayhan, gençlerin bilim, spor ve eğitim alanlarında kendilerini geliştirerek ülkenin geleceğine yön vereceğini kaydetti. Kayhan, "Sizin başarınız Türkiye’nin başarısıdır. Okuduğunuz her kitap, ter döktüğünüz her saha ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak en güçlü değerdir" dedi. Konuşmaların ardından öğrenciler ve sporcular tarafından hazırlanan halk oyunları ile sportif gösteriler vatandaşlardan büyük alkış aldı. Programa, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 2’nci Ordu Komutanlığı yetkilileri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Bursa Camisiz minare köyün sembolü oldu Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı Hasanpaşa Mahallesi’nde köyün sembolu haline gelen camisiz minare, görenlerin ilgisini çekiyor. İnegöl ilçesine bağlı kırsal Hasanpaşa Mahallesi’nde 1868’de yapılan cami kullanılamaz hale gelince, 2000 yılında yıkılmasına karar verildi. Ancak mahalle sakinleri minarenin yıkılmasına rıza göstermedi. Bunun üzerine cami yıkılıp, farklı noktaya yenisi yapılırken, yıkılmayan eski minare ise mahallenin sembolü haline geldi. Mahallenin meydanında yükselen minare görenlerin de ilgisini çekiyor. Hasanpaşa mahalle muhtarı Hasan Karadeniz, "Köyümzüdeki sembol olan minaremiz 1893’te köyümüz Gürcistan’dan buraya göç ediyor. Göç ettiğimizde, köy kurulduğunda Yunanın köyü 2 sefer yaktığını yaşlılarımızdan, dedelerimizden duyduklarımızı söylüyoruz. Dedelerimiz 1893’te buraya geldiğinde yapılan her şeyin adı altında Yunanın köyü komple yaktıktan sonra sadece minaremiz kalmış. Kalan minaremiz köyümüzde yanında camisini atıl halde olduğu, camimiz yetmediği için camimiz yıkılıp, yeni camiyi başka yerde inşa ettik. Minaremizde sembol olarak köyümüzde hala bulunduruyoruz. Bakımlarını yapıyoruz, onarımlarını yapıyoruz. Sembol olarak köyümüzde duruyor. Çok güzel bir şey oluyor. Etkinliklerde herkes geliyor yanına oturuyor, etrafına oturuyor. Görenler minareniz var caminiz niye yok diyor. Biz de tabi eskiye dayanarak Yunanın yaktığını minarenin sembol olarak kaldığını izah ediyoruz. Biz onu koruduğumuz için bu şekilde memnun oluyorlar" dedi.