KENT HABERLERİ - 20 Ağustos 2014 Çarşamba 10:21

Beykoz’un sokakları sarı - siyah renklere büründü

A
A
A
Beykoz’un sokakları sarı - siyah renklere büründü

Beykozspor 1908 takımının yıl dönümünü kutlamak için meydanda bir araya gelen Beykozlular, stada kadar tezahüratlarla yürüdü.

Sarı-siyaha bürünün sokakta, yürüyüşe tekerlekli sandalyeli katılan bir kadın da, “Kendimi engelli olup da özgür hissetiğim tek yer burası” dedi.

Beykozlular, kendi aralarında dayanışmayı güçlendirmek amacıyla Beykozspor’un da kuruluş tarihi olan 1908’e ithafen saat 19.08’da meydanda toplandı. Beykoz Belediyesi tarafından organize edilen etkinlikte vatandaşlar ve Beykozspor taraftarları sloganlar ve tezahüratlarla Beykoz Paşabahçe Stadı’nda kadar yürüdü. Yürüyüşün en dikkat çeken ismi ise tekerlekli sandalyesi ile katılan Saniye Efe oldu. Bir buçuk kilometre yolu tekerlekli sandalyesi ile devam eden Saniye Efe, Beykoz sevgimden dolayı bu yürüyüşe katıldım. Beykozlu olmak benim için bir ayrıcalık. Kendimi engelli olup da özgür hissettiğim tek yer burası. Bu yüzden bugün çok coşkuluyum” dedi.
“DÜNYANIN HER TARAFINDAN ARAYARAK GÜNÜMÜZÜ TEBRİK EDİYORLAR” 

5 sene önce Dünya Beykozlular Günü’nün ilan ettiklerini belirten Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek “Beykozspor çok köklü ve eski bir spor kulübü.1908 önemli bir tarih bizim için. Dünyanın her tarafından bizi arayarak günümüzü tebrik ediyorlar. Çok büyük kulüplerimizin bile böyle bir günleri olmazken, bir ilçe takımının gününü kutlaması ender bir olay” dedi.
Yürüyüşün ardından Anadolu Üsküdar 1908 Spor Kulübü ve Beykozspor 1908 takımları arısında dostluk maçı oynandı. Gece havai fişek gösterisi ile son buldu.  

AHMET FARUK SARIKOÇ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "8 Mart; milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını" temalı "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" programı düzenlendi. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, "Bugün burada, insanlık tarihinin en ağır yükünü sırtlanmış, en büyük bedelleri ödemiş, fakat buna rağmen vakarından, fedakârlığından ve dirayetinden asla ödün vermemiş Türk Kadınının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı günde, Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla bizlere istikamet çizen; milli ve manevi hassasiyetleriyle Türk ailesini ve Türk kadınının vakarını daima savunan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Onun liderliği ve kararlı duruşu, bu kürsüden dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturmaktadır" dedi. "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamından bahseden Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır. Biz kadın meselesine Batı’nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıyoruz. Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir. Orta Asya bozkırlarında Hakan ile birlikte toyda söz alan Hatun da bizimdir, cephede mermi taşıyan Nene Hatun da bizimdir, istiklalin bedelini evladıyla ödeyen analar da bizimdir" diye konuştu. "Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil, irade sahibidir" MHP Lideri Bahçeli’nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır. Türk kadını fedakarlığın, sabrın ve vefanın adıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, şunları kaydetti: "Türk kadını yalnızca doğurmamış; yoğurmuş, yetiştirmiş, korumuş ve diriltmiştir. Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri’nde milleti anlatırken, anayı temel direk olarak tarif etmesi boşuna değildir. Çünkü biliriz ki, ana güçlü ise millet güçlüdür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil irade sahibidir. Slogan değil sorumluluktur. Günümüzde kadın meselesi, Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alınırken, özgürlük kavramı, çoğu zaman toplumsal bağlardan koparılmaktadır. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayış dayatılmaktadır. Kadının çalışma hayatındaki emeği, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlanmakta ve annelik değersizleştirilmektedir."