KENT HABERLERİ - 28 Kasım 2015 Cumartesi 09:27

Beyoğlu Belediyesi’nden Şebinkarahisar’a kardeşlik eli

A
A
A
Beyoğlu Belediyesi’nden Şebinkarahisar’a kardeşlik eli

Beyoğlu Belediyesi ile Şebinkarahisar Belediyesi arasında kardeş kent protokolü imzalandı. İmza törenine, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek de katıldı.

Dünyanın doğusundan batısına her bölgeden birçok şehir ile ekonomik, bilimsel-teknik ve kültürel alanlarda işbirliği, ve kardeşlik protokolü imzalayan Beyoğlu Belediyesi, son olarak Şebinkarahisar Belediyesi ile kardeşlik protokolü imzaladı. Protokol öncesi Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve Şebinkarahisar Belediye Başkanı Şahin Yılancı, bir süre başkanlık makamında sohbet etti.

PROTOKOL DAYANIŞMA VE İKİLİ İLİŞKİLERİ GELİŞTİRECEK
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın 2013 yılında Şebinkarahisar’a yaptığı ziyaret sonrası, her iki belediye meclisi tarafından alınan karar doğrultusunda kardeş kent protokolü imza töreni gerçekleştirildi. Beyoğlu Belediyesi Mabeyn salonunda Başkan Ahmet Misbah Demircan ev sahipliğinde düzenlenen törene, Şebinkarahisarlı olan Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, Şebinkarahisar Belediye Başkanı Şahin Yılancı, eski vekiller Ünal Kacır, Ahmet Baha Öğütken, AK Parti Şebinkarahisar İlçe Başkanı Nejat Okuyar, iş adamları ve çok sayıda Şebinkarahisar sivil toplum kuruluşu başkanları katıldı. Beyoğlu Belediyesi ile Şebinkarahisar protokolü iki belediye arasında diyalogların geliştirilmesi, dayanışma ve ikili ilişkilerin geliştirilmesi çalışmalarını kapsıyor.

"ŞEBİNKARAHİSARLI KARDEŞLERİMİZİN BEYOĞLU'NDA ANLAMLI BİR AĞIRLIĞI VAR"
Düzenlenen imza töreninde konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, "Şebinkarahisarlı kardeşlerimizin Beyoğlu'nda anlamlı bir ağırlığı var. Bugün yıllardır var olan dostluğumuzu imzalayarak biraz daha pekiştirmiş olduk. Değerli başkanıma katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah Beyoğlu'nda güzel etkinlikler yaparak ve Şebinkarahisar’a giderek kültür sanat anlamında, ekonomi anlamında yapacaklarımızla kardeşliğimizi pekiştirmek üzere bu imzaları attık " dedi.

Beyoğlu ile tarihi bir geçmişleri olduğunu belirten Şebinkarahisar Belediye Başkanı Şahin Yılancı ise ”Bu tarihi geçmişimizdeki kültür bağlarımızı bugün başkanımızın eşliğinde imzayı atmış olduk. Her iki ilçemize de hayırlı uğurlu olsun. Beyoğlu'ndan alacağımız önemli tecrübeler var. Beyoğlu Belediye başkanımıza, meclis üyelerimize, katılımcı milletvekillerimize, iş adamlarımıza ve bizi yalnız bırakmayan bütün herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. 

MURAT HOROZ - SELİM BAYRAKTAR 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon KTÜ’de "Trabzon Kent İçi Kültürel Mirasının Korunması" çalıştayı Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Arkeoloji Bölümü tarafından düzenlenen "Trabzon Kent İçi Kültürel Mirasının Korunması" çalıştayı Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi Fahri Kuran Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılış programına KTÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İlhami Tekin Cinemre, Trabzon Müzesi Müdürü Levent Alnıak, Doğa-Tarih Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz ile akademisyenler, yerel yönetim temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan KTÜ Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkan Demirel, Trabzon’un yaklaşık 2 bin 400 yıllık kesintisiz yerleşim geçmişine sahip çok katmanlı bir kent olduğuna işaret ederek, hızlı kentleşmenin kent hafızası ve kültürel miras üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çekti. Korumanın planlama süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirten Demirel, disiplinler arası iş birliğinin önemini vurguladı. Doğa-Tarih Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, "Trabzon Kent İçi Kültür Aksları; Tarihi Yollar, Kaleler ve Yapıların Koruma, Kullanma Durumu", Doğa-Tarih Derneği Yönetim Kurulu üyeleri Yüksek Mimar Sedat Türkmen ve Dr. Öğretim Üyesi Güler Erüz ise, "Kültürel ve Doğal Miras Sürmene-Bayburt Kervan Yolu" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Yüksek Mimar Sedat Türkmen, çalıştayın ardından yaptığı açıklamada, "Çalıştayı organize eden ve ev sahibi Arkeoloji Bölüm Başkanı Serkan Demirel hocamıza Doğa-Tarih Derneğimiz adına çok teşekkür ediyoruz. Derneğimizin uzun yıllardır özveriyle yaptığı çalışmalar ve güncel durumlar hakkında ilgili kurum, kişi ve ilgi duyan taraflara bilgilendirme, hatırlatma ve farkındalıklarını tazeleme imkanı sağlayan bu tür çalıştaylar ve akademik ortamlarda özellikle kültürel miraslarımızın korunması süreçlerine ilişkin yaklaşımlarımızı ve tutumumuzu sergileme imkanı vermektedir. Çalıştaya konuşmacı ve sunumlarıyla katkı veren Dernek Başkanımız ve Yönetim kurulu üyelerine, ayrıca katılım sağlayan dernek üyelerimize çok teşekkür ediyoruz" dedi. Üç oturum olarak planlanan çalıştayın ilk oturumunda kültürel miras yönetimi, koruma mevzuatı ve uygulama deneyimleri ele alındı. İkinci oturumda Trabzon’un kent dokusu, süreklilik ve sürdürülebilirlik çerçevesinde değerlendirildi. Üçüncü oturumda ise kent içindeki arkeolojik alanların araştırılması ve korunması konusu tartışıldı. Alanında uzman akademisyenler, kurum temsilcileri ve yerel paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Trabzon’un kültürel mirasının korunmasına yönelik uygulanabilir önerilerin geliştirilmesi hedeflendi. Çalıştay, gün boyunca yapılan değerlendirmelerin ardından kurumlar arası iletişim ve iş birliğinin güçlendirilmesi, ortak sorun alanlarının belirlenmesi ve çözüm önerilerinin ortaya konulmasına yönelik sonuç bildirgesi çerçevesinin oluşturulmasıyla sona erdi.
Bursa Bursa’nın mahalle kültürü kitap fuarında Bursa’nın tarihi katmanları ve mahalle kültürü Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda konuşuldu Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü’nü kazanan araştırmacılar Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Bursa’nın geçmişine ve toplumsal hafızasına ışık tutan çalışmalarını düzenlenen söyleşide paylaştı. Nilüfer Belediyesi’nin kentin akademik birikimine katkı sunmak amacıyla düzenlediği "Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü"nde başarılı olan araştırmacılar, Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda İznik’in katmanlı tarihini ve Hürriyet Mahallesi’nin değişen çehresini anlattı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Hüdavendigar Salonu’nda düzenlenen "Bursa’yı Anmak, Bursa’yı Yazmak" temalı söyleşinin moderatörlüğünü Hacı Tonak yaptı. Bu zenginliği geleceğe taşımalıyız İznik üzerine yaptığı araştırmayı anlatan Gözde Kirli, kentin sadece fiziksel yapılarından ibaret olmadığını vurguladı. İznik’in tarih öncesinden bu yana kesintisiz bir yaşam alanı olduğunu belirten Kirli, "İznik, tarih öncesinden beri varlığını sürdüren bir kent. Bugün hala bu kentte, surlarla beraber gündelik yaşantımızı hiç zorluk çekmeden sürdürmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İznik’in stratejik, tarihi ve dini önemine de değinen Kirli, kentin neden sürekli bir mücadele alanı olduğunu şöyle açıkladı: "İznik bir ‘arzu nesnesi’ olarak tarihler boyunca ortaya çıkmış ve hep alınmak istenmiş bir yer. Bu yüzden sürekli savaşlara, tahribatlara ve depremlere maruz kalmış. Elimizdeki kent stoğu tükenmiş, yeniden yapılandırılmış. Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar her gelen kendi kültürünü getirmiş ve ciddi bir kültürel katmanlanma oluşmuş. Bugün göl altında gördüğümüz yapılar ise aslında yapıldıkları dönemde toprak üzerindeydi. Altımızda çok ciddi bir tarihi rezerv bulunuyor. Bunun için değerli madenleri de sayabiliriz. Doğru koruma politikalarıyla bu zenginliği geleceğe taşımalıyız." Mahalle kültürü zayıfladı Hürriyet Mahallesi’ndeki mekan ve gündelik yaşam ilişkisini inceleyen Sercan Eklemezler ise mahallenin hafızasını henüz tanıkları hayattayken kaydetmenin önemine dikkat çekti. Mahallenin kuruluş yıllarına dair ilginç bir anektodu paylaşan Eklemezler, "Mahalle ilk kurulduğunda tüm evler tek tip ve beyaz badanalıydı. İnsanlar gece vardiyasından geldiklerinde kendi evlerini bulamazlardı. Bu çok özel bir hatıradır. 1980’li yıllara kadar belediye başkanı ile mahallenin manavı aynı masada oturur, gündelik yaşamı paylaşırdı. Sonrasında ise sınıfsal ayrışmaları görüyoruz" dedi. Günümüzdeki toplumsal değişime de parmak basan Eklemezler, mahalle kültüründeki zayıflamaya dikkat çekerek, "Eskiden çocuklar sokakta büyür, annelerimiz ekmeklerimize reçel sürerdi ve hayat böyle akardı. Ancak saha çalışmam boyunca gördüm ki, artık mahallede kimse balkonlara bile çıkmıyor. Herkes kendi özel yaşantısına çekilmiş durumda. Biz sosyologlar olarak sadece tabloyu ortaya koyuyoruz. ‘Gündelik hayatın o eski canlılığına ve sokağın aktifliğine nasıl dönebiliriz?’ bunu sorgulamaya çalışıyoruz" diye konuştu.