SAĞLIK - 08 Aralık 2022 Perşembe 12:22

Bir gecede parmağını bile oynatamaz hale geldi, fizik tedaviyle hayata döndü

A
A
A
Bir gecede parmağını bile oynatamaz hale geldi, fizik tedaviyle hayata döndü

 Bir gecede adeta parmağını bile oynatamaz hale gelen 42 yaşında Levent Fıçıcılar, fizik tedavi ile hayata göndü. Kızına dokunamadığı anlar kameraya yansırken Fıçıcılar, “Öncesinde doktora giden biri değildim geçer diye önemsemedim. Sorumlu olduğum bir kızım var, hayata tutunma tarafını seçtim, hiç vazgeçmedim. Bir gecede parmağımı kımıldatamaz duruma geldim, her şeyin olumlu tarafından bakarak bugün kendi ihtiyacımı kendim karşılayabiliyorum” dedi.

Halsizlik, geçmeyen ishal gibi şikayetlerini önemsemeyen, 1 çocuk babası Levent Fıçıcılar, 2019 yılı eylül ayında bir anda rahatsızlandı. Uyandığında hareket etmekte zorlandığını ifade eden Fıçıcılar, ailesinin yardımıyla doktora gitti. Yapılan tetkiklerde edinilen bilgiye göre sinir sisteminde meydana gelen, vücutta kas güçsüzlüğüne, refleks kaybına neden olan, geçici felç hali oluşturan ve kesin tedavisi olmadığı ifade edilen ancak etkisi azaltılabilen bir nörolojik hastalık olan guillain barre teşhisi konuldu. Multidisipliner sürdürülen tedavi sürecinde Fıçıcılar’ın vücudun bağışıklık sisteminin kendi doku ve organlarına saldırması olarak ifade edilen lupus hastası olduğu da belirlendi. Kilo problemi de bulunan, bir gecede neredeyse parmağını dahi hareket ettiremez hale gelen Fıçıcılar için uzun tedavi süreci başladı. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde önce nöroloji ardından Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’ne yatışı yapılan, multidisipliner bir yaklaşımla süren tedavisi çerçevesinde zor günler geçiren Fıçıcılar, azimle tedavilerine yöneldi. Yakınlarının kızını hastaneye getirdiği ancak ellerini ve ayaklarını hareket ettirememesi nedeniyle kızına sarılamayan Fıçıcılar’ın o anları yürek burktu. Fizik tedavi ve egzersizlerin etkisiyle zamanla ufak hareketler yapmaya başlayan, yakınlarının desteğiyle ayağa kalkan Fıçıcılar, kızı ve ailesine yeniden dokunabilmek için doktorlarını harfiyen dinledi. Uzun ve yorucu geçen tedavi süreçlerinin ardından bugün baston yardımıyla yürüyebilen ve vücudunu hareket ettirebilen 42 yaşındaki Fıçılar yaşadıklarını anlattı. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mehmet Toptaş ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. Ebru Aytekin de klinik ve sürece ilişkin bilgi verdi.

“Ailelerden de çok güzel geri dönüşler var”

Fizik tedavi ve rehabilitasyon çalışmalarıyla birçok hastada çok önemli gelişmeler yaşandığını aktaran İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mehmet Toptaş, “Özellikle kas, iskelet sistemi, ortopedik hastalıklar, nörolojik, ramotolojik ve geriatrik hastaların artmasıyla beraber hastanemizin fizik tedavi ünitesine ve servisine olan ihtiyaç artmıştı. Biz 27 yataklı bir klinik kurduk ve ünitemizi de büyüttük. Buraya sedye ile getirdiğimiz birçok hastaların burada uzun süre tedavi aldıktan sonra yürüyerek gittiğini görmekteyiz. Bu bizi çok mutlu etmekte, hakikaten profesyonel çalışan iyi bir ekibimiz var. Biz de hastane yönetimi olarak bu ekibe elimizden geldiğince destek olmaya çalışmaktayız. Boyundan alt kısmı tamamen tutmayan bir hastamız vardı, o hastayla ilgili fizik tedavi hekimlerimizin hem medikal hem de fizyoterapi tedavileriyle birlikte buradan yürüyerek çıktı. Bu hastaları görünce hem ekip hem bizim motivasyonumuz çok artmakta. Buna benzer bir hasta yine hala yatıyor burada, sedye le getirilmişti önce opere ettik. Daha sonra bir Covid geçirdi, yoğun bakımda yattı tekrar fizik tedavi ünitesine aldık, yürüyemez haldeydi şimdi gayet güzel yürüyor. Ailelerinden de çok çok güzel geri dönüşler var. Hakikaten şuaradan çıkan hastaların ve yakınlarının mutluluğu görülmeye değer” şeklinde konuştu.

“Hiçbir eklemini oynatamayan hastaları yürüyerek çıkarttığımızda mutlu oluyoruz”

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. Ebru Aytekin hastalardaki gelişiminin kendilerini çok mutlu ettiğini anlatarak, “Birçok alana yönelik rehabilitasyon yapıyoruz. Örneğin; ortopedik, nörolojik rehabilitasyon solunum, lenfödem rehabilitasyonu bir takım girişimsel işlemlerimiz var. İnsanların bir anda vücutlarında kas iskelet sistemlerinde yetersizlik oluşmasıyla beraber tüm hayatları bir günde değişebiliyor. Hiçbir ekstremitesini hiçbir eklemini, kolu bacağını oynatamayan hastaları yürüyerek çıkarttığımızda onları ailelerine kavuşturduğumuzda psikolojik yönden iyi olduklarını, işlerine başlayabildiklerini, çocuklarına sarılabildiğini gördüğümüzde oldukça mutlu oluyoruz. Hastamız Levent Bey de bizim en korktuğumuz şey; solunum kaslarının tutulup yoğun bakım sürecine girmesi, Allah’tan hastamız o aşamaya gelmedi. Solunum kasları da etkilenince bizim için çok daha zor olabiliyor. Hastamızda bir gün içinde hızla gelişen kollarda ve bacaklar güçsüzlükle giden nörolojik bir tabloyla bizim hastanemizin nöroloji kliniğine yatırıyor” dedi.

“Kollar ve bacaklarda hiçbir hareket, oturma dengesi yoktu”

Levent Fıçıcılar’ın tedavisine ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Aytekin, “Biz bu hastamızı servisimize aldığımız zaman hastamızın dört ekstremitesinde kollar ve bacaklarda hiçbir hareketi yoktu, gövde, oturma dengesi yoktu. Gerçekten hastamız o dönemde de obez bir hastaydı, yaklaşık 130 kilo kadardı. Biz bu hastamızı araştırdık altta yatan ramotolojik bir sebep tespit ettik. Buna yönelik hastamıza çok ileri tedaviler, örneğin; hastamıza plazma değişimi, immunoglobulin tedavileri bunun dışında steroid tedavisi ve birtakım tedaviler uygulayarak hastamızın kol ve bacaklardaki kuvvetsizliğinin gerilemesini hızlı bir şekilde geri döndürmeye çalıştık. Bu tedavilerle büyük bir ilerleme kaydettikten sonra ve hastamıza verdiğimiz rehabilitasyon hizmetiyle hastamız önce oturur duruma geldi sonra ayağa kaldırdık. Paralel barda yürüme çalışmalarına başladık. Onun dışında en son olarak tek bastonlu bağımsız kendine bakabileceği bireysel olarak tamamen özgür olduğu bir konuma getirebildik” diye konuştu.

“Bir gecede parmağımı kımıldatamaz duruma geldim, hiç vazgeçmedim”

42 yaşındaki 1 çocuk babası Levent Fıçıcılar kızı için yeniden eski haline dönmek için büyük çaba gösterdiği anlatarak şöyle konuştu:

“2019 yazında eylül ayında rahatsızlandım, öncesinde 1 ay kadar bir halsizliğim vardı, ama ben önemsemedim. Gece uykuda rahatsızlanmışım farkında olmadan sabah uyandığımda kollarımı kaldıramıyordum. Geçmeyince acile başvurdum. Orada tekitlerden sonra guillain barre teşhisi konuldu. Yavaş yavaş kas hareketlerimi kaybetmeye başladım, sadece boynumu oynatabiliyordum. Hemen hastanede tedaviye başlanıldı bu nefes kaslarıma kadar geldi, yoğun bakımlık olacakken tedaviye başlandığı için yoğun bakıma alınmadım. 1 ay kadar nörolojide devam etti tedavim. Lupus hastalığı teşhisi de konuldu. 1 ay kadar nörolojide 6-7 ay kadar da fizik tedavide yattım tedavilerim devam etti. Toplamda 7-8 ay sonrasında benim parmak hareketlerim başladı. 5,10,20 derken 1 saat ayakta durmaya başladım. 1 buçuk, 2 yıl kat ettikten sonra sanki yeni doğmuş bir bebek gibi emekleyerek işlerimi hallediyordum daha sonra walker ile, değnek ile yürümeye başladım 3 sene zarfında, şimdi Allah’a çok şükür ince motor becerileri haricinde kendi ihtiyacımı kendim hallediyorum. Sorumlu olduğum bir kızım, çocuğum var onu daha çok düşündüm. Hayata tutunma tarafını seçtim, hiç vazgeçmedim hala fizik tedaviye devam ediyorum hayatımın bir parçası oldu. Bir gecede parmağımı kımıldatamaz duruma geldim, sonuçta hayat devam ediyor her şeyin olumlu tarafından bakıp bu duruma kadar geldim, kendi ihtiyacımı kendim karşılayabiliyorum”

Hasibe Karadağ - Emre Baba
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Jandarma eşliğinde ektiği 250 dönüm tarla iddiaya göre akrabaları tarafından ilaçlanarak kurutuldu Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 250 dönüm ekili buğday tarlası, iddiaya göre sahibinin akrabaları tarafından zararlı ilaçla kurutuldu. Merkez Sur ilçesinde yaşayan çiftçi Lami Tuğrul, kırsal Alibardak Mahallesi’ndeki 450 dönüm tarlasının 250 dönümünü jandarma eşliğinde ekti. İddiaya göre, Tuğrul’un ekim yaptığı alan tarlaya yakın yerleşimleri olan akrabaları tarafından zararlı ilaçla kurutuldu. Tuğrul, tarlada analizler yaptırıp suç duyurusunda bulundu. Çiftçi Lami Tuğrul, 450 dönüm tapulu tarlası olduğunu, yıllar önce sorun yaşadığı akrabalarından ötürü göç ettiğini söyledi. 2-3 yıldır zorba bir çete oluştuğunu ileri süren Tuğrul, "Benim gibi 4-5 kişinin başına musallat ve bela olmuşlar, milletin malına el koymuşlar. Defalarca jandarma yakalıyor, savcılıkça serbest bırakılıyor. Bin dönüm arazi, onların korkusundan ekilmiyor. Bundan bir sene önce asker eşliğinde adam malını sürmeye kalktı hücum ettiler. Bir kişi öldü, 2-3 kişi yaralandı. Tarlamın hemen üstüdür. Bu sene de bu akıbeti benim başıma getirmek istediler. 150 askerle gelip arazimi ektim. Tohum, gübremi attım. Gittikten sonra haber gönderip, ‘sana yedirmeyeceği’ dediler. Gecenin yarısı 4-5 traktörle gelip 250 dönümlük arazime ilaç atmışlar" dedi. Kalan 200 dönümü de kullanamadığını öne süren Tuğrul, "Bu memleketin öz evladıyım. Her sene binlerce lira vergi veriyorum. 200 dönümüm de onların gaspı altındadır. Ektiğim halde de yedirmiyorlar. İlla ölmem, öldürmem mi lazım. Gayeleri biri ölsün, malımın hepsine el koysunlar. 15 çocuk, 42 torun sahibiyim. Burası rızkımdır, evlatlarımın rızkıdır. Başıma bela olmuşlar, kendimi, çocuklarımızı muhafaza ediyorum. Kup kuru olan, sapsarı gözüken, ilaç atılan yerimdir. Tapulu yerimdir. 200 dönümüm de aşağı da var" diye konuştu. "Şikayetimi bildiriyorum, bunu ihbar kabul etsinler" diyen Tuğrul, "Bunlara bir önlem alsınlar. Evleri karşıdadır, köy görünüyor. Köy iki aileden ibaret. Biri Parçacı, biri İmamoğlu. Geçen sene de ektiğim araziye biçerdöverle girdiler, bir sonuca gidemedim. Bu sene de gece yarısı gelip böyle yaptılar. Görenler var, kimse korkudan söyleyemiyor. Hak hukukumuz yeniliyor. Besiciyim, saman ve yemimi bu tarladan temin ediyorum" şeklinde konuştu.
Samsun İlkadım’ın parkları yaza hazırlanıyor SAMSUN (İHA) – Samsun’un İlkadım Belediyesi yaz aylarında vatandaşlar tarafından sıklıkla kullanılan park ve bahçelerdeki bakım, onarım, tadilat ve yenileme çalışmalarına devam ediyor. İlkadım Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, yaz aylarında ailelerin vakit geçirmek, çocuklarını eğlendirmek ve temiz hava almak amacıyla sıklıkla kullandığı park ve bahçelerde bakım çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler park ve bahçelerdeki çalışmalar kapsamında oyun gruplarının bakım ve onarımlarını yaparken; tamiri mümkün olmayanların ise yenilemelerini yapıyor. Bunun yanı sıra, parklardaki dinlenme alanları ve oturma gruplarının da bakım ve onarımları titizlikle yapılıyor. Parklardaki oyun gruplarında, dinlenme alanlarında ve yeşil alanlarda yapılan çalışmalarla, ailelerin parkları güvenle kullanabildiğini söyleyen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "İlkadım’da çocuklarımızın huzurla oyunlarını oynayabileceği, ailelerimizin de gönül rahatlığıyla vakit geçirebileceği modern ve güvenli park alanları oluşturmak amacıyla parklarımızın bakım, onarım ve tadilatlarına devam ediyoruz. Bunun yanı sıra, ilçemizin yaşam kalitesini arttırmak için yaptığımız önemli yatırımlardan birisi olan ‘Güvenli Parklar’ projemizde de çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Yaz aylarında ailelerimizin sıklıkla kullandığı parklarımızda oyun gruplarını yenilenmesi, bozulan veya yıprana oyun gruplarının tamir edilmesi, yeşil alanların düzenlenmesi, ağaçların budanması, dinlenme alanları ve oturma gruplarının bakımları çalışmalarımız devam ediyor. Hem oyun oynayan çocuklarımızın güvenli alanlarda eğlenceli vakitler geçirmesi hem de ailelerin çocuklarını gönül rahatlığıyla bu alanlarda bırakabilmesi için üzerimize düşen görevlerimizi yerine getiriyoruz. Hemşehrilerimizden de parklarımızın temiz tutulması, oyun ve oturma gruplarına zarar verilmemesi konusunda duyarlı olmalarını rica ediyoruz. Daha güvenli, daha erişilebilir daha konforlu yaşam alanlarının yer aldığı bir İlkadım için çalışmaya ve yatırımlarımıza devam ediyoruz" dedi.
Denizli Denizlili kadınlar, 3. Lig’de şampiyonluk hedefliyor Denizli’de faaliyet gösteren kadın futbol kulüpleri arasına kısa bir süre önce katılan ve yetiştirdiği futbolcular ve aldığı başarılarla dikkat çeken Elit Kartallar 2025-2026 futbol sezonunda Türkiye Kadınlar 3. Ligi’nde mücadele edecek. Denizli Pamukkale Beşiktaş Futbol Okulları Koordinatörü Ferdi Kösem hedeflerinin ilk yılda şampiyonluk yaşamak olduğunu söyledi. Denizli’de kurulmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen aldığı başarılar, yetiştirdiği futbolcularla dikkat çeken ve büyük gelişme gösteren Denizli Pamukkale Beşiktaş Futbol Okulu yeni sezonda Elit Kartallar olarak Türkiye Kadınlar 3. Ligi’nde mücadele etme kararı aldı. Bu konuda çalışmalara başlayan ve daha önce Denizli’de başarısı ile kendini ispatlamış, bir çok takımda başarı yakalayan ve milli forma giymiş olan; Havane Yılmaz, Sude Karabuğa, Huriye Berber, Sıla Eldireklioğlu, Aybüke Solak, Ecrin Naz Çoban, Azra Özen, Merve Aksoy ‘u kadrosuna dahil etti. Ferdi Kösem: "Takımda iyi bir kolej havası oluşturduk" Yeni sezon çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Denizli Pamukkale Beşiktaş Futbol Okulları Koordinatörü Ferdi Kösem kadınlar 3. Ligine katılma kararı aldıklarını ve başarıyı hedeflediklerini belirterek "Yarı profesyonel bir lig. Denizli’de böyle bir açık olduğunu düşündük. Bu konuda çalışmalara başladık. Daha önce kadınlar liginde mücadele etmiş başarısını yeteneğini ispatlamış, milli olmuş birçok oyuncumuzu kadromuza dahil ettik. O futbolcularla bizim alt yapıdan yetişen oyuncularımızı harmanladık. Takımda iyi bir kolej havası oluşturduk" dedi. Başarı için iyi bir ortamın şart olduğuna dikkat çeken Koordinatör Kösem "Güzel bir aile ortamında, tecrübeli futbolcularımızla genç futbolcularımızın omuz omuza mücadele edeceği bir takım oluşturmak istiyoruz. Bu konuda kendilerini ispatlamış, Havane Yılmaz, Sude Karabuğa, Huriye Berber, gibi 1. Lig patentli futbolcuları kulübe kazandırdık. Biz açıkçası kızlara dokunmak istiyoruz, kızlara çok önem veriyoruz. Biz kızları bir yerlere daha üst liglere vermek için elimizden geleni yapacağız. Hem kulüp bazında hem de Elit Kartallar özelinde, hem de Beşiktaş’ımıza kızlarımızı vermek için çalışmalara ağırlık vereceğiz "diye konuştu. "Rakiplerin korkulu rüyası olduk" Transfer için çalışmalara erken başladıklarını söyleyen Kösem "Şu anda 11 civarı transfer yaptık. Ayrıca statü gereği içeriden gelen 2012 doğumlulardan 3 futbolcu oynatabiliyoruz. 2011 doğumlulardan 3 kişi oynatabiliyoruz. Ayrıca diğer yaşı büyük olan futbolcuları oynatabiliyoruz. Takımda şu anda 9 milli takım ayarında, 1. Lig ayarında oyuncu aldık. Ayrıca bunun dışında birkaç transfer daha yaparsak başarılı olacağımızı düşünüyorum. Şu andan bile rakiplerin korkulu rüyası olduk. Güzel bir takımımız oldu. Hedefimizi 2. Lig olarak belirledik. Bu sene olur ya da olmaz ancak seneye mutlaka hedefimiz 2. Lig olacak" ifadelerini kullandı.
Bursa BTSO’dan binlerce öğrenciye güvenilir gıda eğitimi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından düzenlenen "Güvenilir Gıda Tüketelim-Sağlıklı Beslenelim, İsrafı Önleyelim" projesi başladı. Bu yıl beşinci kez gerçekleştirilen proje kapsamında 51 okulda binlerce öğrenciye eğitim verilmesi hedefleniyor. Çocukların güvenilir gıdalarla dengeli ve sağlıklı beslenmesini sağlamak ve israfın azaltılmasına destek olmak amacıyla BTSO öncülüğünde hayata geçirilen "Güvenilir Gıda Tüketelim- Sağlıklı Beslenelim, İsrafı Önleyelim" projesi Yıldırım Erguvan İlkokulu Konferans Salonu’ndaki açılış toplantısıyla başladı. Programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan ile öğretmenler katıldı. Öğrencilerle birlikte gerçekleştirilen programın açılış töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, gıda tüketimi ve israf konusundaki farkındalığı artırmak istediklerini söyledi. Bu kapsamda çocukların bilinçlendirilmesinin çok kıymetli olduğunu belirten Hakan Batmaz, "Güvenilir gıda demek, yediğiniz her lokmanın arkasında bir güvenlik süreci olması demektir." dedi. "Hayatımızın her alanında bilinçli olmalıyız" İsraf konusunun da bir kural değil bir saygı meselesi olduğunu ifade eden Batmaz, "Tabağınızda bıraktığınız her lokma, o gıdanın yetişmesi için harcanan emeğe, suya ve doğanın bize sunduğu imkânlara karşı bir sorumluluktur. İhtiyacımız kadarını almak ve tabağımızı bitirmek hem emeğe hem de doğaya duyulan saygının en temel göstergesidir. Bu bilinci hayatınızın bir parçası haline getirdiğinizde sadece yeme alışkanlığınızı değil, aynı zamanda dünyaya bakışınızı da çok daha sorumlu bir noktaya taşımış olursunuz." diye konuştu. "İsraftan kaçınmak hepimizin sorumluluğu" BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan, sağlıklı beslenmenin vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri doğru miktarda almak ve güvenilir gıdaları tercih etmek anlamına geldiğini belirterek, "Dünyanın bazı bölgelerinde çocuklar yeterli gıdaya ulaşamazken, bazı yerlerde yiyeceklerin gereğinden fazla tüketilmesi ya da israf edilmesi hem kaynakların boşa gitmesine hem de sağlıksız yaşam alışkanlığına yol açmaktadır. Bu dengesizlik, zamanla hem bireysel sağlığımıza hem de toplumsal duyarlılığımıza zarar verir. Bu yüzden sağlıklı beslenmeyi öğrenmek ve israftan kaçınmak hepimiz için büyük bir sorumluluktur. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bu konularda bilinçlenmesi için eğitim ve farkındalık çalışmalarına ihtiyaç var." dedi. "Ödüllü resim yarışması ile farkındalık artacak" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası liderliğinde hayata geçirdikleri proje ile bu alandaki farkındalığı artırmayı hedeflediklerini ifade eden Sayılgan, "Kamu kurumları ve üniversitelerimizin katkılarıyla beşincisini düzenlediğimiz proje kapsamında bu yıl 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik eğitimler gerçekleştirerek 50’den fazla okulda binlerce öğrenciye ulaşmayı planlıyoruz. Ayrıca öğrencilerimizin öğrendiklerini pekiştirmeleri ve farkındalıklarını artırmaları amacıyla ödüllü bir resim yarışması da düzenliyoruz. Tüm öğrencilerimizi de bu yarışmaya katılmaya davet ediyoruz. Bu düşüncelerle proje paydaşlarımıza, okul yöneticilerimize, eğitmenlerimize ve tüm öğrencilerimize teşekkür ediyor, eğitimin faydalı ve verimli geçmesini diliyorum." dedi. Projede İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Gıda ve Yem Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesi tarafından görevlendirilen toplam 14 eğitmen öğrencilere güvenilir gıda, sağlıklı beslenme ve israf konusunda önemli bilgiler aktaracak.