TEKNOLOJİ - 14 Mart 2022 Pazartesi 09:15

Bor hammaddesiyle geliştirdi... Nükleer tehdide karşı kullanılabilir

A
A
A
Bor hammaddesiyle geliştirdi... Nükleer tehdide karşı kullanılabilir

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta nükleer enerji santrali hedef alınınca; radyasyon tehlikesi bir kez daha dünya kamuoyunun gündemine geldi. Türk bilim adamı, bor ile yaptıkları proje ile radyasyon sızıntılarını önleyecek bir çalışmaya imza attı. ODTÜ tarafından yılın bilim adamı ödülünü de alan Faruk Durukan, netron ışınlarını durdurmayı başardığını açıkladı.

Balıkesir'in Edremit ilçesinde farklı çalışmalarıyla Türkiye ve dünya gündemine gelen AR-GE Firması sahibi Faruk Durukan, bu çalışmayı daha önceden gerçekleştirdiklerini; ancak savaşla birlikte ürünün ilgi odağı haline dönüştüğünü ifade etti.

Bor hammaddesiyle geliştirdi... Nükleer tehdide karşı kullanılabilir

Durukan, “Yapmış olduğumuz çalışma, sodyum pepta borat an hidrad dediğimiz bir bor türevidir. Bu çalışma ile 2013 yılında ODTÜ Yılın Bilim Adamı ödülünü aldık. Bu çalışma ile dünyada ilk defa netron ışınlarını durdurmayı başardık. Nükleer santraller özellikle savaş zamanlarında büyük tehlike oluşturmaktadır. Son olarak Rusya’nın Ukrayna’ya yaptığı hamlede nükleer santralleri vurmaya kalkmıştı. Bu nükleer santraller vurulduğu zaman bunun zararı sadece yakın çevresini değil, tüm dünyayı etkiliyor. Özellikle komşu ülkeler büyük zarar görmektedir. Nitekim daha öncelerde Çernobil faciasında da bizim Karadeniz bölgemiz çok etkilenmişti” dedi.

Bor hammaddesiyle geliştirdi... Nükleer tehdide karşı kullanılabilir

Nükleer santrallerin zırhlanmasında yapılan çalışmanın büyük önem taşıdığına değinen Durukan, “Bizim bu yaptığımız çalışma nükleer santraller patladığı zaman ve patlamadan önce zırhlanması ve patlama sırasında sızıntıyı durdurmak üzere planlanmış bir çalışma. Bu gördüğünüz blok halinde sodyum pepta borat an hidrad ile yapılan beton bloğun 9 metre kalınlığında kurşun duvarın durduramadığını bu malzeme durduruyor. Bununla ilgili olarak da çeşitli üniversiteler, Türk loydu testler yapıp nükleer santrallerde kullanılması gerektiğini, sızıntıyı durdurabilecek madde olduğunu ifade ettiler” diye konuştu.

Bor hammaddesiyle geliştirdi... Nükleer tehdide karşı kullanılabilir

Nükleer sızıntının durdurulmasında yapılan çalışmanın tek malzeme olduğunu iddia eden AR-GE Firması sahibi Faruk Durukan, “Şu an bizim elimizdeki sodyum pepta borat an hidrad dediğimiz malzeme dünyada nükleer santrallerdeki sızıntıyı durdurabilecek tek malzemedir” dedi.

Emrah Elmas
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum 22 yılda 109 milyon 508 bin adet fidan toprakla buluştu Erzurum’da 2003-2025 yılları arasında 109 milyon 508 bin adet fidan toprakla buluşturuldu, aynı dönemde 176 milyonun üzerinde fidan üretimi gerçekleştirildi. Vali Aydın Baruş, Orman Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret ederek Bölge Müdürü Serkan Karakurt’tan yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Ziyarette Erzurum’da 2026 yılı yatırım programı kapsamında ormancılık faaliyetlerine hız verildiği; ağaçlandırmadan toprak muhafazaya, orman yollarından üretim çalışmalarına kadar geniş bir alanda önemli projeler hayata geçirildiği ifade edildi. 2026 yılı içerisinde ise 8 milyon 410 bin adet fidanın toprakla buluşturulması hedeflendiği vurgulanırken; 400 hektar toprak muhafaza, 500 hektar sel kontrolü ve 1.800 hektar mera ıslahı çalışması planlandığı dile getirildi. Ayrıca silvikültür faaliyetleri, fidan ve tohum üretimi ile orman yolu yapım ve bakım çalışmaları aralıksız sürdürüleceği vurgulandı. Erzurum’a 410 milyon TL yatırım Erzurum’da ORKÖY destekleri kapsamında 185 aileye 50 milyon 328 bin TL kredi ve hibe sağlanması için saha çalışmaları ve tespitler tamamlandı. Tüm bu çalışmalar doğrultusunda Erzurum’a 2026 yılı için toplam 410 milyon TL yatırım yapılacağı dile getirildi Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Vali Baruş, ormanların; havayı filtre eden, temiz hava sağlayan ve su kaynaklarınının korunmasında hayati rol üstlenen en önemli doğal varlıklardan biri olduğunu ifade etti. Vali Baruş, Orman Teşkilatı’nın mesai mefhumu gözetmeksizin sahada görev yaptığını, özellikle orman yangınları ve doğal afetler başta olmak üzere her türlü zorlu durumda vatandaşın yanında yer aldığını bizzat müşahede ettiğini belirtti. Personele teşekkür mesajı Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü personelinin özverili çalışmalarına teşekkür eden Vali Aydın Baruş, orman varlığının artırılması, mevcut orman alanlarının korunması ve sürdürülebilir şekilde geleceğe taşınması adına çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Ayrıca ormanların yangınlardan korunması, orman alanlarının rehabilitasyonu ve değişen iklim şartları doğrultusunda ağaçlandırma faaliyetlerinin artırılması için gerekli tüm desteğin verilmeye devam edileceğini ifade etti.
Antalya Akdeniz’de ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 klinik araştırma merkezi açıldı Akdeniz Bölgesi’nde ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 Klinik Araştırma Merkezi hizmete açıldı. Merkezde, yeni geliştirilen ilaçların faz-1 çalışmaları gerçekleştirilecek. Memorial Antalya Hastanesi Merkez koordinatörü ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Demirkan, Faz-1 çalışmalarının yalnızca belirli bir branşla sınırlı olmadığını belirterek, "Onkoloji, kardiyoloji, nöroloji, immünoloji ve diğer bilim dallarında da Faz-1 çalışmaları yürütülecek" dedi. Tüm dalları kapsayan araştırmalar Akdeniz Bölgesi’nde ilk kez Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan merkezin geniş kapsamlı araştırmalara ev sahipliği yapacağını ifade eden Prof. Dr. Demirkan, "Bölümüm hematoloji olmasına rağmen yalnızca bu alanla sınırlı kalmayacağız. Tüm branşlarda Faz-1 araştırmaları yapılacak" diye konuştu. İlaçların güvenliği ve dozu belirleniyor Faz-1 çalışmalarının temel amacının ilaçların güvenliği ve uygun dozunun belirlenmesi olduğunu vurgulayan Demirkan, şu bilgileri paylaştı: "Faz-1 çalışmaları, ilaçların yan etkilerinin değerlendirildiği ve en uygun dozun seçildiği ilk aşamadır. Bu süreç başarıyla tamamlanırsa Faz-2 ve Faz-3 aşamalarına geçilir. Faz-1 çalışmaları genellikle 60-80 gönüllü ile sınırlıdır" Demirkan, ileri aşamalarda hasta sayısının arttığını ve özellikle Faz-3 çalışmalarında 600 ila 1000 kişilik geniş ve uluslararası katılımlı gruplarla araştırmalar yapıldığını kaydetti. "Sağlıklı ve hasta gönüllüler katılabilecek" Çalışmalara hem sağlıklı bireylerin hem de tedavi seçeneklerini tüketmiş hastaların dahil olabileceğini belirten Demirkan, "Kanser hastalarında yeni geliştirilen ilaçlar ilk kez bu aşamada uygulanabilir" ifadelerini kullandı. Ayrıca gönüllülerin çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınmasının zorunlu olduğu ve istedikleri zaman araştırmadan ayrılabilecekleri bildirildi. "Faz çalışmaları akademik açıdan en üst düzeyde" Faz çalışmalarının bilimsel açıdan önemine değinen Demirkan, "Bu merkezler inovasyona en yakın yerlerdir. Hastalar yeni tedavilere erken erişim imkanı bulur. Aynı zamanda akademik çalışmaların en üst düzeyde yürütüldüğü alanlardır" dedi. Klinik araştırmalar sayesinde birçok hastalıkta yaşam süresinin önemli ölçüde arttığını vurgulayan Demirkan, "Bazı hastalıklarda 1-2 yıl olan yaşam süresi 9-10 yılın üzerine çıkmış, hatta tam şifa sağlanan durumlar görülmüştür" diye konuştu. "Klinik araştırmaların yüzde 80’i dört alanda" Dünya genelinde klinik araştırmaların büyük bölümünün belirli alanlarda yoğunlaştığını belirten Demirkan, "Hematoloji ve onkoloji, immünoloji, nöroloji ve kardiyoloji hastalıkları klinik araştırmaların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor. Bu alanlarda yeni bulunan ilaçların Faz- 1 çalışmalarını bu merkezde yapmayı planlıyoruz" dedi. Dr. Demirkan, Faz-1 çalışmalarında gönüllülerin klinik çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınması gerektiğini, ayrıca istedikleri zaman çalışmadan ayrılabileceklerini de sözlerime ekledi.