MAGAZİN - 25 Mart 2020 Çarşamba 12:07

Ceza, Türkçe Rap’in derinliklerini değerlendirdi

A
A
A
Ceza, Türkçe Rap’in derinliklerini değerlendirdi

Red Bull Music Festival İstanbul kapsamında takipçileriyle buluşan ünlü rapçi Ceza'yı, Türkçe Rap’in dünü, bugünü ve yarınını anlattı.

İstanbul’u 1-15 Ekim 2019 tarihleri arasında müzikle buluşturan Red Bull Music Festival İstanbul, güzel bir festival deneyimi sundu. Özenle hazırlanan ve şehrin ruhunu yansıtan festivale ev sahipliği yapan ‘Red Bull House of Music’ çatısı altında Türkçe Rap’in önemli ismi Ceza, takipçileriyle buluşmuştu. Ceza, müziğe olan tutkusu, kariyerine başlangıç öyküsü, karşılaştığı zorlukları ve Türkçe Rap’in dünü, bugünü ve yarınını konuştu.

''Müziğim uğruna tüm koleksiyonumu elden çıkardım''
Babasının müziğe çok ilgili olduğundan bahseden sanatçı Ceza, müziğe olan tutkusunu bu sayede keşfettiğini anlattı. Türkçe Rap’in en önemli isimlerinden biri görülen Ceza, ilk albümünü yayınlayabilmek için kendisinin yıllarca biriktirdiği albüm koleksiyonunu satmak durumunda kaldığını şu sözlerle ifade etti: ''Nefret albümümü çıkarabilmek için 3-4 bin albümden oluşan müzik arşivimin tamamını elden çıkardım. Bir başka deyişle müzik yapabilmek uğruna müziği harcadım''.

Kendisinin diğer müzik türlerine de hayatı boyunca aşina olduğunu, klasik müzikten heavy metale, rock müziğe ve daha birçoğuna büyük ilgi duyduğunu belirten sanatçı Ceza, 90’lı yıllarda kendi yaptığı müziğin, ana akım ve rock mecrası tarafından dışarıda bırakıldığını ifade etti.

Ceza sözlerine şöyle devam etti: ''Yeni yeni adımızı duyurmaya, konserlere çıkmaya başladığımızda Türkiye’de rap müziğe kötü gözle bakılıyordu. Rock müzik odağındaki bir festivalde yer aldığımız zaman ötekileştiriliyor, dışlanıyorduk. Bugün ise birçok müzik türü aynı festival çatısı altında toplanabiliyor, her katılımcı tarafından saygıyla dinlenebiliyor ve herkes birbirinin müzik zevklerine saygı gösterebiliyor. Dünyanın birçok yerinden takip ettiğim sanatçıyla düet ve iş birlikleri geliştirebilmek için çaba gösteriyorum. Yılmadan girişimlerde bulunuyorum. Bu emeklerimin karşılığında ilk yurtdışı konserimi İsveç’te verdim''.

''Rapstar benim için dönüm noktası oldu''
Müzik kariyerinin dönüm noktalarından biri olarak 'Rapstar' albümünü çıkardığı 2004 yılına işaret eden sanatçı Ceza, ''Cartel’den sonraki en yüksek satışa ulaşan albüm. Bana hem müzisyen olarak daha ağır olmam gerektiğini öğretti, beni olgunlaştırdı. Hem de müziğimle büyük kitlelere ulaşabileceğimi, bana kendi gücümü gösterdi. Türkçe Rap’in artık giderek yerini kanıtladığı dönemdi. Katıldığımız televizyon programlarının telefonları kilitlenir hale gelmişti, reytingler tavan olurdu. Her şeyi ilk kez bizimle yaşadıkları için bizimle öğrendiler. Yapımcılar peşimizden koşmaya başladı'' şeklinde konuştu.

Bunlara ek olarak bu başarısında rol oynayan şeyin yıllarca verdiği emekler olduğunu vurgulayan sanatçı Ceza, ''Kimse sanmasın ki biz bir anda parladık. Müzikal geçmişimizde yıllarca emek verdik, ter döktük. Hiç kimse bir anda meşhur olmuyor. Bir anda meşhur olan da malum kalıcı olamıyor. Bu yüzden müziğe ilgili olan herkese tavsiyem, müzik kulağını geliştirebilmek için devamlı araştırmaları ve dinlemeleri. Hiçbir iş kolay değildi. İnsan kendisine karşı eleştirel olmalı ve bu eleştirileri de karşılayabilmek için azimli olmak gerekiyor'' dedi.

Sanatçı Ceza’nın söyleşisine ait videoya markanın web sitesinden ulaşıldığı belirtildi. 2018 yılında gerçekleşen Red Bull Music Festival İstanbul’da ise, hip hop kültürünün sevilen isimlerini İstanbul Boğazı’nın tam ortasında East vs West konseptiyle bir araya getirdiği Hayki ile Tanerman, Xir ile Noisart, Allame ile Da Poet, Anıl Piyancı ile Ufuk Kevser boğazın üstünde sergilediği performanslar müzikseverlere güzel bir deneyim yaşatmıştı.

Yine etkinlik kapsamında doğaçlama müzik gecesi Round Robin ile kapılarını açmıştı. Murat Ertel’in kürasyonunu üstlendiği gecede 16 müzisyen sahnede doğaçlama performanslar sunmuştu. Her iki güne ait performansların videoları çok yakında markanın web sitesinden yer alacağı bildirildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Marmaris, Latin ritimleriyle renklenecek Marmaris, Mayıs ayında 14 ülkenin katılımıyla düzenlenecek Latin Fest ile müzik, dans ve gastronomiyi buluşturacak; kent, kültürel diplomasi vizyonunu meydanlara taşıyacak. Marmaris, Mayıs ayında yalnızca bir festival değil, çok katmanlı bir kültürel deneyime ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Latin dünyasının ritim, dans ve gastronomi zenginliğini bir araya getiren Marmaris Latin Fest, 14 ülkenin katılımıyla Türkiye ile Latin Amerika arasında yeni bir kültürel köprü kurmayı hedefliyor. Marmaris Belediyesi’nin ev sahipliğinde; Meksika, Şili, Dominik Cumhuriyeti, Brezilya, El Salvador, Guatemala, Panama, Uruguay, Arjantin, Kolombiya, Kosta Rika, Venezuela, Nikaragua ve Paraguay’dan gelecek ekiplerin katılımıyla gerçekleştirilecek festivalde, 19 Mayıs Gençlik Meydanı dört gün boyunca müzik, dans, gastronomi ve renkli görüntülerle dolu bir açık hava sahnesine dönüşecek. Açılış konserini Cem Moreno’nun gerçekleştireceği festivalde; Şili’den Carlos Cid, Brezilya’dan Mara Halunga, Uruguay’dan Perla Lucarelli ve piyanist Benjamin Sebban da sahne alacak. Ayrıca dans gösterileri, tadım etkinlikleri, film gösterimleri gibi birçok etkinlik 19 Mayıs Gençlik Meydanı’nda olacak. Hazırlıkları hızla devam eden festivalin, oluşturulmaya çalışılan "Marka Kent Marmaris" vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirten Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Marmaris Latin Fest’i yalnızca bir eğlence organizasyonu olarak değil, kenti kültürel diplomasi ve sanat aracılığıyla uluslararası bir buluşma noktası haline getirme hedeflerinin somut bir adımı olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Marmaris’in 2026 yılı boyunca geniş bir etkinlik takvimine sahip olduğunu vurgulayan Ünlü, "Ultra Trail’den L’tape by Tour de France’a, DJ Festivali’nden Deniz Ürünleri Festivali’ne kadar uzanan kültür, sanat, spor, gastronomi içerikli etkinliklerle turizm sektörüne katkı sağlamaya, özellikle de sezon başı ve sonu gibi dönemleri canlandırmaya çaba harcıyoruz. Amacımız, kentimizi yalnızca deniz, kum ve güneşle anılan bir destinasyon olmaktan çıkararak deneyim odaklı küresel bir cazibe merkezi haline getirmek" dedi. Latin Fest’in bu dönüşümün en dikkat çekici adımlarından biri olduğuna işaret eden Ünlü, tüm vatandaşları ve ziyaretçileri bu renkli buluşmaya davet etti. Başkan Ünlü, "Farklı kültürlerin bir araya geldiği, müziğin, dansın ve lezzetin buluştuğu Marmaris Latin Fest’te herkesi bu eşsiz atmosferi birlikte yaşamaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Bursa Savaşın izleri Gürsu’da siliniyor Gürsu Belediyesi, Avrupa dayanışma programı dahilinde gençlik çalışmaları yürüttüğü EURODESK Gürsu Temas Noktası vasıtası ile 45 genci daha Gürsu’da ağırladı. ‘Savaşların Gölgesinde Gençlik Çalışanı Olmak’ projesi kapsamında gelen gençlere, ülkelerindeki savaşın izlerini unutturmak, kriz dönemlerinin etkilerini unutturmak, çatışma bölgelerindeki gençlerin uyumunu sağlamak amacıyla faaliyetler gerçekleştirildi. 45 genç Gürsu’da oldukça verimli bir programa katıldı. Sosyal Kumbara Derneği ile ortaklaşa düzenlenen proje kapsamında Kosova, Filistin, Azerbaycan, Bosna Hersek ve Filistin’den gelen 45 öğrenci Gürsu’da buluştu. Gönül elçilerinin temel amacı, uluslararası görünürlük, kültürel diplomasi ve sosyal sorumluluk alanında verimli çalışmalar yapabilmekti. Amaçlarına fazlası ile ulaşan gençler, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ı makamında ziyaret ederek teşekkürlerini iletti. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, "Özellikle savaş coğrafyasından gelen gençlerimize kucak açmak, ülkemizin de hem bölgesel hem de genel politikasıdır. Biz Avrupa Dayanışma Onayı olan ilk belediyeyiz. EuroDesk Gürsu çalışmalarımız oldukça dikkat çekiyor. Bu grubumuzun geliş amacı daha da önemli. Bu nedenle kendilerini ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz" dedi. EuroDesk Gürsu olarak bugüne kadar 527 genç Gürsu’da ağırlandı, 128 genç ise dünyanın farklı ülkelerinde eğitim alarak, gençlik fırsatları ile tanıştı.
Konya Karatay’da "Evlilik ve Aile Gelişim Akademisi" yoğun ilgiyle sürüyor Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi ile Enderun Eğitim Vakfı iş birliğinde hayata geçirilen "Evlilik ve Aile Gelişim Akademisi", üçüncü oturumuyla devam etti. Evli çiftlere yönelik düzenlenen programın bu haftaki konuğu Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber oldu. Teber, "Çocuk Eğitimi ve Ebeveynlik" başlığıyla katılımcılara önemli bilgiler aktardı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla sürdürülen akademi, çiftlere iletişim, aile yapısı ve yaşam becerileri üzerine eğitimler sunmayı sürdürüyor. Bu kapsamda Mevlana Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirilen programda, ebeveynlik sürecinde doğru iletişim yöntemleri, çocuk gelişimi ve aile içi iletişimin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Teber’den çocuk eğitimi ve ebeveynliğe dair önemli mesajlar Programda konuşan Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber, çocuk eğitiminde en temel unsurun "sevgi ve sınır dengesi" olduğuna dikkat çekti. Ailelerin çocuklarını sevdiğini ancak bu sevginin doğru şekilde gösterilmesinde eksiklikler yaşandığını belirten Teber, özellikle ilk 5 yaşta sevginin yoğun şekilde hissedildiğini, ilerleyen süreçte ise eleştirilerin ön plana çıktığını ifade etti. Aşırı eleştirinin çocukla kurulan bağı zayıflattığını dile getiren Teber, ebeveynlerin sevgiyi ifade etme biçimlerine özen göstermesi gerektiğini söyledi. Evliliklerde de benzer bir durumun yaşandığını aktaran Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber, sevgi düzeyi düştükçe eşlerin birbirlerinin kusurlarına daha fazla odaklandığını belirterek, "Aslında değişen kişi değil, sevgi düzeyidir. Sevgi azaldıkça daha önce tolere edilen durumlar göze batmaya başlar" dedi. "Herkesin sevgi dili farklı" Mehmet Teber, bireylerin sevgi algısının farklı olduğunu vurgulayarak, "Sevgi dilleri" kavramına dikkat çekti. Hediye alma, hizmet davranışları, fiziksel temas, onay sözleri ve nitelikli zaman olmak üzere beş farklı sevgi dili bulunduğunu ifade eden Teber, eşlerin ve çocukların sevgi dilini bilmesinin ilişkileri güçlendirdiğini kaydetti. Konuşmasında sınır koymanın önemine de değinen Dr. Mehmet Teber, sevgi olmadan konulan sınırların çatışmaya yol açabileceğini, ancak sınır eksikliğinin daha büyük sorunlara neden olabileceğini belirtti. "Sınır koyulmayan çocuk zamanla hem ailede hem okulda hem de toplumda sorun yaşar" diyen Teber, sınırların yalnızca sözle değil, tutarlı davranışlarla da desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Mehmet Teber, programın sonunda, Karatay Belediyesi’ne ve Enderun Eğitim Vakfı’na teşekkür ederek, bu tür çalışmaların aile yapısının güçlenmesine önemli katkı sunduğunu ifade etti. Programlar devam edecek Evlilik ve Aile Gelişim Akademisi kapsamında evli ve 40 yaşına kadar olan çiftlere yönelik kapsamlı bir eğitim süreci yürütülüyor. Program, 8 Mayıs’ta Abdülkerim Temizcan’ın "Aile Ekonomisi ve Ev Yönetimi" başlıklı sunumuyla devam edecek. Akademi, 22 Mayıs’ta ise Fatih Hilmi Çetin’in "Dijital Dünyada Aile" konulu programıyla sona erecek.
Bursa Diz protezi her zaman kalıcı mı? Nev Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Murat Altıntaş, revizyon diz protezinin hangi durumlarda uygulandığını ve ameliyat sürecinin nasıl ilerlediğini anlattı. Balıkesir, 27.04.2026 - "Diz protezinde zaman içinde oluşabilecek enfeksiyon, gevşeme veya dengesizlik gibi durumlar ikinci bir ameliyatı gerekli kılabilir" diyen Nev Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Murat Altıntaş, revizyon diz protezi hakkında açıklamalarda bulundu. Revizyon diz protezi nedir? Revizyon diz protezinin, daha önce diz protezi ameliyatı olan hastalarda yapılan protez değiştirme ameliyatı olduğunu belirten Op. Dr. Murat Altıntaş, bazı durumlarda eklemdeki protezin yalnızca bir parçasının değiştirilmesinin yeterli olabildiğini ifade etti. Ancak bazı hastalarda tüm protez parçalarının tamamen değiştirilmesi gerekebildiğini belirten Altıntaş, bu ameliyatın ayrıntılı bir ameliyat öncesi planlama gerektirdiğini söyledi. Revizyon ameliyatlarında özel protez setleri ve malzemeleri kullanıldığını vurgulayan Altıntaş, bu operasyonların aynı zamanda tecrübe gerektirdiğini ve iyileşme süresinin diğer diz protezi ameliyatlarına göre daha uzun olabildiğini ifade etti. Diz protezlerinin uzun yıllar sorunsuz kullanılabildiğini de belirten Altıntaş, diz protezi yapılan hastaların yaklaşık yüzde 90’ının protezlerini ortalama 20 yıl boyunca problem yaşamadan kullanabildiğini söyledi. Revizyon ameliyatı neden yapılır? Revizyon diz protezi ameliyatının en sık nedenlerinden birinin enfeksiyon olduğunu belirten Op. Dr. Murat Altıntaş, diz protezi ameliyatlarından sonra enfeksiyon riskinin yüzde 1’den az olduğunu ancak gelişmesi durumunda hastalarda dizde ağrı, şişlik, kızarıklık, ısı artışı ve bazen akıntı gibi şikayetlerin görülebildiğini dile getirdi. Dizde boşluk ve dengesizlik oluşmasının da revizyon ameliyatı gerektirebilen durumlar arasında yer aldığını belirten Altıntaş, ayakta dururken, dizi hareket ettirirken veya yürürken gerekli bağ dengesi bozulduğunda dizin işlevselliğinin de bozulabileceğini ifade etti. Bunun yanında, dizde sertlik oluşmasının da revizyon ameliyatını gerektirebileceğini belirten Altıntaş, geniş kas dokusu veya dizdeki protez bileşenlerinin konumunun hareket açıklığını engelleyebildiğini söyledi. Ayrıca zaman içinde protez parçalarında aşınma ve gevşeme görülebileceğini ifade eden Altıntaş, protez çevresinde oluşan kırıkların da revizyon ameliyatı gerektirebilen nedenler arasında yer aldığını belirtti. Ameliyat nasıl yapılır? Revizyon diz protezi ameliyatının önceki diz ameliyatındaki yara izinin bulunduğu bölgeden ekleme ulaşılarak yapıldığını belirten Op. Dr. Murat Altıntaş, ameliyat sırasında enfeksiyon olup olmadığının tekrar değerlendirildiğini ifade etti. Protezin hangi parçalarının yıprandığı, gevşediği veya yerinden çıktığını belirlemek için protezin metal ve plastik parçalarının detaylı şekilde incelendiğini söyledi. Kemiği korumak amacıyla protez parçalarının dikkatli bir şekilde çıkarıldığını ifade eden Altıntaş, daha önce çimento kullanılmışsa çimento artıklarının temizlendiğini belirtti. Revizyon protezi için kemik yüzeylerinin hazırlandığını kaydeden Altıntaş, önemli kemik kaybı bulunan durumlarda protezin ana bileşenlerine metal takviyeli bloklar eklenebildiğini dile getirdi. Diz protezi implantının çimentolu olarak kemiğe yerleştirildiğini ve tutunmasının sağlandığını belirten Altıntaş, ameliyatın sonunda eklem içinde birikebilecek kan ve sıvının boşaltılması için dren yerleştirildiğini, ardından eklem kapsülünün onarıldığını sözlerine ekledi.