BASKETBOL - 18 Haziran 2011 Cumartesi 22:08

"Çok yetenekli oyuncularımız var"

A
A
A
"Çok yetenekli oyuncularımız var"

Beko Basketbol Ligi 2010-2011 Sezonu'nu şampiyon olarak tamamlayan Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı, şampiyonluğun hikayesini FB TV'deki canlı yayında anlattı.

 

 

Kıvanç Özkök'ün sunduğu "Gündem" programına, Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı Baş Antrenörü Neven Spahija, teknik heyet ve oyuncular katıldı.

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı Şube Koordinatörü Aydın Örs, bu sezon Türkiye Ligi ve Türkiye Kupası'nı kazandıklarını, Avrupa Ligi'nde de büyük hedefe çok yaklaşmışken çok büyük şanssızlıklar yaşadıklarını söyledi. Böyle bir takımın yöneticisi olmaktan gurur duyduğunu belirten Örs, "Çok iyi insanlardan kurulu, çok kaliteli bir ekibe sahibiz. Başta antrenörümüz Spahija olmak üzere çok iyi çalıştılar. Final serisinde önemli maçlar oynamamıza rağmen zor da olsa Galatasaray gibi ebedi dost ve ezeli rakibe
karşı galip geldiler. Onlarla gurur duyuyorum. Bu organizasyonun mimari olarak başta Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım'a, Yönetim Kurulu Üyelerimize ve özellikle Semih Özsoy'a ve bu takımın büyük sponsoru Ülker'e teşekkürü etmek istiyorum" diye konuştu.

NEVEN SPAHİJA: "ÇOK YETENEKLİ OYUNCULARIMIZ VAR"

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı Baş Antrenörü Neven Spahija ise çok yetenekli oyunculara sahip olduklarını ve sezonu şampiyonlukla tamamlayarak önemli bir başarıya imza attıklarını ifade etti. Tecrübeli antrenör, unutamadığı maçın, Sinan Erdem Spor Salonu'nda final serisinin beşinci maçı olduğuna vurgulayarak, şöyle devam etti:


"Herkesin üzerinde çok büyük bir baskı vardı, şampiyon olmamız bekleniyordu. Yenilgi çok üzücü oldu. Oyuncuların kararlarına karşı hiçbir şey yapamayız, onlar bu şekilde olmasını istediler. Muhtemelen sezonu uzatmayı sevdikleri için böyle oldu. O maçta çok konsantre değildik. Benim de saha kenarında kişisel hatalarım vardı. Çok yetenekli bir takımız var. Çok çalıştılar ve kazanmayı başardılar."

Sarı-lacivertli takımın kaptanı Ömer Onan, finali Galatasaray Cafe Crown ile oynamanın Türkiye'de basketbola olan ilgiyi arttırdığı belirtti ve sezonu şampiyonlukla tamamladıkları için çok mutlu olduklarını belirtti.

Şampiyonluğu Abdi İpekçi Kapalı Spor Salonu'nda kazanmalarıyla ilgili olarak Ömer, "Rakip seyirci önünde oynamak kolay değil, ama biz çok akıllı oynadık, bütün oyuncular sakin kalmayı başardı. Şampiyonluğu kutlamak çok güzel. Rakip seyircinin önünde de kupayı alabilirdik, öyle olmadı. Artık bu işi de çözmemiz gerektiğine inanıyorum. Gönül isterdi ki Galatasaray ile birlikte kupa törenine çıkalım, biz onları alkışlayalım, onlar bizi alkışlasın kupamızı hemen alalım. İnanıyorum ki gelecek senelerde bunlar da aşılacak" diye konuştu.


Fenerbahçe Ülker'in tecrübeli basketbolcularından Kaya Peker, Galatasaray Cafe Crown'un sahasında kupayı kazanmalarının, şampiyonluğa apayrı bir anlam kattığını dile getirdi.

Final serisinde gösterdiği performans ile şampiyonlukta büyük pay sahibi olan Oğuz Savaş ise hem derbi olması hem de kulübün bu sezon 5. kez şampiyonluk sevinci yaşaması nedeniyle şampiyonluğun bu sene daha anlamlı olduğunu vurgulayarak, "Bunlar şampiyonluğun değerini arttırdı. Kupa töreni için 'Boş salonda' demeyeceğim, çünkü içerde kalan yöneticiler ve taraftarlarımızla güzel bir atmosfer oldu, mutluyuz" dedi.

Diğer oyuncular da şampiyonluk sevinçlerini Fenerbahçe Televizyonu izleyicileri ile paylaştılar.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.