GENEL - 09 Mayıs 2010 Pazar 15:15

Çölyak hastaları askerlikten muaf

A
A
A
Çölyak hastaları askerlikten muaf

Çağımızın en sinsi hastalıklarından olan Çölyak hastalığına olan farkındalığı arttırmak için ‘Çölyak Hastalığı Bilimsel Toplantısı’ Edirne’de doktorların katılımıyla 7 Mayıs Cuma günü FSM Form Sağlık ve Medikal Ürünleri A.Ş. tarafından gerçekleştirildi.

İBRAHİM ARSLAN/EDİRNE 

Çocuklarda ve yetişkinlerde en sık görülen kalıtsal hastalık olan Çölyak hastalığı ile ilgili olarak dünyada yeni gelişmeler yaşanıyor. Uzmanlar, yapılan çalışmalara göre Türkiye'de 700 bin civarında potansiyel Çölyak hastası olduğunu, ancak günümüzde bunlardan sadece 5 bin tanesinin tanı alabildiğini belirtti. Geri kalan 695 bin kişinin ise hasta olmasına rağmen bundan habersiz olduğunu belirterek, "Biocard Çölyak Hızlı Testi ile 5 dakikada alınan sonucun positive çıkması neticesi uygulanacak biopsi ile kesin tanı derhal konulabilmektedir." dediler.

Ülkemizde her 100 kişiden birinde görülebilen Çölyak hastalığına olan farkındalığı artırmak için Edirne’de düzenlenen 'Çölyak Hastalığı Bilimsel Toplantısı' nda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Aydoğdu ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji ve Bilim Dalı üyesi Doç Dr Çoşkun Çeltik, hastalık hakkında bilgiler verdi.

Aynı zamanda Ege Çölyakla Yaşam Derneği'nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Aydoğdu, “Çölyak Hastalığı insanlarda sık görülen bir hastalıktır. Aslında bağırsak hastalığıdır. Bağırsakta Buğday, Arpa, Çavdar ve Yulafta bulunan Gluten isimli bir proteinin ince bağırsak hücrelerini hasarlandırmasıyla ilgili olan bir hastalıktır. Özelliği tüm vücut sistemlerini etkileyebilmesidir. Görülme sıklığı son derece yüksektir. Ülkemizde ve Batıda yapılan çalışmalarda her yüz kişiden birinde görülmektedir.

Bu kadar ciddi bir hastalıktır. Çölyak ülkemizde de çok sık görülme olasılığı olmasına rağmen henüz Bakanlık kapsamında hiç taramaya alınmış bir hastalık bile değildir. Halbuki bizim ülkemiz batılılara göre çok daha fazla Gluten tüketiyor, çünkü biz buğday ağırlıklı beslenen bir toplumuz. Çocuklarımıza çok erkenden bebe bisküvisi vererek Gluteni çok erkenden diyetlerine sokuyoruz. Bizde onlardan çok daha fazla görülüyor. 100 kişiden birinde görülüyor. Özetle Türkiye’de 700 bin Çölyaklı olabileceğini tahmin ediyoruz. Ne yazık ki Türkiye’detanı almış Çölyaklı hastaların sayısı 5 bini geçemiyor.

Şu an da Türkiye’de 695 bin tanı alamamış Çölyaklı var. Biz hekimlerin onları tanı koymamızı bekliyor insanlar. Bu hastalık aynı zamanda öldürücü bir hastalık. Tek tedavisi diyettir. Yani ağzına ömür boyu, buğday, arpa ve çavdar dan yapılmış hiçbir şey koymaması gereken bir hastalıktır” dedi.

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Sema Aydoğdu,Genelkurmay Başkanlığnın da Çölyak hastalığının zorluklarını göz önüne aldığını ve çölyak hastalarına TSK sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ilgili 45. Maddesinin B-5 fıkrası ile Çölyak hastalarını askerlikten muaf tutuğunu söyledi. Yaptıkları çalışmalar neticesinde Çölyak’lı hastaların askerlikten muaf tutulmaları sağladıklarını belirten Prof. Dr Aydoğdu, “ Çölyak hastalarının askerlikle ilgili olan sorunlarını Genelkurmay’dan çok GATA ile görüşmüştük.

Bizim bebeklikten alıp 20 yaşlarına getirdiğimiz hastalarımızın askere alınma riskleri vardı. Yıllarca diyet uygulayıp sağlıklı hale getirdiğimiz hastalar askere gidecek ve asker ocağında glutenli gıda alacak ve yeniden hastalanacaklar. En son 2006 yılında karşılıklı yapılan görüşmeler neticesinde Çölyak hastaları TSK nın Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ek hastalık ve arızalar listesinin 45. madde b dilimi 5. Fıkrasına göre askerlikten muaf olarak kabul edilmiştir.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji ve Bilim Dalı üyesi Doç Dr Çoşkun Çeltik, Çölyak’ın çok sinsi bir hastalık olduğunu belirterek, “Çölyak hastalığı tükettiğimiz unlu gıdalar içinde bulunan glutene karşı bir tür aşırı duyarlılıktır. Aslında çok sık rastlandığı bilinmektedir. Ancak ülkemizde Çölyak hastalığında tarama yöntemlerinin çok sık kullanılmaması nedeniyle atlanan bir hastalıktır. Yaklaşık olarak yüz kişiden birinde görüldüğü tahmin edilmektedir. Akraba evliliği olan bölgelerde daha sık görülmektedir. Çölyak hastalığı bir buzdağı gibidir görünen ve tanı konulan kısmı çok azdır.

Uygulanacak tarama testleri ile erken ve yaygın tanı sağlanabilecektir. Biocard Çölyak Hızlı tanı testi bu amaçla geliştirilmiş bir testtir. Çölyak her yaş grubunu ilgilendiren bir hastalıktır. Klinik bulgular aslında kendini ele verir, çocuklarda ishal, zayıflık, büyüme geriliği, karın ağrısı, boy kısalığı, bluğ çağının gecikmesi bu hastalığın tipik özelliklerindendir” şeklinde konuştu.
Toplantı FSM Form Sağlık ve Medikal Ürünleri A.Ş. yetkililerin tarafından katılımcılara Biocard Çölyak Hızlı Testi uygulanması ve sunumları ile toplantıda bilgi veren doktorlara plaket verilmesi ile sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Emniyet Konuralp’de huzur uygulaması yaptı Düzce’nin Konuralp bölgesinde polis ekipleri tarafından geniş çaplı huzur uygulaması gerçekleştirildi. Düzce İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yapılan denetimlere Asayiş, Trafik, Narkotik Suçlarla Mücadele, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), Narko timleri, bekçiler ve Çevik Kuvvet ekipleri katıldı. Belirlenen noktalarda kurulan uygulama noktalarında güzergâh üzerinde seyir halinde bulunan tüm araçlar tek tek durdurularak detaylı kontrolden geçirildi. Sürücülerin ehliyet ve ruhsat kontrolleri yapılırken, Genel Bilgi Taraması (GBT) sorgulamaları da gerçekleştirildi. Araçların bagaj bölümleri ve iç kısımlarında da denetimler yapılarak herhangi bir suç unsuruna karşı titiz inceleme yürütüldü. Trafik ekipleri tarafından yapılan kontrollerde emniyet kemeri kullanımı, araç muayene durumu, sigorta, plaka ve cam filmi uygulamaları mercek altına alındı. Usulsüzlük tespit edilen sürücülere Karayolları Trafik Kanunu kapsamında cezai işlem uygulanırken, eksiklikleri bulunan bazı araçların trafikten men edildiği öğrenildi. Narkotik ekipleri ise şüpheli görülen araç ve şahıslar üzerinde arama çalışması yaparak uyuşturucu maddeye karşı denetim gerçekleştirdi. Uygulama süresince bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığı bildirildi. Yetkililer, bu tür huzur uygulamalarının il genelinde aralıksız devam edeceğini belirterek, kamu düzenini bozacak hiçbir unsura müsamaha gösterilmeyeceğini vurguladı.
İstanbul Arnavutköy’deki kargocu cinayetiyle ilgili 1 kişi tutuklandı İstanbul Arnavutköy’de 26 gündür kayıp olarak aranan ve ormanlık alanda cansız bedeni bulunan kargo dağıtıcısı Ahmet Şahin’in ölümüyle ilgili gözaltına alınan bir kişi, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, 24 Ocak’ta kargo dağıtıcısı olarak çalışan Ahmet Şahin (49), "İşe gidiyorum" diyerek evden ayrılmıştı. İki gün boyunca babasından haber alamayan Beyza Şahin’in kayıp başvurusunun ardından soruşturma başlatılmıştı. Şahin’in bacanağı M.A.’nın (38), kaybolmasından 1 gün sonra Ahmet Şahin’in telefonu üzerinden eşi Fatma Şahin ile mesajla iletişime geçtiği ve "Tapu harcı ödeyeceğim, M.’ye 150 bin lira verin" şeklinde para talep ettiği iddia edilmişti. Şüpheli M.A., savcılık talimatıyla gözaltına alındıktan sonra hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakılmıştı. Yapılan teknik ve saha çalışmalarında, 24 Ocak’ta Ahmet Şahin’e ait aracın, M.A. ile birlikte jandarma bölgesindeki Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarına girdiği tespit edilmişti. Dönüş güzergahında ise araçta yalnızca şüpheli M.A.’nın bulunduğu belirlenmiş ve polis ekiplerinin incelediği kamera görüntülerinde, M.A.’nın Ahmet Şahin’e ait araçla Yenibosna’da bir kuyumcuya gittiği tespit edilmişti. Harekete geçen polis ekipleri, M.A.’yı yakalayarak gözaltına almıştı. Emniyetteki sorgusunda cinayeti itiraf eden şüpheli, sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Cinayet şüphelisi M.A., savcılık ifadesinin ardından sevk edildiği nöbetçi hakimlikçe, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Bilal Erdoğan: "Cok iyi bilim insanlarını yetiştirmeye çalışıyoruz, yetiştiriyoruz" İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı’nın 16. Olağan Mütevelli Heyeti Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Fuat Sezgin’in mirasını akademik camiada yaşatacak, daha ileri noktalara taşıyacak, onun temel mesajını kitlelere ulaştıracak çok iyi bilim insanlarını yetiştirmeye çalışıyoruz, yetiştiriyoruz" Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı’nın 16. Olağan Mütevelli Heyeti Toplantısı, Okmeydanı Darülaceze Başkanlığında düzenlendi. Toplantıya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Mecit Çetinkaya, Avrupa Birliği eski Bakanı Egemen Bağış, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Eğitim Bakanı Yardımcısı Muhammet Bilal Macit, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekip Aldaviç, İslam ve Bilim Tarihi Araştırmaları mütevelli üyeleri katıldı. Toplantı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Mecit Çetinkaya bir konuşma yaptı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, "Fuat Sezgin Vakfı olarak her geçen yıl hedeflerimize daha yaklaşarak ilerledik. Bu sene heyecan verici gelişmeler Almanya’daki süreçlerle ilgili biraz bizi umutlandıran haberler aldık. Ümit ediyoruz ki Almanya’daki enstitüyle de bir çalışan akademik ilişkimiz olmasına dair biraz ümit veren duyumlar aldık. Onu da başarırsak bir ayağı Frankfurt’ta bir ayağı İstanbul’da olan Fuat Sezgin’in adını olması gerektiği gibi bu iki merkezden yaşatabilen bir misyonu kazanmış oluruz. Çünkü inanıyorum ki onlar da bizimle daha güçlü olacaklarının farkındalar. Biz olmadığımız zaman bir yere varamayacaklarının farkındalar" dedi. "Uluslararası yardım kuruluşlarının bütçelerinde özellikle Amerika’nın geri çekilmesinden sonra ciddi düşüşler söz konusu" Uluslararası yardım kuruluşlarının bütçelerinde özellikle Amerika’nın geri çekilmesinden sonra ciddi düşüşlerin olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ramazan’ın ilk iftarını Bangladeş’teki Arakanlı mültecilerin olduğu kamplarda yapalım diye bir düşüncemiz oldu. Amerika’dan oradaki mültecilerin eğitimiyle ilgili çalışan bir gönüllü bana ulaştı ve orada eğitimle ilgili ciddi bir geri gidiş söz konusu olduğunu söylendi. Uluslararası yardım kuruluşlarının bütçelerinde özellikle Amerika’nın geri çekilmesinden sonra ciddi düşüşler söz konusu. Savunma bütçelerini artırmaya çalışırken buralardan ilk feragatleri yapıyorlar. O ikinci bir darbe olarak kendini gösteriyor. Eğitim bunlardan sonra geliyor ve bu bütçe sıkıntıları maalesef zaten 82 yılından beri kendi ülkelerinde vatandaşlık verilmeyen bu insanların eğitime asla dönememeleri demek. Dolayısıyla oradaki çocukların eğitimlerinin yaygın olarak gerçekleştirilebilmesiyle ilgili bir dikkat çekmeye, bir farkındalık oluşturmaya çalışacağız. Biz de hiç olmazsa şu dönemeçte eğitimleriyle ilgili biraz daha bir şeyler yapılabilir mi diye çalışacağız. Burası da bir eğitim vakfı. Biz de Fuat Sezgin’in mirasını akademik camiada yaşatacak, daha ileri noktalara taşıyacak, onun temel mesajını kitlelere ulaştıracak çok iyi bilim insanlarını yetiştirmeye çalışıyoruz, yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Bugünün Türkiye’si, dış politika, savunma sanayii ve bir çok parametrede son üç asrın en güçlü seviyesine ulaşmıştır" Bugünün Türkiye’sinin, dış politika, savunma sanayii ve birçok parametrede yalnızca Cumhuriyet döneminin değil, son üç asrın en güçlü seviyesine ulaştığını ifade eden KKTC Başbakanı Ünal Üstel, "Bugün burada hayatını İslam medeniyetine adamış rahmetli hocamız Fuat Sezgin’i anmak ve rahmet dilemek istiyorum. Kendisi İslam medeniyetinin dünya medeniyetinin yapıtaşı olduğuna inanıyordu ve bu yolda hepimize öncülük etti. Dinimiz islamiyet ile gerekli olan özgüvenle başaramayacağı hiçbir şey olmadığına inanıyordu. Geçmişte yaptığımızı biliyordu bugün ve gelecekte de yapabileceğimizi inancı tamdı. İşte bugünler yaşadıklarımız onun bu tezlerini bir çok anlamda ispat eden günlerdir. Detayların büyük fotoğrafları görmemize engel olmasına izin vermemeliyiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin son yıllarda ortaya koyduğu güçlü vizyonun altını özellikle çizmek isterim. Bugünün Türkiye’si, dış politika, savunma sanayii ve bir çok parametrede yalnızca Cumhuriyet döneminin değil, son üç asrın en güçlü seviyesine ulaşmıştır. Devletimizin uluslararası arenadaki etkinliği, caydırıcılığı ve itibarı, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tarihi bir zirveye taşınmıştır. Bugün artık sadece Cumhuriyet dönemini değil, Osmanlı’dan bugüne uzanan üç asırlık dönemi aşan bir Türkiye’den söz ediyoruz. Son 300 yılın en güçlü Türkiye’si Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dönemde inşa edilmektedir" diye konuştu. Konuşmaların ardından gündem maddelerinin görüşüldüğü toplantıda, vakfın faaliyet raporu, mali tabloları ve yeni dönem bütçesi müzakere edilirken, kurul seçimleri ve idari konular da ele alındı. Yapılan seçim sonrası önceki dönem başkanı Mecit Çetinkaya yeniden başkanlığa seçildi.