TEKNOLOJİ - 27 Mayıs 2022 Cuma 15:52

Craftgate’de hedef global bir ödeme merkezi olmak

A
A
A
Craftgate’de hedef global bir ödeme merkezi olmak

YTÜ Yıldız Teknopark firmaları arasında yer alan bulut tabanlı ödeme geçidi Craftgate, işletmelere ait tüm bankaların Sanal POS’larını, birçok ödeme ve e-para kuruluşunu tek merkezden kolayca entegre edebiliyor. Üye iş yerlerine, PCI-DSS-1 uyumlu kart saklama, tek tıkla ödeme ve abonelik gibi çözümler de sunan girişimin hedefi ise global bir ödeme merkezi olmak.

Bulut tabanlı ödeme geçidi Craftgate’in kurucu ortaklarından Hakan Erdoğan ile girişimin başarı hikayesini, sunduğu hizmetleri ve hedeflerini konuştuk. “Her şey hayal etmekle başlıyor” diyen Erdoğan, “Hedeflerimize adım adım ilerliyoruz, en büyük hedefimiz ise tamamen yurt dışına açılmak ve global bir ödeme merkezi olmak” dedi.

İşletmelere, tüm bankaların sanal poslarını tek merkezden kolayca entegre edebilme hizmeti sunan Craftgate; Hakan Erdoğan, Lemi Orhan Ergin, Sabri Onur Tüzün ve Murathan Özcan tarafından kuruldu. 2018 yılında Craftbase ismiyle bir teknoloji servis şirketi olarak faaliyetlerine başlayan girişim, birçok önemli markaya servisler sağladı. 2021 yılına gelindiğinde tüm servis hizmetlerini sıfırlayarak Craftgate ile başka bir hayalin peşine düşen ekibin hikayesini markanın kurucu ortaklarından Hakan Erdoğan ile konuştuk. Hayallerinin her zaman ürün geliştirmek olduğunu dile getiren Erdoğan, “Servis işlerimizden iyi kazanç sağlıyorduk, önemli markalara hizmetler sunuyorduk. Ama hayalimiz bir ürün geliştirmekti ve 2021 yılına geldiğimizde tüm servislerimizi sıfırlayarak Craftgate’e döndük. Servisleri iyi şartlarda olan kimse buradan çıkıp ürüne dönmez çünkü ürün geliştirmek daha yorucudur. Ancak biz 18 kişilik ekibimizle tamamen buna odaklandık. Benim kariyerim ödeme sistemleri üzerine kurulu, diğer ekip arkadaşlarımın da çoğu hep ürün geliştiren ekiplerin içindeydi ve bu ürünlerin hepsi exit edildi, güzel noktalara geldi. Craftgate olarak şu anda üstel (exponential) büyüyoruz, hiçbir şey yapmazsak bile bu yıl üzerimizden beş milyar TL’lik hacim geçecek. Birçok büyük oyuncuyla çalışıyoruz, bunlara yenileri de eklenecek. Ürünümüze çok inanıyoruz ve potansiyelinin çok daha yüksek olduğunu biliyoruz.” diye konuştu.

“Üye iş yerlerine finansal özgürlük sunuyoruz”
Craftgate’in sağladığı hizmetlerle ilgili bilgi veren Erdoğan, “Online ödeme alan firmaları tek noktadan, tüm banka ve e-para kuruluşlarıyla buluşturuyoruz. Böylece işletmeler her bir kurumun entegrasyonu için tek tek uğraşmak zorunda kalmıyorlar, istedikleri banka ve ödeme kuruluşuyla çalışarak hacmini gezdirme, özel anlaşmalar yapma gibi finansal özgürlüklerini kullanabiliyorlar. Bunun dışında üye iş yerlerimize ek olarak; kart saklama, tek tıkla ödeme, pazaryeri çözümü, kapalı devre cüzdan, ödeme formu, ortak ödeme sayfası, link ve QR kod ile ödeme, akıllı ve dinamik ödeme yönlendirme, gelişmiş üye işyeri kontrol paneli, gelişmiş API gibi birçok katma değerli servis de sunuyoruz.” ifadelerinde bulundu.

Kimler yaralanabilir
Craftgate’in B2B bir ürün olduğunu ve tamamen tüzel kişilere hizmet verdiklerini ifade eden Erdoğan, “Bir ödeme kuruluşu ile ödeme almaya başlayıp, 3-5 yıl içinde iyi cirolara ulaşmış girişimler bu üründen faydalanabilir. Halihazırda kendi sanal posunu kullanan ama kart saklama, kapalı devre cüzdan, pazaryeri çözümü gibi ihtiyaçları olan üye işyerleri de Craftgate'i tercih edebilirler. Ödeme altyapısı ve uzmanlığı konusunda çekinceleri olan ve bu konuda deneyimli bir ekiple çalışmak isteyen üye işyerleri de ürünümüzden faydalanabilir.” dedi.

“PCI DSS 1 lisansı ile dünya çapında güvenlik önlemine sahibiz”
Ürünün güvenlik noktasındaki artılarına da dikkat çeken Hakan Erdoğan, “Ödeme sistemlerinde temel kural asla hata yapmamaktır. Sitemin yüzde yüz doğru çalışması lazım. Burada da tecrübeleriniz büyük önem kazanıyor. Tecrübenin dışında VISA, Master Card gibi kuruluşların ortaya çıkardığı PCI DSS 1 (Payment Card Industry Data Security Standard) lisansına da sahibiz ki bu global çapta en üst düzeyde güvenlik önlemi. Yılda dört defa güvenlik denetiminden geçtiğiniz, taramaların yapıldığı, sisteminizin incelendiği, ciddi prosedürlerin olduğu, alması zor bir lisansa sahibiz. Bu önlemler doğrultusunda kodu yazarken bile uymamız gereken bir sürü prensip var. Dolayısıyla düşünce tarzında, uygulamada, kod kalitesinde, denetlenmesinde kayıt altına alınmasında global standarda uymak zorundayız. Bu lisansımızı her yıl yeniliyoruz.” diye konuştu.

Hedef global bir ödeme merkezi olmak
Bu topraklarda doğup büyüyen bir marka olduklarını söyleyen Erdoğan hedeflerini ise şu sözlerle anlattı:
“Önceliğimiz buradaki üye iş yerlerine, online ödeme alan şirketlere hizmet vermekti ve bunu başardık. İkinci faz olarak Türkiye’den yurt dışına satış yapan firmalar için yurt dışı ödeme yöntemlerini de sistemimize entegre ettik. Firma hangi ülkeye satış yapıyorsa o ülkeyle uyumlu ödeme yöntemini entegre ederek Dolar, Euro almalarına aracılık ediyoruz. Üçüncü aşamamız ise tamamen yurt dışına açılmak, hedefimiz global bir ödeme merkezi olmak. Bu yolda hızlı büyümemize katkı sağlayacak partnerlerimiz de olsun istedik ve yatırımcılarla görüşmeye başladık. Her şey yolunda giderse Mayıs ayının sonunda yeni birkaç yatırımcımız gelecek.”

“Ekibimizin gücü motivasyon kaynağımız”
Her şeyin hayal etmekle başladığını dile getiren Erdoğan, “Hayalinizi gerçekleştirirken tek başınıza olmanız dezavantaj çünkü motivasyonunuz bir anda düşebilir. Bu noktada hem ortaklarınız hem de ekibiniz çok kritik. Ben de o anlamda çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Bence en büyük gücümüz ekibimiz. Biz bu ekibin gücüyle başarılı olduk ve olacağız.” dedi.

“Teknopark’ta süreçler çok hızlı ilerliyor”
YTÜ Yıldız Teknopark’ta olmanın kendilerine pek çok avantaj sağladığını belirten Erdoğan, “Biz burada ar-ge projeleri yapıyoruz. Teknopark sınırları içinde hem akademik kadroya erişimimiz daha kolay oluyor hem de diğer şirketlerle etkileşimimizi arttırıyoruz. Finansal faydalar da çok önemli. Genelde kamu ya da devlet kurumları işlerin daha ağır işlediği yerler olarak bilinir ama YTÜ Yıldız Teknopark burada ayrışıyor. Karşımızda bir girişimci varmış gibi iletişim kurabiliyoruz, süreçler çok hızlı ilerliyor.” diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de dolandırıcılık şebekesi çökertildi: 100 milyonluk para trafiği ortaya çıktı Mersin polisinin yaptığı çalışmada 100 milyon liralık para trafiği oluşturan dolandırıcılık şebekesi çökertildi, yakalanan şüphelilerden 7’si tutuklandı. Vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle Mersin’e getirerek banka hesabı ve telefon hattı açtırıp dolandırıcılık yapan şüphelilerin 120 kişiyi mağdur ettiği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik belirlenen bir şebekeye yönelik planlı çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle Mersin’e getirerek banka hesabı ve GSM hattı açtırdıkları, bu hesap ve hatları dolandırıcılık eylemlerinde kullandıkları, para transferlerini yönlendirdikleri ve bir uygulama üzerinden organize şekilde hareket ettikleri tespit edildi. Bunun üzerine operasyon yapan polis 12 şüpheliyi yakaladı. Şüphelilere ait ev görünümlü ofisler ile araçlarda yapılan aramalarda ise 3 adet ruhsatsız tabanca, 45 adet fişek, 32 adet cep telefonu ile çok sayıda SIM kart, 410 bin TL, 6 adet laptop, farklı şahıslara ait çok sayıda kimlik ve banka kartı ele geçirildi. 100 milyon liralık para trafiği ortaya çıktı Polisin yaptığı detaylı incelemelerde şüphelilerin şu ana kadar 120 kişiyi mağdur ettiği, banka hareketlerinde ise yaklaşık 100 milyon TL üzerinde para trafiği bulunduğu tespit edildi. Emniyette işlemleri yapılan şüphelilerden 1’i ifadesi sonrasında serbest kalırken, 11’i adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan şüphelilerden 7’si tutuklandı, 4’ü ise adli kontrol şartı ile serbest kaldı. Operasyona ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Kayseri Recep Uçar: "İki tane kırılma anı bizim puan almadan gitmemize sebebiyet verdi" Çaykur Rizespor Teknik Direktör Recep Uçar, Kayserispor maçının ardından, "İki tane kırılma anı bugün evimize puan almadan gitmemize sebebiyet verdi" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Çaykur Rizespor, deplasmanda Kayserispor’a 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, açıklamalarda bulundu. Uçar maçta iki tane kırılma anı olduğunu söyledi. Kayserispor’un beklenenden çok daha iyi mücadele ettiğini belirten Uçar, "Maçtan önce de zor bir maçın beklediğini söylemiştim. Nitekim tahmin ettiğimiz gibi bir maç. Aslında maçı zor kılan unsur oyunun kendisi değil, biraz Kayserispor’un telafisi olmayan bir durumda bulunması. Bugün burada oluşturulan ambiyans maçın zorluk derecesini ciddi oranda artırdı. Aslında baktığımızda onlar; desteğin de etkisiyle daha agresif başladıkları, daha coşkulu başladıkları bir oyun ama sonrasında bizim oyunu dengelediğimiz hatta kontrol ettiğimiz bir oyun. İlk yarı genelinde maçın ikili mücadeleler şeklinde geçen bir oyun ama bence iki tane kırılma anı var. Birincisi bizim attığımız VAR’dan dönen gol. O pozisyonda hem iptal edilmesi hem de iki tane oyuncumuzun sarı kart görmesi. Devre arasına çok büyük moralle gireceğimiz bir oyunda hem golümüzün iptal olduğu hem de cebimizde iki tane sarı kartla girdiğimiz bir oyun bizi negatif anlamda etkilediğini söyleyebilirim. İkinci yarı girdiğimiz pozisyonda her ne kadar ofsayt bayrağı kalksa da yüzde 100 ofsayt olmayan bir pozisyon, muhtemelen VAR’dan dönüp lehimize bir gol olarak geçecekti. Belki de Kayseri adına daha zor bir maç geçecekti. Sonrasında oyunu kazanma hamleleri yaptık, hatta çift santrfora dönerken merkezden bize yakışmayan bir gol yedik. Sonraki bölümde yaptığımız hamleler olsa da ceza sahasından yediğimiz gol bizim adımıza maçı daha zor hale getirdi. İki tane kırılma anı bugün evimize puan almadan gitmemize sebebiyet verdi. Bu dosyayı kapatacağız, Rizespor olarak 3 maçımız var. Hedefimiz ilk 8 sıra içerisinde bitirme hedefimiz. Aynı kararlılıkla devam edeceğiz, önümüzdeki 3 maçtan maksimum puan alıp yolumuza devam etmeye çalışacağız. Alacağımız dersleri alacağız. Kayserispor’a kalan maçlarda başarılar dilerim" ifadelerini kullandı.
Denizli Denizli’de çocuklar "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" çağrısına kulak veriyor Denizli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklara unutulmaz anlar yaşatan etkinliklerle kutlamaya devam ediyor. Kutlamalar kapsamında DBB Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen "Çocuk Okuma Şöleni", çocukların kitaplarla iç içe vakit geçirdiği, adeta bir yaşam alanına dönüşen renkli görüntülere sahne oldu. Etkinliğin merkezinde ise Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin dijital bağımlılıkla mücadele amacıyla hayata geçirdiği "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi yer aldı. Proje kapsamında çocuklar, ekranlardan uzaklaşarak kitaplarla buluşturuldu ve ücretsiz kitap dağıtımıyla okuma alışkanlığına teşvik edildi. Çocukların kitap seçerken yaşadığı heyecan, projenin ne kadar yerinde bir adım olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Minderlere oturup kitap okuyan çocukların oluşturduğu samimi atmosfer, ailelerin de yoğun ilgisiyle daha da anlam kazandı. Veliler, çocuklarıyla birlikte kitap sayfaları arasında vakit geçirerek hem keyifli hem de bilinçlendirici bir gün yaşadı. "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi kapsamında yapılan yönlendirmelerde çocuklara, dijital ekranlara alternatif olarak kitap okumanın önemi anlatılırken, görevli eğitmenler ve kütüphane personeli de çocuklarla birebir ilgilendi. Etkinlik boyunca bazı çocuklar aldıkları kitapları hemen okumaya başlarken, bazıları ise arkadaşlarıyla kitaplarını değişerek paylaşım kültürünü de deneyimledi. Kütüphane içinde oluşan bu canlı ve sıcak ortam, projenin sadece bir kampanya değil, aynı zamanda bir farkındalık hareketi olduğunu ortaya koydu. Denizli Büyükşehir Belediyesi, "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesiyle çocukları dijital bağımlılıktan uzaklaştırmayı, onları kitapla, bilgiyle ve hayal gücüyle buluşturmayı hedeflerken 23 Nisan etkinlikleriyle de bu yaklaşımını daha geniş kitlelere ulaştırmaya devam ediyor.