GÜNDEM - 28 Mayıs 2020 Perşembe 22:18

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Ayasofya'da Fetih Suresi okunacak'

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Ayasofya'da Fetih Suresi okunacak'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, ''Yarın İstanbul fethinin 567. yıl dönümü milletimizle birlikte çok güzel programlara şahitlik edeceğiz. Kültür ve turizm bakanlığımızın düzenlediği fetih şöleni kapsamında Ayasofya’da Fetih Suresi okunacak ve dualar edilecek. Milletimizin fetih sevincini bu programlarla hep birlikte yaşamaya çalışacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında video konferans yöntemiyle toplandı. Yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamada bulundu.

Erdoğan, “Salgın sebebiyle uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması bizi gönlümüzce bir bayram yapmaktan mahrum bırakmış olsa da kalbimizdeki sevgiyi ve umudu hep koruduk hatta güçlendirdik. Yaklaşık 2 buçuk aydır yaşadığımız bu musibetin bize hayatımıza elimizdekilere hayallerimize dair bir muhasebe yapma imkanı verdiğine inanıyorum. Elbette alınan tedbirler nedeniyle sıkıntı çeken vatandaşlarımız olmuştur. Ülke genelinde 5 buçuk milyon insanımıza karşılıksız biner lira dağıtarak sıkıntılarını gidermeye çalıştık. Yine 4 buçuk milyon vatandaşımız istihdamı kısa çalışma ödeneği askeri ücret desteği nakit desteği gibi yöntemlerle destekledik.

Türkiye’nin salgının önlenmesinde ve can kaybında dünyada örnek alınan bir konuma gelmesi 83 milyon olarak hepimizin ortak başarısıdır. Aldığımız tedbirlerin uygulamaları 81 il ve 922 ilçede valilerimiz, kaymakamlarımız, emniyet ve jandarma teşkilatlarımız tarafından yürütüldü. Sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaklaşık 8 milyon 65 yaş üstü vatandaşımız ile 25 milyondan fazla 20 yaş altı gencimizi her türlü ihtiyaçları vefa sosyal destek grupları tarafından karşılandı. Bugüne kadar vefa sosyal destek grupları toplam 6 milyon 240 binin üzerinde talebe cevap verdi” ifadelerini kullandı.

“Hayatın her alanında Türkiye parlayan bir yıldız olarak öne çıkıyor”

Türkiye’nin parlayan bir yıldız olarak öne çıktığını söyleyen Erdoğan, “Siyasi ve ekonomik bakımdan yeniden yapılanma sürecinde olan küresel sistemde Türkiye’nin gerçekten çok iyi bir yere geleceğinin işaretlerini şimdiden almaya başladık. Hayatın her alanında Türkiye parlayan bir yıldız olarak öne çıkıyor. İnşallah daha önce 2. Dünya savaşı ve soğuk savaş sonrası yapılan hataları tekrarlamayacak bu defa ülkemizin önüne gelen fırsatı değerlendirmeyi sağlayacağız.

Son 18 yılda demokraside ve ekonomide katettiğimiz büyük mesafe geleceğe güvenle bakmamızda en önemli güç ve moral kaynağımız. 1 asır önce hasta adam yaftasıyla tarihten silinmeye çalışılan Türk milletinin bugün hastaların ümidi olarak öne çıkması dahi başlı başına bir ibret vesikasıdır. 

 ''Ayasofya'da Fetih Suresi okunacak''

Yarın İstanbul fethinin 567. yıl dönümü milletimizle birlikte çok güzel programlara şahitlik edeceğiz. Önce Sancaktepe’de 2 ayda inşaa ettiğimiz 108 yataklı Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi'nin açılışını yapacağız. Akşam saatlerinde Okçular Vakfı'nın fetih kupası yarışmaları gerçekleştirilecek. Bunun ardından ise kültür ve turizm bakanlığımızın düzenlediği fetih şöleni kapsamında Ayasofya’da Fetih Suresi okunacak ve dualar edilecek. Milletimizin fetih sevincini bu programlarla hep birlikte yaşamaya çalışacağız” diye konuştu.

"Darbelerden medet umanlara milletimiz asla fırsat vermeyecektir"

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin cumhuriyet tarihi boyunca yaşadığı önemli dönüm noktaları vardır. Bunların bir kısmını üzüntüyle bir kısmını mutlulukla anıyoruz. 27 Mayıs 1960 darbesi ve sonrasında yaşananlar üzüntüyle hatırladığımız dönemlerden biridir. 27 Mayıs Türkiye’ye darbe virüsünün ilk girdiği tarihtir. Maalesef bu tarihten sonra darbe, muhtıra, bildiri ve darbe girişimi şeklinde demokrasimize yönelik pek çok saldırıyla karşı karşıya kaldık. En son 15 Temmuz’da darbe girişimini hep birlikte yaşadık. Milli iradeyi esir alma amacı taşıyan bu tür darbelerin veya girişimlerin ülkemize çok ağır maliyeti olmuştur. Daha da çarpıcı olanı milli iradeye yönelik hemen her saldırının Türkiye’nin büyük kalkınma hamleleri başlattığını dönemlerin ardından gelmesidir. İlk darbenin ardından geçen 60 yıla baktığımızda bu durumu inkarı mümkün olmayan bir gerçek olan görüyoruz.

Milletin baskısıyla geçilen çok partili siyasi hayatın ardından Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle Menderes ve arkadaşları yeni bir kalkınma hamlesi başlattı. Türkiye daha önce 1’er 2’şer tanesine sahip olduğu hidroelektirik barajlarına 18 tane, sulama barajlarına 8 tane, limanlarına 11 tane havalimanlarına 5 tane, rafinelerine 3 tane ilave etti. Ayrıca ülkemizin dört bir yanında 13 şeker fabrikası, 19 çimento fabrikası, 82 hububat silosu, 88 büyük ölçekli fabrika kuruldu. Milli geliri 3 kat artan Türkiye 2. Dünya Savaşı sonrası yeniden yapılanan küresel ekonomide hak ettiği yeri alma yolunda ilerliyordur. 27 Mayıs darbesiyle işte bu süreç kesintiye uğratılmış, Türkiye yeniden uzun yıllar boyunca sürecek siyasi ve ekonomik istikrarsızlık bataklığına sürüklenmiştir.

Menderes ve arkadaşları ülkemize ve milletimize yaptıkları hizmetlerin bedelini ağır işkencelerle, hakaretlerle, hapis yatarak ve idam sehpasına yürüyerek ödemiştir. Milli iradeden güç alarak yönetime gelmek yerine, hala darbelerden, terörden, kaostan, sokak olaylarından medet umanlara milletimiz asla fırsat vermeyecektir. Halka hizmet edenleri idama göndermeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Milletimizin 15 Temmuz'da ortaya koyduğu güçlü irade ve cesaret, Türkiye'de darbeler ve cuntalar, vesayet dönemlerinin inşallah artık kapandığının işaretidir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM Başkan Vekili Adan: "Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Celal Adan, "Birinci Cihan Harbi fırtınası Gümüşhane’yi vurduğunda, Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" dedi. Ankara’da Gümüş Strateji Grup ve Danışma Kurulu tarafından "Gümüşhane’ye Değer Katanlar 2026 Ödül Töreni" düzenlendi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başladı. Törende konuşan TBMM Başkan Vekili Celal Adan, "Selçukluların, Akkoyunluların, Osmanlıların diyarı olan bu güzel memleket gönül medeniyetimizi oluşturan parçaların hepsinden nasiplenmiş, her birinden yadigar anı günümüze değin ulaşmıştır. Gümüşhane, tarihimizin her devrinde destanlar yaşayan kadim bir kilim gibi Anadolu topraklarında özleşmektedir. Memleketimizin her bir köşesini yangın yerine çeviren Birinci Cihan Harbi fırtınası bu şehri vurduğunda Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir. Gümüşhane, bu memleketin düşmanlarının karşısında asla eğilmeyeceğini, Gümüşhane’nin sıradağlar gibi dimdik duracağını böylece ispat etmiştir" diye konuştu. Celal Adan’ın konuşmasının ardından ödül sahipleri kürsüye davet edilerek ödülleri takdim edildi. Törene, MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, davetliler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Bursa Bakan Bolat, Bursa’da iş adamlarıyla bir araya geldi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısında iş adamlarıyla bir araya geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası’nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meclis üyeleri, sanayici ve iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Bursa’nın ekonomisine yön veren sanayicilere ve iş adamlarına seslenen Bolat, "Bursa, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji ve sanayiyi bir arada barındıran nadir şehirlerimizden biridir. Bu yönüyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Bolat, "Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada güvenilir bir liman, üretim ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar Türkiye’nin önemini daha da artırmıştır. Küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha güçlü bir büyüme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildi. Enflasyon oranını yüzde 80’lerin üzerinden yüzde 30 bandına indirmeyi başardık. Ancak finansmana erişim ve maliyetler konusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu. İhracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Bolat, "Amacımız üretimi, istihdamı ve ihracatı daha da güçlendirmektir. Bursa’nın ihracatı geçen yıl yaklaşık yüzde 10 artarak 20 milyar dolara ulaştı. Bu yıl da artış eğiliminin devam ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise, "Türkiye’nin sahadaki caydırıcı askeri varlığı ve siyasi iradesiyle, bu zorlu coğrafyada oyun kurucu bir güç olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen bu kararlı duruş, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu stratejik çerçevede, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinizde yürüttüğü çalışmalar; sahadaki siyasi ve askeri kazanımlarımızı kalıcı bir ekonomik yapıya kavuşturmak adına çok önemli bir temel teşkil etmektedir. Özellikle Irak ile hayata geçirilen Kalkınma Yolu Projesi, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik sektörüne açılan kapılar ve komşularımızla artan ticaret hacmi, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarıdır. Zorlu küresel tabloya rağmen sergilediğimiz direnç ve performans hepimiz için büyük bir övünç kaynağıdır. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz yüzde 3,6 oranında büyüme yakalarken; mal ve hizmet ihracatında ise 396 milyar dolarlık rekor performans yakaladık. Bursa iş dünyası olarak bizler de bu tarihi yükselişin en güçlü parçalarından biriyiz" dedi. Burkay, "20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle, ülkemizin küresel rekabet gücünün sürükleyici gücü konumundayız. Ürettiğimiz mal ve hizmeti dünyanın 200’den fazla ülkesine ve gümrük bölgesine taşırken, 120’den fazla ülkeyi ardımızda bırakan bir ihracat performansına sahibiz. Üstelik bunu; yüksek enflasyon, finansmana erişim zorlukları ve küresel ticarette artan korumacılığa rağmen başardık. Rekor ihracat rakamlarımızın arkasında firmalarımızın azmi kadar, Ticaret Bakanlığı’nın da sağladığı desteklerin de büyük payı var. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ’kendine inan, ülkene güven’ anlayışıyla üretim ve ihracat ekosistemimizi dünya pazarlarına açıyoruz" diye konuştu.
Kastamonu Hicaz Demiryolu’nun tarihine fotoğraflar ve belgelerle Kastamonu’da, son günlerde gündeme gelen Hicaz Demiryolu’nun tarihi, açılan sergide, fotoğraflar ve belgelerle anlatıldı. Kastamonu Üniversitesi’nin destekleriyle, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Kırkdirekli Uluslararası Öğrenci Derneği iş birliğinde hazırlanan "Belge ve Fotoğraflarla Hicaz Demiryolu" sergisi ve Kastamonu Üniversitesi öğrencileri tarafından Kastamonu Kalesi’nde çekimleri yapılan "Dopatonin" filminin gala gecesi Kastamonu Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programın ilk bölümünde son aylarda sık sık gündeme gelen Hicaz Demiryolu ile ilgili Eğitimci ve Araştırmacı Mustafa Gezici tarafından hazırlanan "Belge ve Fotoğraflarla Hicaz Demiryolu" sergisi açıldı. Sergide, Hicaz Demiryolu’nun inşa sürecine ilişkin belge ve fotoğraflar ziyarete açıldı. Sergi açılışında konuşan Araştırmacı Mustafa Gezici, "Tren yolunun İstanbul’dan Kilis’e kadar olan kısmının yanı sıra, bu sergimizde 1900 ila 1918 yılları arasında Kilis’ten başlayıp Medine-i Münevvere’ye kadar olan kısmını konu olarak aldık. Sergimizde yapım aşamaları, toplanan belgeler, bağış makbuzları, verilen madalya beratları tamamını bu sergide bulabileceksiniz. Eskiden hicaza nasıl gidiliyormuş, tren yolu geldikten sonra nasıl ardından askerlerimiz nasıl gitmişler. 1900-1918 yılları arasındaki yapım aşamaları ve çalışmasını konu aldık. Sergimizde 60 fotoğraf ve 16 belge ile belgeledik" dedi. Konuşmaların ardından serginin açılışı yapıldı ve Araştırmacı Mustafa Gezici tarafından davetlilere Hicaz Demiryolu’nun tarihi sürecine ilişkin bilgiler verildi. Programın ikinci bölümünde, Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından tarihi Kastamonu Kalesi’nde işlenen bir cinayeti konu alan ve çekimleri 8 ay süren psikolojik dram türündeki filmin galası yapıldı. Filmin galasında konuşan Kırkdirekli Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Orhan Salcı, "Kastamonu’da üniversitede okuyan kardeşimiz, burada aldığı eğitimin meyvesini burada çekimlerini yaparak burada göstermek istemiş. Şehrimizi tanıtmak noktasında bir film çekmiş. Bizim çok değerli, o yüzden öğrencilerimize destek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Üniversite öğrencilerinin filmi seyirciyle buluştu Filmin yönetmen ve senaristi olan Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo ve Televizyon Bölümü’nde eğitim gören Özbekistan uyruklu Ferdaus Mohammad Ali de, "Dopatonin isimli filmin çekimlerini tam bağımsız bir şekilde yaptım. Bu filmin içerisinde bir mesaj var, bu mesajın anlaşılmasını da herkesten merakla bekliyorum. Kendim açık olarak bu mesajı söylemedim çünkü herkes, çözsün istiyorum, kendisi bulsun istiyorum. Kendilerine göre anlaşılsın diye düşündüm. O yüzden inşallah bu mesajımı herkes anlar" şeklinde konuştu. Açılış kurdelesinin kesilmesiyle ilk kez gösterime giren ve 1 saat süren film, davetliler tarafından büyük ilgiyle izlendi. Gösterimin ardından filmin yönetmeni ve yapım ekibiyle söyleşi gerçekleştirildi.