DÜNYA - 18 Kasım 2024 Pazartesi 22:38 | Son Güncelleme : 18 Kasım 2024 Pazartesi 22:40

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 lideriyle aile fotoğrafı çekildi

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brezilya’da düzenlenen G20 Liderler Zirvesi kapsamında liderlerle aile fotoğrafı çekimine katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nde temaslarına devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve kapsamında liderlerle aile fotoğrafı çekimine katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Yalçın: "Kayseri’nin ilk 3 aylık ihracatı 924 milyon dolar oldu" Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mart ayı dış ticaret rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. 2026 yılı Mart ayı rakamlarını değerlendiren Başkan Mehmet Yalçın, Türkiye’nin 2026 yılı Mart ayındaki ihracatının, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 azalarak 21 milyar 899 milyon dolar, ithalatının ise yüzde 8,2 artarak 33 milyar 120 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Kayseri’nin dış ticaretteki Mart ayı projeksiyonunu değerlendiren Başkan Yalçın, "Şehrimizin 2026 yılının Mart ayı ihracatı 314 milyon 106 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. Kayseri’nin Mart ayı ithalat rakamı ise 154 milyon 959 bin dolar seviyesinde olmuştur. Kayseri’nin ihracatında yüzde 1,38’lik düşüş gerçekleşirken, Mart ayı ithalatımızda ise yüzde 6,22’lik bir artış yaşanmıştır" dedi. Kayseri’nin ihracatında 2026 yılında daralma yaşanabilmesinin muhtemel olduğunun altını çizen Başkan Yalçın, "Kayseri olarak bu yılının ilk 3 aylık döneminde 924 milyon 429 bin dolarlık bir ihracata ulaşmış durumdayız. Bu ilk 3 aylık dönemde ithalat rakamımız ise 430 milyon dolar seviyesindedir. Kayseri’nin 2026 yılında tüm zorluklara rağmen 4 milyar dolar civarına ihracat yapabilecek gücü ve kapasitesi bulunmaktadır. Sanayicilerimiz tüm zorluklara göğüs germekte ve hedeflere ulaşabilmek için durmaksızın çalışmaktadır" şeklinde konuştu. Başkan Yalçın, "Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, ekonomideki belirsizliği her geçen gün derinleştirmektedir. ABD-İsrail İran savaşı dolayısıyla petrole ve enerjiye dayalı maliyet artışları sanayicilerimizi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Piyasalarda yaşanan durumun öngörülemez hale gelmesi sanayicilerimizi endişelendirmektedir. Yaşanan maliyet artışları üretim çarklarının dönmesinde yavaşlamaya neden olmakta, işçilik giderlerinin dünyadaki rakip ülkelerden daha yüksek olması üretimi doğrudan etkilemektedir. Uygun maliyetli finansa ulaşmada yaşanan zorluklar da sürdürülebilirlik noktasında sanayicilerimizin önünde set oluşturmaktadır" dedi. Yalçın, "Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, geçtiğimiz günlerde yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında yaşananların iyi analiz edildiğine ve sanayicilerimizin beklentilerine göre yeni gelişmeler olacağına olan inancımızı korumaktayız. Yakında TBMM gündemine sunulacağı kamuoyu ile paylaşılan; doğrudan yatırım teşvikleri ve üretim yapan ihracatçıların desteklenmesini de içeren geniş kapsamlı düzenleme olumlu bir adımdır. Atılacak yeni adımlarla; üretimde, istihdamda ve ihracatta öncü rol oynayan sanayicilerimize yeni yol haritalara çizilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kartların yeniden dağıtıldığı bir dünya düzeni oluşması sürecinin içinden geçtiğimiz artık apaçık bellidir. Böylesine önemli günlerde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğindeki ekonomi yönetiminin, başta sanayicilerimiz olmak üzere toplumun tüm kesimlerini koruyacak kapsayıcı nitelikte önlemler alacağını düşünüyoruz" diye konuştu. Başkan Yalçın açıklamasını, ekonomiye sağladıkları katkılardan dolayı tüm ihracatçılara ve sanayicilere teşekkür ederek noktaladı.
Kayseri Melikgazi, ağaçlandırma çalışmaları ile geleceğe daha yeşil bir miras bırakıyor İlçeye diktiği ağaçlarla Melikgazi’ye yıllar kazandıran Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, İldem Bölgesi Alparslan Türkeş Bulvarı’nda 10-15 yaşında çınar yapraklı dut ağaçları dikti. Melikgazi’yi hızla yeşillendirmek için çeşitli türdeki büyük ağaçları toprakla buluşturduklarını hatırlatan Başkan Palancıoğlu, "Melikgazi’mizi yeşillendirmek için birçok alanda ağaç dikim çalışmaları yapıyoruz. Ağaç dikmek ahirete yatırım yapmak gibidir. Hayırların en büyüklerinden bir tanesi de ağaç dikmektir. Melikgazi Belediyesi olarak sloganımız ‘Fidan Değil Ağaç Dikiyoruz’. Ağaçlarımız çok büyük olduğu için elle değil; kepçeyle dikiyoruz. 10-15 yaşında 25-30 kutur genişliğinde çınar yapraklı dut ağaçlarımızı İldem bölgesinde Alpaslan Türkeş Bulvarımızdaki refüje diktik. Saksılı ağaçlarımızı yılın 365 günü dikebiliyoruz. Mevsimini beklemeye gerek kalmıyor. Damlama sulamayla da ağacın köküne sulama işlemi yaptığımız için ağacın büyüyen kökleri yola zarar vermiyor. Melikgazi’nin her bölgesine bu ağaçlardan dikiyoruz. Mesai arkadaşlarımızın da eline sağlık. Sağ olsunlar özveriyle çalışıyorlar" ifadelerini kullandı. Palancıoğlu, "Tam 5 bin tane çınar, dut, ıhlamur ve diğer ağaçlardan aldık. Melikgazi’ye süre kazandırıyoruz. 10-15 sene küçük fidanın büyümesini beklemeden, büyümüş ağaçları dikerek ilçemizin hızla yeşillenmesini sağlıyoruz. Bütün bölgelerimizde ağaçlandırma çalışması bitti ve ışıklandırma devam ediyor. Hayırlı olsun" dedi.
Antalya Madde bağımlılığından yavru kedi sayesinde kurtuldu Antalya’da madde bağımlılığından kurtulmak için mücadele veren 34 yaşındaki adam, sahiplendiği yavru kedi sayesinde hayata tutundu. Kedisi yanından ayrılmayan Sırrı Ü., "Ona ölünceye kadar bakacağım" dedi. Antalya’nın Serik ilçesinde uzun süredir madde bağımlılığı ile savaşan Sırrı Ü. (34), Serik Kamu ve Toplum Yararına Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı Fatih Süleyman Korkut’un teşvikiyle bir kedi sahiplendi. Yavru kedi, Sırrı Ü.’nün sadece ev arkadaşı değil adeta kurtarıcısı oldu. Sırrı Ü.’nün birlikte her yere gittiği, omuzundan inmeyen kedisiyle arasında duygusal bir bağ oluştu. "Hayvan sevgisiyle maddeden kurtuldum" Minik dostuna bakmanın kendisine büyük bir güç verdiğini belirten Sırrı Ü., "Kediyle Fatih ağabeyin sayesinde tanıştık. ’Gidelim bir hayvan sahiplenelim’ dedi. Gittik gördük, ne olursa olsun sakat olsa bile benim olsun, ben bakarım dedim. Şansımıza kedimiz denk geldi. Bir aydır yanımdan hiç ayrılmıyor. Nereye gidersek beraber gidiyoruz, yemek yiyoruz, geziyoruz. Hayvan sevmek bence insanın kendisine saygı duyması demektir. Hayvanları sevmeyi bilmeyenin kendisine de saygısı olmaz. Görenler ilk başta ’Bakamazsın, küçük’ dediler. Ben de bakarım dedim. Biraz büyüdü, artık ölene kadar onunla beraberiz" dedi. "Yavru kedi onu hayata bağladı" Serik Kamu ve Toplum Yararına Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı ve Kurucusu Fatih Süleyman Korkut ise, "Kardeşimize gerçekten kedi yavrusunun çok iyi geldiğini gördüm. Aralarında güzel bir bağ oldu. Madde bağımlılığını kesinlikle çözdü. Bizim derneğimizde kalıyor şu anda kardeşimiz. Ailesiyle biraz problemleri var. Yavru kedi onun koynunda yatıyor. Kendisinde sorumluluk hissi doğdu. Yavru kedi onu hayata bağladı. Allah’ın bir lütfu kesinlikle. Şahsım ve derneğimiz adına çok mutluyum. Toplum yararına böyle bir şey yaptığımız için özellikle Sırrı kardeşimiz için çok mutluyum. Kedi onun hayatını komple değiştirdi" diye konuştu.
Van Kuzeninin öldüğünden habersiz iyileşeceği günü bekliyor Van’ın Saray ilçesinde sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısında yaralanarak tedavi altına alınan A.Ö. isimli çocuk, 5 yaşındaki kuzeninin ölümünden habersiz sağlığına kavuşacağı günü bekliyor. Dün öğlen saatlerinde Saray ilçesi Kazım Paşa Mahallesi’nde amca çocukları olan 5 yaşındaki Hamza Özsoy ile 10 yaşındaki A.Ö., oyun oynadıkları sırada sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısına uğramıştı. Saldırıda hayatını kaybeden Hamza Özsoy bugün gözyaşları arasında toprağa verilirken, yaralı A.Ö.’nün tedavisi ise Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne devam ediyor. Kuzeni Hamza’nın ölümünden habersiz iyileşeceği günü bekleyen A.Ö., "Dün okuldan geliyordum. Köpekler oradaydı, 13 tane. Onlar peşime verdi, ben de eve taraf kaçtım. Çamurda düştüm. Onlar da geldi ve beni yakaladı. Sürükledi aşağıya kadar. Sonra bağırdım, babam çıktı geldi. Babam onları kovaladı. Şu an iyiyim. Biraz karnım ağrıyor, nefes alınca zorlanıyor" dedi. Ablası Ayşe Özsoy ise olayın yaşandığı saatte okulda olduğunu belirterek, "Ayaz da okuldan dönmüş. Hamza bizim eve gelmiş. Bizim evde yemek yedikten sonra salona geçiyor. Salona geçtikten sonra anneme bile haber vermeden dışarı çıkıyor. O sırada zaten köpekler Hamza’yı tutmuş. Daha sonra sürüklemişler, kameralara baktığımızda. Daha sonra Ayaz okuldan geliyor. Ayaz köpekleri görüyor, kaçıyor ve bizim eve doğru ama ayağı çamura girdiği için kayıyor ve düşüyor. Köpekler ona saldırıyor. Bağırıyor, annemler çıkıyor, köpekleri kovalıyorlar. Ayaz’ı alıp babamlar bizim oradaki hastaneye götürüyorlar. Daha sonra amcam geliyor. ’Benim çocuğum nerede, Hamza nerede?’ diyor. Daha sonra jandarma geliyor ve Hamza’yı bulamıyorlar. Yengem de bağırışları falan duyuyor, oraya doğru gidiyor. Daha sonra Hamza’nın yerde yattığını görüyor. Hamza’yı alıyorlar" dedi. Yaşanan köpek saldırılarına da değinen Ayşe Özsoy, "İlk bu olay Konya’da oldu. Konya’dan sonra Van’da oldu, Hakkari’de oldu. Hepsi çocuk bu arada, hepsi evinin önüne çıkıp oyun oynamak istemişti. Yeri gelince herkes sokak köpeğine bir tekme vurduğumuzda veya hakaret ettiğimizde sokaklara dökülüyorlar; peki neden bu çocukların canı yandığında neredeler o zaman? Bu çocuklar için niye sokakta değiller? Bunlar da insan, bunların da anne babası var. Daha kaç çocuk ölecek? Daha kaç kişinin canı yanacak da bunlar son bulacak?" şeklinde konuştu.