GÜNDEM - 09 Nisan 2021 Cuma 18:04

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yatay mimari mesajı!

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yatay mimari mesajı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beykoz Cam ve Billur Müzesi Açılış Töreninde yaptığı konuşmada, “Yatay mimariyi yaygınlaştırarak Türkiye'nin çehresini orta ve uzun vadede tamamen değiştireceğimize inanıyoruz” dedi. Erdoğan ayrıca “Tek parti döneminde kültürel alanda tamamen taklitçi, baskıcı, ülkenin ve milletin değerleri ile kavgalı bir zihniyetin esiri olduk” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beykoz Cam ve Billur Müzesi Açılış Törenine katıldı. Törene; Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın, Milli Saraylar İdare Başkanı Yasin Yıldız da katılım gösterdi.

“Yatay mimariyi yaygınlaştırarak Türkiye'nin çehresini orta ve uzun vadede değiştireceğimize inanıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada, “Dönem mimarisinin en nadide eserlerinden olan bu müzeyi Cumhurbaşkanlığı olarak ülkemize kazandırmış olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Gönül isterdi ki inşa edildiği tarihteki tüm eserleriyle bu mirası yaşatabilseydik. Maalesef ülkemizde bir dönem ecdat mirasına çok hoyrat davranılmış, nice güzel eserler yerle yeksan edilmiştir. Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren başlayan Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız döneminde de devam eden süreçte tarihi mirasımızı koruma altına almak için özel gayret gösterdik. Dolmabahçe'deki harap haldeki binaları restore ederek önce Başbakanlık, şimdi de Cumhurbaşkanlığı için kullanıyoruz. Beylerbeyi Sarayı takibimizle Meclis Başkanlığı tarafından restore edildi. Büyük bir vefasızlıkla harabeye dönen Yıldız Sarayı Mabeyn Köşkü'nü restore ederek ülkemizin sembollerinden biri haline dönüştürdük. Harap halde bulunan Huber Köşkü ile tamamen yıkılmış olan Çengelköy'deki Vahdettin Köşkü'nü de yeniden ayağa kaldırdık. Amacımız tüm bu mekanların sağlıklı ve hızlı şekilde restore edilmeleridir. Amacımız, yeni yapılan kamu binalarının Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin bugüne miras olarak kalması sebebiyle, o izleri yarınlara taşımaktır ve modern mimari yorumlarla da inşasını temin etmektir. Böylece ülkemize uzunca süre hakim olan çirkin, ruhsuz, kimliksiz yapı inşası dönemini sona erdirerek yeni dönemi başlatmak istiyoruz. Artık sadece kamunun değil özel sektör ve kişilerin de projelerini aynı anlayış ile yürüttüklerini görüyoruz. Yatay mimariyi yaygınlaştırarak Türkiye'nin çehresini orta ve uzun vadede tamamen değiştireceğimize inanıyoruz” dedi.

“Tek parti döneminde kültürel alanda tamamen taklitçi, ülkenin ve milletin değerleri ile kavgalı bir zihniyetin esiri olduk”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, “Yaşadığımız coğrafyada 200 yıllık Selçuklu, 600 yıllık Osmanlı ve bir asra yaklaşan Cumhuriyet tecrübeleri ile yaklaşık 1000 yıllık geçmişimiz var. Bugün de her yerde ecdadımızın bıraktığı kültür izlerine rastlıyoruz. Yaşadığımız coğrafya ise insanlığın en kadim yerleşim yerlerinin başında gelmesiyle çok daha büyük bir zenginliği barındırıyor. Bu mirasa hakkıyla sahip çıkamadığımız ise acı bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Sağlam siyasi, ekonomik, askeri güce sahip olamayan toplumların kültürlerini, sanatlarını ilimlerini yaşatmakta zorluk çektiklerini biliyoruz. Gerileme başlayınca hiçbir alan bunun dışında kalamıyor. Türkiye olarak böyle bir felaketi kısmen de olsa yaşadık. Son asırlarda arka arkaya maruz kaldığımız çöküntüler, bizi beka mücadelesine öylesine yoğunlaştırdı ki, diğer konulara yeteri kadar vakit ve enerji ayıramadık. Günümüz dünyasında toplumlar ve kültürler arasında etkileşim kaçınılmaz gerçektir, ancak biz diğer hususlarla birlikte kültür sanatta da sadece kopya çeken, taklit eden durumunda kalarak özgürlüğümüzden uzaklaştık. Tek parti döneminde kültürel alanda tamamen taklitçi, baskıcı, ülkenin ve milletin değerleri ile kavgalı bir zihniyetin esiri olduk. Son yıllarda gayet güzel, önemli, kültür sanat ürünleri ortaya kondu, ilmi faaliyetler gerçekleştirildi. Mesele bunların sınırlı alanlarda kalmış olmasıdır. Hayat boşluk kabul etmiyor. Kendi mimarinize sahip çıkmazsanız, kendinizi gecekonduların, çirkin betonarme binaların arasında bulunursunuz.

Kendi edebiyatınızı, kendi müziğinizi üretemezseniz küresel dalgaların içinde kaybolur gidersiniz. Aile ile temeli güçlendirilmemiş, eğitim ile kalıcı hale getirilmemiş, kültür sanatla tahkim edilmemiş bir kalkınmanın bizi götüreceği yer zevksizliktir, sevgisizliktir, nobranlıktır, bataklıktır. Ülkemizi bu tehdidin yörüngesinden çıkarmakta kararlıyız” ifadelerine yer verdi.

Gamze Erdemir
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum Valisi Ali Çalgan: "Hasar büyük ama sevincimiz o ki can kaybımız yok, çok şükür" Çorum’un Sungurlu ilçesinde hortum sebebiyle evlerin hasar gördüğü köyde incelemelerde bulunan Çorum Valisi Ali Çalgan, hasarın büyük olduğunu belirterek, "Hasar çalışmalarına başlanmıştır. İnşallah hiç kimseyi sıkıntıda bırakmayacağız" dedi. Çorum Valisi Ali Çalgan, Sungurlu ilçesinde meydana gelen fırtına sebebiyle evlerin hasar gördüğü Oyaca köyünde incelemelerde bulundu. Vali Çalgan’a Sungurlu Kaymakamı Mutlu Köksal ve Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere eşlik etti. Ekiplerden bilgi alıp vatandaşlara ‘geçmiş olsun’ dileklerini ileten Vali Çalgan, daha sonra açıklamalarda bulundu. 60 hanenin bulunduğu köyde şu an yaklaşık 25 evde vatandaşların yaşadığını söyleyen Vali Çalgan, Bugün 14 Mayıs Perşembe günü. Sungurlu ilçemize bağlı Oyaca köyümüzdeyiz. 15.20 sularında bir hortum vakası yaşanmış. Saat 15.21’de 112 Acil Çağrı Merkezine ihbar yapılıyor. Çağrı gelir gelmez ilgili kurumlarımızın tamamı buraya geldi. Jandarma, AFAD, Kızılay, İl Sağlık Müdürlüğü ambulansları, Sungurlu Belediyemizin iş makineleri ve itfaiye ekipleri, İl Özel İdaremiz olarak hepimiz buradayız. Köyümüz 60 hane. 20-25 hanesi mevsim itibarıyla dolu. Diğer vatandaşlarımız başka şehirlerde. Ciddi bir hasar var. Bu bölgede zaman zaman bu derecelerde vakalar son yıllarda olmaya başlamış. 2019 yılında Çorum merkezde bir hortum vakası yaşanmış. Bugün aynı hadise bir iki köyümüzde daha yaşanmış. Oradaki hasar şükürler olsun bu kadar büyük değil. Hasar büyük ama sevincimiz o ki can kaybımız yok çok şükür" dedi. Yaralıların durumuyla ilgili de bilgi veren Vali Çalgan, "4-5 yaralımız var. 3’ü buraya gelen sağlık ekipleri tarafından ayakta tedavi edildi. 2 tanesi tedbiren hastaneye götürüldü" diye konuştu. Vatandaşların yaralarının en kısa sürede sarılacağını dile getiren Çalgan, "Hemşehrilerimiz ve vatandaşlarımızla beraberiz. Hasar çalışmalarına başlanmıştır. İnşallah hiç kimseyi sıkıntıda bırakmayacağız. Süratla yararları saracağız" diye konuştu. Köyde şu an 47 vatandaşın yaşadığını ve vatandaşların barınma sorunun bulunmadığını dile getiren Vali Çalgan, vatandaşların kendi istekleriyle köy konağı ve köydeki sağlam kalan evlerde kalacağını ifade etti.
Eskişehir Yıldırım’ın düştüğü minare yıkıldı, camide temizlik yapan imam yaralandı Eskişehir’in kırsal Yassıhöyük Mahallesinin cami minaresi ikindi namazına hemen önce düşen yıldırım sonrası yıkılırken, temizlik yapan imam yaralandı. Olay, Odunpazarı ilçesi kırsal Yassıhöyük Mahallesi’nde meydana geldi. Bölgede etkili olan yağmur yağışı sonrası, 158. Sokakta bulunan Yassıhöyük Camii’ne yıldırım düştü. Düşen yıldırımdan dolayı mahallenin merkezinde bulunan caminin minaresi yıkıldı. Minarenin tuğlaları sokağa ve caminin üzerine yıkıldı. Minareden düşen tuğlalar, caminin çatısını delerek içeri girdi. Yıkımın şiddetiyle minarenin kapısı 50 metre öteye uçtu. Yıkılan minare dolayısıyla mahallede elektrik gitti. Temizlik yapan imam yaralandı Yıkımın yaşandığı esnada cami içerisinde hafta sonu düzenlenecek olan yağmur duası için temizlik yapan imam Ramazan Ş. cam kırıklarından ve tuğla parçalarından yaralandı. Cami imamı Ramazan Ş. hastaneye kaldırıldı. Olayın ikindi namazından önce olması ve yıkılan minarenin parçalarının boş bir sokağı düşmesi, facianın ucuz atlatılmasına neden oldu. İhbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve AFAD Eskişehir İl Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Şeritle kapatılan sokakta bulunan cami girişine "Çökme riski var, uzak durun" yazıları asıldı. Jandarma ve AFAD bölgede çalışma başlattı. "Minare patladı" Konuyla alakalı konuşan mahalle muhtarı Ramazan Algan, "Saat 4 suları burada oturuyorduk. Yüksek sesle bir gürültü geldi. Çıktık hepimiz trafonu patladığını düşündük ama ondan sonra baktık minaremiz yıkılmış. Yıldırım önce cami minaresine geldi, yukarısına düşmüş sonra minare patladı. Parçaları da buraya kadar geldi. Minare caminin üzerine devrildi gördüğünüz gibi. Biz içerideydik işte muhtarlıkta oturuyorduk şimşek çakınca komple yaktı her yeri. Şu anda köyümüzün komple elektrik tesisatı, kamera sistemi bunlar da zarar var"dedi. "Minarenin kapısı falan yaklaşık 50 metre" Mahalle sakinlerinden Cengiz Algan ise yaşadığı olay anlarını şöyle anlattı; "Biz kahvede oturuyorduk, yagislardan dolayı tarlaya gitmedik. Elektrik tellerini sallandığını gördük, ondan sonra bir gürleme duyduk. Dışarı çıktık koşa koşa minarenin yıkıldığını gördük. Patlama etkisiyle minarenin kapısı falan yaklaşık 50 metre fırlayarak köy meydanı’na kadar geldi. Çevredeki arabalarda zarar gördü. Biz başta trafonun patladığını düşündük. Tozdan hiçbir şeyi göremedik. Tozlar kalkınca minarenin düştüğünü gördük. Cami hocası içerdeymiş temizlik yapıyormuş o sırada o da yaralanmış. Önümüzdeki pazar yağmur doğamız vardı o yüzden. Evlerde sayaçlar patladı. Televizyonlar çalışmıyor. Hasarımız büyük. Ekipler geldi sağ olsun bakıyorlar ama zarar karşılanır mı karşılanmaz mı bilmiyorum." (BT-