BASKETBOL - 15 Eylül 2010 Çarşamba 12:40

Devleri keşfeden hoca kırgın

A
A
A
Devleri keşfeden hoca kırgın

12 Dev Adam’ın büyük zaferinin ardında bugüne dek gizli kalmış bir isim var. Genç yetenekleri çocukluklarında keşfedip basketbol dünyasına kazandıran bir antrenör: Leyla Çalışkan. Ama Leyla hoca öğrencilerine kırgın. 12 Dev Adam'ı izlemeye gitmediğini söyleyerek, "Beni kimse aramadı, bilet alıp maça gitmekte ağırıma gitti. Beni hiç aramadılar" dedi.

İşte Leyla Çalışkan'ın hayat hikayesi ve 12 Dev Adam'ın yldızlarını keşfetme öyküsü...

NTV'ye açıklama yapan Basketbol antrenörü Leyla Çalışkan Milli Takım kaptanı Hidayet Türkoğlu'ndaki yeteneği ilk gören, basketbola başlatan isim. Kerem Tunçeri de öğrencisi.  

Leyla Çalışkan, aslında dünyaya erkek olarak geldi. Aile sorunları sonucunda evlatlık verildikten sonra yatılı okula gitti.

Spor akademisi mezuniyetinden sonra da, içinden gelen sesi dinleyerek, hayatının bundan sonraki bölümünü kadın olarak sürdürmeye karar verdi, ameliyat oldu.

Leyla Çalışkan’ın öğrencileri büyük bir zafere imza attı. Çalışkan, onlarla gurur duyuyor. Ancak çalışkan maçlara davet edilmediği, eski öğrencileri onu aramadığı için biraz kırgın.

Leyla Çalışkan yine de basketbol dünyasına yeni yetenekler kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Çalışkan, Can Dündar'la Ana Haber'de soruları yanıtladı.

Türkiye neden sizi bu kadar geç tanıdı?

Bilemiyorum, onu herhalde çalıştırdığım kişilere sormak lazım. Belki de ben biraz inzivada kalmak istediğim içindir

Nasıl keşfettiniz Hidayet Türkoğlu ve Kerem Tunçeri’ni?

O zamanlar oyuncu seçimi için okulları dolaşıyorduk. Bayrampaşa İlköğretim Okulu’nun maçında Hidayet’i gördüm. Fiziğini çok beğendim, yetenekli olduğunu düşündüm. Öğretmeniyle ailesine ulaştım. Babasına gittik, teklif yaptık ama önce istemedi. Sonra araya hatırlı kişileri soktuk kabul ettirdik. Babası ‘Benim oğlum Ticaret Lisesi’ne gidecek, muhasebeci olacak’ diyordu. Hidayet o zaman 10 yaşındaydı.

Hidayet’in böyle bir noktaya geleceğini tahmin ediyor muydunuz?

Evet, tahmin ediyordum. Çok yetenekliydi zaten Türkiye Şampiyonası’nda küçükler kategorisinde oynadığımız zaman bütün dikkatleri üzerine çekmişti. Ben özel durumum nedeniyle Çavuşoğlu Koleji’nden ayrılınca herkes o çocukları kapıştı. Hidayet’i de Efes Pilsen kaptı.

Özel durumum dediniz. Sizi aramama nedeni de o ameliyat mıdır?

Bilemiyorum, hiç sorma fırsatım olmadı. Özel olarak oturup konuşamadık. Ben öyle yorumluyorum. Ama belki de umarım değildir, başka bir nedendir.

Onlar dışında da insanlardan ameliyat nedeniyle böyle bir dışlama gördünüz mü?

Çok gördüm. İş yerimden ayrıldığım zaman özellikle basketbol çevrem, arkadaşlarım, dostlarım benden uzaklaştı. Yapayalnız kaldım, çok zor günler geçirdim. Ta ki Savaş Ay beni bulup, program yapıp, Çavuşoğlu Koleji’nin sahibinden iş bulana kadar üç senelik kötü bir dönemim var.

Hidayet ve Kerem size hiç yardımcı olmadı mı?

Hayır, kesinlikle aramadılar bile.

Gazetede haberi çıktı ondan sonra aradılar mı?

Hayır, aramadılar.

Kırgın mısınız?
Kırgın değilim ama onlara çok emek verdim. Bir arasınlar isterdim ama aramadılar, canları sağolsun.

Maçlarını izlediniz mi?
Hiçbir maçlarını kaçırmadım, sadece televizyondan izleyebildim. Biletim, davetiyem de yoktu. Basketbola uzun yıllar emek vermiş biri olarak gidip para vererek bilet almak istemedim.

Yeni Hidayetler geliyor mu?

İnşallah gelecek. Şu anda Yeşilyurt Spor Kulübü’ndeyim. Burada iyi bir yatırım yapıyoruz, iyi bir jenerasyon yakalamaya çalışıyoruz. İnşallah yeni Hidayetler, Keremler gelecek.

Onlar daha vefalı olacak diye düşünüyor musunuz?

Zannetmiyorum. İnsanlar çok değişken, bir mevkiye ulaştıkları zaman etrafını unutuyorlar.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bahar aylarında çocuk sağlığı için dikkat zamanı Mevsim geçişlerinde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar artış gösterebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin belirtileri yakından takip etmesi ve günlük alışkanlıklara özen göstermesinin önemine dikkat çekiyor. Mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklarda artış gözlenebiliyor. Özel Adatıp Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erbil Sak, bahar aylarında çocuk sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sak, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve artan polen yoğunluğunun çocukları etkileyebildiğini belirterek, "Mevsim geçişlerinde özellikle soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları, öksürük ve ateş gibi şikâyetler daha sık görülebiliyor. Bağışıklık sistemi bu dönemde daha hassas hale gelebilir. Uzun süren öksürük, yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde yapılan muayene sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar" dedi. "Günlük alışkanlıklar önemli rol oynar" Bahar aylarında çocukların sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sak, "Hijyen alışkanlıklarının sürdürülmesi ve çocukların dinlenmesine özen gösterilmesi bu dönemde koruyucu bir yaklaşım olabilir. "Bazı çocuklar bu süreci hafif geçirirken, bazıları daha sık enfeksiyon yaşayabilir. Bu nedenle belirtiler bireysel olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu.
Bursa Gürsu tarıma yeni destek Gürsu Belediyesi, ilçe tarımının potansiyelini yükselten ve Gürsu’ya katma değer sunan proje sayısını her geçen gün arttırıyor. Gürsu Belediyesi’nin proje tecrübesi sayesinde ARGE Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni proje ile Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatif’ine kazandırılan meyve kasası üretim hattı için kalıp temini projesi hayata geçirildi. Kooperatife kendi kasalarını üretme şansını, hazırladığı proje sayesinde sunan Gürsu Belediyesi , bu kez de kalıp temininin sağlanmasına ve tasarrufun artmasını sağladı. Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ENCAHER hibe programı ile, Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün hazırladığı proje sayesinde kasa imalat tesisi kurmuştu. Tesisin potansiyelini tam olarak kullanabilmek ve ihtiyaç duyulan meyve kasalarının üretebilmek, plastik kasaları geri kazandırabilmek için harekete geçildi. INSURE Projesi’nin bileşeni Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi kapsamında; Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 30.821 USD değerindeki "Gözlü Kasa Üretim Kalıbı" desteği yapıldı. Süreci takip ederek projelendirilen ve Gürsu tarımına bir katkı daha sunan Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü sayesinde, kasa başına depolama kapasitesi iki katına çıktı. İhracat yolculuğunda nakliye maliyetleri ciddi oranda azaldı. Üreticinin kazancı ve emeğinin katma değeri arttı. Teslim töreninde konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, " Gürsu Belediyesi olarak ilçe tarımımıza destek veren anlamlı hamleler yapıyoruz. Bu kalıplar, meyvelerimizin tarladan toplama merkezine, oradan da nihai pazarlara uzanan yolculuğunda yaşanan ürün zayiatını ve kalite kayıplarını engellemek için temel bir gereklilikti. Özellikle hassas yapılı armut meyvelerinin uygun olmayan kasalar nedeniyle zarar görmesi, hem ürün değerini düşürmekte hem de pazar erişimini sınırlamaktaydı. Yeni üretim kalıbı ile bu sorun ortadan kalkacak" diye konuştu.
Ankara DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.