TEKNOLOJİ - 15 Eylül 2021 Çarşamba 11:37

Dijital öğretmenler, ders materyallerini teknoloji ile üretebiliyor

A
A
A
Dijital öğretmenler, ders materyallerini teknoloji ile üretebiliyor

Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlanması amaçlanan Dijital Öğretmenler Projesi’nin Etki Raporu açıklandı. Sonuçlara göre, proje sonunda öğretmenlerin yüzde 90’dan fazlası, dijital ders içerikleri ve materyalleri geliştirmek için gereken yetkinliği ve uygulama becerilerini kazandı. Ayrıca, projeyle birlikte öğretmenlerin yüzde 95’i teknolojiyi kullanmaktan korkmadığını ve özgüvenlerinin arttığını belirtti.

ING Türkiye, Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliği ile hayata geçirilen Dijital Öğretmenler Projesi’nin projenin ilk eğitim dönemini kapsayan etki raporu açıklandı. Ödüllü proje ile öğretmenlerin dijital dünyaya uyum sağlamaları, dijital teknolojileri eğitim öğretim süreçlerinde etkili bir şekilde kullanmaları ve kendi dijital içeriklerini geliştirebilecek yetkinliğe sahip olmalarını desteklemeyi hedeflenirken, öğretmenlerin öğrendikleri bu teknolojileri öğrencilerine dersleri daha etkili, verimli ve memnun edici şekilde anlatabilmeleri için destekleyici olarak kullanmaları amaçlandı. Teknolojiyi eğitimde bir kaldıraç olarak kullanmayı temel alan proje kapsamında eğitimler yoğun uygulamalı bir şekilde, “iş içinde öğrenme” stratejisi ile kurgulanırken, bu sayede öğretmenler projede öğrendiklerini uygulayabilir ve kendi dijital materyallerini geliştirebilir hale geldiler. Projenin yeni eğitim dönemi için başvurular 20 Eylül’e kadar gerçekleştirilebiliyor.

Öğretmenler teknoloji ile üretim yapabilir hale geldi
Proje sürecinde verilen uygulama projeleri sayesinde öğretmenler, eğitimleri tamamladıkları andan itibaren, projede öğrendiklerini uygulayabilir ve kendi dijital materyallerini geliştirebilir hale geldi. Proje başlamadan önce uygulamalı dijital araçları (Canva, Kahoot, Powtoon, Google Slaytlar ve Formlar) bilen öğretmenlerin oranı sadece yüzde 21 olarak tespit edilirken, proje sonunda katılımcıların yüzde 90’dan fazlası, dijital ders içerikleri ve materyalleri geliştirmek için gereken kavramsal yetkinliği ve uygulama becerilerini kazandıklarını ifade etti. Eğitimlere katılan öğretmenlerin yüzde 80’den fazlası ise artık teknolojiyi kullanarak bir ders planı oluşturabiliyor. Öğretmenlerin teknoloji yeterliliği değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 95’inin internet ve bilgisayar teknolojileri kullanabilme becerilerinin arttığı, çevrim içi ortamlara özgü iletişim yöntemlerinin geliştiği, kendi çalışma yöntemlerini ve kaynaklarını belirleyip kendini daha iyi değerlendirdiği ortaya çıktı.

Öğretmenler artık teknolojiden korkmuyor
Temel hedefi bilişim teknolojileri konusunda sınırlı ya da çok az bilgiye sahip öğretmenlerin dijital okuryazarlık becerilerini artırmak olan projenin önemli çıktılarından birisi öğretmenlerin teknolojiyi kullanırken kaygılarının azalması, özgüvenlerinin artması, teknolojinin sağladığı faydayı birinci elden deneyimlemesi ve teknolojiyi kullanmaya yönelik önyargılarını ortadan kaldırması oldu. Projenin başında pek çok öğretmen teknoloji kullanma konusunda kendilerine güvenmediklerini ve korktuklarını belirttiler. Proje sonunda ise öğretmenlerin yüzde 95’i teknolojiyi kullanmaktan korkmadıklarını, özgüvenlerinin arttığını ve artık yeni teknolojileri de deneyimlemek için çok hevesli olduklarını aktardı.

Projeye katılan 5 öğretmenden 3’ü dijital teknolojilerde gelişime ihtiyaç duyuyordu
Projeye seçilen öğretmenlerin başvuru aşamasında eğitim programında yer alan kavramsal bilgiler ve uygulamalar ile ilgili durumları da değerlendirildi. Elde edilen sonuçlara göre, projeye seçilen 5 öğretmenden 3’ü dijital teknolojiler konusunda genel olarak gelişime ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Katılımcıların dijital vatandaşlık kavramı ile ilgili önbilgileri genel olarak değerlendirildiğinde ise 3’te 2’sinin bilgi sahibi olmadığı ve bu kavramla ilgili sorulan teknik soruya ise sadece yüzde 6’sının doğru cevap verdiği gözlendi.

Öğretmenlerin yüzde 93’ü daha iyi eğitim verebilmek için projeye katıldı
Etki raporu sonuçlarından, öğretmenlerin kendini geliştirmek için oldukça istekli olduğu ve bunun için çaba harcadığı sonucu çıkarken, öğretmenlerin yüzde 94’ünden fazlası internetin farklı kültürleri tanımak için önemli bir araç olduğunu, farklı alanlardan eğitim almak istediğini ve teknolojik gelişmelere yetişmek için sürekli öğrenme ihtiyacı duyduğunu belirtti. Öğretmenlerin yüzde 95’inden fazlası ise mesleki ilerlemeye önem verdiğini ve yüzde 92’si bu durumun motivasyon olarak etkili olduğunu belirtirken, yüzde 93’ü ise okuluna ve öğrencilerine daha iyi eğitim verebilmek için projeye katıldığını ifade etti. Yüksek katılım oranıyla eğitimleri tamamlayan öğretmenlerin yaklaşık yüzde 90’ı başarı ya da katılım belgelerini aldı. Projeye katılan öğretmenlerin yüzde 96’sı neredeyse tamamı eğitimlerden çok memnun olduklarını belirtirken, yüzde 95’i projenin öğretmenlere en iyi şekilde katkı sağladığını ifade etti.

Alper Gökgöz: “Öğretmenlerimizin ders materyallerini teknoloji ile üretebilmesinden mutluyuz”
Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan bir kurum olduklarını belirten ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlayacak en önemli alanlardan birinin eğitim olduğuna inanıyoruz. Dijitalleşmenin giderek daha çok önem kazandığı bir dünyada, çocuklarımızın yeni nesil yetkinlikler edinmesi ve üreten bireyler olarak çocuklarımızı yetiştirmek önemli. Bu kapsamda öğretmenlerimizin teknolojiyi eğitimde etkin bir şekilde kullanması ve ders materyallerini teknoloji ile üreterek çocuklarımıza rol model olması önemli. Bu nedenle projemizin öğretmenlerin teknolojiyi kullanma konusunda özgüvenlerini artırmasına ve teknolojiyle üretim yapabilme becerilerine katkı sağlamasından dolayı mutluyuz. Etki Raporu sonuçları, projemizin ülkemizin dijital dönüşümüne katkı sağlama ve öğretmenlerin dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması konusunda sorumluluğunu yerine getirdiğini gösteriyor” dedi.

Sezai Hazır: “Öğretmenlerimizin dijital kasları güçlendi”
Çocukların çağımızın gerektirdiği dijital yetkinliklere sahip olmasının önemli olduğunu belirten HABİTAT Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır, “Bahsedilen dijital yetkinlikleri çocuklarımıza ilk elden aktarabilme şansına sahip olan kişilerin başında çok kıymetli ve fedakâr öğretmenlerimiz geliyor. Dijital yetkinlikleri yüksek ve bu yetkinliklerini emekle öğrencilerine aktaracak olan öğretmenlerimiz ülkemizdeki dijital dönüşümün önemli bir parçası olacak. Dijital Öğretmenler Projesi’nin, öğretmenleri dijital dönüşümün bir elçisi olarak konumlandırması ve sonrasında ilkokul ve ortaokul çağındaki birçok öğrencimizin dijital becerilerinin gelişmesine katkı sağlamasından dolayı çok mutluyuz. Dijital çağın gerekliliği olan, donanım ve becerilere sahip öğretmenlerimizin sayısının artarak bu donanımlarını öğrencilerine aktardığı, bu vesileyle dijital yetkinlik ve niteliklerini artıran ülkemiz çocuklarının toplumları dönüştürdüğü ve liderlik ettiği bir geleceğin olması en büyük temennimiz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Kürşat Çağıltay: “Proje öğretmenlerin değişen dünyaya uyum sağlamasına katkı sunuyor”
Dijital Öğretmenler Projesi’nin, klasik yaklaşımların dışına çıkan, eğitimin mekanik/teknolojik unsurlara bağlı olmayan ve içinde çok yoğun insani ilişkilerin de yer alması gereken süreçleri içerdiğinin bilinci ile şekillendirildiğini belirten ODTÜ Uzaktan Eğitim Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kürşat Çağıltay ise, “Bu süreçte efsanevi Türk eğitimcisi Hakkı Tonguç’un ortaya koyduğu “iş içinde öğrenme” temel pedagojik yaklaşımını kendimize rehber edindik. İnternet teknolojileri baş döndürücü hızla değişmekle beraber eğitim alanının değişmeyen ve yakın vadede de değişmesi mümkün olmayan bir temel taşının öğretmenlerimiz olduğundan hareketle onları merkeze alan eğitim programları tasarlanıp hayata geçirildi. Etki raporunda bilimsel olarak analiz edilen verilere göre, proje son derece başarılı sonuçlar üretiyor ve öğretmenlerimizin eğitimde değişen dünya koşullarına uyum sağlamalarına katkı sunuyor” şeklinde konuştu.

Yeni eğitim dönemi başvuruları 20 Eylül’e kadar gerçekleştirebiliyor.
Dijital Öğretmenler projesinin yeni eğitim dönemi başvuruları uzatıldı. Başvurular 20 Eylül’e kadar Dijital Öğretmenler web sitesi üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Şu ana kadar 2 bin öğretmene eğitim verilen proje kapsamında, yeni dönemde 15 ilden yeni 1.000 öğretmene daha ulaşılacak. Projenin ilk aşamasında öğretmenler çevrim içi canlı ve video dersleri ile kapsamlı bir eğitim alırken, ikinci aşamada belirlenecek 100 öğretmene ileri seviye sanal gerçeklik eğitimi verilecek. Dijital öğretmenler projesi hakkında daha fazla bilgi için dijitalogretmenler.com sitesi ziyaret edebilebiliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Servis minibüsü kaldırıma çarparak durağı yere serdi: İki genç kızın saniyelerle kurtulduğu kaza anı kamerada Amasya’da hemzemin geçit yakınında servis minibüsü kontrolden çıkıp bir büfenin önündeki kaldırıma çarparak önüne kattığı durağı yere serdi. Kazadan saniyeler önce iki genç kızın hemzemin geçitten karşıya geçtiği görüldü. O anlar çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı. Edinilen bilgiye göre, Suluova ilçe merkezinde servis minibüsü, hemzemin geçide yakın kavşakta kontrolden çıkarak büfenin önündeki kaldırıma çarptı. Sonrasında önüne kattığı durağı yere serdi. Hemzemin geçide birkaç metre kala tekeri koparak durabilen minibüsün sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Sürücü alkollü çıktı Kazanın bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi. Sürücünün yapılan alkol ölçümünde 2.87 promil alkollü olduğu öğrenildi. Daha önceden de alkollü araç kullanmaktan dolayı hakkında işlem yapıldığı anlaşılan sürücüye 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 48/5 maddesi gereğince 50 bin TL cezai işlem uygulanarak 2 yıl süreyle ehliyetine el konulduğu bildirildi. İki genç kız saniyelerle kurtuldu Kazadan saniyeler önce iki genç kızın hemzemin geçitten karşıya geçtiği görüldü. Fırtınanın etkili olduğu o anlarda kızların kazadan saniyelerle kurtulup panik yaşadıkları anlar da kaydedildi. Bir dakika sonra ise kazanın olduğu yerden trenin geçmesi muhtemel bir facia ile burun buruna kalınabileceğini gözle önüne serdi.
Konya İlhan Palut: "Momentumu yakalamışken bırakmayalım" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, galip geldikleri Trabzonspor maçının ardından ligde güvenilir bir yerde olduklarını belirterek, "Momentun futbolda çok kolay yakalanan bir şey değil. Bunu yakalamışken de bırakmayalım, devam edelim, sonuna kadar götürelim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Konyaspor, sahasında karşılaştığı Trabzonspor’u 2-1 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Son periyottaki aldığımız puanlarla güvenli bir yerdeyiz. Maçtan önce de durum böyleydi. Ama yukarı doğru giden bir momentumumuz var. En azından bir kupa maçımız var. Onun için bu maçtan önce şunu konuşmuştum. Momentum futbolda çok kolay yakalanan bir şey değil. Bunu yakalamışken de bırakmayalım, devam edelim. Sonuna kadar götürelim. Çok önemli maçlardan önce form durumumuzu düşürmeden, disiplinle maçlarımıza çıkalım. Maça bizim açımızdan bakış açısı buydu. Trabzonspor’a geldiğimiz zaman onların zaten ligdeki konumu, iddiası, hedefleri belli. Aslında sezon başına döndüğümüz zaman çok yetenekli genç oyuncular, yeni bir takım. Aslında Trabzonspor’un zamana ihtiyaç olabileceği bir görüntüsü varken başta Fatih hoca ve ekibi son derece iyi bir sezon geçiriyorlar. Bu dönüşümden sonra ilk senede direkt yarışmacı bir Trabzonspor izliyoruz. Rakibimiz de çok değerli bir rakipti. Özellikle ofansif anlamda çok çeşitli silahları olan bir rakiple oynadık. İstediklerimizin hemen hemen hepsinin gerçekleştiği bir ilk yarı oynadık. Bireysel hatadan ve bizim kaptırdığımız toptan sonra olan bir pozisyonu saymazsak iyi savunma yaptık" ifadelerini kullandı. "İlk yarı çok iyi oynadık" Trabzonspor’un ofansif bir takım olduğunu ve ilk yarıda oldukça fazla gol pozisyonu üreterek 2-0 önde bitirdiklerini söyleyen İlhan Palut, "Gerçekten bizim adımıza son derece olumluydu. İkinci yarıya geldiğimiz zaman beklenilir bir şeydi ki Trabzonspor oyunu daha çok forse etti. Daha çok hücumcuyla yüklenerek başladı. Bunu bekliyorduk. Bunu savunabilirdik fakat biz ayağımıza geçen topları çok kısa sürede kaybetmeye başladık. Daha ikinci bölgeye varmadan kaybettiğimiz toplar oldu. Arkada çok büyük geniş boşluklar olmasına rağmen oralara gidemedik. Trabzonspor’u koşturamadık ve gerçekten yoğun bir baskı altında kaldık. Çok fazla orta yaptılar ki içeride ikinci yarı oyuna giren ve oyunun son bölümde de desteğiyle gerçekten her kenar ortanın, her duran topun çok büyük tehlike olabileceği bir takım karşısındaydık. 2-1’den sonra kontra ataklara çıkabilmeye başladık. Birinde de gol oldu ama küçük bir ofsayt. Dediğim gibi 2-1’den sonraki süreçte daha çok savunmadaydık ama rakip üçüncü bölgeye de gidebildik. Özetle ilk yarı çok iyi oynadık, ikinci yarı Trabzonspor’un oyuna hakim olduğu bir bölümdü. Oyuncularımı kutluyorum. Gerçekten yoğun bir fikstür. Trabzonspor adına da öyle. Sakatlıkları olan oyuncular var. Başta Muleka gibi bileği hiç iyi değil. Ama fedakarlıkla, iğneyle oynuyor ve bunun gibi kas sakatlıkları, zorlanmaları olan oyuncularım var. Ama gerçekten ortaya büyük karakter koyuyorlar. Onlara teşekkür ediyorum, kutluyorum. Taraftarımıza destekleri için teşekkür ediyorum. Trabzonspor’u da gerçekten iyi şeyler söylemek için demiyorum gerçekten bir futbol adamı olarak duygum bu, bu sene çok iyi bir takım, izlemesi keyifli bir takım, başarılı bir takım. Onlara ve Fatih hocaya da kalan haftalarda başarılar diliyorum" diye konuştu.
Konya Fatih Tekke: "Bizim için üzücü bir akşam oldu" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Konyaspor’a mağlup oldukları maçın ardından yaptığı açıklamada, kendileri için üzücü bir akşam olduğunu belirterek, "Şu an için ilk düşüncem 3’üncülüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Trabzonspor, deplasmanda karşılaştığı Konyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Konyaspor’u tebrik ederken, kendileri adına çok üzücü bir akşam olduğunu söyledi. Tekke, "Özellikle ilk yarı belki de geldiğimizden bu yana, benim antrenörlük kariyerimdeki en kötü ilk yarılardan biri oldu. Bunun sebebini ben ve ekibime yazmak durumundayım. Böyle olmak zorunda. Bunu düşünmemiz lazım. Maruz kaldığımız durumlar oluyor sahanın içerisinde. Kaptanımız yoktu, stoperlerimiz yoktu. Ama neticesinde bizim her ne kadar mazeret olursa ki bunlar gerçekçi mazeretler olsa da değil ilk yarıdaki oyunu kabul etmemiz mümkün değil. İkinci yarı özellikle aldığımız tüm riskler, değişiklikler hemen karşılığını bulduğu ve istediğimiz her şeyin hemen hemen olduğu son bölümün, son ortanın şekli, topu bulamama gibi detaylarla maç yönetebilirdi ama her şeye rağmen Konyaspor iyi savundu. İkinci yarı bir gol, bir ofsayt olan pozisyon var. Haricinde bir şey yok. Ama biz Trabzonspor olarak her maçı bu duyguyla oynamak zorundayız. Bizim için üzücü bir akşam oldu" ifadelerini kullandı. "Şu an ilk düşüncem 3’üncülüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor" Trabzonspor ikincilik hedefinden uzaklaştı mı sorusu üzerine Fatih Tekke, "Benim kendi şahsi kanaatim aslında Alanya ve Başakşehir maçlarındaki, özellikle Alanya maçı üzücüydü. Başakşehir maçındaki son bölümdeki verilmeyen faul bizim de yaptığımız büyük bir hata. Fenerbahçe’nin yenilmesi, kazanıp kaybetmesi ki öyle kağıt üzerinde olmuyor. Görüyorsunuz her maç zor oluyor. Bu maçın da zor olacağını biliyorduk. Bazen bir oyuncunuz eksik olduğunda çok oyuncunuz eksik oluyor. Bunu ben çok net yaşıyorum. Oyuncularımla beraber buraya kadar geldik. Galip gelseydik 3.’lüğümüz garanti olacaktı. Sonra ikinciliğe hedef olarak belirleyecektik. Dolayısıyla maç maç gitmek zorundayız. Haftaya oynayacağımız maçlar da çok zor. Bizim açımızdan da rakiplerimiz açısından da zor, kolay maç yok. Alt tarafıyla üst tarafıyla zor geçen lig oldu. Ama oyuncularımın şu ana kadar getirdikleri, bize verdikleri o umudu yeşerttikleri için teşekkür etmek lazım. Yaptığımız hatalar, eksikler, bu sadece teknik adam olarak benim değil, kulüp adına da, oyuncu adına da basın adına da belki hepimiz adına yaptığımız eksikler daha iyi nasıl olabiliri bu arada düşünmek lazım. Şu an yine benim ilk düşüncem 3’lüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor ve kadro yapısıyla gelecek, kalacak, gidecekleri bile düşündüğünüzde böyle kolay yerler değil oralar. Oralar çok daha zor. Oralarda çok ciddi kadrolara ihtiyacımız var. Şu an o durumda değiliz gibi gözüküyor. Tabii ki kupa yarı finaldeyiz. Yine orada da hedefimiz kupayı almak. Ama iki maç var. Önce önümüzdeki maçları kazanmamız lazım. Önümüzde Göztepe maçı var. Çok dinamik bir takım. Ama bizim şu özellikle ilk yarı moral bozucu, herkesin ve hepimizin moralini bozucu. ‘Ne oldu hayırdır’ gibi dedirttiren yani ‘ne oldu bu takıma’ dedirttiren ki bir şey olmadı. Olsa ben size söylerim buna emin olun. Ben de şaşırdım açıkçası" diye konuştu.
Samsun OMÜ’de Ulusal Ebeler Haftası etkinliklerle kutlandı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Ulusal Ebeler Haftası’nı düzenlenen etkinliklerle kutladı. OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü tarafından Mezun Takibi Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen "Ulusal Ebeler Haftası" etkinliği, Sağlık Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Dekan Prof. Dr. Esra Pancar Yüksel, Uluslararası Ebeler Konfederasyonu’nun (ICM) 2026 yılı teması olan "Bir milyon daha fazla ebe" vurgusuna dikkat çekerek, ebeliğin sağlık sistemindeki kritik rolünü ifade etti. Ardından söz alan Ebelik Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Şebnem Rüzgar, mesleğin önemini anlattı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen mezun–öğrenci buluşmasında, OMÜ Samsun Sağlık Yüksekokulu Ebelik Bölümü 2007 yılı mezunu Uzman Ebe Rukiye Tunç Aydın, "Ebelikte Mesleki Deneyimler" başlıklı sunumuyla öğrencilerle bir araya geldi. Aydın, saha deneyimlerini ve mesleki birikimini paylaşarak, genç ebe adaylarına yol gösterici bilgiler verdi. Program çerçevesinde düzenlenen törende 66 ebelik öğrencisi fetoskoplarını teslim alarak, meslek yaşamlarına ilk sembolik adımlarını attı. Duygu dolu anların yaşandığı törende öğrenciler sahneye davet edilerek fetoskopları takdim edildi. Etkinliğin devamında Dr. Öğr. Üyesi Nuran Mumcu tarafından 4. sınıf öğrencilerine yönelik "Doğum Bakım Rehberi ve Partograf Atölyesi" düzenlenirken, dönem boyunca hazırlanan ders materyalleri de sergilendi. Öğrenciler ile mezunlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını sağlayan etkinlik, mesleki dayanışmayı artıran önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Program, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi. Programa Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Seval Ağaçdiken Alkan, Ebelik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeliha Koç, akademisyenler, mezun öğrenciler ile OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (SUVAM) ve Samsun Şehir Hastanesi’nde görev yapan ebe ve hemşireler katıldı. Ayrıca farklı sağlık kurumlarından çok sayıda sağlık profesyoneli de etkinlikte yer aldı.