KENT HABERLERİ - 26 Ocak 2015 Pazartesi 09:48

Dünya Cüzzam Günü etkinlikleri

A
A
A
Dünya Cüzzam Günü etkinlikleri

Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Sibel Güllüçayır, "Dünya, cüzzam hastalığını bulan müslüman doktor İbni Cessar'ı da bilmeli" dedi.

Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Sibel Güllüçayır, 'Dünya Cüzzam Günü'nde önemli açıklamalarda bulundu. Cüzzam üzerine kapsamlı çalışmalar yapmasından dolayı dünyanın Hindistan Bağımsızlık Hareketi lideri Gandhi’ye atfettiği bugünün, aslında yıllar önce bu hastalığı bulan ve tedavi yöntemleri geliştiren Müslüman doktor İbni Cessar günü olarak da anılması gerektiğini kaydeden Güllüçayır, “Gandhi gibi Cessar da cüzzam hastalığı konusunda çalışmalar yapmış ve eserler yazmıştır. Neden İslam dünyasının yetiştirdiği Tunuslu Tıpçı İbni Cessar’ın bu konuda yaptığı çalışmalar dünyada bilinmiyor? Ecdada bağlılık böyle zamanlarda ortaya çıkar. Biz kendi değerlerimize sahip çıkmalıyız” dedi.

“KİLİSE AFOROZ EDERKEN, İBNİ CESSAR TEDAVİ ETTİ”
Müslüman Doktor Tunuslu İbni Cessar’ın bin yıl önce Cüzzam’ın teşhisini yaparak, tedavi yönetimini bulduğundan bahseden Dr. Güllüçayır, “Cüzzamlıların ölümle baş başa olduğu devirlerde bu Müslüman doktor çıktı. Bu dehşetli hastalığın teşhisini yaptı, sebeplerini inceledi ve tedavi şekillerini gösterdi. İbni Cessar cüzzamlı hastalara diğer hastalardan ayırıp özel bir tedavi uyguladı. O devirlerde kilise bile cüzzamlılara kapısını kapatıyor. Cüzzam hastalarını bir çukura koyuyor, sonra da ıssız bir adada ölüme terk ediyordu. Fransa’da ise kilise cüzzam hastalarını aforoz ediyordu” dedi.

“İBN-İ CESSAR’IN ESERLERİNİ ÇALDILAR”
İbni Cessar’ın tüm bildiklerini ilim dünyasının faydalanabileceği bir kitapta topladığını da kaydeden Güllüçayır, “İbni Cessarın en önemli özelliklerinden biri ceylan derisi üzerine yazdığı ve ağırlığı 12 bin tonu bulan yazılarıdır. Kütüphanesindeki kitapların ağırlığı ise 10 tondur. Onca kitaptan ve seyahatlerinden edindiği bilgileri, 'Fakirler için Seyahat Kitabı' adı altında toplamış ve tıp tarihinde çığır açmıştır. Fakat mütercimlik yapan bir kitap korsanı olan Konstantin bu eserleri yürütüp ‘Viaticum’ adı altında kendisine mal etti” diye konuştu.

“GÜNÜMZDE SAKAT KALINMADAN TEDAVİ EDİLİYOR”
Eskiden toplum dışına itilen kurbanlarıyla çağ dışı ve korkunç bir hastalık olan Cüzzam hastalığının günümüzde herhangi bir sakatlık yaşanmadan tedavi edilebildiğine de değinen Dr. Güllüçayır, “Hastalıkların ilk teşhis ve tedavileri deri hastalıkları uzmanları bulunan devlet hastanelerinde yapılıyor. Aynı verem tedavisinde olduğu gibi en az üç ilaçtan oluşan bir kombine tedavi ile en çok 2 yıl içinde hastalar tamamen iyileşiyor. Tedavide etkin ilaçların varlığı ve bulaşıcılık baskı altına alınabildiğinden hastalar sadece ön tedavi için hastaneye yatırılıyor ve şekil bozukluklarının ameliyatla düzeltilmesi yoluna gidilebiliyor” dedi.

“CÜZZAMLIYSANIZ MASRAFLARI DEVLET KARŞILIYOR”
Güllüçayır, cüzzam hastalığının verem gibi kolay bir şekilde bulaşmadığını ve tedavisinin de mümkün olduğunu belirtti. Cüzzama yakalananların toplumdan dışlanmaması gerektiğinin de altını çizen Dr. Sibel Güllüçayır, “Korkulan bir hastalık olmasına rağmen erken teşhisle tedavi edilebiliyor. Her zaman, her hastalık için erken teşhis çok önemli. Cüzzam’ın tedavi masraflarını devlet karşılıyor ve devlet, bu hastalığın ihbarını zorunlu hâle getirdi. Günümüzde masrafları karşılayamayacağı için hastalığı ile yaşamayı tercih eden ve hastaneye gitmeyen insanlar var” dedi.


ANNELER DİKKAT, BURUN KANAMASI GEÇMİYORSA
“Bakteri çok yavaş çoğalır. Kuluçka dönemi 5 yıl kadardır. Hatta belirtilerin görülmesi bazen 25-30 yılı bulmaktadır”diyen Güllüçayır, bu nedenle hastalığın tamamen ortadan kaldırılamadığını söyledi. Annelerin hastalığın belirtilerinden birkaçını ya da en azından birini bile çocuklarında görmesi halinde (sürekli burun akıntısı ile kanaması, yaraların geçmemesi gibi) doktora giderek gerekli kontrolleri yaptırmaları gerektiğini ifade etti.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ
Vücudun herhangi bir yerinde deriden açık renkte, oval veya yuvarlak, kabarık olmayan, hiçbir şikayet yaratmayan kepeksiz, bazen hafif duyu kusuru gösteren leke. Çocuklarda ve gençlerde burunda sürekli tıkanma ve sık sık tekrarlayan burun kanamaları. Deri üzerinde bir veya daha fazla kabarık plak şeklinde, kılsız, terlemeyen, kepekli, mutlaka duyu kusuru olan lezyonlar. Belirli yerlerde özelikle ön kol iç yüzeyde duyu eksilmesi. 4. ve 5. parmakların elde içe kıvrılması, avuç içi kaslarda erime başlaması, kol ve bacak sinirlerinde kalınlaşma ve ağrılı olmaları. Kaşların uçlardan dökülmesi. Vücutta pek çok yerlerde basilli nodüller. Yüzde ödem, alın derisi ve kulakların morumsu kabarık ve sert nodüllerle dolması. Diz ve dirseklerde yara izleri. Alt göz kapaklarının kapanmaması.’belirgin hastalık nedenlerinden olabiliyor" diye konuştu.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Trendyol Süper Lig: Gençlerbirliği: 1 - Kocaelispor: 0 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Gençlerbirliği, sahasında karşılaştığı Kocaelispor’u 1-0 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 53. dakikada sağ taraftan kullanılan uzun taç atışında savunmadan seken topa Haidara gelişine vurdu. Top kalenin hemen sağından auta çıktı. 61. dakikada sağ kanattan yapılan orta sonrası savunmadan dönen topa, kale sahası önünde F. Tongya röveşata vurdu. Meşin yuvarlak az farkla kalenin sağından dışarı çıktı. 88. dakikada serbest vuruşu kullanan Ahmet Oğuz, topu doğrudan kaleye gönderdi. Kaleci R. Velho, topu çift yumrukla uzaklaştırdı. Stat: Eryaman Hakemler: Mehmet Türkmen, Ceyhun Sesigüzel, Murat Şener Gençlerbirliği: R.Velho, Fıratcan Üzüm, D. Goutas, Thalisson, Abdurrahim Dursun, O. Diabate, Samed Onur (T. Dele-Bashiru dk. 75), A. Traore, F. Tongya (Oğulcan Ülgün dk. 68), Metehan Mimaroğlu (Cihan Çanak dk. 86), S. Koita (D. Churlinov dk. 68) Yedekler: Erhan Ertürk, Gökhan Gürpüz, P. Pereira, M. Hanousek, M. Niang, Arda Çağan Çelik, Ensar Kemaloğlu Teknik Direktör: Volkan Demirel Kocaelispor: Serhat Öztaşdelen, Ahmet Oğuz, A. Dijksteel, H. Smolcic, M, Haidara, K. Linetty (M. Sissoho dk. 46), H. Keita, R. Rivas (Serdar Dursun dk. 46), Tayfur Bingöl (D. Churlinov dk. 62), J. Nonge (Ahmet Sagat dk. 90), D. Agyei (Furkan Gedik dk. 75) Yedekler: Gökhan Değirmenci, Deniz Ceylan, Samet Yalçın, Esat Yusuf Narin, Arda Özyar Teknik Direktör: Selçuk İnan Gol: Metehan Mimaroğlu (dk. 34 pen.) (Gençlerbirliği) Sarı Kartlar: K. Linetty, (Kocaelispor) O. Diabate (Gençlerbirliği)
Trabzon Trabzonspor’da Stefan Savic şoku Trendyol Süper Lig’in 31’nci haftasında deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak olan Trabzonspor, bu maçın hazırlıklarını tamamlarken, bordo-mavililerde kaptan Stefan Savic şoku yaşandı. Trabzonspor, Süper Lig’de deplasmanda oynayacağı Konyaspor karşılaşmasının hazırlıklarını tamamladı. Teknik Direktör Fatih Tekke, yönetiminde taktik ağırlıklı geçen antrenmanla hazırlıklarını tamamlayan Karadeniz ekibinde takım kaptanı Stefan Savic’ten gelen sakatlık haberi moralleri bozdu. Trabzonspor Sağlık Kurulu Başkanı Ahmet Beşir, tecrübeli savunma oyuncusunun sakatlığıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Samsunspor maçında sol bacağının alt kısmında ağrı hisseden Stefan Savic’in yapılan muayene ve görüntülemeleri sonucunda, sol alt bacak iç kısmında kısmi kas yaralanmasına bağlı kanama ve ödem tespit edildi. Oyuncunun tedavisine sağlık ekibi tarafından başlanmıştır." Savic, Batagov ve Okay Yokuşlu kafilede yer almıyor Trabzonspor, deplasmanda oynayacağı Konyaspor karşılaşması için Konya’ya 19 kişilik maç kafilesi ile gitti. Sakatlıkları bulunan ve tedavileri süren Savic, Batagov ve Okay Yokuşlu yer almadı. Bordo-mavililerin 19 kişilik maç kafilesinde şu isimler yer aldı: "Andre Onana, Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Chibuike Nwaiwu, Wagner Pina, Mustafa Eskihellaç, Mathias Lovik, Benjamin Bouchouari, Tim Jabol Folcarelli, Christ Inao Oulai, Salih Malkoçoğlu, Ozan Tufan, Ernest Muçi, Onuralp Çakıroğlu, Anthony Nwakaeme, Oleksandr Zubkov, Felipe Augusto, Umut Nayir, ve Paul Onuachu" Trabzonspor, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gerçekleştirdiği son antrenmanın ardından hava yoluyla Konya’ya hareket etti.
İzmir İzmir’de gençleri bağımlılığa karşı koruyacak ’Sağlıklı Yaşam Ligi’ başlıyor Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gençleri bağımlılık risklerinden korumayı hedefleyen ’Yeşilay Sağlıklı Yaşam Ligi’ projesinin pilot uygulamaları başlıyor. İki kurumun hayata geçirdiği bu projeyle gençlere teorik bilginin ötesinde kalıcı yaşam alışkanlıkları kazandırılması hedefleniyor. Geleneksel bağımlılık önleme çalışmalarının aksine gençlerin günlük yaşamına doğrudan dokunan proje; sorumluluk, hareket ve dijital denge temaları üzerine kuruluyor. 2026 yılı Nisan ayında başlayacak olan süreçte, her sınıf bir takım, her öğretmen ise bir takım koçu olarak konumlandırılacak. Bu sayede okul ikliminde koruyucu bir ekosistem oluşturulması ve öğrencilerin ’Sağlıklı Yaşam Elçisi’ rolü üstlenmesi amaçlanıyor. Öğrenciler farklı seviyelerde görevler yapacak Sorumluluk ve İyilik Hali, Sağlıklı Yaşamda Hareket, YeşilFest ve Geleceğe İz Bırak temaları altında yürütülecek olan süreçte sınıflar kolay, orta ve zor seviyelerde görevler gerçekleştirecek. Yapılan çalışmalar fotoğraf, video ve veli onay formlarıyla kayıt altına alınacak. Değerlendirme sürecinde yalnızca başarı değil, öğrencilerin gösterdiği çaba, devamlılık ve sorumluluk düzeyi de göz önünde bulundurulacak. Yetkililer, projenin düzenli hareket, sağlıklı uyku, dengeli beslenme, dijital denge ve aidiyet duygusu gibi temel yaşam becerilerini güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti. Süreç 3 aşamada tamamlanacak Projenin sahadaki etkisinin 3 aşamada ortaya çıkması bekleniyor. Nisan ve mayıs aylarındaki ilk aşamada pilot okullardaki takımlar sürece katılacak. Öğrencilerin kazandığı alışkanlıkların, aile katılımı ve ev etkinlikleriyle mahallelere kadar uzanması hedefleniyor. İkinci aşama olan mayıs ve haziran döneminde ise okul birincileri il düzeyinde yarışacak. Takımlar bu süreçte özgün projeler geliştirerek toplumsal farkındalık çalışmalarına imza atacak. Haziran ayındaki kapanış programında il birincisi açıklanarak proje çıktıları kamuoyuyla paylaşılacak. Veliler sürecin aktif bir parçası olacak Üçüncü aşamada uzun vadeli hedeflere odaklanılarak, elde edilen veriler doğrultusunda modelin yeni eğitim öğretim yılından itibaren tüm okullara yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Proje sadece öğrenci ve öğretmenlerle sınırlı kalmayıp velileri de sürecin aktif bir parçası haline getiriyor. Haftalık aile katılım formları, evde uygulanabilecek görevler ve dijital detoks saatleriyle okulda kazanılan alışkanlıkların aile ortamında da sürdürülmesi sağlanacak. Uzmanlar, kalıcı davranış değişikliğinin ancak günlük yaşamın içinde deneyimlenerek sağlanabileceğine dikkat çekti. "Eğitim camiası bu çalışmanın en büyük gücüdür" İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, bağımlılıkla mücadelenin günümüzde giderek daha kritik bir önem taşıdığını ve bu alanda yürütülen eğitim temelli çalışmaların belirleyici bir rol üstlendiğini vurguladı. Pilot okulların titizlikle seçildiğini kaydeden Yahşi, "Süreç güçlü bir ekip yapısıyla başlatıldı. Proje yalnızca İzmir ölçeğinde kalmayacak, ilerleyen süreçte Türkiye genelinde yaygınlaştırılabilecek örnek bir uygulama olma potansiyeli taşıyor. Tüm paydaşların sürece aktif katkı sunması çok önemli. Eğitim camiası bu çalışmanın en büyük gücüdür" dedi.