POLİTİKA - 30 Temmuz 2016 Cumartesi 08:04

Erdoğan: 'Türkiye'de oynanan oyunu bozduk, şimdi sıra orada'

A
A
A
Erdoğan: 'Türkiye'de oynanan oyunu bozduk, şimdi sıra orada'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemizde oynanan oyunu bir kez daha bozduk. Bundan sonra inşallah Suriye’deki oyunu da bozacağız, Irak’ta oynanan oyunu da bozacağız, Libya’da oynanan oyunu da bozacağız. Orta Doğu’da, Kuzey Afrika’da, dünyanın her yerinde mazlumların ve mağdurların tek bir gözyaşı kaybetmemesi adına oynanan oyunları bozacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bulunan Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi açılışı ile Şehitleri Anma Programı’nda, 15 Temmuz şehitlerinin yakınları, gaziler ve ailelerinin yanı sıra vatandaşlarla bir araya geldi. Programa TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Bakanlar Kurulu üyeleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile kuvvet komutanları, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Türkiye’nin FETÖ ile mücadele sürecinde, tehdit oluşturan diğer terör örgütleriyle de mücadele etmekten kaçınmayacağının altını çizen Erdoğan, “Darbecilerden, onların iç ve dış destekçilerinden hesap sorarken intikam değil, adalet peşinde olacağız. FETÖ, PKK, DAİŞ, DHKP-C, ülkemizin ve milletimizin bekası için tehdit oluşturan tüm terör örgütlerinin başını ezmekte en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz. Düşman tek değil, düşman çok. ‘Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın’ diyor üstat. Onun için Türk Silahlı Kuvvetlerimizde bu malum yapının dışında vatanına, milletine sahip çıkan kardeşlerimle, emniyet teşkilatımızda o takımın dışındaki polislerimizle, tüm korucularımızla birlikte bu bölücü terör örgütlerine karşı Türkiye’nin dört bir yanında mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülkenin huzuruna, bu milletin refahına kastetmeye kimsenin hakkı yok. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” diye konuştu.

“Darbe girişimi sürecinde dahi hukuktan tek bir taviz vermedik”

Türkiye’nin darbe girişimi sürecinde dahi hukuk sınırlarından dışarı çıkmadığını ve atılan her adımın kanunlara uygun olduğunu aktaran Erdoğan, “Türkiye bir hukuk devleti. Dikkat ederseniz darbe girişimi sürecinde dahi hukuktan tek bir taviz vermedik. Attığımız her adım, aldığımız her karar, hayata geçirdiğimiz her uygulama anayasaya, kanunlara uygundur. Meclisimizde, Milli Güvenlik Kurulumuzda, Bakanlar Kurulumuzda, Bakanlıklarımızda, tüm kurumlarımızda çalışmalarımızı hukuk sınırları içinde yürütüyoruz. Yaşanan olağanüstü dönemde yapılan eksikler, hatalar olursa, onlar için de hukuk yolu açıktır, açık kalmaya devam edecektir. Ama adaleti tesis etmek de boynumuzun borcudur. Ne diyor herkes? ‘İdam, idam, idam’ burası demokratik bir parlamenter sistemle yönetilen bir demokratik hukuk devletidir. Öyleyse burada hükümetin yapacağı bir şey var. Bu talebi alıp parlamentoya taşır ve parlamento bunu tartışır, bu yolda verilen karara da herkes uyar. Az önce yaralı kardeşim meseleyi açıkladı. Dedi ki; ‘Eğer bu konuda hükümetimiz sıkıntıya düşmeyecekse parlamento idamın dışında verilecek en ağır ceza neyse onun kararını alsın’ Orada problem yok. Diğeri de milletimizin talebidir. Bu talep de parlamentoya gelir ve parlamento bunu müzakere eder, ona göre de adımını atar. Kimse de ‘niye bu adımı attın’ deme hakkına sahip değildir. Bugün dünyanın büyük çoğunluğunda bu var mı, var. Türkiye’de de bu müzakere edilir, tartışılır ve adımı ona göre atılır. Mevlana hazretlerinin ifadesiyle ‘Bir şeyi yerli yerine koymak, bir şeyi olamaması gereken yere koymak’ adaleti böyle tanımlıyor. Bütün bunlar zulümden de ağırdır, bundan kaçınacağız. Olması gereken yere koyarak adaleti, olmaması gereken yerden de kaçınarak zulümden kaçınacağız. Milletimizin 15 Temmuz gecesi sergilediği birliğe, beraberliğe, dayanışmaya, kardeşliğe uygun şekilde hedeflerimiz sürekli büyüterek, adımlarımızı sıklaştırarak yolumuza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“15 Temmuz gecesi dünyanın farklı yerlerinde yüz binlerce insanın kalbi bizim için atıyordu”

Yaptığı konuşmada, “Ülkemizde oynanan oyunu bir kez daha bozduk. Bundan sonra inşallah Suriye’deki oyunu da bozacağız, Irak’ta oynanan oyunu da bozacağız, Libya’da oynanan oyunu da bozacağız” diyenErdoğan, şunları söyledi:

“Sadece Fetullahçı Terör Örgütüyle değil, diğer terör örgütleriyle ve onların arkalarındaki güçlerle mücadelemizi daha güçlü, daha etkin bir şekilde sürdüreceğiz. Ülkemizde oynanan oyunu bir kez daha bozduk. Bundan sonra inşallah Suriye’deki oyunu da bozacağız, Irak’ta oynanan oyunu da bozacağız, Libya’da oynanan oyunu da bozacağız. Orta Doğu’da, Kuzey Afrika’da, dünyanın her yerinde mazlumların ve mağdurların tek bir gözyaşı kaybetmemesi adına oynanan oyunları bozacağız. Bunların hiçbiri ülkemizde yaşananlardan bağımsız değildir. Hepsi aynı senaryonun farklı sahnelerinden ibarettir. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da, İstanbul’da değil, dünyanın farklı yerlerinde pek çok şehirde yüz binlerce insanın kalbi bizim için atıyordu. Elleri bizim için semaya kalkıyordu. Bu millet dünyada farklı bir yere oturdu. Bu insanlar Türkiye’deki mücadelenin 79 milyonla birlikte kendi istiklal ve istikbal mücadelesi olduğunu biliyordu. Ülkemize husumet besleyenler, teröristlerini üzerimize salanlar kendilerini dev aynasında görebilirler. Ama bu milletin arkasında çok daha büyük güç, çok daha büyük bir destek var. O da mazlumların duasıdır.”

“Siper ettiniz ve bu hayasızca akın durdu”

Erdoğan, İstiklal Marşı’nın üçüncü, dördüncü ve beşinci dörtlüklerini okuduğu konuşmasında, “Akif çok güzel ifade ediyor: ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma nasıl böyle bir imanı boğar. Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar. Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın.’ Siper ettiniz ve bu hayasızca akın durdu. ‘Doğacaktır Sana vaat ettiği günler Hakk’ın. Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.” İşte bunu yazdınız, aynen İstiklal Marşı’nda olduğu gibi. Biz Hakk’ın vaat ettiği günlerin yakın olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.


“Türkiye’deki demokrasiden, milletimizin hayat hakkından endişe duymayan hiçbir ülke lideri bizim dostumuz değildir”

Erdoğan darbe girişimine sessiz kalan batılı ülkeleri, “15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında dünyada aslında zaten bildiğimiz ama bu derece açık olarak ifade edilebileceğine ihtimal vermediğimiz pek çok tavra şahit olduk. Dostlarımızın samimi desteğini bir kenara koyarak söylüyorum. Pek çok devletin, pek çok devlet yetkilisinin ülkemizdeki darbe girişimine karşı tavrı demokrasi adına bir utanç belgesidir. Vatandaşlarımızın, asker elbisesi girmiş teröristlerin tanklarının altında ezilmesi, silahlarıyla vurulması, helikopterleriyle taranması, uçaklarıyla bombalanması maalesef bunların dikkatini çekmedi. Buna karşılık darbecilerle çok yakından alakadar oldular. Darbe girişimine karşı aldığımız Olağan Üstü Hal kararı, onları birden çok endişelendirdi. Benzer şeyler Amerika’da yok mu, Fransa’da, Almanya’da yok mu? Birçok yerde var. Ama hiçbirisinde bizim gibi yaşanan bir darbe girişimi yok. Alçakça katledilen 237 vatandaşımıza baş sağlığı, yaralanan 2 bin 191 insanımıza şifa dilemeyenler darbecilerin kötü muamele görme ihtimali karşısında adeta teyakkuza geçmiştir. Darbecilerin akıbetlerinden endişe ettikleri kadar Türkiye’deki demokrasiden, milletimizin hayat hakkından, geleceğinden endişe duymayan hiçbir ülke lideri bizim dostumuz değildir. Bunu böyle bilsinler. Bu ülkelerle diplomatik ilişkilerimiz mutlaka devam edecektir. Ama onların kalbimizdeki yeri asla yoktur ve farklıdır” ifadeleriyle suçladı.

Erdoğan: 'Türkiye'de oynanan oyunu bozduk, şimdi sıra orada'

“Zerre kadar demokrasi inançları varsa, gelsinler burayı görsünler”
15 Temmuz’da darbe girişiminde bulunan FETÖ mensuplarına, Ankara Savaşı sırasında Timur’un ordusunun tarafına geçen askerler benzetmesi yapan Erdoğan, “Bugün bir komutanımız ‘Akıncı meydanını mürtet olarak çevirelim’ dedi. Biz zaten aramızda müzakereye başladık. Orası mürtet. Yani kendi milletine, kendi ordusuna ihanet edip yani irtidat edenlerin, Timur’un yanına geçenler sebebiyle oraya mürtet adı konulmuş. Dönekler, işte şimdi de dönekler. Hatırlamamız lazım. O meşhur günden beri uluslararası medyayı takip edenler Türkiye’nin terör, darbe ve işgal girişimleri karşısındaki sağlam duruşunu hazmedemeyenlerin hezeyanlarına, ikiyüzlülüklerine ilişkin sayısız örnek göreceklerdir. İsterdim ki demokrasiden, demokratik parlamenter sistemden bahsedenler önce gelsinler de bizim parlamento binamızı bir görsünler. Zerre kadar demokrasi inançları varsa, gelsinler burayı görsünler. Ama gelmediler. Bunların içinde darbe girişiminde bulunanları önce niçin şahsımı öldürmedikleri için eleştirecek, onlara akıldanelik yapacak kadar niyetlerini açık edenler var. Açık açık söylediler. ‘Yanlış yaptınız, önce Erdoğan’ı öldürmeliydiniz’ dediler. Bu kadar ileri gidenler de oldu. Bizim dediğimiz zaten o değil ki. Biz kefenimizi giyerek yola çıktık zaten. Az önce de ‘Şehitlerimizi kıskanıyorum’ dedim. Çünkü o makam herkese nasip olmaz. Özellikle batılı ülke liderlerinin yaşadıklarımız için üzüntülerini ifade etmekten ziyade, bundan sonraki süreç için endişelerini ifade etmeleri gerçekten ibret verici. Türkiye’nin yaşadığı tehlikeyle mukayese edilemeyecek tehditler karşısında olağan üstü önlemler alarak tam destek verenler darbe girişimine rağmen ülkemizi eleştirerek samimiyetsizliklerini ortaya koyuyorlar. İşte Avusturya, işte Almanya, oralarda miting, yürüyüş yapmak isteyen bizim vatandaşlarımız, ama onların da vatandaşı, çifte vatandaşlara müsaade etmiyorlar. Evlerde Türk bayrağı asmalarını yasaklayacak kadar. Bunlar bu şekilde demokratlar. Karşılaştığımız bu tablo karşısında şaşırdık mı? Hayır. Peki, üzüldük mü? Evet. Her şeye rağmen birazcık hakkaniyet, birazcık empati beklemekten kendimizi alıkoyamıyoruz. 15 Temmuz’da gördük ki kimseden ne hakkaniyet, ne yardım, ne destek, ne anlayış bekleyemeyiz. 3 milyon mülteci ülkemizde var. Bunun için dünyadan bize gelen bir destek var mı? Yok. Sadece konuşuyorlar, sadece söz yapıyorlar. Ama biz şu anda STK’lar ve milli bütçemizden yaptığımız yatırımlarla neredeyse 20 milyar doları aştık. Biz, dünya elini uzatacak diye bu adımları atmadık. Dedik ki; ‘Bizim medeniyetimizde Ensar’lık farklı bir şey’ Biz Ensarız ve Muhacir’lere elimizi açtık, göğsümüzü açtık ve onları ülkemizde ağırlıyoruz. Ne yapacaksak kendimiz yapacağız. Bunun için uzun süredir yerli ve milli vurgusu yapıyoruz. Bunun için ‘Kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz lazım’ diyorum. Sanayide, ticarette, ihracatta, savunma sanayinde, yüksek sanayide, tarımda, hayvancılıkta velhasıl her alanda dışarıya bağlı olan değil, dışarıya veren durumuna gelmek mecburiyetindeyiz” değerlendirmelerinde bulundu.

“Toplu iğneyi dahi üretemeyen bir Türkiye’den buralara geldik”
Türkiye’ye yönelik saldırıların, Türkiye’nin güçlenmesinden endişe duyan kimseler tarafından gerçekleştirildiğinin altını çizen Erdoğan, “Son bir yıldır bölücü terör örgütüyle yürüttüğümüz mücadelede bu gerçeğin sayısız örneğine şahit olduk. Şayet ekonomide, savunma sanayinde belli bir duruma gelmemiş olsaydık ne terör örgütünün eylemlerinin, ne de bu darbe girişiminin altından kalkabilirdik. Ülkemize yönelik saldırıların böylesine pervasız hale gelmesi büyüyen, güçlenen, kendi kendine yeten Türkiye’den duyulan rahatsızlıktan kaynaklanıyor. Türkiye dünkü her şeyiyle dışa bağımlı Türkiye olsaydı, mücadeleyi daha başlamadan kaybetmiştik. Toplu iğneyi dahi üretemeyen bir Türkiye’den buralara geldik. Şu anda ideal bir seviyede olmayabiliriz. Ama en azından kritik dönemlerde kendi ayaklarımızın üzerinde durabilecek güce sahibiz. Her fırsatta 2023 diyoruz. Bu hedefe ulaşacağız. O seviyeyi ülkemizin geleceği için yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi tuzakları kurarlarsa kursunlar, hangi oyunları oynarlarsa oynasınlar Allah’ın izni ve yardımıyla 2023 hedeflerimize ulaşacağız” dedi.
Erdoğan konuşmasını Arif Nihat Asya’nın 'Dua' şiiri ile sonlandırdı.

Caner Ünver
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Vatandaşlar 15 Temmuz’un 8. yıl dönümünde Sekapark Uçurtma Tepesi’ni doldurdu KOCAELİ (İHA) – Demokrasi ve Milli Birlik Günü anısına hain darbe girişiminin 8. yıl dönümü programı coşkuyla Kocaeli Sekapark Uçurtma Tepesi’nde gerçekleşti. Programa binlerce vatandaş katıldı. 15 Temmuz Hain darbe girişiminin 8. yıl dönümünde Kocaeli Sekapark Uçurtma Tepesinde Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen program, büyük bir katılımla gerçekleşti. Program kapsamında, 15 Temmuz gecesi yaşanan olayları anlatan belgesel gösterimi yapıldı ve o geceyi unutmamak adına duygusal anlar yaşandı. Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, askeri erkan, milletvekilleri, il ve ilçe protokolü, gaziler ve binlerce vatandaşın katıldığı törende birlik ve beraberlik mesajları ön plandaydı. Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasıyla program başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın halka seslenişi canlı olarak Uçurtma Tepesi’nde dinlendi. "Daha önce tarihte çok az görülmüş bir örnek gerçekleşti" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın etkinlikte yaptığı konuşmada, "Milletimizin aziz evlatları, o gece sanki siyahla beyazı, nasıl ayırt etmek mümkünse en ufak bir tereddüte yer bırakmaksızın hemen durumu fark ederek bu hainlerin karşısında durmaya başladılar. Daha önce tarihte çok az görülmüş bir örnek gerçekleşti. Ve hainler de gerçekten inanılmaz bir şekilde şaşkındılar. Ne oluyor, bunlar ne yapıyor diyorlardı. Tankların uçakların üstüne doğru nasıl yürünür diyorlardı. Ama hesapların üstünde bir hesap vardır. Onlar hile yaparlar. Ama tüm hilelerin üstünde o hileleri yerle bir edecek, bir de kader vardır. Göklerden gelen bir karar vardır. İşte o gece bu milletin damarlarındaki asil kan ve yüreklerindeki iman ile akla karayı birbirinden çok net şekilde tereddütsüz bir şekilde ayırt ettiklerini ve tankların karşısına iman dolu göğüsleriyle dikildiklerini gördük." dedi. "Milletimiz tüm varlığı ile gözünü budaktan sakınmadı" Etkinlikte konuşan Ak Parti Kocaeli Millet Vekili Sadettin Hülagü, "Milletimiz tüm varlığıyla gözünü budaktan sakınmadan, ülke sevgisi, imanı ve demokrasiye olan inancıyla tankların, uçakların ve silahların önüne adeta siper olmuş, bir adım dahi geri atmamıştır. Bu aziz milletin bir ferdi olmaktan ne kadar gurur duysak, bu şerefi göğsümüzde bir madalya gibi taşısak azdır. Böylesine bir direnişin tarihte, ne bir benzeri, ne de örneği vardır. İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un sözlerinde belirttiği gibi Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek. Evet, bu nesil çiğnetmedi namusunu, Allah’a bin şükürler olsun. Siper et göğsünü Dursun bu hayasızca akın dizelerindeki gibi, göğsünü tarihin en hayasız ve en acımasız akınına siper eden, binlerce yıldır bu topraklarda Muharrem ayı içerisinde, mazluma can, zalime Zülfikar olan, gerektiğinde tankın önüne bedenini siper eden, uçak ve helikopterlerin hedefi olduğu halde bir adım dahi geri atmayan, gözünü kırpmadan fedai can eden Anadolu’nun yiğit evlatlarına, onları bu ruh ve asaletle, asaletle yetiştiren tüm ebeveynlere ve gönül sultanlarına binlerce selam olsun." ifadelerini kullandı. "Şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi huzur ve saygıyla yad ediyorum" Şehit ve gazileri anan Vali Seddar Yavuz, "Aziz Türk milleti dün de bugün olduğu gibi hür bağımsız ve aydınlık yarınlara doğru Türkiye vizyonuyla emin adımlarla ilerlemeye devam edecektir. Bu vesileyle 15 Temmuz’un yıl dönümünde bizlere istiklalimizi ve istikbalimizi sağlayan Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kalpleri iman ve ülke sevgisi olarak vatan, millet, bayrak, istiklal ve bütün mukaddes değerler uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi, aramızdan ayrılan kahraman gazilerimizi bir kez daha huzur ve saygıyla yad ediyorum." diye konuştu.
Karabük Karabük’te 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla anma programı düzenlendi Karabük’te, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla anma programı düzenlendi. Karabük Valiliği tarafından Kemal Güneş Caddesi üzerinden organize edilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı, şehitler için dua edildi ve15 Temmuz Belgeseli izletildi. Karabüklü 15 Temmuz şehitleri Metin Arslan ve Barış Efe ile Gazi Hüseyin Yılmaz’ın özgeçmişlerinin okunduğu programda konuşan Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, "Tarih yeni gibi duruyor 15 Temmuz 2016 ama mazi, 1071’de Alparslan’ın Anadolu’yu girişi ile başlıyor. Elhamdülillah bizler ordusu olan millet değil, milleti ordu olan bir devletiz. Okyanus ötelerinden, sınır ötelerinden ülkemize operasyon çekmek isteyen baş şeytanı da burada kınıyorum. 15 temmuz milli birlik ve demokrasi bayramımız kutlu olsun" ifadelerine yer verdi. Keskinkılıç: "Buna tiyatro diyenler, haindir, hain oğlu haindir" AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç ise, hain darbe gecesi Ankara’da meclisin, özel harekat başkanlığının, MİT’in, Külliyenin bombaladığını anımsatarak, "Şimdi bazıları çıkıyor, ‘Yav bir tiyatro’ diyor. Nesi tiyatro ulan bunun nesi tiyatro. Hangi ülkede, emniyet, MİT, Meclis bombalanır. Böyle tiyatro mu olur. Bu düpedüz, bu millete karşı, girişilmiş en hain darbe girişimidir. Buna tiyatro diyenler, haindir, hain oğlu haindir. Şimdi sosyal medyada bir takım insanlar kafa karıştırmaya çalışıyor. Bilin ki bunlar, hainin ta kendisidir. Unutmayın, bu devlet uyumaz. Hepinizin ne yaptığını biliyoruz. Öyle başka kılıklara girip de başka başka senaryolar yazmaya kalkmayın. Günü geldiğinde bu millet ayağa kalkar, tankın önüne yatar, kurşunun önüne bedenini siper eder, size müsaade etmez. Şimdi gençlerin kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. Genç arkadaşlar, o akşamki görüntüleri mutlaka izleyin. O akşam yaşananları mutlaka büyüklerinize sorun. Devletinize bağlı olun. Sizin sahibiniz, efendiniz, bu millettir. Devlet memurları, siz bu devletin memurlarısınız. Efendiniz de millettir. Başkasına hizmet etmeyin, sadece bu millete hizmet edin" dedi. Şahin: "Temel hedefimiz, şehitleri unutmamak, unutturmamaktır" AK Parti Karabük Milletvekili Av. Cem Şahin ise, "Sayın Cumhurbaşkanımızın halkımıza, sokağa çıkın çağrısı üzerine, bu ülkenin kadınları, erkekleri, gençleri, yaşlıları, siyasi meşrepleri, hayata bakışları ne olursa olsun, tek tek sokağa döküldüler. Sokağa dökülen milletimiz, yalın kılıç, elleri çıplak bir şekilde kendilerine doğrultulan tanklara, tüfeklere karşı mukavelede bulundular. İman dolu göğüslerini siper ederek, tam anlamıyla ifadesi budur. Ortaya koydukları fedakârlık bizim için milat ama aslında dünyaya örnek oldu. Unutulan darbeler tekrarlanır. Temel hedefimiz, şehitleri unutmamak, unutturmamaktır" ifadelerinde bulundu. Karabük Valisi Mustafa Yavuz ise, bugün vatanseverlik ruhumuzu, güçlü milli şuurumuzu, her türlü tehdide karşı, birlik ve beraberlik içerisindeki kararlı duruşumuzu, tüm dünyaya yeniden ilan ediyoruz, diyerek, "Sinsi ve alçak darbe girişimini bertaraf ettiği, 15 Temmuz 2016 gecesi, büyük Türk Milleti, ‘o benim milletimin yıldızıdır parlayacak, o benimdir, o benim milletimindir ancak’ diyerek, istiklal sancağını, demokrasi ve bağımsızlığımızın sembolü olarak, göklerde dalgalandırmış ve cennet vatanımızı destansı bir direnişle savunmuştur. Göklerden inen hain kurşunlar, milli iradeye çarparak, geri dönmüş, yer yüzü bir kez daha Türk Milleti’nin kutlu savaşına şahitlik etmiştir." dedi. Sancak devir teslim töreni ile yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerinin verildiği programda, öğrenciler şiirler okudu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ulusa sesleniş konuşması, sinevizyondan alandakilere izletildi. Kahramanlık türküleri seslendirilen program, ilahi gruplarının dinletisinin ardından okunan sela ile son buldu.
Manisa Kula’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri Manisa’nın Kula ilçesinde Kula Kaymakamlığı tarafından düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programı Şehit Ömer Halis Demir Kent Meydanı’nda yapıldı. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen akşam programı ise, Kula Yunus Emre ve Şehit Ömer Halisdemir Kent Meydanı’nda yapıldı. Mehter takımı eşliğinde akşam namazının ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar, Şah Süleyman Camii’nde başlayıp şehir turu attıktan sonra kent meydanına geldi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Kaymakam Ömer Ahmet Özdemir yaptı. Kaymakam Özdemir konuşmasında; “15 Temmuz sadece bir direnişin değil, aynı zamanda bir dirilişin de adıdır. Bu millet, tarihimizde nice örnekleri olduğu gibi Malazgirt’te, Sakarya’da, Çanakkale’de her zorluğun üstesinden gelmiş, her badireyi atlatmış ve her zaman daha güçlü bir şekilde ayağa kalkmıştır. 15 Temmuz gecesinde gördüğümüz gibi, milletimizin iradesi, hiçbir zaman boyunduruk altına alınmayacaktır.” ifadelerini kullandı. Kaymakam Özdemir’in konuşmasının ardından, şiirler okundu, video gösterimler yapıldı. Mahalli Sanatçı Sami Dinç, Kula’da Değerli Zamanlar proje öğrencileri ve Kula Selim Sabahat Palanduz Anadolu Lisesi öğrencileri günün önemini belirten şarkı ve türküleri seslendirdi. Program, 00.13’de camilerden salaların okunması ile son buldu.
Çorum Çorum’da “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinlikleri Çorum’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle program düzenlendi. 15 Temmuz ruhuyla Kadeş Meydanı’nda buluşan Çorumlular ilk gün gibi yine tek yürek oldu. Çorum Belediyesi Mehter takımının gösterisi ile başlayan program Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Müftü Şahin Yıldırım tarafından yapılan dua ile devam etti. Programda bir konuşma yapan Vali Zülkif Dağlı, 15 Temmuz hain darbe girişiminin aziz milletimizin birliğine bütünlüğüne bağımsızlığına kasteden alçakça bir girişim ve demokrasimize yapılan çok büyük bir saldırı olduğunu söyledi. Türk halkının demokrasi ve seçilmiş iradeyi korumak için 15 Temmuz’da destansı bir direniş gösterdiğini vurgulayan Vali Dağlı, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa dökülen Türk milletinin gösterdiği cesaret ve kararlılık hain girişimi geri püskürttü. Milletimiz verdiği bu ikinci Kurtuluş mücadelesi ile bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğini bir kez daha ilan etti. Onurlu dik duruşuyla birlik beraberlik ve kardeşlik ruhunun bu topraklarda sonsuza kadar yaşayacağını gösterdi. Devlet, millet bütünleşmesiyle ortaya konulan bu mücadelemiz demokrasiye sahip çıkma noktasında tüm dünyaya örnek teşkil etti. Bunlar çok önemli değerlerdir. Bu milletin zaferidir. Bu yüce Türk milleti bin yıl önce Malazgirt’te hangi inançla ve kararlılıkla Anadolu’nun kapılarını bizlere açmışsa Çanakkale Savaşı’nda Kurtuluş Savaşı’nda Kıbrıs Barış Harekatı’nda ve 15 Temmuz’da aynı mücadeleyi yaptı. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar hangi hainliği düşünürlerse düşünsünler Malazgirt ruhumuzu, Çanakkale ruhumuzu, milli mücadele ruhumuzu her zaman koruyacağız. Bu aziz millet ülkemizi Türkiye’nin geleceğini, ay yıldızlı bayrağı namertlere çiğnetmedi, çiğnetmeyecek” dedi. “Tüm halkımız bilmektedir ki bunlar dün Asala, bugün ise FETÖ, PKK ve DEAŞ olarak karşımıza dikilmektedir” diyen Vali Dağlı, “Bugün birliğimizi, kardeşliğimizi istemeye şer güçler çirkin senaryolarından kirli oyunlarından geri durmayacaklar ve isimleri değişmek suretiyle karşımıza geri geleceklerdir. Çünkü bunlar 100 yıl önce Sevr’i ve emellerini gerçekleştiremeyenlerin uzantılarıdır. 15 Temmuz vesilesiyle toplumsal hafızamızı tutacağız. Demokrasimizi daha fazla güçlendireceğiz. Şehitlerimizi ve gazilerimizi her daim anacağız. Türkiye Cumhuriyeti devleti bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da önüne çıkartılacak her engeli aşacak güce imkânına ve kararlılığa sahiptir. Bunun için ihtiyacımız olan en önemli şey milletimizin birliği ve beraberliğidir. Millet olarak bunların karşısında durduk bundan sonra da duracağız. Bu oyunlara karşı bilinçli olmak, birliğimize ve beraberliğimizi güçlendirmek kardeşlik duygularımızı pekiştirmek ortak varlığımız olan cumhuriyetimize sahip çıkmak ülkemiz ve milletimizi yarınlara taşımak için azim ve kararlılıkla çalışacağız” şeklinde konuştu. Programa AK Parti Çorum milletvekilleri Yusuf Ahlatcı ve Oğuzhan Kaya, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Naim Çetinkaya, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektal ve protokol üyeleriyle, vatandaşlar katıldı.