DİĞER SPORLAR - 30 Temmuz 2021 Cuma 12:07

Ergün Güler: 'Türk sporunun yükselişi için desteğimizi sürdürüyor ve çeşitlendiriyoruz'

A
A
A
Ergün Güler: 'Türk sporunun yükselişi için desteğimizi sürdürüyor ve çeşitlendiriyoruz'

Türkiye’de sporun her alanını destekleyen en önemli markalardan Vestel, başta voleybol olmak üzere futbol, hentbol, cimnastik, yelken ve espor yatırımlarını artırıyor. Spor yatırımlarının başında voleybol ve cimnastiğin geldiğini belirten Vestel Genel Müdürü Ergün Güler, “Son on yılda Türk sporu uluslararası platformlarda büyük başarılar elde etti. Bu başarıda sürdürülebilirliğin sağlanması ve farklı branşlardaki Türk sporcularının dünya markası olması için çalışıyoruz” dedi.

Türkiye'de sporun gelişmesi ve başarılı sporcuların yetişmesi için uzun yıllardır sorumluluk alan Vestel, spor sponsorluklarının kapsamını genişletiyor. Voleybola sunduğu katkılarla artık bu sporla özdeşleşen Vestel, cimnastik, futbol, hentbol, espor ve son olarak da yelkeni eklediği spor yatırımlarını artırıyor.

Türk voleybolu ile Vestel’in özdeşleşmesinden büyük mutluluk duyduklarını dile getiren Vestel Genel Müdürü Ergün Güler, "2016-2017 sezonunda Türk voleybolu ile iş birliği yapmaya karar verdik. Voleybola hak ettiği değerin verilmesini sağlama, sporcularımızın gelişimine katkı sunma ve Türk voleybolunun başarısını tüm dünyaya gösterme amacımızı gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Dünya dördüncüsü Filenin Sultanları’nın hak ettiği desteği onlara sonuna kadar vereceğiz. Adımızı milli takım formasının göğsüne yazdırmanın, Burhan Felek Voleybol Salonu’na adımızı vermenin gururunu yaşıyoruz. Biz voleybol ülkesiyiz, bu bilinçle gençlerimize, özellikle kadın sporcularımıza hem manevi hem de maddi desteğimizi artırarak sürdüreceğiz” diye konuştu.

Sporun Vestel’in Türkiye’de, gelişimine öncülük ettiği, desteklemekten gurur duyduğu çok önemli bir alan olduğunun altını çizen Vestel Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Duygu Badem Uylukçuoğlu ise, “Biz Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketlerinden biriyiz. Bu konumumuzun verdiği sorumlulukla dünyaya, ülkemize ve insanlara fayda oluşturma amacı etrafında faaliyetlerimizi şekillendiriyoruz. Bizim gibi köklü, güçlü ve lider markaların, toplumsal sorunlara çözüm üretmesi, dünyamızın geleceğine katkı sunması ve gelişime öncülük etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Vestel olarak spora ve sporcuya bugüne kadar desteklerimiz artarak devam etti. İş birliği yaptığımız spor dallarının, bulunduğu noktadan daha ileriye gitmesini hedefliyoruz. Bundan sonra da bu anlayış ile Voleybol, Jimnastik, Futbol, Hentbol, Yelken, Espor gibi farklı spor dallarını ve sporcuları desteklemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Caddebostan Parkı’na 'Vestel Voleybol Sahası'
Filenin Sultanları uluslararası platformlarda ülkemizi gururlandırırken Vestel bu coşkuyu artıracak bir hamlede bulundu. Caddebostan Parkı’na kurulan Vestel Voleybol sahası dileyen herkesin kullanımına açık. Ağustos ayının sonuna dek açık kalacak saha, Vestel’in öncülüğünde Voleybol Milli Takımı için bestelenen 'Biz Voleybol Ülkesiyiz' marşıyla voleybol tutkunlarını karşılıyor.

“Cimnastikte de dünya markası olacağız”
Türkiye’de en başarılı sporun voleybol, en gelecek vadeden sporun ise cimnastik olduğunu belirten Güler, “Voleybolda olduğu gibi diğer sporlarda da dünya markası olacağımıza inanıyoruz. Voleybolda imza attığımız başarıları cimnastikte de göğüsleyeceğimize inanıyoruz. Gençlerimiz Türkiye’nin daha önce tatmadığı başarıları kucakladı. Daha fazla desteğe ihtiyaçları var, Vestel olarak onların yanındayız. Türk cimnastiğinin daha da ileri gitmesi için Türkiye Cimnastik Federasyonu ile omuz omuza çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yelkencilerin de yanında
“Dünyanın 157 ülkesine ihracat yapan bir teknoloji devi olarak ülkemizi uluslararası platformlarda gururla temsil ediyoruz. Teknolojide, spor ve sanatta ülkemizin dünya markası olmasını amaçlıyoruz. Biliyoruz ki dış dünyaya açılan yüzümüz spor sayesinde parlayacak. Bu farkındalıkla sadece voleybol ve cimnastik değil, sporun her alanında varız. Son olarak yelken sporunu da yatırım alanlarımıza aldık. 470 Yelken Dünya Şampiyonası’nda yarışıp tarihe geçen milli sporcularımız Beste Kaynakçı ve Okyanus Arıkan’ı da sponsorluğumuzla destekliyoruz” şeklinde konuşan Ergün Güler, sporcularına yürekten inandıklarının altını çizdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Hapis cezasıyla aranan şahıs Marmaris’te yakalandı IHAAW200456-ASA/19-02-2026 - Hapis cezasıyla aranan şahıs Marmaris’te yakalandı (Fotoğraflı) Güldemet Kızıl MUĞLA (İHA) - Muğla’nın Marmaris ilçesinde 4 ayrı suçtan hapis cezasıyla aranan şahıs, polis ekiplerince yakalandı. Muğla İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar aralıksız devam ediyor. Edinilen bilgiye göre Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen Gözcü Projesi kapsamında EGM-1 kamerasından gelen aranan şahıs alarmı üzerine, Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü Motosikletli Polis Timleri tarafından şüphelinin kaçabileceği güzergahlarda çalışma başlatıldı. Yapılan denetim ve saha çalışmaları sonucunda, hakkında çeşitli suçlardan toplam 26 yıl 1 ay 17 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan C.Ş. (34), Tepe Mahallesi Anatolia Meydanı’nda yakalanarak gözaltına alındı. Şahsın, Aydın Asliye Ceza Mahkemesi İlamat Masası tarafından "Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık" ve "Hakaret" suçlarından, Denizli Asliye Ceza Mahkemesi İlamat Masası tarafından ise iki ayrı "Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık" ve "Hırsızlık" suçlarından arandığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi. (UE-Y)19.02.2026 20:06:08 TSINNNN
Sivas Uzmanı uyardı: "Riskli gebeliklerde oruç tutmak, düşük ve kayıplara neden olabilir" Sivas Medicana Hastanesi Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nadir Cömert, Ramazan ayında hamile kadınların oruç tutmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz" dedi. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte hamile kadınların oruç tutup tutamayacağı konusu yeniden gündeme geldi. Özellikle gebeler, sağlık durumlarının oruç tutmaya uygun olup olmadığı konusunda doktorlara sıkça başvuruyor. Uzmanlar ise gebeliğin dönemine ve annenin sağlık durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre gebeliğin ilk 3 ayında bebeğin organ gelişimi gerçekleştiği için uzun süreli açlık önerilmiyor. Son 3 aylık dönemde ise hem bebeğin hem de annenin artan besin, protein, vitamin ve glikoz ihtiyacı nedeniyle oruç tutulması genellikle tavsiye edilmiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nadir Cömert, hamilelikte ara dönemin oruç tutmak için daha uygun bir dönem olduğunu söyleyerek, "Özellikle kronik hastalıkları olanlara önermiyoruz. Örneğin kronik kalp hastalığı, hipertansiyonu, diyabeti, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlara tabi ki oruç tutmayı önermiyoruz. Onun dışında belki bir diyetisyenle birlikte orucu götürmek çok daha iyi olabilir" dedi. Cömert, uzun süre açlık ve susuzlukta bebeğin etkilenebileceğini belirterek, "Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz" ifadelerine yer verdi. "Negatif etkileri olabilir" Kronik hastalığı olanlara oruç tutmayı önermediğini belirten Nadir Cömert, "Ramazan ayı başladı. Hastalarımız ve özellikle gebelerimiz çok soruyor. ’Hocam oruç tutabilir miyim’ diye. Tabi tutmak isteyen hastalarımız için önerilerimiz oluyor. Genel olarak ilk 3 ay ve son 3 ay tutmalarını çok önermiyoruz. İlk 3 ayda organ gelişimi, bebeğin gelişimi olduğu için. Son 3 ayda da bebeğin ve annenin beslenmeye ihtiyacı çok fazla artıyor. Protein, şeker, glikoz ihtiyacı ve vitamin ihtiyaçları falan çok arttığı için çok önermiyoruz aslında. Ara dönem belki daha oruç tutulabilecek bir dönemdir. Ama tabi orda da hastanın özel durumları olabiliyor. Özellikle kronik hastalıkları olanlara önermiyoruz. Örneğin kronik kalp hastalığı, hipertansiyonu, diyabeti, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlara tabi ki oruç tutmayı önermiyoruz. Onun dışında belki bir diyetisyenle birlikte orucu götürmek çok daha iyi olabilir. İftarda nasıl beslenilmesi gerektiği, sahurda ne yenmesi gerektiği gibi sorular olabiliyor. Hastamız mümkünse bir diyetisyen eşliğinde de bu durumu götürebilir. O açıdan hem bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hem de bir diyetisyenle birlikte bu süreci götürmek en doğrusudur. Uzun süre açlıktan şeker düzeyi düşüyor. Ondan sonra yağ hücrelerinde yıkım başlıyor. Keton üretimi başlıyor. Bu keton üretimi olduğu zaman kanda biraz yüksek düzeye çıktığı zaman bebeği etkileyebiliyor uzun sürede. O yüzden böyle negatif etkiler olabilir çok net olmamakla birlikte. Ondan sonra tabii sıvıyla ilgili de bebeğin sıvısıyla ilgili amniyon sıvısı dediğimiz bir sıvı var. Uzun süre açlık ve susuzlukta bebek etkilenebilir. Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz" diye konuştu.
Yozgat Sorgun Belediyesi iftar çadırında her gün 450 kişilik iftar menüsü hazırlanıyor Sorgun Belediyesi her yıl geleneksel hale gelen iftar çadırında her yaştan vatandaşa iftar menüsü hizmeti vermeye devam ediyor. Sorgun Belediyesi, Ramazan ayının manevi iklimini dayanışma ruhuyla birleştirerek ilçede dev bir iftar organizasyonuna imza atıyor. Her gün yaklaşık bin kişiye sıcak yemek ulaştıran belediye, hem kurulan iftar sofralarında vatandaşları ağırlıyor hem de evinden çıkamayan yaşlı ve hasta vatandaşları yalnız bırakmıyor. Belediye aşevinde uzman aşçılar tarafından hazırlanan menüler, besin değerleri ve hijyen standartları gözetilerek pişiriliyor. Sorgun Belediyesi bünyesinde hazırlanan yemekler, her gün titizlikle kontrol edilerek ihtiyaç sahiplerine ve iftarını toplu halde açmak isteyen vatandaşlara sunuluyor. Sorgun Belediye Başkanı M.Erkut Ekinci "Sorgun Belediyesi olarak her sene olduğu gibi bu sene de iftar çadırımızı Şakir Efendi Şehir Meydanına yerleştirdik. Her sene iftar çadırımızda bir hayırseverimiz yemeği üstleniyor. Çadır içerisinde 400-450 civarında ziyaretçimiz oluyor. Ama bunun yanı sıra evlerinde yaşlılarımız oluyor. Hastası olanlar var. Onlara yemek gönderiyoruz. Görevde olan bazı kurumların personellerine gönderiyoruz. Dolayısıyla 1 günde yaklaşık bin kişilik bir yemek Sorgun Belediyesi olarak çıkartılıyor. Bunu da bir hayırsever yükleniyor. Her gün bu şekilde iftar menümüz yapılmış oluyor. Ramazanın birlik ve beraberlik içerisinde geçmesini Cenabı Allah’tan niyaz ederim. Tabii ki Ramazan ayı bereket ayıdır. İnşallah bereketini de hep beraber görürüz. Cenabı Allah’ın merhameti, mağfireti bizimle beraber olsun inşallah. Herkese hayırlı ramazanlar diliyorum" cümlelerini kullandı.