DÜNYA - 10 Aralık 2024 Salı 19:34 | Son Güncelleme : 10 Aralık 2024 Salı 20:01

Esad rejiminin "ölüm kampı" Sednaya Hapishanesi'ndeki pres makinaları görüntülendi

A
A
A

Suriye'de Esad rejiminin devrilmesiyle muhaliflerin eline geçen "ölüm kampı" olarak bilinen Sednaya Hapishanesi'ndeki cansız bedenleri ezmek için kullanılan pres makinaları görüntülendi.

Suriye'de Esad rejiminin devrilmesiyle muhaliflerin eline geçen "ölüm kampı" olarak bilinen Sednaya Hapishanesi'nde Suriyeliler yakınlarını aramaya devam ediyor. Aileler, hapishanedeki kayıtlara bakarak umutla yakınlarını bulmaya çalışıyor. İşkence merkezi olarak nitelendirilen hapishanede, mahkumların cansız bedenlerini ezmek için kullanılan pres makinaları görüntülendi.

“Esad burada çok insan öldürdü ve zulüm yaptı”

Muhalif gruba bağlı askerlerden Ahmet Elabdu, hapishanenin 3 kat yerin altında ve 3 kat yerin üstünde olduğunu belirterek “Burası Sednaya Hapishanesi. Esad burada çok insan öldürdü ve zulüm yaptı. Biz hapisten bir sürü insan çıkardık. Biz İdlib'den geldik, bazı insanlar yakınlarını aramak için Deyrizor'dan geldi. Her yerden insan geliyor. Toprağın altında insanlar olduğunu biliyoruz ama görmedik. Hapishanenin 3 kat altında var, 3 kat üstünde var” dedi.

Esad'ın ölüm kampı

Başkent Şam'ın 30 kilometre kuzeyinde bulunan Sednaya Hapishanesi'nin toplam alanının yaklaşık 1.4 kilometrekare olduğu tahmin ediliyor. Hapishane 10-20 bin tutukluyu barındırabilecek kapasitede iki ana binadan oluşuyor. Beyaz binada, cinayet, hırsızlık, yolsuzluk veya askerlikten kaçma gibi suçlar nedeniyle tutuklanan askeri personel bulunurken, kırmızı binada ise siyasi görüşleri ve faaliyetleri ile hapsedilen siviller ve askeri personel tutuluyordu.
İnsan hakları grupları ve mağdurlar, Sednaya'yı özellikle 2010 yılında başlayan ve bölgeyi etkisi altına alan "Arap Baharı" protestolarının ardından Esad rejiminin tüm vahşetini sergilediği bir "ölüm kampı" olarak tanımlıyor. Halkın siyasi reformlar ve Esad ailesinin otokratik yönetiminin sona ermesini talep etmeye başladığı 2011 yılında ülke geneline yayılan protestoların ardından başlayan gözaltı işlemleri, işkence ve infazlar için ilk adres "Sednaya" oldu. İnsan hakları kuruluşlarına göre "toplu idam" yoluyla yargısız infazların yapıldığı hapishanede 2011-2018 yılları arasında 30 binden fazla tutuklu idam edildi, işkence, bakımsızlık veya açlık nedeniyle öldü. 2017 yılına ait uydu görüntüleri, öldürülenlerin cansız bedenlerini ortadan kaldırmak için hapishanedeki krematoryum inşa edildiğini ortaya koydu.
Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre 2011'den bu yana ülke genelinde 100 binden fazla Suriyeli kayboldu. Büyük kısmının ise Sednaya'da tutulduğuna inanılıyor.
Hapishane görevlilerin resmi elbiselerini çıkarıp hapisanede bırakarak kaçtıkları görüldü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.