DÜNYA - 13 Şubat 2025 Perşembe 22:33 | Son Güncelleme : 13 Şubat 2025 Perşembe 22:39

Eylem Tok’un avukatı Türkiye’ye iade sürecinin durdurulmasını talep etti

A
A
A
Eylem Tok’un avukatı Türkiye’ye iade sürecinin durdurulmasını talep etti

Ehliyetsiz kullandığı aracıyla çarptığı Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olan oğlu Timur Cihantimur’u ABD’ye kaçıran Eylem Tok’un avukatı Jennifer M. Herrmann, Tok’un Türkiye’ye iade sürecinin durdurulmasını talep etti.

İstanbul’da ehliyetsiz kullandığı aracıyla çarptığı Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olan oğlu Timur Cihantimur’u ABD’ye kaçıran Eylem Tok’un avukatı Jennifer M. Herrmann, Tok’un Türkiye’ye iade sürecinin durdurulmasını talep etti. Herrmann, Tok’un iadesine yönelik itiraz dilekçesi hazırlamak üzere mahkemeye sürecin 60 gün süreyle durdurulmasını talep eden bir dilekçe sundu.

Dilekçede, iadenin geçici olarak askıya alınmasının hukuki bir gereklilik olduğu savunularak, Tok’un yasal haklarını tam anlamıyla kullanabilmesi için ek süreye ihtiyacı olduğu vurgulandı.

"Tok’un Türkiye’de hayatı tehlikede"

Dilekçede, Tok’un Türkiye’ye iade edilmesi halinde ciddi risklerle karşı karşıya kalacağı savunuldu. Özellikle, Tok ve ailesinin Türkiye’de ölüm tehditleri aldığı iddia edilen dilekçede, iadesi halinde bu tehditlerin gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu öne sürüldü. Bu durumun insan hakları açısından büyük bir tehlike teşkil ettiği belirtilen dilekçede, mahkemenin süreci geçici olarak durdurmasının kritik bir karar olacağı ifade edildi.

Avukat Herrmann’ın sunduğu dilekçede, Tok’un iadesi konusunda hukuki açıdan birçok tartışmalı nokta bulunduğu ve bu konuların mahkemede detaylı şekilde ele alınması gerektiği ifade edildi. Tok’a yöneltilen suçlamaların ABD-Türkiye arasındaki iade anlaşması kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda önemli hukuki sorular bulunduğu belirtilen dilekçede, sürecin aceleye getirilmemesi gerektiği vurgulandı.

Dilekçede, Tok’un aldığı iddia edilen cep telefonunun delil niteliği taşıyıp taşımadığı ve suçlamaların iade anlaşmasına uygun olup olmadığı gibi konuların mahkemede tartışılması gerektiği savunuldu.

"İade için gerekli belgeler Dışişleri Bakanlığı'na gönderildi"

Mahkeme tarafından verilen iade kararının ardından, davanın savcısı Kristen Kearney, Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur’un iade edilebilmesi için gerekli sertifika ve taahhüde ilişkin tüm evrakların ABD Dışişleri Bakanlığı'na gönderildiğini belirten bir dilekçeyi mahkeme sistemine girdi. Bu gelişme, sürecin resmi olarak ilerlediğini ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nın nihai kararını vereceğini gösteriyor. Ancak mahkemenin erteleme talebini kabul edip etmeyeceği henüz bilinmiyor.

Eğer mahkeme Tok’un erteleme talebini kabul ederse, avukatları itiraz dilekçesi hazırlayarak süreci durdurmaya yönelik hukuki mücadeleye devam edebilecek. Ancak mahkeme bu talebi reddederse, iade sürecinin hızlanması ve Tok’un kısa süre içinde Türkiye’ye gönderilebilmesi bekleniyor.

İadelerine karar verilmişti

Davaya bakan Hakim Donald Cabell, 11 Şubat’ta Timur Cihantimur ve Eylem Tok’un Türkiye’ye iadesinin uygun olduğuna karar vermiş ve Türkiye ile ABD arasında yürürlükte olan Suçluların İadesi Anlaşması kapsamında sanıkların Türkiye’ye teslim edilmesine hükmetmişti.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Saldırıda can veren çocukların mezarlarına bırakılan notlar duygulandırdı Kahramanmaraş’ta okulda düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç ile Kerem Erdem Güngör’ün mezarlarına bırakılan notlar yürek burkuyor. Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden aynı sınıfın öğrencileri, Şeyh Adil Mezarlığı’nda yan yana defnedilmişti. Öğrencilerin mezarlarına bırakılan not defterlerinin sayfaları birbirinden farklı duygusal notlarla dolmaya devam ediyor. Aileler, arkadaşları ve vatandaşlar, kabir başlarına çiçekler bırakıp, dualar edip, not defterini dolduruyor. Mezar başına bırakılan defterlerde yer alan notlarda şu ifadelere yer verildi: "Belinay ben Ela. Mekanın cennet olsun arkadaşım seni çok seviyorum ve iyi ki varsın. Gül, çiçek ve şekerleri biz bıraktık ve seni seviyoruz ve seni Allah’a emanet ediyorum. Güle güle hepimizi sen çok seviyoruz." Bir başka notta ise, "Tatlı Belinay’ım canım gittiğin yerde mutlusundur. Bir gün biz de oraya geleceğiz ve ben ilk senin yanına geleceğim. Seni karalar giyinip yeşile sarmaya devam edeceğiz. Cennetin en güzel köşesinde meleklerle birlikte hayatını kaybetmiş minnoş bebeklerle birlikte çok seviyoruz. Seni çok özlüyorum ve özlemeye devam edeceğim ama bir gün elbet buluşacağız. Senle çok güzel hayallerimiz vardı. Gezecektik beraber aktivite yapacaktık. Senle yaşadığım her an bana kazanç kattı. Biliyorum seni çok seviyorum gittiğin yerde yalnız değilsin" ifadeleri yer alıyor. Not defterindeki bir diğer yazı ise şu şekilde: "Sizi tanımadım ve siz de beni tanımadınız. Ben sadece bir babayım. Sizin güzelliğinizi az çok gördük. Sizin gibi insan olmak çok güzel görünüyor. Böyle bir durumda korktunuz ağladınız. Biz yetişkinler sizi emin ve güvenilir bir ortamda tutamadığımız ve koruyamadığımız için çok ama çok özür dileriz." Notlarda yer alan ifadeler, saldırının ardından geride kalanların duyduğu derin üzüntü ve özlemi gözler önüne sererken, mezarlıkta duygusal anlar yaşandı. "Bir sorumsuz anne ve babanın ortaya çıkardığı çocuğun yapmış olduğu vahşet" Mezarlığı ziyaret eden Kenan Toy, "9 can kaybımız var, 9’u da bizim canımız. 3 çocuk da benim var evde. İnsanların da psikolojisi bozulmuş durumda, depremi yaşadık, afet yaşadık bir deprem acısı gibi oldu bizim için. Milletimizin başı sağ olsun. Ölen ailelerimize Allah sabır versin. Bir sorumsuz anne ve babanın ortaya çıkardığı çocuğun yapmış olduğu vahşet" dedi.