ASAYİŞ - 01 Şubat 2017 Çarşamba 19:10

FETÖ'den yangılanan topçu tugay komutanı suçlamaları reddetti

A
A
A
FETÖ'den yangılanan topçu tugay komutanı suçlamaları reddetti

İzmir'de görülen FETÖ davasında, hazırlanan sıkıyönetim listesinde İzmir ve Manisa sıkıyönetim komutan yardımcısı olduğu yer alan 57’nci Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Nuri Başol, hakkında atılı olan suçlamaları reddetti.

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin 152'si tutuklu 270 sanığın yargılanmasında Ege Ordusu Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen’den sonra 57’nci Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Nuri Başol'un savunmasına geçildi. Darbe girişimi sırasında hazırlanan sıkıyönetim listesinde İzmir ve Manisa sıkıyönetim komutan yardımcısı olduğu yer alan Mehmet Nuri Başol, iddianamede kendisine yönelik suçlamaları kabul etmediğini, darbeye iştirak etmediğini, devlet yanlısı olarak TSK’nın emir ve komutası içerisinde hareket ettiğini savundu. Kendisine bağlı birlikte darbeye kimsenin iştirak etmediğini, kendi kontrolü altında kışlada durulduğunu ifade eden Başol, “Ordu komutanının emirleriyle hareket ettim. Emrimde 2 bin 500 personel hareket ediyordu. Personele tarafımdan yazılı ya da sözlü bir talimatım olmadı. Ordu komutanımızla üç kez telefonda görüştüm. Birliğim hakkında bilgi verdim” dedi. 

Sıkıyönetimin direktifleriyle hareket etmediğini talimat vermediğini öne süren Başol, “Eğer sıkıyönetim komutan yardımcısı olarak hareket etsiydim. Listede sıkıyönetim komutanı olarak bulunan Memduh Hakbilen’le görüşmem lazımdı. Ama ben ne görüştüm ne de telefonda konuştum. Ortada darbeye yönelik bir niyet ve kasıt yoktur. Eylem ve fiilde yoktur. Suçlamalar somut delillere dayanmıyor” dedi.

Darbe girişimini evde televizyondan öğrenmiş
Darbe teşebbüsünün evde bulunduğu sırada televizyon ve sosyal medyadan öğrendiğini, ardından birliğe gittiğini söyleyen Mehmet Nuri Başol, “Karargaha saat 23.00 gibi gittim. Bana hiçbir olumsuzluk olmadığı bilgisi verildi. Bu sırada bir mesaj gelmiş, benim sıkıyönetim komutan yardımcısı olduğuma yönelik. Emri incelemek içini odama gittim. Bu sırada ordu komutanı beni aradı. Bana yerimi sordu. Ardından sıkıyönetim emri için, ‘Bu emir geçersizdir. Benim emir ve komutamla hareket edeceksiniz’ dedi. Bende kendisine emredersiniz dedim” dedi.

"Darbe yapacak olsak kışladan her şekilde çıkardık"
Darbe teşebbüsünden sonra nizamiye kapısı önüne belediye araçlarıyla polise ait TOMA’ların da geldiğine savunmasında yer veren Mehmet Nuri Başol, “Darbeyle alakalı niyetim olsaydı, nizamiye önüne gelen araçlar engel teşkil etmezdi. Çünkü tek giriş ve çıkışımız yoktu. Alarm çıkış kapılarını da kullanabilirdik. Ayrıca envanterimizde, tank kadar olmasa da, top ve obüsler vardı, yine paletli araçlarımız vardı. Yani bir değil 5 - 6 tane otobüs yada TOMA'yı sürükleyebilirdi. Ben sıkıyönetim adına Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan gelen emirleri, dikkate almadım. Emirleri odamda muhafaza ettim” dedi.
Havanın aydınlanmasından sonra evine traş olmaya gittiğini, bu sırada kendisini Bornova Jandarma Tabur Komutan Yardımcısının aradığını, hakkımda gözaltı kararı bulunduğunu söylediğini, kendisinin de gidip teslim olduğunu anlatan Başol, “Birlik komutanının birliğine gitmesi, anormal ve sıra dışı değil, gitmemesi anormal ve sıra dışıdır. Sıkıyönetim görevlendirmesi, bilgim ve iradem dışında olmuştur. Devlet yanlısı hareket ettim. Suçlamalar somut delillere dayanmıyor” dedi.

Tahliye talepleri reddedildi
Mehmet Nuri Başol’un da savunmasından sonra Mahkeme Başkanı Oktay Tabur, talepleri değerlendirdi. Mahkeme Başkanı Oktay Tabur, Memduh Hakbilen ve Mehmet Nuri Başol'un kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tahliye taleplerini reddetti. 

Mihrap Düzöz-Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Baki Ersoy’dan Tarım ve Orman Bakanlığı’na ‘taşkın soru önergesi’ Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; Kayseri’nin Gümüşören ve Ayşepınar mahallelerinde yaşanan taşkın felaketini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Milletvekili Ersoy önergesinde, "Kar erimeleri ve yoğun yağışların ardından baraj kapaklarının açılmasıyla meydana gelen taşkınlar sonucu bölgede yaklaşık 800 dekara yakın tarım arazisinin zarar gördüğü ifade edilmektedir. Gümüşören ve Bahçecik barajlarından bırakılan suların etkisiyle özellikle ırmak kenarındaki üretim alanlarının su altında kaldığı, üreticilerin ciddi kayıplar yaşadığı belirtilmektedir" ifadelerine yer verdi. Milletvekili Baki Ersoy, yaşanan afetin yalnızca mevcut zararlarla sınırlı kalmadığını, ekim döneminin gecikmesi nedeniyle çiftçilerin kayıplarının daha da artabileceğini vurguladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle verilen soru önergesinde bölgede hasar tespit çalışması yapılıp yapılmadığı, çiftçilere yönelik destek ve tazminat planlarının olup olmadığı, taşkınların tekrar etmemesi adına alınan tedbirler, baraj ve taşkın kontrol sistemlerinde revizyon yapılıp yapılmayacağı, tarım arazilerini korumaya yönelik projelerin hayata geçirilip geçirilmeyeceği, üreticilerin mağduriyetinin artmaması için acil müdahale planı oluşturulup oluşturulmadığı gibi kritik başlıklar gündeme getirildi. Ersoy, konunun takipçisi olacaklarını belirterek; "Çiftçimizin emeğini korumak ve benzer mağduriyetlerin önüne geçmek için gerekli tüm adımların atılması büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
Antalya Antalya’da orman yangınlarına karşı sıkı önlemler Antalya Valisi Hulusi Şahin, orman yangınlarına karşı alınan önlemler ve yürütülen hazırlıklara ilişkin, "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık. 42 kulemiz var. Bu kulelerin 36 tanesi IP kameralarla donatıldı. Dünyada çok az ülkede bulunan İHA sistemiyle Türkiye orman yangınlarını takip ediyor ve bu İHA’lardan bir tanesi de Antalya’da" dedi. Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyon Toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı sonrası Vali Şahin, orman yangınlarına karşı alınan önlemler ve yürütülen hazırlıklara ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Toplantıda sıcaklıkların yükselmesi ve havanın kuruması ile birlikte artan yangın riskine karşı alınacak tedbirler paylaşıldı. "Tüm kurumlarımızın yoğun çalışması sayesinde yangın sayısını 200’de tuttuk" Antalya’nın Türkiye’nin en fazla orman varlığına sahip ili olduğunu belirten Vali Şahin, "Antalya, 1,1 milyon hektar alanla Türkiye’nin en fazla orman varlığına sahip ili. İlçelerimizin de büyük çoğunluğu birinci derecede orman yangını riski taşıyor. İklim değişikliğinin bir sonucu olarak hızla artan sıcaklıklar ve kuraklık, bu riski daha da artırıyor. Fakat geçen yıl tüm kurumlarımızın yoğun çalışması, iyi bir koordinasyon ve organizasyon sayesinde toplam yangın sayısını 200’de tuttuk. Yani yangın sayısında Türkiye genelinde üçüncü sıradayız. Ancak asıl önemli rakam alan kaybında ortaya çıkıyor; burada bin 600 hektarla 12. sıradayız. Bu da yoğun çalışmanın, sıkı takibin ve hızlı müdahalenin bir sonucu. Bu yıl da yine aynı şekilde tüm kurumlarımız, mesai mefhumu gözetmeden çalışmaya devam edecek" dedi. "Antalya İli Orman Yangınları Önleme Planı’nı devreye alıyoruz" Antalya İli Orman Yangınları Önleme Planı’nın da bu yıl yürürlüğe koyulacağını açıklayan Vali Şahin, "Böylece hem alan daraltma çalışması yapacağız hem de riskli günlerde, riskli bölgelerde çok yoğun bir bilinçlendirme, farkındalık ve erken uyarı mekanizmalarını harekete geçireceğiz. Böylece orman yangınlarının sayısını da düşürmenin arayışı içindeyiz. Çünkü her yangın, büyük bir yangına dönüşme riskini barındırıyor ve her yangın çok maliyetli bir söndürme faaliyetini gerektiriyor. O nedenle asıl yapılması gereken, yangınların hiç başlamadan engellenmesidir" diye konuştu. "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık" Orman yangınlarına hızlı müdahale için hazırlıkların her yönüyle tamamlandığını belirten Vali Şahin, "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık. 42 kulemiz var. Bu kulelerin 36 tanesi IP kameralarla donatıldı. Dünyada çok az ülkede bulunan İHA sistemiyle Türkiye orman yangınlarını takip ediyor ve bu İHA’lardan bir tanesi de Antalya’da. Ayrıca 8 helikopterimiz ve 3 uçağımız da her an göreve hazır şekilde bekliyor. Bunun yanında orman yangınlarını önleme planı doğrultusunda da hazırlıklarımızı tamamladık. Vatandaşlarımızın hassasiyeti, ilgisi ve desteğiyle birlikte bu yıl çok daha az sayıda orman yangınının yaşandığı ve çok daha az miktarda orman alanının zarar gördüğü bir yıl olacağına inanıyoruz. Tüm paydaş kuruluşlarımıza, orman teşkilatımızın fedakâr mensuplarına ve kıymetli basın mensuplarına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Son 5 yıldaki tüm yangınlar haritaya işlendi" Antalya genelinde uygulanacak olan hassas alan uygulamasına ilişkin Vali Şahin, son 5 yılda Antalya’daki tüm orman yangınlarının bir haritaya işlendiğini belirterek, yangınların nerede çıktığını daraltılmış koordinasyon yöntemiyle tam nokta olarak tespit ettiklerini aktardı. Yangınların ne zaman çıktığını analiz ettiklerini aktaran Şahin, bu şekilde ısı haritaları oluşturduklarını söyledi. Şahin, "Artık orman yangınlarında hassas bölgeleri tüm detaylarıyla biliyoruz. Bu bölgelerde bulunan tüm paydaşlarımıza; mahalle muhtarından cami imamına, okul müdürümüzden öğretmenlerimize, çiftçilerimizden sulama kooperatifi üyelerine kadar o bölgede yaşayan ve faaliyet gösteren herkese ‘riskli gün’ belirlendiği zaman ulaşacağız. Ekiplerimiz de o bölgelerde konuşlanacak. Mutlaka alanı daraltıp ekipleri doğru yere konuşlandırmanız gerekiyor. Bu plan da bunun üzerine kurulu" dedi. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıya Vali Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, Vali Yardımcısı Salih Yüce, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak, Antalya Orman Bölge Müdürü Kemal Kayıran, AFAD İl Müdürü Necmi Erçin, ilgili kamu kurum müdürleri ve kuruluş temsilcileri ile basın mensupları katıldı.