BASKETBOL - 30 Temmuz 2010 Cuma 17:33

FIBA, Vuvuzela'yı yasaklatı

A
A
A
FIBA, Vuvuzela'yı yasaklatı

FIBA, Türkiye'de düzenlenecek olan 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda sağlık önlemleri sebebiyle vuvuzelayı yasakladığını açıkladı.

HAMDİ DEĞERLİ
İSTANBUL

FIBA, Türkiye'de düzenlenecek olan 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda sağlık önlemleri sebebiyle vuvuzelayı yasakladığını açıkladı. Uluslararası spor yönetimi, taraftarların tartışmalı enstrümanları maçlara getirmemelerini istedi ve güvenlik ekibini bu tür enstrümanlara el koymaları konusunda uyardı.

FIBA, resmi olarak vuvuzelayı yasaklayan ilk uluslararası spor federasyonu oldu. Yasak benzer desibel seviyelerinde olan ve insanların sağlığına zarar verebilen havalı kornaları da kapsıyor.

Güney Afrika'daki Dünya Kupası'nda önemli bir tartışma konusu olan havalı korna sesi hakkında oyunun atmosferine etkisi açısından farklı görüşler ortaya konuluyordu.

FIBA Genel Sekreteri ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyesi Patrick Baumann, "Taraftarların eğlenmesini ve bol bol gürültü yapmasını istiyoruz ama bunun için diğerlerinin keyfini bozma riskini göze alamayız. Vuvuzela, basketbol salonu gibi kapalı alanlarda kullanılmak için uygun değil. Çok yüksek sesli bir alet ve bazı tıp uzmanları desibel seviyesinin ve frekansın işitme duyusu için zararlı olduğuna inanıyor. Atletlerin ve taraftarların sağlığını koruma sorumluluğumuzun dışında, kapalı spor salonunda böyle bir ses seviyesi hakemler arasında iletişim sorunları yaşanmasına sebep olup maçta direk negatif bir etki yaratabilir. Taraftarları salonlara enstrüman getirmemeleri konusunda uyarıyoruz çünkü bu aletlere güvenlik görevlileri tarafından el konulacak. Salona gizlice sokmayı başaran olursa, maçı kaçırabilir. Daha önceki turnuvalardan biliyoruz ki, vuvuzelasız da karnaval atmosferi ve tutkulu destek görülebiliyor" dedi.

Yasak FIBA Kadınlar Dünya Şampiyonası gibi bütün diğer kapalı alan FIBA etkinliklerini de kapsıyor.  FIBA Sağlık Komisyonu Başkan Yardımcısı Dr. Heinz Gunter de, "Eğer bir kişinin çevresinde birden fazla vuvuzela varsa, kişinin kulağına zarar gelebilir. Sorun enstrümanın çok yüksek frekansa sahip olması ki bu kulaklar için iyi değil" diyerek kararı destekledi.

Londra'daki St. Bartholomew's Hastanesi'nde kulak-burun-boğaz cerrahı Nicholas Enyon-Lewis ise, "Vuvuzela 120 desibele kadar çıkabilen ses düzeyi yaratıyor. İzleyicilerin bu seviyedeki ses düzeyine kısa süreli olmayan şekilde maruz kaldıklarında, işitme duyularında kalıcı zarar oluştuğu şeklinde kanıtlar var" şeklinde konuştu.

2010 FIBA Dünya Şampiyonası dünyanın şu ana kadar ki en büyük basketbol organizasyonu olacak ve Kevin Durant, Marc Gasol ve Jianlin Yi gibi süper yıldızları barındıracak. 28 Ağustos-12 Eylül tarihleri arasında İstanbul, Ankara, İzmir ve Kayseri'de düzenlenecek olan şampiyonaya yaklaşık 350 bin taraftarın katılması beklenirken, TV veya internet üzerinden de bir milyarın üstünde izleyici olacağı düşünülüyor.

Turnuvaya, geçen yılın şampiyonu İspanya ve 2008 Olimpiyat şampiyonu ABD ile birlikte 24 takım katılırken, 288 oyuncu 80 maçta karşılaşacak. Turnuva için iki yeni spor salonu inşa edildi.

2010 FIBA Dünya Şampiyonası'nda altın madalyaya ulaşan takım otomatik olarak Londra 2012 Olimpiyatları'nda yer alma hakkı kazanacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Finansal hizmetler güven endeksi Mart ayında azaldı Mart ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 16,9 puan azalış kaydederek 159,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 147 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. Mart ayında FHGE, bir önceki aya göre 16,9 puan azalış kaydederek 159,1 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu, son üç aydaki hizmetlere olan talep ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisi olmak üzere tüm alt endekslerin FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla belirgin zayıfladığı gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmeler ile gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin de zayıfladığı görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin güçlendiği gözlendi. 2026 yılı Mart ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre ‘Finans ve Sigorta Faaliyetleri’ sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre ‘64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)’, ‘65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)’ ve ‘66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler’ sektörlerinde sırasıyla 17,8, 0,6 ve 31,8 puanlık azalış olduğu gözlendi.
Yozgat İncir uyutması, adını 2-3 saat uykuya bırakılmasından alıyor, geleneksel tadıyla sofraları süslüyor Anadolu’nun kadim mutfak kültürüne ev sahipliği yapan Yozgat’ta, geleneksel lezzeti ‘İncir Uyutması’ sofralardaki yerini koruyor. Sadece üç malzeme ile hazırlanan ancak kıvamını alması için saatlerce uyutulan bu tatlı, hem hafifliği hem de besleyiciliği ile dikkat çekiyor. Yozgat mutfağının en özgün reçetelerinden biri olan incir uyutması, ismini hazırlık sürecindeki bekleme aşamasından alıyor. Şeker ilave edilmeden, tamamen kuru incirin doğal aromasıyla tatlanan bu lezzet, özellikle sağlıklı tatlı arayışında olanlar için ilk seçenek oluyor. Kuru incirler sıcak suda yumuşatıldıktan sonra küçük parçalara ayrılıyor. Kaynama noktasına gelmeden ısıtılan sütle birleşen incirler, bir nevi yoğurt mayalama tekniğiyle hazırlanıyor. Kaselere pay edilen karışımın üzeri örtülerek oda sıcaklığında yaklaşık 2-3 saat dinlenmeye yani uyumaya bırakılıyor. İncir uyutması, isteğe bağlı olarak üzerine serpilen ceviz içi veya tarçın ile servis edilerek damaklarda unutulmaz bir iz bırakıyor. "İncirin kendi tadıyla yapıyorum" Yozgatlı ev hanımları, bu tatlının nesillerden nesile aktarılan bir miras olduğunu vurguluyor. Sevtap Şahap, incir uyutması tatlısının tarifini verirken püf noktalarına da değindi. Şahap, "Kaynama noktasına gelen süte, ılık suda beklettiğimiz incirleri ekleyip blenderdan geçiriyoruz. İçinde taneleri kalırsa daha güzel olur. İsteyen içine şeker de atabilir ama ben hiçbir zaman atmadım. İncirin kendi tatlısıyla yapıyorum, şeker atmaya gerek kalmıyor, yeterince tatlı oluyor. Kaynadıktan sonra kaselere koyuyoruz. Sıcakken üstünü kapatıyoruz. 2 veya 3 saat uykuya bırakıyoruz. O yüzden de adı incir uyutması" dedi. "İncirde maya özelliği olduğu için uyuduğu zaman kıvam alıyor" Şahap, "Anneannelerimizden gördüğümüz gelenek göreneğe göre devam ettiriyoruz. Sadece süt ve incirle yapılıyor. Eskinin tatlısıdır. Ramazanda, kış günleri veya canları istediği zaman yapılmış. Misafirlerimize de ikram edilir. Lokantalarda da yapılıyor, yöresel yemek olarak geçiyor. İncirin koyulaşması için süte hiçbir şey koymaya gerek yok incirde maya özelliği var. Ondan dolayı uyuduğu zaman puding yapmış gibi koyulaşıyor" ifadelerini kullandı.