VOLEYBOL - 16 Ocak 2013 Çarşamba 13:22

Filenin Sultanları İtalyan antrenöre emanet

A
A
A
Filenin Sultanları İtalyan antrenöre emanet

Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Yönetim Kurulu, Bayan Milli Takımlar Başantrenörlüğü görevine, bayan voleybolunun dünyaca ünlü İtalyan antrenörlerinden Massimo Barbolini’yi getirdi.

DERYA YETİM

Yeni göreviyle ilgili ilk değerlendirmelerini Gençlik ve Spor Bakanlığının resmi yayın organı olan Gençlik Spor dergisine yapan Barbolini, milli takımla ilgili hedefleri ve oluşturmak istediği sistemle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kariyeri açısından yeni bir dönemin başladığını belirten Barbolini, “Milli takım ile ilgili orta vadedeki en önemli hedefim, dünya sıralamasındaki mevcut durumu daha yukarıya taşımak olacak. Bu konu benim için oldukça önemli. Uzun vadedeki hedefim ise elde edilen başarıların devamını sağlamak için geleceğin milli takım oyuncularını bu düzeyde oynayabilecek seviyeye getirmektir” dedi.

A Milli Kadın Takımı’nın, 2003 yılında kişisel becerileri çok yüksek olan bir nesil yakaladığına değinen ünlü İtalyan antrenör, “Bu durum, oyunculara hem milli takımda hem de kendi kulüplerinde becerilerini geliştirme ve kalitelerini arttırma fırsatı tanıdı. Bu sayede oyuncular her geçen gün, hem milli takım hem de kulüp bazında hedef yükseltti ve bugüne kadar istikrarlı bir şekilde hedeflerine ulaştı. Ancak tabii Türkiye’de kadın voleyboluna verilen değerin de bu noktalara gelinmesinde önemli rolü olduğunun altını çizmek lazım” diye konuştu.

“LİGİN KALİTESİ, MİLLİ TAKIMIN GELİŞİMİNİ TETİKLİYOR”

Bayan Milli Takımlar Başantrenörü Massimo Barbolini, Acıbadem Bayanlar Voleybol Ligi’nin oyuncu kalitesi ve yapılan yatırım anlamında Avrupa’nın sayılı ligleri arasında yer aldığını söyledi.

“Bu durum beraberinde milli takım oyuncularımızın gelişimine çok önemli katkılar sağladı” diyen Barbolini, sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle Avrupa Ligi’nde bulunan takımlar çok yüksek ve birbirine yakın bir seviyede. Bu sebepten, Türk Kadın Milli Takımı’nın ulaştığı mevcut pozisyonu korumak ve geliştirmek, en az bu noktaya gelmek kadar zor çünkü bir maçın sonucu bile Avrupa ve dünya sıralamasında bulunulan pozisyonu değiştirebiliyor. Bu arenada zamanla eklenecek tecrübe ve sistemli bir çalışmayla geliştirilecek küçük ayrıntıların büyük farklar yaratacağına inanıyorum.”


“ALTYAPILARDA ÇOK ÖNEMLİ BİR POTANSİYELE SAHİBİZ”
Barbolini, ülke voleybolunun altyapılarda çok önemli bir potansiyele sahip olduğunun altını çizerek, “Bunu Yıldız ve Genç Milli Takımlarda alınan derecelerden görebiliyoruz. Bu potansiyelden maksimum yararlanmak ve A Milli Takımda kullanılabilecek kaliteye ulaştırmak için, teknik ve fiziksel gelişimi paralel olarak arttırmak şart; fakat bunun ne kadar uzun ve zor bir süreç olduğunu çok iyi anlayıp, kararlı olup, sabır göstermek gereklidir” açıklamasında bulundu.

MİLLİ TAKIMLARDA YENİ DÖNEM, YENİ SİSTEM

İtalyan antrenör, “Size göre Türk kadın voleybolunun şu anda en önemli ihtiyacı nedir ve milli takımda nasıl bir sistem yaratmayı planlıyorsunuz” şeklindeki soruya ise şu yanıtı verdi:

“Mevcut oyuncuların kişisel beceri ve tecrübelerini geliştirmek ve en kısa sürede A Milli Takım seviyesinde oynayabilecek oyuncu sayısını, 16-18 kişiye ulaştırmak en öncelikli ihtiyacımızdır. Bunun için A Milli Takım hedefleri dışında, bağımsız hedefleri olan 23 yaş altı ikinci bir milli takım oluşturarak bu yaş grubundaki sporcularımıza, uluslararası arenada genç milli takımlardan daha üst bir seviyede oynama şansı verip tecrübe kazandırmayı amaçlıyorum. Genç ve Yıldız Milli Takımlarının çalışma programlarını bu sisteme uygun ve paralel olarak oluşturmayı planlıyorum. Böylece tüm kategorilerde elde edilen başarıların devamlılığını sağlayarak, dünyaca kabul görmüş bir Türk voleybol ekolü yaratabiliriz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yalçın Koşukavak: "Birileri mutlu olacak diye diğerlerinin mutsuzluğu üzerine bir şeyleri dizayn etmeyin" Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, Esenler Erokspor’a deplasmanda 1-0 yenildikleri maçın ardından hakem yönetimini eleştirerek, "Biz bu ülkenin bir futbol takımıyız. Ben bu ülkenin evladıyım, ülkenin antrenörüyüm. Birileri mutlu olacak diye diğerlerinin mutsuzluğu üzerine bir şeyleri dizayn etmeyin" dedi. Trendyol 1. Lig’in 36. haftasında Ankara Keçiörengücü, deplasmanda karşılaştığı Esenler Erokspor’a 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, "Biz iki tane Erok maçı oynadık. Birinci maçtaki, Ankara’da oynadığımız maçta hakem aleyhimize bir penaltı çaldı ve bizden sonra 7 hafta maç vermediler. Bugün de bir Erok maçı oynadık. Bir penaltı pozisyonu var; eğer penaltı olmadığına beni ikna ederlerse ben bütün herkesten özür dileyeceğim. Rakip takımdakiler de dahil; oyuncusundan antrenörüne kadar. Şimdi bunun tesadüf olarak nitelendirebilir miyiz? Bu tesadüf olabilir mi? Maç boyunca bir tane sarı kart kullanmadı, çok ağır fauller de vardı. Hadi o hakemin takdirine... Şimdi bunlar tesadüf olmaz ise biz niye uğraşıyoruz ki? Niye mücadele ediyoruz ki? Oynamayalım. Ve keza hafızalarımızı böyle bir geriye doğru atalım; Erok takımı Amed deplasmanında bir maç oynadı. Aynı böyle bir basın toplantısında Erok antrenörü basın toplantısını yaktı. Neden size olunca, aleyhinize olunca o süslü adalet duygusu kelimeler ifade ederken, iki maçta da böyle şeyler yaşandığı zaman neden ölü taklidi yapıyorsunuz? Yakışıklı bir şey mi bu? Biz emek vermiyor muyuz? Burada 25 tane insanın hakkı hukuku yok mu? Penaltı verirsin vermesin ayrı konu. Böyle sürekli Erok maçına denk gelmesi, böyle şeyler olması; bunlar hoş şeyler mi? Şimdi hakeme ne diyeyim ben? Hakem bilmiyor mu neyin ne olduğunu? Buraya hakem atamasını çalamaz yani, ben biliyorum yani. Öbürü çalar, orada çalar, burada çalamaz. Böyle garip, anlamlandırmakta güçlük çektiğimiz acayip şeyler oluyor. Bugün de bir tanesi oldu" diye konuştu. "Hakkımız varsa Allah şahit, hakkımız da helal değildir" Hakem yönetimini ağır şekilde eleştiren Koşukavak, "Çok üzücü. Birileri şampiyon olabilir, birileri ligden düşebilir; zaten bunlar çok önemli şeyler değil. Şampiyon olmayan takım yok dünyada. 3. Lig’de olmanız için BAL’da şampiyon olmanız lazım, 2. Lig’de oynamanız için 3. Lig’de şampiyon olmanız lazım. Ama bu yolları yürürken biz kime adaletsizlik, haksızlık yaptık? Bununla da ilgilenmeyebilirsiniz ama şu tarafını anlayamıyorum: Amed’de size olduğu zaman niye ciyak ciyak bağırıyorsunuz? Yazık, çok üzülüyorum. Çok üzücü bir durum bence. Bu ülkede bu kadar hakem yorumcusu var; VAR’a bile gitme tenezzülü, ihtiyacı duymadan bir pozisyon... Yüz defa izledim içeride. Arkadan ikinci yarı ofsayta bile VAR’a gitmeler var. Ya bir oyuncu değiştireceğim ya... İki tane oyuncu var değiştireceğim, top taca çıktı, hızlı taç atacak hakem durduruyor, ‘Oyuncu değiştir’ diyor. E sana ne? Neden? Hızlı hücum yaparım gol mol olur başına iş mi çıkar, ondan mı korkuyorsun? Çok üzücü. Biz bu ülkenin bir futbol takımıyız. Ben bu ülkenin evladıyım, ülkenin antrenörüyüm. Birileri mutlu olacak diye diğerlerinin mutsuzluğu üzerine bir şeyleri dizayn etmeyin. Çok ayıp, çok yazık. Eğer yapıyorsanız da birileri sizden daha güçlü çıkıp size yapıyorsa ağlamak yok. Oyunun kuralını siz koyuyorsunuz. Amed’de çok ağladınız. Müsaade edin de biz de canımızı yaktığınız için böyle cümleler kullanalım. Allah herkesin gönlüne göre versin. Hakkımız varsa Allah şahit, hakkımız da helal değildir" ifadelerini kullandı.
Bursa Mustafa Er: "Bursaspor taraftarı muazzam. Onlar her şeyin çok daha iyisini hak ediyor" Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, Somaspor’u 5-1 yenerek şampiyonluklarını ilan ettiklerin maçın ardından, "Bursaspor taraftarı muazzam. İnanılmaz bir atmosfer var. Onlar her şeyin çok daha iyisini hak ediyor. Bursaspor hak ettiği yerlere en kısa zamanda gelecektir" dedi. Bursaspor, TFF 2. Lig’in 33. haftasında sahasında Somaspor’u 5-1 mağlup ederek lig bitimine bir hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. Maç sonrası Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Çok mutlu olduklarını söyleyen Er, Açıkçası çok mutlu ve gururluyum. Burası hep söylüyoruz. Bizim futbola başladığımız, antrenörlüğe başladığımız, her şeyin borçlu olduğumuz yer. Bu şekilde bir başarı elde edebilmek çok çok çok keyifli. Çok çok mutlu ve gururlu hissediyorum kendimi. Ama burada yani ben bütün şehre aslında teşekkür etmek lazım. Şehir, camia, taraftar, başkan, yönetim kurulu, şehir dışından gelenler, futbolcu kardeşlerimiz, kulüp personelimiz, teknik ekip, siz basın meslektaşlarımız. Gerçekten zorlu bir süreçti Bursaspor için. İki yıldır şampiyon olan bir Bursaspor var. Ben biraz önce de içeride oyunculara da söyledim. Yani şu an mevcut Türkiye Ligi’nde de baksanız birçok ligde, üçüncü ligde, ikinci ligde, birinci ligde çok iyi oyuncular alıp maddi imkanları çok çok sağlıklı olan birçok kulüp başarıyı elde edemeyebiliyor, ki çok örnekleri var. Bu anlamda iki yıl üst üste şampiyon olarak üst lige çıkmak çok değerli. Bunda bizim de bir payımız olduysa ne mutlu. Ama ben şunu söylemek gerekiyor. 2 yıl boyunca bu kulübe hizmet etmiş herkese teşekkür etmek lazım. Yani günahıyla, sevabıyla hepimizin ufak tefek hataları her zaman oluyor. Yani herkesin bu başarıda ciddi katkısı var. Ben herkese bu anlamda teşekkür ederim. Taraftar zaten yani muazzam. Yani içeriden bizim dışarı gördüğümüz atmosfer inanılmaz bir atmosfer. Onlar her şeyin çok daha iyisini hak ediyorlar. İnşallah Bursaspor hak ettiği yerler, herkes söylüyor ya, hak ettiği yerlere en kısa zamanda gelecektir. Dediğim gibi çok mutlu, gururluyuz. Yani başka tarif edebileceğim hiçbir şey yok açıkçası. Çok mutluyum" diye konuştu. "13 hafta önce averajla ikinciydik, bugün son hafta yedi puan farkla birinciyiz" "Aslında ne şampiyon olurken çok iyisiniz, ne de her şey olumsuzken çok başarısızsınız" diyen Mustafa Er, konuşmasına şöyle devam etti: "Yani başarı ve başarısızlık aslında bu işte kardeştir. Birçok etken var, birçok dinamik var. Yani birçok o etkenlerin hepsinin harekete geçmesi gerekiyor. Ben o anlamda o günleri de yaşamamız gerekiyordu belki de. Yani çünkü insan acı çekerek büyüyor. Aslında acı çekerek olgunlaşıyor. Belki hataları onu olgunlaştırıyor. O günler de yaşanması gerekiyordu belki. Hem camia için hem bizim için. Bilmiyorum. Ben hep, hep hayırlısı diyorum. Bulunduğum yere şükrediyorum. Yani bunu Cenab-ı Allah bu senemize nasip etti. Biz elimizden geleni yaptık. Biz de çok çalıştık. Sebepleri yerine getirdik. Bu anlamda dediğim gibi çok mutluyuz. 13 maç muhteşem bir rakam. 13 hafta önce averajla ikinciydik, bugün son hafta yedi puan farkla birinciyiz. Çok değerli. Sadece 4 gol yedik. O her anlamda çok sağlıklı. Ama çok iyi bir oyuncu grubu var. Yani çok karakterli. Oyunculukları da iyi, karakterleri de çok iyi. Ama dediğimiz gibi yani şu var, her şey olgunlaştırıyor bizi. Yani bu işlerde birçok etken var. Dediğim gibi başarı için zaten şu anki yapı çok sağlıklı. Biz de aslında üzerimize düşeni yaptık bu anlamda. Çok mutluyum. Bugün burada 45 binden fazla seyirci vardı. Çok ya çok mutluyum. Hani o anı tarif etmek aslında çok zor. Yani annem bugün ilk defa maça geldi. Yani annem hiç maçıma gelmez. Bugün maçıma geldi, mutluyum. Babamın da burada olmasını isterdim açıkçası. Çok mutluyum."