SAĞLIK - 04 Kasım 2019 Pazartesi 15:22

'Fizik tedavi ve rehabilitasyonda güncel tedavi yöntemlerine ilgi artıyor'

A
A
A
'Fizik tedavi ve rehabilitasyonda güncel tedavi yöntemlerine ilgi artıyor'

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Sevil Karagül, fizik tedavi ve rehabilitasyonda güncel tedavi yöntemlerine olan ilginin arttığını belirtirken, güncel tedavi yöntemleri hakkında bilgiler verdi.

Medicana Çamlıca Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Sevil Karagül, nöralterapi, PRP enjeksiyonları, ozon terapi, manuel terapi, kuru iğneleme, kinesiotaping (bantlama), mezoterapi, tetik nokta enjeksiyonları, eklem içi enjeksiyon uygulamaları gibi yöntemlerin son zamanlarda uygun hastalarda tek başlarına ya da birlikte kullanılmasıyla tedavide hekimlerin elini oldukça güçlendirdiğini ifade etti. Dr. Karagül, konu hakkında açıklamalarda bulundu.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanlık branşının, ilgili olduğu hastalık konuları açısından tıptaki yeni gelişmelere oldukça açık olduğunu belirten Uzm. Dr. Sevil Karagül, ''Fiziksel tıp ve rehabilitasyon, doğuştan ya da sonradan kazanılmış, kas, sinir ve iskelet sistemi problemlerinin yanı sıra nörolojik, ortopedik hastalıklar, mekanik problemler, travma, ağrı, ameliyatlardan sonra gelişen fonksiyon bozuklukları ve diğer birçok hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan hareket kısıtlılıklarının tanı, tedavi ve koruyucu yöntemleri ile ilgilenen bir uzmanlık dalıdır. Günümüzde gelişen teknoloji ve tıp alanındaki yeniliklerle, geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemleri kas iskelet sistemi patolojilerinde fizik tedavi ajanları (sıcak-soğuk uygulamaları, elektrik tedavileri, ultrason gibi derin ısıtıcılar, lazer, egzersiz uygulamaları vb.) kadar yaygın kullanılmaktadır'' dedi.

Nöralterapi, Prp enjeksiyonları, ozon terapi, manuel terapi, kuru iğneleme, kinesiotaping (bantlama), mezoterapi, tetik nokta enjeksiyonları, eklem içi enjeksiyon uygulamaları gibi yöntemler son zamanlarda uygun hastalarda tek başlarına ya da birlikte kullanılmalarıyla tedavide hekimlerin elini oldukça güçlendirdiğini vurgulayan Dr. Karagül, ''Çoğu hastalıkta cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulmaması; bu yeni tedavilerin gelişmesi ve yaygın kullanılmasına bağlanabilir. Miyofasial ağrı sendromu, fibromiyalji gibi yumuşak doku romatizmalarında, osteoartrit (kireçlenme), eklem ağrıları (omuz, dirsek, el bileği, parmaklar, kalça, sakroiliak eklem, diz,ayak bileği), sporcu yaralanmaları, bel ve boyun patolojileri, romatizmal hastalıklar (Romatoidartrit, Ankilozanspondilit gibi), sinir sıkışmaları, tendon zorlanmaları gibi hastalıklarda bahsettiğimiz bu güncel tedaviler, doğru ve etkin uygulamalarla oldukça başarılıdırlar'' açıklamasında bulundu.

Dr. Karagül, güncel yöntemlerle ilgili başlıklar altında şu bilgileri verdi:

Nöralterapi
''Nöralterapi: Bedenin bozulmuş olan fonksiyonlarını onarmak, ağrı kontrolü sağlamak amacıyla sinir liflerinin uyardığı bölgelere lokalanestezik ve serum fizyolojik karışımlarının iğne ile uygulanmasıdır. Baş ağrıları, tüm kas iskelet sistemi ağrıları, geçmeyen boyun ve bel ağrıları, boyun ve bel fıtıkları, fibromiyaljisendromu, sinir sıkışmaları, kireçlenme, tendon yaralanmaları uygulama alanlarına giren hastalıklar içerisindedir. Nöroaterapi, etkin bir onarım tedavisidir. Haftada 1-2 seans şeklinde hastaya ve hastalığa göre değişmekle birlikte toplamda 5-10 seans yapılmalıdır''.

PRP enjeksiyonları
''PRP (Trombosit yönüyle zengin plazma) : PRP tedavisi kişinin kendi kanından hazırlanan ve tıbbın birçok alanında iyileşmeyi uyarmak ve bu uyarıyı düzenlemek amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Hastanın 8-20cc kendi kanı özel bir tüpe alınır, özel ayrıştırma yöntemleriyle bu kandan elde edilen, iyileştirici hücre ve maddeler, tekrar hastalıklı bölgeye iğne ile uygulanır. Özellikle eklem kireçlenmelerinde, tendon zorlanmaları, spor yaralanmaları, ortopedik ameliyatlar sonrasında ve daha birçok ağrılı hastalıklarda tedaviye destek olarak ve iyileştirmeyi hızlandıran bir yöntem olarak sıkça kullanılmaktadır. Genellikle ayda 1 ya da 15 günde 1 olmak üzere iki ya da üç uygulama yapılmaktadır. Hastanın hastalığı ve klinik durumu göz önünde bulundurularak seans sıklığı ve sayısı belirlenmektedir''.

Ozon terapi
''Ozon terapi: Ozon, 3 oksijen atomundan oluşan renksiz, kendine has bir kokusu olan, stabil olmayan bir gazdır. Ozon jeneratörüyle üretilen ozon oksijen karışımı, farklı metotlarla vücuda uygulanabilir olup bağışıklık sistemini güçlendirir ve zararlı bileşiklerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Diyabetesmellitus, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği gibi metabolik hastalıklarda kullanılabileceği gibi kronik ağrı ile seyreden romatizmal hastalıklar, kireçlenme, bel boyun eklem ağrıları, spor yaralanmalarında kullanılabilir. Kan yoluyla, kas içine uygulamalar yapılabileceği gibi eklem içi uygulamalarda da kullanılabilmektedir. Ozon terapide haftada 2 uygulama şeklinde toplamda 12 seans bir kür tedavisi yapılır. Daha sonra iyilik halinin devamı için ayda 1 uygulama yapılmaktadır. Ozon tedavisi, birçok hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanılan, bilimsel, etkin, yenilikçi bir tedavi yöntemidir''.

Mezoterapi
''Mezoterapi: Mezoterapi kozmetik amaçlı kullanılabildiği gibi ağrı tedavisinde de yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir. Farklı ilaçların normalden düşük dozlarlarda sulandırılıp karıştırılmasıyla mezoterapi materyali elde edilir. Oldukça ince çaplı iğneler ve özel yöntemlerle ağrılı bölgelerdeki derinin orta tabakasına bu materyal uygulanır. Bel boyun ağrıları, eklem ağrıları, spor yaralanmaları, kireçlenme, tendon, menisküs problemleri gibi durumlarda konunun uzman hekimleri tarafından doğrudan ağrılı bölgeye uygulanmasıyla oldukça etkin bir yöntemdir. Hastalığın durumuna göre seans sayısı değişiklik gösterebilmektedir; örneğin spor yaralanmaları gibi akut durumlarda 2 seans yeterli olabilirken kronik durumlarda 6-8 seans tedaviler yapılabilir''.

Kinesiotaping
''Kinesiotaping (Kinesio Bantlama): Özel elastik bantların kendine has tekniklerle cilt üzerine uygulanmasıdır. Bu bantlar 4-7 gün cilt üzerinde kalabilmektedir. Bantlar yerine göre birbiri üzerine katmanlar oluşturacak şekilde de uygulanabilir ve farklı amaçlara göre kesim şekli, uygulama yönü ve bölgesi farklılık gösterebilir. Kinesiotaping teorik olarak, cildi yukarı kaldırıp deri ile kasların arasındaki boşluğu arttırmakta ve bölgede oluşan basıncı hafifletmektedir. Birçok kas iskelet sistemi hastalığında diğer tedavilere destek tedavisi olarak kullanılabilmektedir. Birden çok uygulama haftada 1 yapılabilmektedir''.

Eklem içi enjeksiyonlar
''Eklem içi enjeksiyonlar: Eklem içi enjeksiyon tedavisi kireçlenme ya da romatizmal hastalıklar vb. sonucu bir ya da birden fazla eklemin etkilenmesi nedeniyle eklemin içine özel tekniklerle girilerek yapılabilen bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemle ilaçlar (steroid, hyalüronik asit, lokalanestezik vb.), PRP, CGF, ozon gibi maddeler kullanılabilmektedir. Hastalığın durumuna göre enjeksiyonlar tekrarlanabilir ya da tek sefer uygulamalar yapılabilir. Diz, omuz, kalça, dirsek, sakroiliak, el ya da ayaktaki küçük eklemlere gerekli durumlarda bu enjeksiyonlar uygulanabilir. Oldukça etkin, diğer tedavilere alternatif bir yöntemdir''.

Tetik nokta enjeksiyonu
''Tetik Nokta Enjeksiyonu: Tetik noktalar halk arasında 'kulunç' olarak da adlandırılabilen kaslardaki sert düğüm noktalarıdır. Genellikle kastaki ağrının başlayıp artmasına sebep olan yerlerdir. Bir kasta birden fazla olabileceği gibi tek noktada da olabilir. Miyofasyal ağrı, travma, sürekli tekrarlanan kas aktiviteleri ve bozuk postürden kaynaklanmaktadırlar. Sıklıkla boyun sırt bölgesinde görülmekle birlikte, vücudun tüm kas yapılarında bu tetik noktalar oluşabilmektedir. Tetik noktalara bağlı ağrılar zaman zaman çok şiddetli olabilir. Tetik nokta enjeksiyonu düşük doz lokal anestetik ilacın dikkatli bir şekilde tetik nokta içine verilmesi şeklinde yapılır. Temel amaç, kas spazmının kaynaklandığı tetik noktanın aktivitesinin azaltılmasıdır. Tek seferlik uygulamalar yeterli olmakla birlikte, seanslar hastalığın durumuna göre tekrarlanabilir''.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Atay Aktuğ için tören düzenlendi Hayatını kaybeden Trabzonspor’un eski futbolcusu, eski başkanı ve Trabzon Belediye Başkanı Atay Aktuğ için bordo-mavili kulüpte anma töreni düzenlendi. Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri idari binasında gerçekleştirilen törene; Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahattin Murat Yakın, Trabzon Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzonspor eski başkanı Ahmet Celal Ataman, Trabzonspor Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören, Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Teknik Direktör Fatih Tekke, futbolcular ve çok sayıda seveni katıldı. Törende konuşan Trabzonspor Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören, "Bugün kulübümüzde sporcu, kaptan ve başkan olarak hizmet etmiş Atay Aktuğ’u uğurlamanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Hayatı boyunca Trabzonspor’a ve bu şehre kattığı değerler asla unutulmayacaktır. İyi bir mühendis, iyi bir yönetici ve örnek bir insandı. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve camiamıza sabır diliyorum" dedi. Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas ise, "Atay Aktuğ, üstlendiği görevlerin yanı sıra şehrin ve Trabzonspor’un ruhunu taşıyan, kulübün değerlerini yaşayan bir Trabzon beyefendisiydi. Futbolculuk döneminde aldığı sorumluluk, ardından yönetici ve başkan olarak yaptığı katkılar, onun Trabzonspor’a olan bağlılığının en açık göstergesidir. Başkanlığı döneminde kazanılan Türkiye Kupası, kulüp tarihimizde önemli bir yer tutmaktadır. Böyle bir değeri kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı. Törenin ardından dua edildi. Aktuğ’un cenazesi, ikindi namazını müteakip İskenderpaşa Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Sülüklü Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Kocaeli Dip çamuru temizliği İzmit Körfezi’ne yunusları geri getirdi İzmit Körfezi’nde yürütülen dip çamuru temizliği çalışmalarının ardından deniz yaşamındaki hareketlilik dikkat çekti. Proje kapsamında deniz tabanından 1,8 milyon metreküp çamur çıkarılırken, uzun süredir bölgede gözlemlenemeyen yunuslar da yeniden ortaya çıktı. Körfezde kaydedilen görüntülerde yunusların su yüzeyinde adeta dans edercesine yüzdüğü anlar ise temizliğin deniz ekosistemine yansımasını gözler önüne serdi. Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa karşı kalıcı çözüm üretmek amacıyla 2023 yılında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığında başlatılan "İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizleme Projesi"nde önemli bir aşama kaydedildi. TÜBİTAK-MAM ve İstanbul Üniversitesi’nin bilimsel gözetiminde yürütülen çalışmalar kapsamında toplam 468 hektarlık alanın 195 hektarı dip çamurundan arındırıldı. Ekiplerin aralıksız sürdürdüğü operasyonla yaklaşık 120 bin kamyon dolusu, yani 1,8 milyon metreküp çamur deniz ekosisteminden uzaklaştırılarak bertaraf edildi. Dip çamurunun oluşturduğu tabakanın kalkmasıyla birlikte İzmit Körfezi’nde su sirkülasyonu yeniden sağlandı. Deniz habitatında yaşanan iyileşme, canlı çeşitliliğine de doğrudan yansıdı. Uzun süredir bölgede gözlemlenemeyen yunus sürüleri yeniden kayıt altına alınırken, kırlangıç balıkları ve kalamarların da temizlenen alanlara geri döndüğü tespit edildi. İzmit Körfezi’nde yunusların adeta dans ederek yüzdüğü anlar da bu değişimin en dikkat çekici göstergelerinden biri oldu. Örnek gösteriliyor Avrupa’nın en büyük çevre yatırımlarından biri olarak nitelendirilen "Dip Çamuru Projesi", uluslararası platformlarda da dikkat çekiyor. Daha önce New York, Azerbaycan ve İspanya’da düzenlenen çevre ve iklim zirvelerinde sunumu yapılan proje, deniz ekosistemi restorasyonu konusunda diğer kıyı şehirleri için bir model olarak değerlendiriliyor.