BASKETBOL - 10 Haziran 2013 Pazartesi 22:50

Galatasaray 3-0 yaptı

A
A
A
Galatasaray 3-0 yaptı

Beko Basketbol Ligi Play-off final mücadelesi üçüncü maçında Banvit, evinde Galatasaray Medical Park'a 71-72 mağlup oldu. Bu galibiyetle Galatasaray Medical Park seriyi 3-0 yapmış oldu.

TARIK KÖSE/BALIKESİR


Maça sayı ile başlayan taraf ev sahibi Banvit oldu. Mejia'nın serbest atışlarından elde edilen sayılarla maçın ilk dakikası 4-0 Banvit üstünlüğü ile geçildi. Galatasaray'ın ilk sayısı Bermudez'den geldi. Markoishvili takımı adına skora eşitlik getiren isim oldu. (4-4) Maçta ilk 5 dakika 10-8 Banvitspor üstünlüğü ile geçildi. 6. dakikaya girilirken Simmons'un üç sayılık atışı skorda Banvit'i 5 farka taşıdı. Maçta 8. dakikaya girilirken Banvit 17-10 üstünlüğü yakalayan taraf oldu. İlk çeyreğin son saniyelerinde Banvitspor'un genç yeteneği İzzet üç sayılık atışı ile takımı adına skordaki farkı 10'a yükseltti. İlk çeyrek 24-12 Banvitspor'un üstünlüğü ile tamamlandı.

İkinci periyodun ilk sayısı muhteşem bir üçlük ile Banvit adına Mejia'dan geldi. Boş alanda bir anda elinde topu bulan Cenk Galatasaray adına ikinci çeyreğin ilk sayısını attı. (27-14) İlk çeyrekte elde ettiği skor farkına güvenen Banvit bu dakikalarda eline geçen pozisyonları cömertçe harcasa da Stimac ve Davis'in pota altında başarılı sonuçla elde etmesiyle maçtaki üstünlüğünü korudu. (33-22) Maçta ilk yarı 38-26 Banvitspor'un üstünlüğü ile tamamlandı.

Üçüncü periyoda Banvit sayıyla başladı. (40-26) Galatasaray'da Ersin üçüncü periyotta takımının ilk sayısını kazandıran isim oldu. (42-28) Maçta 23. dakikada ev sahibi Banvit adına iyice açılan fark salonun atmosferini de doruğa çıkardı. (45-28) 28. dakika oynanırken Davis'in üç sayılık atışı ile Banvit maçta üstünlüğünü korumaya devam etti. (52-41) Maçın üçüncü periyodu Boniface'in son saniye sayısı ile 52-43 Banvit'in üstünlüğü ile tamamlandı.

Maçta son çeyreğe sayı ile başlayan Galatasaray, Boniface ile son çeyreğin ilk sayısını buldu. (52-45) Galatasaray Bermudez ve Macvan'ın isabetli serbest atışları ile skordaki farkı azaltmaya çalışsa da Mejia ve Davis'in atışları ile buna cevap veren Banvitspor üstünlüğünü sürdürdü. (61-53) Maçta son üç dakikaya girilirken Banvit 66-58'lik skorla üstünlüğünü koruyan taraf oldu. Galatasaray'da Ender Arslan'ın başarılı turnikesi ve ve ardından Bajramovic'in top kaybını değerlendiren Bermudez'in atışı ile skorda fark Galatasaray lehine 3 sayıya kadar düşse de Banvit'in Mejia ile cevabı gecikmedi. (68-65) Maçın son dakikası oynanırken Davis'in pozisyonunda hakem atış pozisyonunda olmadan faul yaptığı kanısına vararak faul düdüğünü çaldı. Bermudez'in kullandığı atışlarla Galatasaray son saniyelerde farkı yeniden üçe indirdi. Maçta son 14 saniyeye girilirken Bermudez'in başarılı turnikesiyle fark bir sayıya indi. (70-69) Serkan'ın serbest atışlardan elde ettiği bir sayı ile skoru 71-69'a getiren Banvit taktiksel molaları kullanmaya başladı. 5 saniye kala Bermudez'in asistini Ender sayıyla tamamladı. (71-72)
Son saniyede İzzet'in atışında isabet kaydedilemeyince Banvit baştan sona üstün götürdüğü maçta Galatasaray Medical Park'a 71-72 yenilerek seride 3-0 geriye düştü.

SALON : Kara Ali Acar
HAKEMLER: Murat Biricik xxx, Fatih Arslanoğlu xxx, Alper Altuğ Köselerli xxx
BANVİT: Stimac xx 6, Davis xxxx 18, Mejia xxxx 14, Şafak x, Simmons xxxx 10, Serkan xxx 11, İzzet x 3, Lucas x, Erkan xx 5, Bajramovic xx 4
GALATASARAY MEDİCAL PARK: Bermudez xxx 15, Ersin xxx 10, Furkan xx 6, Gordon x 3, Markoishvili xxx 10, Cenk xx 5, Boniface xx 6, Macvan xx 5, Ender xx 12
1. PERİYOT: 24-12 (Banvit lehine)
DEVRE: 38-26 (Banvit lehine)
3. PERİYOT: 52-43 (Banvit lehine)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Karabağ’da yükselen her eser Türk dünyasının ortak gururudur" Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen resepsiyonda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Karabağ’da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" dedi. Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü ve Silahlı Kuvvetler Günü, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, diplomatik misyon temsilcileri, askeri yetkililer ve çok sayıda davetli katıldı. Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını kazanması ile ilk tanıyan devletin Türkiye olduğunu anımsatan Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, "Bu manalı destek sadece diplomatik bir adım değil, tarihin, gönüllerin ve kardeşliğin sesiydi. Bugün Azerbaycan hızla gelişiyor. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri de ulu önder Haydar Aliyev tarafından kurulan sağlam temeller üzerinde, fatih Cumhurbaşkanı İlham Aliyev önderliğinde olumlu şekilde devam ediyor" dedi. "Çanakkale’de omuz omza şehit olanların torunlarıyız" Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin sıradan bir dostluk olmadığına işaret eden Büyükelçi Memmedov, "Ortak tarihin, ortak hafızanın, ortak acının ve ortak zaferlerin yoğurduğu ebedi bir kardeşliktir. Biz Çanakkale’de omuz omza şehit olanların torunlarıyız. Biz Bakü’nün kurtuluşu uğrunda Anadolu’dan Kafkasya’ya yürüyen yiğitlerin evlatlarıyız" ifadelerini kullandı. Resepsiyonda konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin "herhangi iki devlet arasındaki münasebetlerin çok ötesinde" olduğunu ifade ederek, iki ülkeyi ortak tarih, kültür, dil ve gönül bağının birleştirdiğini söyledi. Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in "Bir millet, iki devlet" sözünün bugün ilişkilerin özü haline geldiğini belirten Uraloğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün "Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir" anlayışı temelinde şekillenen kardeşliğin her geçen gün daha da güçlendiğini dile getirdi. Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderlikleri sayesinde iki ülke ilişkilerinin stratejik ortaklığın da ötesine geçtiğini kaydetti. 2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile ilişkilerin müttefiklik seviyesine taşındığını belirten Bakan Uraloğlu, "Türkiye ile Azerbaycan, kötü günde birbirinin yanında duran, birbirine omuz veren, birbirinin gözyaşını silen, sevincine ortak olan iki kardeş ülkedir. İkinci Karabağ Zaferi sürecinde Türkiye’nin, Azerbaycan’ın haklı davasına verdiği güçlü destek nasıl tarih sayfalarında bir gurur vesikası olarak yerini aldıysa, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin ardından Azerbaycan’ın milletimize uzattığı kardeşlik eli de daima gönüllerimizde müstesna bir yere sahip olacaktır. O zor günlerde Azerbaycan halkının gösterdiği dayanışma, aslında aramızdaki kardeşliğin ne kadar derin ve samimi olduğunun en güçlü göstergelerinden biri olmuştur. Karabağ’da yeniden imar ve ihya çalışmalarında ortaya koyduğumuz ortak irade, bölgenin geleceğine dair umutlarımızı daha da güçlendirmektedir" şeklinde konuştu. "Karabağ’da yükselen her eser Türk dünyasının ortak gururudur" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla 2025 yılında açılışı yapılan Laçın Uluslararası Havalimanı’nın Karabağ’ı dünyaya bağlayan önemli kapılardan biri olduğunu ifade ederek, "Karabağ’da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" dedi. İki ülke arasındaki üst düzey temasların her geçen yıl arttığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanları Erdoğan ve Aliyev’in ortaya koyduğu 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine kısa sürede ulaşılacağına inandığını belirtti. "Orta Koridor bölgesel refaha katkı sağlayacak" Ulaştırma ve bağlantısallık alanındaki iş birliğinin önemine işaret eden Bakan Uraloğlu, Orta Koridor’un güçlendirilmesi, "Trump Uluslararası Barış ve Refah Koridoru (TRIPP)" girişimi ile Hazar’dan Avrupa’ya uzanan ulaşım ve enerji hatlarının bölgesel refah ve ekonomik entegrasyon açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ve Azerbaycan’ın yalnızca kendi halklarının değil, daha geniş bir coğrafyanın barış ve istikrarına katkı sunduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, iki ülkenin başta Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere uluslararası platformlarda dayanışma içinde hareket ettiğini ifade etti.
Kayseri Hantavirüste gıda hijyeni Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsle ilgili Türkiye’de şu anda bir pandemi sürecinin olmadığını söyleyerek, "Gıdaların kemirgenlerden korunması önem arz ediyor" dedi. Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsün 2 ana klinik tablo ile görüldüğünü söyleyerek, "Hantavirüs bir anda gündemimize çok yoğun şekilde girdi. Adı üstünde viral bir hastalık aslında. En başlıca kaynağı ise kemiriciler. Kemiricilerin ve böcekçillerin idrarı , dışkısı ve tükürükleri bu virüsle enfekte ve bulaşta söz konusu olabiliyor. Hantavirüs aslında 1978’de ilk kemiricilerde saptandıktan sonra insanlarda görülmeye başlanmış. Kırktan fazla virüs türü var dünyada tanımlanmış. Fakat özellikle bu seyahat gemisiyle ilişkili hantavirüste Arjantin’de endemik görülen bir hantavirüsün olduğunu görüyoruz ki bu hantavirüs özellikle insandan insana bulaşın en kolay olduğu ya da bulaşabilen hantavirüs olarak söyleyebiliriz. Başlıca da aerosol dediğimiz damlacıklar yoluyla insanlara bulaşabilmektedir. Hantaviüs 2 ana klinik tabloya neden oluyor. Biri akciğerde ödemle görülen kardiyopulmoner sendrom ki bu tabloda genellikle 14 ile 17 günlük ortalama kuluçka süresi ki bu yedi haftaya kadar da uzun olabilir. Temastan sonraki hastalıklar ortaya çıkana, bulgular ortaya çıkana kadarki dönem. Bir hafta kadar süren ateş, kas ağrıları, halsizlik, baş ağrısı ile giden bir dönemin ardından hızla kötüleşme, hipertansiyon ve akciğer ödemi tablosuyla karşımıza çıkabiliyor. Bu tabloya gelmiş hastalarda 24 saat içerisinde ölüm riski oldukça artmış olduğunu görüyoruz. Diğeri ise renal sendrom yani böbrek tutulumuyla seyreden bir tablo. Bu ise böbrek yetmezliği kliniği şeklinde giden ileri dönemlerinde kanamalı tablolara neden olan bir hastalığa neden oluyor. Başlıca klinik tablolar böyle" dedi. Hantavirüsle ilgili alınacak önlemlerin başında gıdaların kemirgenler ve böceklerin dışkılarından korunması geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ersoy, "Bu hantavirüs özellikle bir kemirici ve böcekçillere özel bir grup. Her kemirici grubunun hantavirüsü de ayrı diyebiliriz. Dolayısıyla bunların endemik görüldüğü kemiricilerde bu virüsün, hantavirüsün görüldüğü durumlarda özellikle yiyeceklere, gıdalara ve insanlara kemirici çıkartılarının, tükürüğünün, salyasının, dışkısının ulaşmaması lazım. Dolayısıyla korunma önlemlerimiz de başlıca bu noktada olacak. Gıdalara ve insanlara bu kemirici ve böcekçillerin ulaşmasını, çıkartılarının bulaşmasını engellemek en önemli nokta. Bu gemideki olayla ilgili olarak ise aerosol yoluyla, damlacıkla bulaşın olduğu tür demiştim bunun için zaten. Burada ise özellikle temas ve damlacık önemli, insandan insana bulaş söz konusu olduğu için zaten o kişiler şu anda karantina altındalar. Dolayısıyla rastgele bir temas söz konusu değil. Bu yönden de bir panik havasına gerek olmadığını, Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Avrupa Enfeksiyon Kontrol Örgütü’nün de burada bir salgın olmadığını belirttiklerini ve vakaların takip sürecinde olduğunu söylememiz lazım. Şu anda bir salgın riski yok, bir pandemi riski yok görünmekte. Dolayısıyla bir vaka varsa o insanla temas konusunda dikkatli olunması lazım tabi ki. Fakat şu anda gemiden ayrılan insanlar karantinada olduğu için şu anda insandan insana bulaşla ilgili panik olmaya, tedirgin olmayı gerektiren bir durum olmadığını söylemek isterim" ifadelerini kullandı.