DÜNYA - 27 Temmuz 2025 Pazar 15:54 | Son Güncelleme : 27 Temmuz 2025 Pazar 15:58

Gazze’de açlıktan hayatını kaybedenlerin sayısı 133’e yükseldi

A
A
A

Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada açlık veya yetersiz beslenmeden kaynaklı can kaybının 133’e yükseldiği belirtildi. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik yeni saldırısında ise gıda yardımı almaya çalışan 15 kişi hayatını kaybederken, 101 kişi de yaralandı.

İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik yoğun saldırılarını ve açlığı silah olarak kullanmayı sürdürüyor. Katliamcı İsrail, yeni saldırısında Gazze’nin merkezindeki Netzarim Koridoru’nda gıda yardımı için bekleyen yüzlerce Filistinliyi hedef aldı. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada 4’ü kadın ve 1’i çocuk 15 kişinin hayatını kaybettiği, 101 kişinin ise yaralandığı aktarıldı.

Açıklamada, durum ciddi olan kişilerin sayısı nedeniyle can kaybının yükselmesinin beklendiği belirtilirken, ölü ve yaralıların da Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki El-Awda Hastanesi’ne ve Deir el-Balah bölgesindeki El Aksa Şehitleri Hastanesi’ne sevk edildiği söylendi.

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan bir başka açıklamada da Gazze Şeridi’nde son 24 saat içinde 6 kişinin daha açlık veya yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybettiği, son verilerle birlikte ise 87’si çocuk olmak üzere toplamda 133 kişinin beslenme temelli nedenlerle hayatını kaybettiği belirtildi.

"Taktiksel ara verildi"

İsrail’in 2 Mart tarihinden bu yana Gazze Şeridi’ne gıda, tıbbi malzeme ve insani yardım malzemelerinin ulaştırılmasını engellemesi üzerine uluslararası toplum tarafından İsrail üzerinde giderek yoğun baskı kurulmuş ve artan tepkiler sonucunda İsrail ordusu tarafından bugün yapılan açıklamada "insani ateşkes" ilan edilmişti. Açıklamada, El-Mavasi, Deyr el-Belah ve Gazze’de yerel saatle 10.00-20.00 arasında ‘yerel taktiksel ara’ verildiği ve söz konusu aranın ikinci bir duyuruya kadar her gün uygulanacağı duyurulmuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri ERÜ Hastaneleri’nde, minimal invaziv cerrahi yöntemiyle Kayseri’de ilk mitral kapak ameliyatı gerçekleştirildi Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rifat Özmen tarafından Kayseri’de İlk defa minimal invaziv cerrahi yöntemle mitral kapak ameliyatı gerçekleştirildi. ERÜ Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rifat Özmen, yaptığı açıklamada "Bu cerrahi, ana bilim dalımızda ve Kayseri’de ilk defa uygulanması şehrimiz, üniversitemiz ve kliniğimiz adına son derece mutluluk verici olmuştur" dedi. Minimal invaziv (küçük kesi) mitral kapak ameliyatı hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Rifat Özmen, "Göğüs kemiği (sternum) kesilmeden, kaburgalar arasından veya koltuk altından yapılan modern bir kalp cerrahisi yöntemidir. Bu teknik sayesinde daha az doku travması oluşmakta, ameliyat sonrası ağrı azalmakta ve hastaların iyileşme süreci daha hızlı gerçekleşmektedir. Hastalar genellikle 2-3 hafta içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir." dedi. Doç. Dr. Özmen; "Çabuk yorulma ve nefes darlığı şikâyetleri ile kliniğimize başvuran 60 yaşındaki erkek hastanın yapılan tetkik ve değerlendirmelerinde mitral ve triküspit kapaklarında ileri derecede yetmezlik olduğu tespit edildi. Hasta, Kalp Konseyi’nde değerlendirilerek cerrahi müdahale kararı alındı. Ameliyat öncesi hazırlıkları tamamlanan hastanın minimal invaziv kapak cerrahisi için uygun olduğu belirlendi" diye konuştu. Doç. Dr. Rifat Özmen; "Gerçekleştirilen operasyon sırasında onarım için uygun olmayan mitral kapak, mekanik protez kapak ile değiştirildi. Triküspit kapak ise ring anüloplasti yöntemi kullanılarak minimal invaziv cerrahi teknik ile başarıyla tamir edildi. Ameliyat sonrası takip ve tedavi süreci sorunsuz seyreden hasta, şifa ile taburcu edildi" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Rifat Özmen, minimal invaziv kalp cerrahisi hakkında şunları kaydetti: "Özel ekipmanlar kullanılarak gerçekleştirilen ve anestezi, perfüzyonist ve cerrahi ekiplerin uyumlu çalışmasını gerektiren multidisipliner bir süreçtir. Küçük kesi ile uygulanması yalnızca kozmetik avantaj sağlamakla kalmaz; aynı zamanda kan ve kan ürünü kullanımında azalma, daha az doku hasarı, hastanede kalış sürecinde kısalma ve hastaların günlük yaşamlarına daha erken dönmesi gibi önemli avantajlar sunar. Minimal invaziv cerrahi yöntemleri günümüzde yalnızca mitral ve triküspit kapak hastalıklarında değil; kalp odacıkları arasında bulunan ve ASD olarak adlandırılan deliklerin kapatılmasında, kalbin iyi huylu tümörlerinin cerrahisinde ve aort kapak ameliyatlarında da uygulanabilmektedir." Doç. Dr. Rifat Özmen son olarak "Cerrahi işlemde desteklerinden dolayı üniversite ve hastane yönetimimize, ana bilim dalı öğretim üyeleri ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Hastamıza da şifalar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Manisa Alaşehir’de tarım için güç birliği Manisa’nın Alaşehir ilçesinde tarımsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla TARİŞ Üzüm Birliği ile Alaşehir Belediyesi arasında iş birliği mesajı verildi. TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu’nu ziyaret ederek bölge tarımına yönelik çalışmalar ve üreticilerin beklentileri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu’nun makamında gerçekleşen ziyarette, ilçenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan bağcılık başta olmak üzere tarımsal üretimin geliştirilmesine yönelik konular ele alındı. Yerel yönetim ile üretici birlikleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekilen görüşmede, bölge ekonomisine katkı sağlayacak ortak projeler üzerinde de değerlendirmelerde bulunuldu. Başkan Ahmet Öküzcüoğlu, Alaşehir’in tarımsal potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak için köklü kurumlarla birlikte hareket etmenin büyük önem taşıdığını belirterek, "TARİŞ gibi güçlü ve köklü bir kurumla omuz omuza çalışmak hem üreticilerimiz hem de ilçemizin tarımsal geleceği açısından son derece değerli. Nazik ziyaretleri için Sayın Ferhat Şen’e teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." dedi. TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen ise Alaşehir Belediyesi’nin tarıma verdiği destekten memnuniyet duyduklarını ifade ederek, üreticinin güçlenmesi için her türlü iş birliğine hazır olduklarını söyledi. Şen, yerel yönetimlerin desteğiyle Alaşehir üzümünün ve bölge tarımının markalaşma sürecinin daha da hız kazanacağını vurguladı.
Çanakkale Çanakkale’de nadir görülen sindirim sistemi hastalığına yakalanan hasta sağlığına kavuştu Çanakkale’de nadir görülen ’Wilkie Sendromu’ hastalığına yakalanan kadın gerçekleştirilen ameliyatla sindirim sistemindeki tıkanıklığın ortadan kaldırılması sonucu sağlığına kavuştu. Çanakkale’de yaklaşık 1 yıldır devam eden bulantı ve kusma şikâyetleri olan 37 yaşındaki hasta Songül Asiltürk, Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda nadir görülen Wilkie Sendromu (Superior Mezenterik Arter Sendromu) tanısı kondu. Songül Asiltürk, başka merkezlerde kendisine ameliyatın Çanakkale’de gerçekleştirilemeyeceği söylenmesine rağmen öneri üzerine Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Uğur Kahan Öztürk’e danıştı. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Uğur Kahan Öztürk tetkikler ardından hasta için uygun tedavi planı oluşturuldu. Op. Dr. Uğur Kahan Öztürk ve ekibi tarafından gerçekleştirilen laparoskopik duodenojejunostomi ameliyatı başarıyla tamamlandı. Minimal invaziv yöntemle gerçekleştirilen operasyon sayesinde hasta, ameliyat sonrası hızlı bir iyileşme süreci geçirerek 4 gün sonrasında sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Op.Dr. Uğur Kahan Öztürk, Wilkie Sendromu’nun nadir görülen ancak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir hastalık olduğunu belirterek, "Hastamız uzun süredir ciddi şikâyetler yaşıyordu. Uyguladığımız cerrahi yöntemle sindirim sistemindeki tıkanıklığı ortadan kaldırdık. Laparoskopik teknik sayesinde hastamız daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve hızlı iyileşme avantajı elde etti. Bu tür özellikli ameliyatların hastanemizde başarıyla yapılabiliyor olması hem hastalarımız hem de ilimiz adına önemli bir kazanımdır" dedi. Başhekim Op. Dr. Hasan Keser ise yaptığı açıklamada, "Hastanemizde ileri cerrahi yöntemlerin başarıyla uygulanabiliyor olması, sağlık hizmetlerimizin geldiği noktayı göstermesi açısından son derece kıymetlidir. Alanında uzman hekimlerimiz ve güçlü sağlık altyapımız sayesinde daha önce il dışına sevk edilen birçok hastalığın tedavisini artık kendi ilimizde gerçekleştirebiliyoruz. Hastamızın sağlığına kavuşmuş olması bizler için en büyük mutluluktur. Emeği geçen tüm ekibimize teşekkür ediyor, hastamıza sağlıklı bir yaşam diliyorum" ifadelerini kullandı. Hasta Songül Asiltürk ise ameliyat için başka bir merkeze gitmek zorunda kalmadan kendi ilinde tedavi olabilmenin memnuniyetini dile getirerek, başta Dr. Uğur Kahan Öztürk olmak üzere ameliyat sürecinde emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.