TEKNOLOJİ - 20 Ağustos 2014 Çarşamba 15:18

Giyilebilir teknolojide çığır açacak adım

A
A
A
Giyilebilir teknolojide çığır açacak adım

Giyilebilir teknolojide yeni bir çığır açacak olan Basılı Elektronikler piyasaya girmeye hazırlanırken, akıllı telefonları da kendisine uyumlu olmak zorunda bırakacak.

Giyilebilir teknolojide yeni bir çığır açacak olan Basılı Elektronikler piyasaya girmeye hazırlanırken Google, Samsung, Apple, Xerox gibi şirketlerin bu konularda yaptığı atılımların, giyilebilir teknolojilerin popülerliğini sürdürmesini sağlaması bekleniyor.

Giyilebilir teknolojide yeni bir adım olan Basılı Elektronikler sayesinde, kendi enerjisini kendisi üretecek, vücudumuzun sağlığını kontrol edecek, sesli komutlarla istenileni yapacak, her ortamda iş, iletişim ve alışveriş yapmayı sağlayacak giyilebilir teknolojiler hayatımıza girmeye hazırlanıyor.

Akıllı telefonlarla hayatımıza giren birçok yenilik, bulut üzerinden iş yapma, nanoteknoloji, yazılım tanımlı ağ (SDN), çok çekirdekli işlemci gibi teknolojiler iş verimliliğini artırıyor, kullanıcıların eylemlerini hızlandırıyor ve kolaylaştırıyor. “Gelecekte daha neler olacak?” sorusuna ise uzmanların belirttiği konuların başında giyilebilir teknolojiler geliyor.

Giyilebilir teknolojilerin geliştirilmesi ile ilgili dünyada birçok kuruluşun hummalı bir çalışma içinde olduğu biliniyor. Uzun yıllardır üzerinde çalışılan basılabilir elektronik devreler’in (printed electronics), giyilebilir teknolojilerin gelişimine önemli katkılar sağlaması hedefleniyor.

Silver Ink (gümüş mürekkep) adı verilen buluşla plastik gibi esnek bir yüzeyin üzerine, yüzeyi eritmeden, gümüş alaşımıyla elektronik devre basmanın günümüzde sağlanmış durumda olduğu biliniyor. Elektronik devrelerin cam, tekstil ürünleri, plastik, film gibi maddelerin üzerine basılabilmesi ya da yerleştirilmesi ile giyilebilir teknolojilerin hem daha ucuza mal edilebilmesi hem de kullanıcıların hayatına girişinin hızlanması hedefleniyor. Ayrıca uzmanlar bu alanın önümüzdeki 5 yıl içinde 12 milyar dolarlık bir pazara sahip olmasını öngörüyor.

KENDİ ENERJİSİNİ ÜRETEN KİŞİYE ÖZEL CİHAZLAR
Basılı elektronik devreler, giyilebilir cihazların başka cihazlara bağlanmadan kendi enerjisini üretebilmesini sağlayacak. Atom pili ve güneş enerjisi paneli gibi enerji üretme birimlerini kendi üzerinde taşıyacak. Bu teknolojiler, yerleştirildikleri giysi ve eşyalar üzerinde enerji yenileme ihtiyacı olmadan uzun süreler kullanılabilecek. Böylece kendi enerjisini üreten cihazlar elektrikle şarj ihtiyacını ortadan kaldıracak. Basılı elektroniklerle üretilen giyilebilir teknolojilerin esnek ve ergonomik yapılarda tasarlanması, rahatça ve sorunsuz kullanılmasını sağlayacak.

3D YAZICILARA ENTEGRE BASILI ELEKTRONİKLER
Teknoloji şirketlerinin üzerinde çalıştığı basılabilen elektroniklerin (printed electronics) gelecekte 3D baskı süreçlerine entegre olması sayesinde, 3D yazıcılarla çalışmaya hazır kişiye özel elektronik cihazlar da basılabilecek. Kişilerin vücut ölçülerine uygun ve istediği tasarımsal özelliğe sahip giyilebilir cihazlar, seri üretime göre çok daha ucuza mal edilmiş olacak. Giyilebilir cihazların tüketiciler tarafından beğenilmesi için de gizlenebilir tasarımlarla modaya uygun bir şekilde sunulması bekleniyor.

AKILLI TELEFONLAR YERİNE GİYİLEBİLİR CİHAZLAR
Google, Samsung, Apple, Xerox gibi şirketlerin bu konularda yaptığı atılımların, giyilebilir teknolojilerin popülerliğini sürdürmesini sağlaması bekleniyor. Mobil ve giyilebilir teknolojiler, bulunulan her ortama bulut ve GPS destekli veri akışı sağlayan bir köprü görevi üstlenecek. Hali hazırda Google Glass, Glass Up, Meta, Nike+FuelBand, Samsung Gear gibi giyilebilir cihazlar mobil hayatın yeni oyuncuları olarak zaten kullanıcılarla buluşmuştu. Şimdi ise giyilebilir cihazlara yönelik talebin, akıllı telefon üreten birçok teknoloji şirketinin giyilebilir yeni teknolojiler geliştirmesini teşvik etmesi bekleniyor.

SESLİ KOMUTLARLA CİHAZLARIN YÖNETİMİ
Bu yeni teknolojik gelişme ile giyilebilir cihazların aynı zamanda sesli komut sistemiyle de çalışabileceği ve sesli komutla çalışan yapay zeka ünitelerinin, giyilebilir cihazların daha kullanışlı olmasını sağlaması hedefleniyor. Sistemle birlikte, her türden soru sorulabilen yapay zekalar sesli komutlarla sorulan soruları internet üzerinden araştırıp cevaplayabilecek. Örneğin, verilen komutla istenilen şeyi kullanıcı adına internet üzerinden satın alıp adrese teslim edilmesini sağlayabilecek. Üstelik bunu yaparken cihazda bulunan güvenli datayı kullanarak her ortamda istenilen şeyin yapılabilmesi de mümkün olacak.

YAPAY ORGANLAR, ELEKTRONİK İMPLANTLAR
Basılabilir elektroniklerin, yapay organ, implant gibi sağlık teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanılması amaçlar arasında bulunuyor. Bulut iletişim, büyük veri, mobil ve kablosuz teknolojilerle günümüzde büyük bir gelişme yakalayan tıp biliminde basılı elektroniklerle yaşanacak gelişmelerin, kullanıcıların yaşam kalitesini artıran unsurlar olması bekleniyor. Nabız, ateş, tansiyon, şeker gibi yaşamsal verileri ölçecek giyilebilir cihazlar kullanılacak yeni sağlık teknolojileri arasında olacak. Bu teknolojiler sayesinde hasta verileri, hasta hastanede bulunmadan da kayıt altında tutulabilecek. Acil vakalarda hastanın bulunduğu yere, hasta verileri değerlendirilerek sağlık ekipleri yönlendirilebilecek. Zamanın hayati önem taşıdığı kalp krizi, kan kaybı gibi durumlarda hastaya acil müdahale için önceden hazırlık yapılabilecek. Yatalak hastaların tedavileri için de kullanılabilecek bu teknolojiler, ani müdahale gerektiren durumlarda birçok hayatın kurtarılmasına yardımcı olacak.

HAREKET ALANI GENİŞLEYECEK
Ağa bağlı bilgisayar, tablet, akıllı telefon, oyun konsolları gibi cihazların kullanımında, hareket alanı ağın bulunduğu alanla sınırlı kalmayacak. Giyilebilir cihaz teknolojileri kullanıcıların kişisel alan ağlarını kendileri ile birlikte taşımalarını sağlayacak. Kullanıcılar kişisel alan ağı sayesinde birçok özelliği, uygulamayı farklı ortam ve mekanlarda çalıştırabilecek.Yakın gelecekte giyilebilir teknolojilerle ilgili bu gelişmelerin, kullanıcıların hizmetine sunulacak olan ürünler halini alması bekleniyor. 

PENBE KOÇ
İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sapanca Gölü’nün geleceği akademik çalıştayda masaya yatırıldı Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ve Sakarya Üniversitesi (SAÜ) iş birliğiyle düzenlenen "Sapanca Gölü Havzası’nın Sürdürülebilir Yönetimi Çalıştayı" başladı. Şehrin en stratejik su kaynağının geleceğinin akademik veriler ışığında ele alındığı çalıştayda, havzadaki kaçak yapılaşma ve iklim değişikliği tehditlerine dikkat çekildi. Sapanca Gölü’nün havza ölçeğinde sürdürülebilir yönetimi için birçok üniversiteden akademisyenler Sakarya’da bir araya geldi. Çalıştayın açılışında konuşan Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ve SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, gölün korunması için kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaptı. "6 bin civarında kaçak yapı var" Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sapanca Gölü’nün hem Sakarya hem de Kocaeli için hayati önem taşıdığını belirterek havzadaki yapılaşma tehlikesine dikkat çekip, "Sapanca Gölü yaklaşık 1 milyar 200 milyon ton içme suyu barındıran devasa bir havza. İki ilin toplam su kullanımı 130 milyon ton civarında ve bu rakam her geçen gün artıyor. Ancak göl etrafında çirkin bir yapılaşma görüyoruz. Tespitlerimize göre havzada 6 bin civarında bungalov olarak tabir edilen kaçak, ruhsatsız ve imarsız yapı var. Bu orantısız kullanım hem havzayı hem de göl suyunu kirletiyor. Bu ciddi tehlikeyle karşı karşıya olduğumuz bir gerçektir" dedi. "Türkiye su kaynakları bakımından riskli ülkeler arasında" SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, su yönetiminin dünyanın en büyük problemlerinden biri haline geldiğini ifade ederek, "Çalıştay başlıklarını yapay zekaya yüklediğimde; havza sisteminin bilimsel analizi, iklim değişikliği analizleri ve kuraklık senaryoları gibi zorlu başlıklar karşımıza çıktı. Yıllar önce ’su savaşları olacak’ dendiğinde fantastik geliyordu ancak bugün suyun en kıt kaynak olduğunu biliyoruz. Türkiye maalesef su kaynakları bakımından riskli ülkeler arasında yer alıyor" diye konuştu. Milyarlık altyapı yatırımı ve koruma kalkanı SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, gölü korumak adına dev bütçeli projelerin hayata geçirildiğini belirterek, "Gölümüzü korumak için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Ballıkaya ve Çamdağı baraj süreçleri hız kazandı. Geçtiğimiz yıl 253 kilometrelik içme suyu hattını yeniledik. Şimdi ise 13 milyon euroluk proje ve ilave 1 milyar liralık yatırım ile 7 ilçemizde 300 kilometrelik hat yenilemesi daha yapacağız. Ayrıca göl çevresindeki 9 kilometrelik kolektör hattını rehabilite ederek doğal mirasımızı güvence altına alıyoruz" ifadelerini kullandı. "Su, hava gibi bir yaşam kaynağıdır" Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ise suyun stratejik bir kaynak olarak yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, "İklim değişikliği nedeniyle suyun, tıpkı hava gibi vazgeçilmez bir yaşam kaynağı olduğunu unutmamalıyız. Vatandaşlarımızda bireysel farkındalık oluşturacak çalışmalar gerçekleştirmeliyiz. Bakanlık olarak arıtılmış atık suların yeniden kullanımı ve sanayide geri dönüşüm için tesislerin enerji giderlerine destek sağlıyoruz" dedi. Akademisyenler ve SASKİ arasında yürütülecek bilimsel çalışmaların, Sapanca Gölü için yeni bir koruma stratejisi oluşturması hedefleniyor.
İzmir Hurda minibüste 16 yaşındaki gencin öldüğü yangın kamerada İzmir’in Çiğli ilçesinde, geceyi geçirmek için atıl durumdaki bir minibüse giren 4 arkadaştan biri, çıkan yangında feci şekilde can verdi. Yangının başlama ve büyüme anları saniye saniye güvenlik kameralarına yansırken, olayla ilgili 3 genç gözaltına alındı. Olay, sabah saat 06.00 sıralarında Küçükçiğli Mahallesi Atasanayi Sitesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşları 15 ile 17 arasında değişen 4 arkadaş, iddiaya göre dün akşam birlikte vakit geçirdikten sonra eve gidecek otobüsü kaçırdı. Gençler, geceyi geçirmek amacıyla sanayi sitesinde park halindeki atıl ve hurda durumdaki 35 N 2886 plakalı minibüse girdi. Henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangın, kısa sürede hurda minibüsü alev topuna çevirdi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangın sonrası araçta yapılan incelemede, 16 yaşındaki Abdullah Elali’nin cansız bedenine ulaşıldı. Yangın anı güvenlik kamerasında Öte yandan o anlara ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde; atıl durumdaki minibüsün içinden dumanların yükseldiği, ardından alevlerin bir anda tüm aracı sardığı ve yangının hızla büyüdüğü anlar yer alıyor. 3 arkadaş gözaltına alındı Olay yerinde bulunan ve yangından kurtulan İ.K. (15), A.K. (16) ve P.Ö. (17), polis ekiplerince ifadeleri alınmak üzere gözaltına alındı. Gençlerin ilk ifadelerinde; geceyi otobüste geçirdiklerini, Abdullah Elali’nin elindeki sigarayı söndürmeden araç içine attığını, uyudukları sırada yangınla uyandıklarını ve kendilerini dışarı atarken arkadaşlarının içeride kaldığını söyledikleri öğrenildi. Abdullah Elali’nin cenazesi, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis, olayla ilgili geniş çaplı soruşturmasını sürdürüyor.