TEKNOLOJİ - 19 Şubat 2014 Çarşamba 14:31

Google internet kullanıcılarını 'seslerinden tanıyacak'

A
A
A
Google internet kullanıcılarını 'seslerinden tanıyacak'

Google, internet sitelerinin kullanıcılarını seslerinden tanımalarını ve bu seslerin şifre olarak algılanmasını sağlayan teknolojinin yaratıcısı İsrail şirketi SlickLogin'i satın aldı.

BBC Türkçe'nin haberine göre; Ses tabanlı şifre teknolojisi, bilgisayar hoparlörlerinden sessize yakın derece kısık çıkan bir ses dalgasının, kullanıcının akıllı telefonundaki bir uygulamayla tespit edilmesi yoluyla gerçekleşiyor.Uygulama, sesi inceliyor ve bilgisayara kimliği doğrulayan bir sinyal gönderiyor.

Bu teknoloji sayesinde, bir internet sitesine şifre girmeniz gerektiğinde akıllı telefonu hoparlörle yaklaştırarak sesleri dinletebiliyor ve bu ses dalgalarının şifre olarak kaydedilmesini sağlayabiliyorsunuz.
Sistem ayrıca ek bir güvenlik önlemi olarak da kullanılabiliyor.SlickLogin, Google’ın firmayı satın aldığını doğruladı ancak anlaşmayla ilgili herhangi bir mali ayrıntı vermedi.Firma yazılı açıklamasında, “Bugün SlickLogin ekibinin, bilgisayarda oturum açmanın sinir bozucu değil, kolay olması ve kimlik doğrulamanın ayak bağı olmak yerine etkin bir sistemle işlemesi gerektiğine dair ortak inancı paylaştığımız Google’a katıldığını duyuruyoruz” dedi.

“Google, kimlik doğrulama sisteminin herkes için bedava ve iki kademeli yapılmasını sağlayan ilk firma olmuştu. Şimdi de interneti herkes için daha güvenli yapacak bazı güzel fikirler üzerine çalışıyorlar.”

İki kademeli sistem

Özellikle mali hizmetler sunan sektördeki birçok firma, kullanıcıları için iki kademeli kimlik teyit sistemini uyguluyordu.
Bu uygulama dâhilinde, kullanıcı adıyla şifrenin uyumlu olmasının dışında kimlik teyidi için ikinci bir güvenlik sorusu da yöneltiliyor.
İnternetten ödeme gibi bazı durumlarda firmalar, kullanıcının cep telefonuna yalnızca bir defa kullanılmak üzere hesaplarıyla uyumlu kişiye özel bir Pin kodunu mesaj olarak gönderiyor.

Kullanıcı da kimliğini teyit edebilmek için verilen süre diliminde o Pin kodunu sisteme giriyor.
Bankalar gibi bazı şirketler de, kullanıcılarına yine bir defa kullanılmak üzere şifre üreten cihazlar veriyor ve kullanıcılardan sisteme girebilmek için bu cihazın ürettiği şifreyi girmeleri isteniyor.Uzmanlar, bu yöntemlerin de iyi işlediğini, fakat firmaların kullanıcılarını veri hırsızlarına karşı korumak için daha güvenli yollara başvurmak istediklerini söylüyor.

Şirket güvenliğinde uzman firmalardan Palo Alto Networks Genel Müdür Yardımcısı Sharat Sinha, BBC’ye yaptığı açıklamada “Kullanıcı ne kadar kişisel bir kimlik belirleme teknolojisi kullanırsa, sistem olası siber saldırılara karşı o kadar güvenli olur” dedi ve ekledi:
“Bir defalık Pin kodlarının sorunu şu. Eğer biri hesabınıza girerse hesabınızda kayıtlı cep telefonu numaranızı da değiştirebilir. Diğer yandan, bir defalık şifre üreten cihazların ise sürekli kullanıcının yanında bulundurulması gerekiyor.”
Sinha, firmaların artık yalnızca kişiye özel ve yüksek güvenlikli teknolojiler aramadığını sistemin ayrıca kullanıma elverişli olmasını istediğini söylüyor ve “Akıllı telefon kullanılarak üretilen her sistem, kullanıcılar için de kolaylık sağlıyor.” diyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Cizre’de öğrenciler Ramazan ruhunu okullarda yaşıyor Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla hayata geçirilen etkinlikler kapsamında Şırnak’ın Cizre ilçesindeki okullar Ramazan’a özel süslendi, öğrenciler için paylaşma ve dayanışma odaklı programlar başlatıldı. Şırnak’ın Cizre ilçesindeki okullar, "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla Ramazan ayına özel olarak süslendi. Bazı okullarda Ramazan ayının maneviyatını pekiştirmek amacıyla mukabele programları düzenlenirken, bazı okullarda ise özel panolar hazırlandı, yardımlaşmanın önemi konusunda sadaka kutuları konuldu. Böylece öğrencilere Ramazan ayında paylaşmanın ve dayanışmanın önemi vurgulandı. Okulları süsleyen Cizre İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Mesut Monis, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri çerçevesinde yürütülen ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ teması ile düzenlenen etkinlikleri okulumuzda gerçekleştiriyoruz. Etkinliklerimiz hâlen devam ediyor. Çocuklarımızla okul içerisinde gerek mukabele olsun gerekse Ramazan ayını yansıtan diğer temalarla ilgili yoğun bir mesai içerisindeyiz" şeklinde konuştu. Ramazan’ın ruhunu yaşatmak için pano ve sınıfları süslediklerini ifade eden okul öğretmeni Feyza Uysal, "Maarif Modeli’ne uygun olarak geliştirdiğimiz, kendi oluşturduğumuz projeler de oldu. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan Din Öğretimi bölümünden de yararlanarak projelerden örnek alıp süslemeler yaptık. Öğrencilerimizle hep birlikte sınıflarımızı canlandırdık, Ramazan ruhunu yaşatmak adına süslemeler yaptık. Her Ramazan’da gerçekleşen mukabele geleneğini de okulumuzda başlattık" dedi. Menderes Ortaokulu öğrencilerinden Ela Aslan ise, "Ramazan ayı bizim için çok önemli ve mübarek bir aydır. Pano sayesinde Ramazan ayında oruç tutmanın önemi ve oruçlarımızla beraber namaz kılmanın önemini, ayetleri öğrendik. Bu bizim için çok önemlidir. Ayrıca burada kurulan sadaka kutusunda, gönlümüzden koptuğunda sadaka koymanın önemini öğrendik. Her gün gelip panoya bakıyor ve panolardaki yazıları okuyoruz" şeklinde ifadeler kullandı. Sema Aydede ise, "Öğretmenimizle beraber bu panoyu hazırladık. Panoda ayetler, hadisler ve maniler var. Sadaka kutumuz var; burada biriken sadakaları ihtiyaç sahibi arkadaşımıza vereceğiz. Panomuzda iftar saatini gösteren imsakiyemiz var. Panoda en sevdiğim bölüm ‘iyilik, paylaşmak, sabretmek’ yazılı yerdir" diye konuştu.
Kırıkkale Evlerde yemek pişmiyor, köy halkı ortak sofrada iftar yapıyor Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde Ramazan ayı dolayısıyla evlerde ocak yanmıyor, hayırseverlerin desteğiyle hazırlanan iftar yemekleri köy konağında kurulan ortak sofralarda paylaşılıyor. Köy halkı her akşam aynı sofrada buluşarak orucunu birlikte açıyor, komşuluk ve akrabalık bağlarını güçlendiriyor. Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde ramazan ayı, kurulan ortak iftar sofralarıyla birlik ve beraberlik içinde yaşanıyor. Ramazan ayında evlerde yemek pişmezken, maddi durumu iyi olan hayırseverlerin katkısıyla dört çeşit yemek hazırlatılıyor. Vatandaşlar, iftar vakti köy konağında bir araya gelerek orucunu birlikte açıyor. İftara yakın saatlerde köyün gençleri yemekleri masalara taşıyarak servis ediyor, özellikle yaşlı vatandaşlarla yakından ilgileniyor. Ezanın okunmasıyla birlikte aynı sofrada buluşan her yaştan köy sakini, ramazanın manevi atmosferini hep birlikte paylaşıyor. Ortak iftar sofraları hem komşuluk bağlarını güçlendiriyor, hem de uzun süredir görüşemeyen akraba ve dostları bir araya getiriyor. Vatandaşlar, bu buluşmaların kendilerini daha da yakınlaştırdığını ve dayanışmayı artırdığını ifade ediyor. Köy muhtarlığı tarafından 2024 yılında başlatılan bu uygulama geleneksel hale getirildi. Ramazan ayı boyunca devam eden iftar buluşmaları Hacıbalı köyünde paylaşma ve kardeşliğin en güzel örneklerinden biri olarak yaşatılıyor. Hacıbalı Köyü Muhtarı İbrahim Sağkol, uygulamanın geleneksel hale getirildiğini belirterek, "Geçen sene de 30 gün boyunca iftarlarımızda bir araya geldik. Bu sene de aynı şekilde devam ettik. Geleneksel hale getirdik. Her yıl durumu iyi olan iki üç vatandaşımız Allah rızası için yemek veriyor. Herkes burada iftarını yapıyor. Ramazan ayı boyunca evlerde yemek pişmiyor. Bundan sonra da birlik ve beraberlik içinde devam edeceğiz" dedi. Köy sakinlerinden Arif Karakuş (70) ise ortak sofraların komşuluk bağlarını güçlendirdiğini ifade ederek, "Bu ortam çok iyi. Evde iki kişiyle yemek oluyor ama burada birlik ve beraberlik var. Görmediğimiz komşularımızı, akrabalarımızı görüyoruz" diye konuştu. Mehmet Karakuş da eski gelenek ve göreneklerin yaşatıldığını vurgulayarak, köylüler arasındaki dayanışmanın güzel bir örneğinin sergilendiğini ve etkinliğin uzun yıllar sürmesini dilediğini söyledi. Dursun Uçar (73) ise uygulamadan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Burası çok iyi oluyor, millet kaynaşıyor. Görmediğimiz arkadaşlarımızı görüyoruz. Eskiden bir kap yemek zor bulunurdu. Şimdi dört çeşit yemek var" ifadelerini kullandı.