DÜNYA - 30 Aralık 2024 Pazartesi 08:32 | Son Güncelleme : 30 Aralık 2024 Pazartesi 08:35

Güney Kore’deki sıkıyönetim krizinde yeni gelişme

A
A
A
Güney Kore’deki sıkıyönetim krizinde yeni gelişme

 İlan ettiği sıkıyönetim nedeniyle yetkileri askıya alınan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol hakkında “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla tutuklama emri çıkarılması talep edildi.

Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’un yetkilerinin askıya alınmasıyla sonuçlanan sıkıyönetim krizi ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Sıkıyönetim soruşturmasını yürüten soruşturma komisyonu, daha önce yapılan 3 ifade verme çağrısını da dikkate almaması nedeniyle Yoon hakkında “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla tutuklama emri çıkarılmasını talep etti. Tutuklama emri talebinin Seul Bölge Mahkemesi tarafından değerlendirileceği belirtildi. Son gelişmeyle birlikte, Güney Kore tarihinde ilk kez hakkındaki azil süreci devam eden bir devlet başkanı için tutuklama emri talep edilmiş oldu.

Sıkıyönetim kararı nedeniyle Yoon hakkında azil süreci başlatılmıştı
Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol “muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlerde bulunduğu” iddiasıyla sıkıyönetim ilan etmiş, ancak sıkıyönetim kararı Ulusal Meclis tarafından yapılan oylama ile geçersiz kılınmıştı. Bunun üzerine geri adım atan Yoon, sıkıyönetim uygulamasının yürürlükten kaldırıldığını duyurmuştu. Muhalefet partileri ise sıkıyönetim kararının hukuksuz olduğunu iddia ederek Yoon’un görevden alınmasını öngören bir azil önergesini Ulusal Meclis’e sunmuştu. Önergenin kabul edilmesi üzerine Yoon'un yetkileri askıya alınmış ve hakkında azil süreci başlatılmıştı. Yoon hakkında “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla soruşturma açılırken, Yoon’un soruşturma komisyonu tarafından yapılan 3 ifade verme çağrısını da dikkate almadığı kamuoyuna yansımıştı.

Burak Ersoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Milletvekili Hatipoğlu, Eskişehir Hava Hastanesi tartışmalarına cevap verdi AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınması sonrası çıkan tartışmalarla ilgili olarak, "Bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) zihniyetinin temsilcileridir" dedi. Eskişehir’de yıllarca Hava Hastanesi olarak hizmet veren ve günümüzde Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası olarak kullanılan alan özelleştirme kapsamına alınmış, bu karar kamuoyunda tartışmalara sebep olmuştu. Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın girişimleriyle Hava Hastanesi özelleştirme kapsamından çıkarılırken, AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu kamuoyundaki tartışmalara yanıt verdi. "Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez" Milletvekili Hatipoğlu, konuyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Son günlerde Devlet Hastanesi ve Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin CHP’li siyasetçilerin sergilediği ’kamu hassasiyeti’ tiyatrosunu ibretle takip ediyorum. Hiç kimse kusura bakmasın bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler CHP zihniyetinin temsilcileridir. Eskişehir’in en kıymetli hazinelerinin nasıl parsel parsel satıldığını, şehrin hafızasının nasıl peşkeş çekildiğini çok iyi biliyoruz. Bağlar Mahallesi’nde, Haller’in tam karşısındaki tarihi siloları uluslararası otel zincirlerine satanlar da, halkın elindeki yeri ’Sosyal tesis, yurt yapacağız’ diyerek kamulaştırıp, ardından otele çeviren, altını da eğlence merkezine dönüştürenler de yine aynı CHP zihniyetidir. Dün kamusal alanları parsel parsel satanların bugün çıkıp kamu hassasiyeti üzerinden siyaset üretmeye kalkışması tek kelimeyle pişkinliktir. Ben, bu şehrin bir evladı ve milletvekili olarak altını çizerek ilan ediyorum: Hava Hastanesi alanının özelleştirilmesine karşıyım ve bu alanın kamu niteliğini koruması için tüm girişimleri kararlılıkla sürdüreceğim. Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez. CHP zihniyetinin belediyeler eliyle haraç mezat sattığı 120 arsa, 72 tarla, 38 mesken, 2 otel ve 2 büyük ticari alandan oluşan o utanç listesini kamuoyunun vicdanına sunuyorum. Bu şehir, kimin kamusal alanları koruduğunu, kimin ise şehri parsel parsel sattığını artık tüm çıplaklığıyla görmektedir" ifadelerine yer verdi.