DÜNYA - 17 Ocak 2025 Cuma 12:57 | Son Güncelleme : 17 Ocak 2025 Cuma 13:02

Hafız Esad döneminde getirilen yasak kalktı, Şam'da ikinci el eşya satışları başladı

A
A
A

Suriye'de 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesiyle Hafız Esad döneminde getirilen ikinci el eşya satış yasağı kalktı. Seyyar satıcılar ve vatandaşlar, başkent Şam'ın işlek caddelerinde yeniden satış yapmaya başladı.

Suriye’de 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesiyle normalleşme süreci devam ediyor. Rejim döneminde sessizliğe bürünen cadde ve sokaklarda hareketlilik yaşanıyor. Hafız Esad döneminde getirilen ikinci el eşya satış yasağı, rejimin devrilmesiyle kalktı. Başkent Şam'da artan seyyar satıcı sayısı dikkat çekti. Suriye'nin devrik lideri Esad döneminde seyyar satıcılığa izin verilmediğini, bu nedenle hapis cezası aldıklarını ifade eden vatandaşlar, normalleşmeden duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Hafız Esad döneminde getirilen yasak kalktı, Şam'da ikinci el eşya satışları başladı

“Hafız Esad döneminden bu yana ikinci el eşya satışı yasaktı”

Esad döneminde ikinci el eşya satmanın cezasının hapis olduğunu ifade eden Ömer Al Ali, “Daha önceden bırak Esad zamanını, babası Hafız Esad döneminden bu yana ikinci el eşya satışı yasaktı. Rejim, ikinci el eşyanın Suriye'ye girişini yasaklamıştı. Bahaneleri ise hastalık olacağı söyleniyordu. Ama Suriye’de üretilen plastik terliği bize 20 dolara satarlardı. Şimdi ise botları 1 dolara satın alıyoruz ve inanamıyoruz. Fiyatların bu kadar ucuz olduğuna inanamadım. Ben 6 çift ayakkabı aldım” dedi.

Hafız Esad döneminde getirilen yasak kalktı, Şam'da ikinci el eşya satışları başladı

“Eskiden deve bir liraydı ama elimizde bir lira yoktu”

Ülkelerinin daha da gelişeceğini düşündüğünü söyleyen Muhammed Al Masri ise, “Şimdi her şey daha güzel oldu. Daha önceden bunlar yasaktı. Bu sattığımız botlar 30 dolardı. Şimdi ise insanlar akın akın ikinci el ayakkabı satın alıyor. İlerleyen zamanlarda Suriye daha da ucuzlayacak ve güzelleşecek. Eskiden deve bir liraydı ama elimizde bir lira yoktu. Elhamdülillah daha da iyi günler göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Hafız Esad döneminde getirilen yasak kalktı, Şam'da ikinci el eşya satışları başladı

Rahmi Meyveci - Ahmet Arslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri pastırmasının Avrupa zafer, plaketle taçlandı Antalya’da düzenlenen 14. YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’na ’AB Tescilli Kayseri Pastırması’ damgasını vurdu. Şehrin gastronomi değerlerini dünyaya açan Kayseri Ticaret Odası’nın (KTO) bu başarısı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından takdim edilen teşekkür plaketi ile onurlandırıldı. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, TOBB’un desteğiyle kapılarını açan 14. YÖREX Fuarı, bu yıl çok özel bir törene ev sahipliği yaptı. Kayseri’nin kadim lezzeti Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili alması dolayısıyla, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy’a teşekkür plaketi takdim edildi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun elinden plaketi alan Başkan Gülsoy, bu tescilin Kayseri’nin dünya mutfağındaki yerini sağlamlaştırdığını vurguladı. Fuar süresince ziyaretçilerin akınına uğrayan KTO standında açıklamalarda bulunan Başkan Ömer Gülsoy, coğrafi işaretli ürünlerin sadece birer kültürel miras değil, aynı zamanda dev bir ekonomik güç olduğunu belirtti. Gülsoy şunları söyledi; "Dünyada coğrafi işaretli ürünler pazarı gelişerek artmakta. 16 senede neredeyse 18 kat arttı ve 1800’ün üzerine çıktı. TOBB’un desteğiyle AB’de tescilli ürün sayısı 46’ya çıktı. Daha bir bu kadar ürünümüz de sırada bekliyor. Dünya genelinde coğrafi işaretli ürünler 200 milyar dolarlık bir pazar payına sahip. Amacımız bu büyük pastadan Kayseri olarak hak ettiğimiz payı almaktır. Hedefimiz, ürünlerimizin sadece sergilenmesi değil, sürdürülebilir bir ekonomik kazanca dönüşmesidir. Bu kapsamda hem Coğrafi işaret algısının hem de bilinirliğinin artmasını sağlayan YÖREX Fuarı, şehrimiz ve ülkemiz adına oldukça önemlidir. YÖREX, yöresel ürünlerin getirildiği, gösterildiği fuar olmanın dışında kendini geliştiren bir fuar. Yerel ürünlerimizin tanıtımına olan bağımlılığımızı vurgulamak istiyoruz. Bizde Kayseri Ticaret Odası olarak geniş bir ekiple fuarda yerimizi alarak kadim şehrimizin coğrafi işaretli ürünlerini sergiledik. Standımıza gelen misafirlerimize pastırma, sucuk, mantı, tandır böreği, kayseri yağlaması, çemen ve nevzine ikramında bulunduk. Kayseri’nin diğer illerle göre marka bilinilirliği daha yüksek." "7 tescilli lezzet tek bir stantta buluştu KTO standı, fuarın en çok ziyaret edilen noktası olurken; başta AB Tescilli Kayseri Pastırması olmak üzere; sucuk, mantı, yağlama, nevzine, tandır böreği, fırın ağzı kebabı, gül baklava, yağ mantısı ve purov mantısı gibi toplam 17 tescilli lezzet görücüye çıktı. Fuarın açılışının ardından TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TÜRKPATENT Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve beraberindeki heyet KTO standını ziyaret ederek Kayseri’nin eşsiz lezzetlerini deneyimledi. Başkan Gülsoy, yerel değerlere sahip çıkmanın önemine değinerek, "Sağlıklı ve doğal ürünlere olan ilgi arttıkça, coğrafi işaretli ürünlerimizin katma değeri de artıyor. Bu tesciller sayesinde ürünlerimiz muadillerine göre daha yüksek değerle alıcı buluyor. Bu da yerel kalkınmaya, kadın istihdamına ve ülke ihracatına doğrudan katkı sağlıyor. Biz bu topraklardan çıkan zenginliğin farkındayız ve onu dünyaya pazarlamaya kararlıyız" dedi. Fuarın verimliliğine ve gördüğü ilgiye dikkat çeken Başkan Gülsoy; "Ürünlerimizin aldığı tam not, şehrimizin mutfağına olan güvenimizi bir kez daha perçinledi. Bu başarının mimarlarından olan, yerel değerlerin markalaşması yolunda her zaman önümüzü açan ve bizleri bu plaketle onurlandıran TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu organizasyona öncülük eden Antalya Ticaret Borsası Başkanı Sayın Ali Çandır’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. 22-26 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayan fuarda, yerel üreticiler doğal gıdalar, el emeği ürünler ve yöresel lezzetlerle kültürel mirası tanıtma fırsatı buldu.
Elazığ Dünyanın çantası Elazığ’dan: 26 ülkeye ihracat Elazığ’daki Organize Sanayi Bölgesi’nde üretime devam eden dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük çanta fabrikası, 2 kıtadan 26 ülkeye çanta ihraç ediyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde inanılmaz derecede teşvikler olduğunu vurgulayan iş adamı Gürkan Talo, devletin çok güzel imkanlarının olduğunu ve rekabet edilemeyecek hiçbir ülke olmadığını ifade etti. Elazığlı iş adamı Gürkan Talo, Organize Sanayi Bölgesi’nin 6’ncı bölge teşviklerinden yararlanmasının ardından İstanbul’da bulunan iş yerini Elazığ’a taşıyarak, 12 bin metrekare alan üzerine dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük çanta fabrikasını kurdu. Yüzde 99’u kadın olmak üzere yaklaşık 800 kişiye istihdam sağlayan fabrika adeta dünyaya kafa tutuyor. Elazığ’da üretilen çantalar yurt içinin yanı sıra 2 kıtada 26 ülkeye gönderiliyor. Hedeflerinin dünya birinciliği ve 3 kıtaya ihracat olduğunu aktaran Talo, devletin çok güzel imkanlarının olduğunu ve teşvikler sayesinde dünyaya kafa sallayabileceklerini söyledi. Fabrikanın Elazığ OSB’de bulunduğunu aktaran Gürkan Talo, "12 bin metrekare kapalı alanda 800’e yakın personelimizle Elazığ’dan 26 ülkeye ihracat yapan çanta fabrikasıdır. Kadın kol çantasından, kedi-köpek çantalarına, elektrik araçların batarya çantalarına kadar üreten bir fabrikayız. Aynı zamanda istihdamın yüzde 99’ü kadın personelden oluşmaktadır. Personelimizin hiçbirinin tecrübesi yokken şuanda hepsi tecrübeli hale geldi. Elazığ’da 3’üncü senemizi tamamladık. 3 sene içerisinde gelmediğimiz günlere üzülüyoruz. Elazığ’ı çok seviyoruz. Elazığ tüm lokasyonlara yakın. Ortadoğu piyasasına lojistik anlamında yakın. Uygun fiyata lojistik fiyatlar bulunmaktadır. Şuan 2 kıtada ihracatımız var. Hedefimiz 3 kıtaya çıkarmak. Kapasite olarak dünyada 3. sıradayız. Hedefimiz dünya birinciliği. Avrupa’da ve Türkiye’de kapasite olarak birinciyiz. Asıl amacımız dünyada kapasite olarak birinci sıraya ulaşmak. Rakibimiz Cin ve Pakistan. Pakistanlı rakibimiz ile aramızda yüzde 10’a yakın bir fark var. Cinli rakibimiz geçmek için biraz daha çalışmamız gerekiyor. Azimliyiz yakalayacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. "Devletin çok güzel imkanları var" 6. Bölge teşviklerinden dolayı fabrikamızı taşıdık. İstanbul dünyada en pahalı 10 şehrin arasında sayılıyor. Dünyanın en pahalı 10 şehrinde olup dünyaya rakip bir üretim yapamayız. Rakiplerimiz uygun fiyata ürünler üretiyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki bakir alanlara gelseler inanılmaz derecede teşvikler var. Bu teşvikler sayesinde biz dünyaya kafa sallarız. Devletin etkisi yüzde 100. Devletin çok güzel imkanları var. Biz yatırımcılar yeter ki dürüst olalım. Bizim rekabet edemeyeceğimiz hiçbir ülke yok" dedi.