KENT HABERLERİ - 12 Mart 2015 Perşembe 11:29

Harvard Üniversitesi’nden Başkan Demircan'a özel davet

A
A
A
Harvard Üniversitesi’nden Başkan Demircan'a özel davet

Harvard Üniversitesi Tasarım Okulu Başkanı Profesör A. Eugene Kohn, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'ı üniversitede öğrencilere şehircilik konusunda ders vermesi için Amerika'ya davet etti.

Fransa'nın Cannes şehrinde düzenlenen 26’ncı MIPIM Gayrimenkul ve Emlak Fuarı’na katılan Harvard Üniversitesi Tasarım Okulu Başkanı Profesör A. Eugene Kohn, İstanbul ve Beyoğlu maketlerini inceleyerek, yapılacak olan projeler hakkında bilgi aldı. Beyoğlu Belediyesi’nin oluşturduğu Beyoğlu Investors Group (BIG) hakkında Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'dan bilgiler alan, Harvard Üniversitesi profesörü A.Eugene Kohn bu grubun yatırımcılar için büyük bir fırsat olduğunu belirtti.
İstanbul çadırında Beyoğlu maketi önünde ilçede yapılan projeler hakkında 3 boyutlu makette incelemelerde bulunan Harvard Üniversitesi Tasarım Okulu Başkanı Profesör A. Eugene Kohn, Başkan Demircan'ı Harvard Üniversitesi’nde tasarım okulu öğrencilerine ders vermek üzere davet etti.

“İSTANBUL HEYECAN VERİCİ BİR ŞEHİR”
Beyoğlu Belediyesi’nin yaptığı çalışmalardan övgüyle söz eden Profesör A. Eugene Kohn, “Beyoğlu’ndaki projeler hakkında daha detaylı bilgi sahibi oldum. Hem duyarlı bir şekilde geliştirilip, hem çok yaratıcı olduğunu gördüm. Gerçekten çok güzel projeler. İnsanların hayat kalitesini yükseltecek projeler geliştiriliyor. Bu projelerin içinde yer almak istiyoruz. İstanbul’a gelip belediye başkanımızla görüşeceğiz. Ben daha önce de İstanbul’da bulundum. İstanbul’un heyecan verici bir şehir olduğunu kendim de gördüm ve bunun mutlaka bir parçası olmayı umut ediyoruz” dedi.

“DEMİRCAN’IN ÇALIŞMALARI, HARVARDLI ÖĞRENCİLERİN UFKUNU AÇACAK”
A. Eugene Kohn, Başkan Demircan’ı Harvard Üniversitesi’ne davet ettiğini belirterek, “Sayın başkanın şehre nasıl tutkuyla yaklaştığını gördüm. İnsanların hayatlarını nasıl iyileştirdiğini gördüm. Ben de Harvard Üniversitesi’nde başka bir profesörle beraber bir şehrin nasıl iyileştirilebileceğini, insanların nasıl hayatlarının güzelleştirilebileceği yönünde dersler veriyorum. Bu projelerin de dersler için faydalı olacağını düşünüyorum. Eğer sayın başkan Harvard’a gelip bu sunumları yapacak olursa özellikler öğrenciler için ufuk açıcı bir tecrübe olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Botanik bahçeyi andıran cami, yeniden sarmaşıklarına kavuştu Adana’da birçok dizi ve film sahnesine ev sahipliği yapan Köprüköy Cami, baharın gelişiyle birlikte yeniden sarmaşıklarına büründü. Merkez Yüreğir ilçesi Köprülü Mahallesi’nde, Bosnalı Salih Efendi öncülüğünde yapımına başlanan ve 91 yıl önce ibadete açılan Köprüköy Camisi görenleri kendine hayran bırakıyor. Sarmaşıklar nedeniyle ’Yeşil Cami’ olarak anılan Köprüköy Camii, bu sene de yeşil haline kavuştu. Cami avlusunda açan çeşit çeşit çiçekler, hem ibadete gelen vatandaşlara huzurlu bir ortam sunuyor hem de fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. Cami, İlkbahar aylarında sarmaşıkların yeşermesi ve çiçeklerin açmasıyla adeta kartpostallık görüntüler oluşturuyor. Daha önce birçok dizi ve film çekiminde de kullanılan Köprüköy Cami, bu yönüyle de bölgenin önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. "Gelen herkes hayran kalıyor" Cami cemaatinden İbrahim Aslan, caminin hem ibadet hem de ziyaret açısından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Burası sadece ibadet edilen bir yer değil, aynı zamanda görsel olarak da çok güzel bir ortam sunuyor. Dizi ve filmlerde de sıkça yer almasıyla bilinirliği arttı. Gelen herkes hayran kalıyor" diye konuştu. "Sarmaşıklar yeniden canlanıyor" Cami cemaatinden Cumali İba, baharın gelişiyle caminin ayrı bir güzelliğe kavuştuğunu belirterek, "Her sene bahar geldiğinde burası bambaşka bir yer oluyor. Sarmaşıklar yeniden canlanıyor, çiçekler açıyor. Biz de burada ibadet ederken ayrı bir huzur buluyoruz" dedi.
İzmir Halikarnas Balıkçısı Bergama Vapuru’nda anıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi, Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın doğum gününü çocuklarla Bergama Vapuru’nda kutladı. "Merhaba Dünya, Merhaba Çocuklar" adlı etkinliğe katılan 120 çocuk, hem Körfez turu yaptı hem de Türk edebiyatının ve düşün dünyasının önemli isimlerinden Kabaağaçlı’yı tanıdı. Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın 136’ncı doğum günü, İzmirli çocuklar tarafından tarihi Bergama Vapuru’nda kutlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler Şube Müdürlüğü organizasyonunda "Merhaba Dünya, Merhaba Çocuklar" adlı etkinlik, 120 çocuğun katılımıyla yapıldı. Ege’nin mavisine, insan sevgisine ve doğaya adanmış bir yaşamın izlerini taşıyan Halikarnas Balıkçısı’nın mirası, bu özel program aracılığıyla çocukların dünyasıyla buluşturuldu. Çocukların erken yaşta kültür ve sanatla tanışmalarını desteklemek amacıyla hazırlanan etkinlik, onların hayal gücünü besleyen, düşünme becerilerini geliştiren ve sosyal etkileşimlerini artıran çok yönlü bir deneyime dönüştü. Program kapsamında sahnelenen etkinliklerde, Ecem ve Çilek’in gerçekleştirdiği vantrolog gösterimi ile Yüksel Ünal’ın müzikli masal anlatımı çocuklarla buluştu. Gün boyunca düzenlenen çeşitli etkinlikler ve sürpriz içerikler ile programın her anı çocuklar için keşif dolu anlara sahne oldu. Etkinlik süresince Bergama Vapuru ile İzmir Körfezi’nde gerçekleştirilen tur, çocuklara deniz kültürünü yerinde deneyimleme fırsatı da sundu.
Hatay Tuttuğu devasa balıkla sevinç yaşayan öğretmenin mutluluğu yazılan cezayla yarıda kaldı Hatay’da 2 saat süren mücadeleyle 60 kilogram ağırlığındaki ve 1 buçuk metre uzunluğundaki Orkinos cinsi balığı yakalayarak sevinç yaşayan öğretmen Murat Çengel’in balık hobisi uygulanan cezayla son buldu. İskenderun ilçesinde yaşayan öğretmen Murat Çengel, çocuk yaşlardan itibaren hobi olarak balık tutmaya merak sarmıştı. Arkadaşlarıyla birlikte 4 buçuk metrelik tekneyle İskenderun Körfezi’ne açılan Çengel’in oltasına devasa büyüklükte orkinos balığı takılmış ve 2 saat süren mücadeleyle 60 kilogram ağırlığındaki ve 1 buçuk metre uzunluğundaki balığı yakalamayı başarmıştı. Hevesle tuttuğu balığı kayda alan Çengel’in balık hevesi yarıda kaldı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri tarafından cezai işlem uygulandı. "Çok mutluydum, çok heyecanlıydım ancak idari işlem sonrasında bu mutluluğum üzüntüye dönüştü" Balığı avladıktan sonra ilçe tarım ve orman müdürlüğüne bilgi vermediği için cezai işlem uygulandığını ifade eden Murat Çengel, "Geçtiğimiz hafta sizlerin de bildiği gibi bir Orkinos avladım. Oltayla avladığım balık, sosyal medya hesaplarından ve sizlerin aracılığıyla tüm ulusal basında yer aldı. Güzel bir andı benim için, çok büyük bir mutluluktu. Daha sonrasında sahil güvenlik ekipleri beni davet ettiler. Bu balığın çok özel bir tür olduğunu, avının da belli kriterlere göre yapılması gerektiğini belirttiler. Öğrendiğim kadarıyla balığı yakaladıktan sonra il ve ilçe tarım müdürlüğüne haber vermemiz gerekiyormuş. Ben bunu yapmadığım için idari işlem yapıldı ve hakkımda ceza yazıldı. Siz balıkçı dostlarımda bu kurala riayet ederseniz, böyle bir balıkla karşılaşırsanız buna uymanız gerekiyor. Lütfen uyun, dikkat edin. Güzel, kıymetli bir balık. Bölgemizde nadir olabilecek bir tür ve o da bana denk geldi. Çok mutluydum, çok heyecanlıydım ancak idari işlem sonrasında bu mutluluğum üzüntüye dönüştü. Çok üzülüyorum şu an, cezanın iptal edilmesini talep ediyorum. Gerekli itirazı da yapacağım. Yüzlerce telefon, yüzlerce mesaj aldım. Tebrik ettiler, benimle gurur duyduklarını söylediler. Arkadaşlarım, yeğenlerim, çevremde herkes çok mutlu oldular" dedi. "İdari bir yaptırımla karşılaştık böyle bir güzelliğin sonunda" Hobi olarak balık avlayanlara kurallara uyarak tutkularını yaşamaları tavsiyesinde bulunan Çengel, "Dostlarım, benimle mutluluğumu paylaştılar. Hediyeler alanlar oldu. Hatta bir arkadaşım bana magnet hazırlamış buzdolabı için ve çok mutlu oldum, çok sevindim. Mutluluğumu benimle paylaşmış, herkes çok mutlu oldu. İdari bir yaptırımla karşılaştık böyle bir güzelliğin sonunda. Güzel bir hobi ve gençlere tavsiye etmiştim. Deniz kenarına gitmeleri, doğayla iç içe olmaları güzel bir şey ancak bilinçli avcılık yapmaları gerekiyor. Bildiğiniz sürece hiçbir sorunla karşılaşmazsınız. Ancak yanlış işler yaptığınızda ya da bilmeden bir sürecin içerisine girdiğinizde cezayla karşı karşıya kalabilirsiniz. Kurallara uymamız gerekiyor ve bunları da bilmemiz gerekiyor’’ dedi.
Ankara Diz ağrısını hafife almayın: Sinsi tehlike menisküs kök yırtıkları Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Öztürk, diz ağrısının ardında sinsi bir tehlikenin gizlenebileceğini vurgulayarak, "Menisküs kök yırtıklarına zamanında yapılan doğru müdahale, diz ekleminin doğal yapısını korumanın en etkili yoludur" dedi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Alper Öztürk, ortopedi polikliniklerine orta yaşlı hastaların en sık başvuru nedenlerinden birinin dizi sonuna kadar bükememe ve hareket sırasında belirginleşen ağrı olduğunu belirtti. Öztürk, "Çoğu zaman basit bir incinme olarak değerlendirilen bu tablo, aslında dizin geleceğini doğrudan etkileyebilecek sinsi bir tehlikenin habercisi olabilir, yani menisküs kök yırtıklarının" diye konuştu. Doç. Dr. Öztürk, menisküslerin diz eklemi içinde yükü dağıtan birer amortisör işlevi gördüğünü belirterek kök yırtığının bu yapının kemiğe tutunduğu ana bağlantı noktasının kopması anlamına geldiğini açıkladı. Öztürk, "Bu bağ koptuğunda menisküs yerinden kayar ve işlevini kaybeder. Diz eklemi korumasız kalır, kıkırdaklar artan yük altında hızla aşınmaya başlar" ifadelerini kullandı. Bu tablonun en sık 40-60 yaş aralığında, dizlerine fazla yük binen ve hafif kilolu bireylerde ortaya çıktığını ifade eden Öztürk, kadın hastalarda daha sık rastlandığını da vurguladı. Öztürk, "Gençlerdeki gibi büyük travmalar gerekmez; çömelmek, merdiven inmek ya da yerden kalkmak gibi günlük hareketler bile yıpranmış menisküs kökünün kopmasına neden olabilir" açıklamasında bulundu. Hastaların genellikle dizin arka kısmına yayılan ani ve keskin bir ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı tarif ettiğini belirten Öztürk, özellikle dizin tam büküldüğü pozisyonlarda ağrının belirgin şekilde arttığını söyledi. Öztürk, bu yırtıkların en önemli özelliğinin kendiliğinden iyileşmemesi olduğunu vurgulayarak, "Tedavi edilmediğinde dizde hızlı ve geri dönüşü olmayan kıkırdak hasarı gelişir. Süreç ilerledikçe kireçlenme kaçınılmaz hale gelebilir, bu da ilerleyen dönemde diz protezi ameliyatını gündeme getirebilir" şeklinde konuştu. Güncel tıbbi yaklaşımların özellikle orta yaş grubunda en koruyucu seçeneğin menisküsün tamir edilmesi olduğunu gösterdiğini hatırlatan Öztürk, "Kopan menisküs kökü, özel cerrahi tekniklerle yeniden kemiğe sabitlendiğinde dizin yük dağılımı ve biyomekaniği büyük ölçüde eski haline döner. Başarılı bir tamir, ileride protez ihtiyacını önemli ölçüde azaltabilir, hatta tamamen ortadan kaldırabilir" dedi. Öztürk, 40-60 yaş aralığında olup merdiven inip çıkarken, çömelirken ya da ani bir hareket sırasında dizden ses geldikten sonra ağrı ve şişlik gelişen kişilerin bu durumu hafife almaması gerektiğini aktararak "Gecikmeden bir ortopedi uzmanına başvurmak, erken teşhis ve doğru tedavi için kritik öneme sahiptir" ifadelerine yer verdi.
Antalya Sosyal medya üzerinden tanışıp IBAN’ını verdi, hayatı kabusa döndü: "Ben yandım, kimse yanmasın" Antalya’da sosyal medya üzerinden tanıştığı bir kişinin banka hesap bilgilerini istemesi üzerine IBAN’ını paylaştığını belirten 4 çocuk annesi Leyla Deniz, hesapları üzerinden dolandırıcılık yapıldığını ileri sürerek mağdurların şikayeti üzerine hapis cezası aldığını söyledi. Hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası verilen ve cezaevinden izinli çıkan Deniz, "Kimse kimseye IBAN’ını vermesin. Gerçekten güvenip kimseye vermesin. Ailesine bile vermesin. Bakın bu kadar net söylüyorum. Kimin ne yapacağı belli değil. Hesap kartını bile vermesin. Ben yandım, kimse yanmasın" dedi. Antalya’da yaşayan 41 yaşındaki 4 çocuk annesi Leyla Deniz, 3 yıl önce sosyal medya üzerinden tanıştığı bir kişinin banka hesap bilgilerini istemesi üzerine IBAN’ını paylaştığını, bu olayın ardından hayatının değiştiğini söyledi. Deniz, sosyal medya üzerinden tanıştığı kişinin banka hesaplarını kullanmak istediğini, kendisini "kötü bir şey olmayacağı" yönünde ikna ettiğini belirterek, bilgilerini paylaşmasının ardından hesapları üzerinden farklı kişilerden para alındığını ve paraların başka hesaplara aktarıldığını iddia etti. Kısa süre sonra söz konusu kişinin sosyal medya hesabını kapattığını, telefon numarasına da ulaşamadığını öne süren Deniz, hesaplarının kendi bilgisi dışında dolandırıcılık olaylarında kullanıldığını savundu. Banka hesapları üzerinden yaklaşık 600 bin TL civarında para hareketi gerçekleştiğini ileri süren Deniz, mağdurların şikayeti üzerine hakkında çok sayıda dava açıldığını, cezaevine girdiğini ve yeni dosyaların gelmeye devam ettiğini anlattı. Yaşadığı sürecin kendisi için büyük bir mağduriyete dönüştüğünü ifade eden Leyla Deniz, hesapları üzerinden gerçekleşen para hareketleri nedeniyle hem hapis hem de adli para cezalarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Deniz, "600 bin liraya yakın bir mağduriyet durumu var. Mağdurlar parasını istiyor. Ben de ‘Almamışım, yapmamışım, etmemişim. Almadığım, yapmadığım bir parayı nasıl ödeyebilirim?’ diyorum. Durumum elverişli olsa, yapmadığım halde bile cezaevine girmemek için öderim ama o da yok. Bu yüzden bu dosyalardan dolayı cezaevi sürecini yaşıyorum" dedi. "Banka hesaplarını kullanacağım, kötü bir şey değil dedi" Sosyal medya üzerinden tanıştığı kişiye güvenerek banka hesap bilgilerini verdiğini aktaran Deniz, söz konusu kişiyle uzun süreli bir tanışıklığının olmadığını belirtti. Deniz, "Banka hesaplarını kullanacağım, kötü bir şey değil dedi, beni inandırdı. Bu yüzden verdim. İnternet üzerinden tanıştığımız, daha diyaloğa bile tam girmediğimiz, sadece normal konuştuğumuz biriydi. Tam olarak tanımıyordum. 2023 yılı Temmuz ayında banka hesap bilgilerimi istedi, ben de güvenerek verdim" ifadelerini kullandı. Banka bilgilerini paylaşmasının ardından hakkında dolandırıcılık dosyalarının açıldığını söyleyen Deniz, "İfadeye çağrıldım. Başkalarının dolandırıldığını, hesaplara para geldiğini, bu hesaplardan para çekildiğini söylediler. Davalar açıldı, hala da açılmaya devam ediyor" dedi. "IBAN benim olduğu için ceza bana geliyor" Hesaplarına aktarılan paraların kendisi tarafından alınmadığını ve kullanılmadığını savunan Deniz, mağdurların, paraların gönderildiği hesapların kendi adına olması nedeniyle kendisinden şikayetçi olduğunu kaydetti. Deniz, "Bu şahısları tanımadığımı, bu paraları çekmediğimi, hiçbir şekilde böyle bir şey yapmadığımı dile getiriyorum. Ama IBAN benim olduğu için ceza bana geliyor" diye konuştu. Şu anda 4 yıl 2 ay hapis cezası aldığı dosya nedeniyle cezaevi sürecinin devam ettiğini belirten Deniz, "Bir dosyada 4 yıl, bir dosyada 4 yıl 2 ay ceza geldi. Mesela bir hesapta 162 bin, bir hesapta 80 bin lira alınmış. Ayrıca küçük paralar da hesaba aktarılmış, daha sonra benim hesabımdan başka hesaplara gönderilmiş. Bu şahıslar ortadan kaybolunca, mağdurlar şikayet edecek kimseyi bulamayınca hesaplar bana ait olduğu için beni şikayet ediyor" ifadelerini kullandı. Deniz, farklı dosyalarda 69 bin, 54 bin, 162 bin ve 172 bin lira gibi para hareketlerinin bulunduğunu öne sürerek, "Paralar benim hesabıma aktarılıyor, benim hesabımdan da başka yerlere gönderilip çekiliyor. O şahıslar kaybolunca ben mağdur duruma düşüyorum ve cezayı ben alıyorum" dedi. "IBAN sizin olunca öyle olmuyor" Sosyal medya üzerinden tanıştığı kişinin takma isim kullandığını ve kendisine artık ulaşamadığını belirten Deniz, "Şahısla sadece internet üzerinden tanışmıştım, takma isim kullanıyordu. Tanısam isim vereceğim. Instagram hesabını silmiş, numarası da yok. Hiçbir şekilde ulaşamıyorum. Ulaşamadığım için de her şey benim başıma kalıyor. Her mahkemeye gittiğimde yapmadığımı, etmediğimi dile getiriyorum. Bu şahıslardan şikayetçi olduğumu söylüyorum ama maalesef IBAN sizin olunca öyle olmuyor" ifadelerini kullandı. "Kimse kimseye IBAN’ını vermesin" Yaşadıklarının başkalarına uyarı olmasını isteyen Leyla Deniz, banka hesap bilgileri ve kartların kesinlikle başkalarıyla paylaşılmaması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Kimse kimseye IBAN’ını vermesin. Gerçekten güvenip kimseye vermesin. Ailesine bile vermesin. Bakın bu kadar net söylüyorum. Kimin ne yapacağı belli değil. Hesap kartını bile vermesin. Ben yandım, kimse yanmasın."