GENEL - 31 Mayıs 2010 Pazartesi 01:12

Hatay'da hain saldırı: 6 şehit

A
A
A
Hatay'da hain saldırı: 6 şehit

Hatay'ın İskenderun ilçesinde Deniz Üs Komutanlığı'na bağlı İkmal Birliği'ne teröristlerce önce roketatarlı, ardından uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. 6 asker şehit oldu, 9 asker yaralandı.

AHMET SEHER / İSKENDERUN

Amanos dağı eteklerinde, Modernevler Mahallesi sınırlarında bulunan Deniz İkmal Destek Komutanlığı'na gece 00.30 sıralarında teröristler tarafından TEM Otoyolu'ndan roketatarlı saldırı düzenlendi. 

Roketli saldırının ardından teröristler askeri birliği yaylım ateşine tuttu. Teröristlere askeri birlikten karşılık verince yaklaşık 15 dakika çatışma yaşandı .

Yaralanan askerler ilk olarak Deniz Hastanesi'ne, ardından da İskenderun Devlet Hastanesine kaldırıldı. Saldırının ardından bölgeye çok sayıda asker sevk edilirken, İskenderun Deniz Hastanesi önünde Mehmetçiğe kan vermek için uzun bir kuyruk oluştu. Çelik yelek giyen polis güçleri, panzerlerle Deniz İkmal Destek Komutanlığı etrafında güvenlik önlemlerini artırdı. 

Saldırıyı kınayan bir grup ise BDP İskenderun ilçe teşkilatına saldırdı. Hastane önünde gergin anların yaşandığı olayda polisin olay sonrası BDP binası önünde güvenlik önlemi almasına tepki gösteren bir grup, taşlarla parti binasına saldırarak camları kırdı. 

Polisin müdahale ettiği olayda bazı kişilerin gözaltına alındığı bildirildi. Polis gurubu sakinleştirmek için uzun süre uğraştı.

Öte yandan şehit 6 askerin cenazeleri ambulanslarla İskenderun Deniz Er Eğitim alayı Deniz Askeri Hastanesi morguna kaldırıldı. Yaralı askerlerin Askeri uçakla Hatay havaalanından Ankara GATA'ya sevk edildi.

Şehitlerin isimleri

Yaralanan erlerden Siyamet Kılınç (Hakkari), Osman Topbulut (Kastamonu) ve Nedim Çağrıtüre (Manisa) Ankara GATA'ya sevk edildi.
Mehmet Aynur (Burdur) ve Taner Adıyaman (Bitlis) İskenderun Devlet Hastanesi'nde, Muammer Altemur (Tokat) ve Erol Sevindik (Ordu) İskenderun Askeri Deniz Hastanesi'nde tedavi altında alındı.


Şehitler memleketlerine gönderildi

Daha sonra cenazeler İskenderun Deniz Er Eğitim Alayına getirildi ve burada tören düzenlendi.

Basın mensuplarının alınmadığı törene Hatay Valisi Mehmet Celalelettin Lekesiz'in yanı sıra askeri ve mülki erkan katıldı.

Törenin ardından saldırıda şehit olan Mardin nüfusuna kayıtlı Serhat  Aslan, İzmir nüfusuna kayıtlı Kerem Oğuz Erbay, Erzincan nüfusuna kayıtlı İsmail  Kartal, Van nüfusuna kayıtlı Erol Tavukçu, Malatya nüfusuna kayıtlı Ümit Akbulut  ile Giresun nüfusuna kayıtlı Erhan Terletme'nin cenazeleri helikopterle toprağa  verilmek üzere memleketlerine gönderildi.

Vatandaşlar BDP binasına gitti


Hatay'ın İskenderun İlçesi'nde Deniz Üs Komutanlığı'na bağlı İkmal Destek komutanlığı'na teröristlerin saldırı düzenlediği haberine alan vatandaşlar, yaralıların kaldırıldığı İlçe Devlet Hastanesi'ne akın etti. Burada bir grup vatandaş, hastanenin yaklaşık 800 metre ilerisinde bulunan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ilçe binasına yürüyerek, taşlı saldırıda bulundu. Polisin müdahalesi sonrası vatandaşlar, parti binası çevresinden uzaklaştırıldı.

İlçe Emniyet Müdürlüğünün karşısında bulunan MHP İskenderun İlçe Teşkilatı önünde toplanan bir grup da, parti flamaları açarak, "Şehitler ölmez vatan bölünmez" sloganları attı.

Bir grup da saldırıyı protesto etmek üzere, Türk bayrakları taşıyıp sloganlar atarak şehit askerler için törenin düzenleneceği İskenderun Deniz Er Eğitim Alayı'na doğru yürüyüş başlattı.

Şahin'in mesajı

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'a gönderdiği başsağlığı ve geçmiş olsun mesajında, Türkiye'nin, ülkenin ve milletin geleceği, kardeşlik ve barışa dayalı toplumsal yapının istikrarı için terörle mücadelesinden vazgeçmeyeceğini bildirdi.

Şahin,  "Milletimizin birlik ve beraberliğini, ülkemizin huzur ve güvenliğini bozmaya yönelik bu hain saldırıyı ve arkasındaki güçleri lanetliyorum. Ülkemizi ve milletimizi zaafa uğratmaya yönelik bu terör girişimi hangi amaca yönelik olursa olsun başarıya ulaşamayacaktır" dedi.

Gül'den mesaj

Cumhurbaşkanı Gül, İskenderun'da 6 askerin şehit olduğu terör saldırısına ilişkin yayımladığı mesajda, İskenderun Deniz Üs Komutanlığı Şehit Er Remzi
İlboğa Kışlası'na teröristlerce düzenlenen saldırı sonucunda 6 askerin şehit olmasından ve 7 askerin yaralanmasından duyduğu derin üzüntüyü ifade etti.

''Birlik ve beraberliğimizi, bölünmez bütünlüğümüzü hedef alan bu hain  saldırıyı nefretle telin ediyorum'' diyen Cumhurbaşkanı Gül, mesajında şunları
kaydetti:

''Şunu bir kez daha vurgulamak isterim ki, Türkiye terörle mücadelesini  en güçlü şekilde, topyekun bir anlayışla sürdürecek, terör tehdidini bütünüyle
ortadan kaldıracaktır. Bu çirkin saldırılar, devletimizin ve milletimizin iradesi ve kararlılığı karşısında hiçbir zaman amacına ulaşamayacaktır. Milletimiz,
vatanını canından üstün tutan, bu uğurda şehit olan kahraman askerlerimizi sonsuza kadar gönlünde yaşatacaktır. Aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine, milletimize ve Türk  Silahlı Kuvvetlerimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.''


BDP'nin açıklaması

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da Hatay'ın İskenderun ilçesindeki terörist saldırıya ilişkin, "Keşke bu tür acılar
yaşanmasın diye sarf ettiğimiz çabalarda sonuç almış olsaydık" dedi.

Selahattin Demirtaş, üzüntülerini dile getirerek, Türkiye'nin bu tür acılara fazlasıyla katlandığı söyledi.

"Gençlerimize rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum" diyen Demirtaş, şöyle konuştu:

Keşke barış konusundaki çağrılarımız diğer partilerden kabul görse, ortak çaba gösterseydik. BDP olarak ortaya koyduğumuz barış duyarlılığımız, kaygılı çağrılarımız görmezden geliniyor. Umut ederim başka acılar yaşanmaz. 'Ölümlerle birlikte çatışmalar yoğunlaşabilir' dedik. Siyasi partiler artık meseleyi siyasi boyuta getirerek tartışmalı. Hükümete çağrımız; askeri yöntem ve operasyonlarla çözüme ulaşılamaz, kalıcı barışa bu şekilde ulaşılamaz. Bu saatten sonra barış için çaba harcanıp, diyalog ve ikna yöntemlerine başvurulmalıdır.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Şanlıurfa’da nardan kebap yapıldı Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde, Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaretle tescillenen "Suruç Narı" ilk kez farklı bir lezzetle gündeme geldi. İlçede Suruç narından ilk kez kebap hazırlanarak vatandaşların beğenisine sunuldu. Bölgenin bereketli topraklarında yetişen ve aromasıyla öne çıkan Suruç narı, ustaların elinde mangalla buluşarak özgün bir kebap çeşidine dönüştü. Hem yöresel ürünü tanıtmak hem de farklı bir tat ortaya koymak amacıyla hazırlanan nar kebabı, kısa sürede ilgi odağı oldu. "Narın ekşiliği ve aroması ete farklı bir lezzet katıyor" İlk kez nar kebabı hazırladıklarını belirten kebap ustası Mehmet Ay, hem yapım sürecini hem de içeriğini anlattı. Deneme yanılma usulüyle bu noktaya kadar geldiklerini belirten Ay, "Kebap ustasıyım, bugün misafirlerimize Suruç’un meşhur ve tescilli narından sebzeli nar kebabı yaptık, kendileri de çok beğendi. İçeriğinde tuz, pul biber, Urfa isotu, bol nar taneleri var. Kuzu kıyma kullanıyoruz ve yarı yarıya oranda kuyruk yağı ekliyoruz. İki ayrı ürün hazırlıyoruz, biri kuzu kıymadan, diğeri tavuk kıymadan. Aslında birçok deneme yanılma yöntemiyle bu aşamaya geldik. Kabuklu denedik, suyuyla kebap yapmayı düşündük. En son nar tanelerini etin içine hapsedip o şekilde pişirdik ve ortaya muazzam bir tat çıktı" dedi. Ay, narın doğal ekşiliğinin, kuyruk yağıyla harmanlanan kıyma ile dengelendiğini, Urfa isotunun ise kebaba yöresel karakter kattığını ifade etti. "Hem tatlı hem acı dengesi çok güzel" Nar kebabını ilk kez deneyen Ferhat Ada isimli müşteri ise lezzetten etkilendiğini belirterek, "Sebzeli nar kebabını tavsiye üzerine denedim. Daha doğrusu tavsiye üzerine geldim. İlk önce önyargılıydım ama tadına bakınca narın aromasıyla etin birleşimi gerçekten güzel. Özellikle tatlı ve acı dengesi çok iyi ayarlanmış. Arkadaşlarıma da tavsiye ediyorum" dedi. Siverek’ten özel olarak geldiğini söyleyen Hasan Altındağ da, "Suruç’un narı zaten meşhur. Nar kebabı için geldim, gayet güzel bir lezzet olmuş" ifadelerini kullandı. AB tescilli ilk ve tek ürün Suruç narı için ilk olarak 2020 yılında Suruç Belediyesi tarafından Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuru yapıldı. 2021 yılında coğrafi işaret tescil belgesi alınan ürün, 2023 yılında Avrupa Birliği nezdinde de tescillenerek uluslararası koruma altına alındı. Böylece Suruç Narı, Şanlıurfa’da Avrupa Birliği tarafından tescillenen ilk ürün olma özelliğini kazandı. Gastronomi alanında yeni bir yorum olarak ortaya çıkan nar kebabı, hem bölgenin marka değerini artırması hem de yöresel ürünlerin farklı sunumlarla tanıtılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. İlçede esnaf ve vatandaşlar, nar kebabının Suruç’a özgü yeni bir lezzet olarak menülerde kalıcı yer edinmesini bekliyor.
İzmir İzmir’de Balıkesir rüzgarı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, İzmir’de yaşayan hemşehrileriyle iftar sofrasında buluştu. İzmir ile Balıkesir arasında çok güçlü bir bağın olduğunu söyleyen Akın, 16 Mayıs Kuvayımilliye ruhuna dikkat çekti.Akın, "Biz, milli birliğe ve beraberliğe inanan, gönlü memleket sevdasıyla atan insanlarız. Bizim kafamızda farklı farklı hesaplar yok. Tek hesabımız var. Balıkesir’in hak ettiği yere gelmesi" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın, İzmir Balıkesirliler Eğitim Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği’nin Geleneksel iftar programına katıldı. İzmir’de düzenlenen iftar programına Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın’ın yanı sıra CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, Manyas Belediye Başkanı Ahmet Duru, Savaştepe Belediye Başkanı Ali Koyuncu, Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, Balıkesirliler Derneği Onursal Başkanı Mehmet Çalışkan, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, davetliler ve basın mensupları katıldı. Geniş bir katılımla gerçekleşen iftar programında herkesle tek tek tokalaşan Akın, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı. "Gönlü memleket sevdasıyla atan insanlarız" Kırgınlıkların geride bırakıldığı, muhabbetin çoğaldığı, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği Ramazan ayında birlik ve beraberliğin pekişmesini temenni eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, İzmir ile Balıkesir arasında çok güçlü bir bağ olduğunu söyledi. "Bizi birleştiren sadece coğrafi bir yakınlık değil" diyen Akın, "15 Mayıs’ta İzmir işgal edildikten bir gün sonra 16 Mayıs’ta Balıkesir’de başlayan Kuvayı milliye mücadelesi ise bizi birleştiren en anlamlı konudur. Yani biz milli birliğe ve beraberliğe inanan, memleket sevdasıyla gönlü bir atan insanlarız. Bugün de o günkü azim, kararlılık ve mücadele ruhuyla şehirlerimiz için çalışıyoruz İzmir’de yaklaşık 200 bin Balıkesirli yaşıyor. Hemşehrilerimiz hayatlarını İzmir’de sürdürüyor. Burada kazanıyor, burada yaşıyor, burada okuyor, burada çocuklarını büyütüyor. Gönülleri de Balıkesir’de atıyor. Ama şunu açık açık söyleyeyim; İnanın, 1 milyon 300 binin üzerinde gönlü Balıkesir’de atan ama Balıkesir dışında yaşayan hemşehrilerim var. Onların hepsine selamlar, sevgiler gönderiyoruz" dedi. "Dualarınızı eksik etmeyin" Ramazan ayının birlik ve beraberliğin ayı olduğunu ifade eden Akın, "Ramazan bir olmanın, beraber olmanın zamanıdır. Biz, hizmet götürürken hiç kimseyi ayırmadan, hiçbir siyasi parti ayrımı yapmadan ve herkesi kucaklayarak hizmet ediyoruz. Bizim kafamızda farklı farklı hesaplar yok. Tek hesabımız var. Balıkesir’in hak ettiği yere gelmesi. Onun için Balıkesir’in dışında yaşayan tüm hemşehrilerimden de bu konuda destek istiyoruz. Destek nedir? En başta duadır. Dualarınızı eksik etmeyin. Dualarınız da inşallah daha iyi hizmetler yapmaya vesile olur. Balıkesir, Türkiye’nin en büyük coğrafyalarından birine sahip bir ilimiz. Bütün imkanlarını hep beraber geliştirerek büyütmek istiyorum" ifadelerini kullandı. "İzmir, kahraman Balıkesirlileri asla unutmaz" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleşen iftar programında bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederken şunları söyledi: "İftar programına katılmayı özellikle istedim. Benim için büyük bir mutluluktur. İzmir’imizle hep gurur duyduk. Ama Balıkesir’i de hiçbir zaman İzmir’den ayırmadık. İzmir işgal edildiğinde ayağa kalkan kahraman Balıkesirlileri, Kuvayı milliyecileri İzmir hiçbir zaman unutmaz. Siz ne kadar İzmirliyseniz biz de o kadar Balıkesirliyiz. Bu geçmişte de böyleydi. Şimdi de böyle. Gelecekte de böyle olacak" şeklinde konuştu. Uzun: "Seneye Balıkesir’de iftar yapacağız" Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Erkan Uzun, "Balıkesirli olmak gerçekten bir ayrıcalıktır. Plakamız da on numara. On numara şehrimizin on numara insanlarıyla böyle güzel bir iftardayız. Buradan hemşehrilerime şöyle bir duyuruyu yapmak isterim; Seneye İzmir, Manisa, İstanbul, Bursa ve Ankara derneklerimizle iftarımızı Balıkesir’de yapacağız. Biz, bütün başkanlarımızla Balıkesir’de buluşacağız. Bu kez de biz Cemil Tugay Başkan’ımızı Balıkesir’de misafir edeceğiz" dedi. Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş ise Ramazan ayının manevi ikliminde düzenlenen iftarda Balıkesirliler ile bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Kilis Çekiç sesleri azaldı, ustalar yalnız kaldı Kilis’te bir zamanlar çarşıda sıkça duyulan çekiç sesleri gittikçe azalıyor. Kentte demircilik yapan sadece iki usta kalırken, çırak yetişmemesi mesleği yok olma noktasına getirdi. Kilis’te geçmişte çarşının simgesi haline gelen demirci atölyelerindeki çekiç sesleri, bugün yerini sessizliğe bırakırken, kentte mesleği sürdüren sadece iki usta kaldı. "Meslek sayesinde çocuklarımızı okuttuk" 1997 yılından beri sektörde olduğunu ve meslekte yaşanan gerilemeye değinen demirci ustası Kemal Etçi, "Şu an koca Kilis’te bir usta ve ben kaldım. İki esnafız. Eskiden çalıştığımız zaman en az üç çekiç birden vururdu, şimdi tek başımıza çalışıyoruz. Çırak da yok. Bizden sonra bu işi yapacak kimse kalmadı" dedi. Mesleğini severek yaptığını belirten Etçi, demirciliğin kendisine ve ailesine önemli katkılar sağladığını ifade ederek, "Bu meslek sayesinde çocuklarımızı okuttuk, iş sahibi ettik. Tesadüfen girdim ama halen devam ediyorum. Genelde müşterilerim şehir dışından ve köylerden gelenler. Mesleği koruma altına alırlarsa en azından bizden sonrakiler devam eder" dedi. "Çırak gelirse hareketlenir" Kemal Etçi’nin ustası olduğunu belirten demirci ustası Mehmet Özen, "Eskiden burada 50 tane demirci vardı. Şimdi hiçbiri kalmadı. Kemal usta gibi 5 tane kalfam var ama hiçbiri bu işi yapmıyor. Para kazanamıyorlar. Çırak gelirse hareketlenir ama heves yok. Yetiştirdiğimiz çıraklar da farklı mesleklere yöneldi" diye konuştu.
Diyarbakır Müftü Büyük: ’’Oruç, her Müslümanın üzerine farz kılınmıştır’’ Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük, Ramazan ayının önemine değinerek, orucun kimlere farz olduğunu açıkladı. Ramazan ayında oruç tutmanın, mükellef olan, ergenlik çağına ermiş her Müslümanın üzerine farz olan bir ibadet olduğunu söyledi. İslam’ın beş temel şartından birinin de oruç tutmak olduğunu aktaran Büyük, ’’Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimiz, ’Sizden öncekilere oruç farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı. Ta ki umulur ki oruç sayesinde ahlakınız güzelleşir.’ buyurmaktadır. Fakat Ramazan ayı içerisinde yine Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimizin ifade buyurduğu üzere yolcular ve hasta olanlar, Cenab-ı Hak tarafından bir ruhsat gereği Ramazan ayında oruçlarını tutmayabilirler. Bunlar yolculuklarını tamamladıktan sonra veya hastalıklarını giderdikten, şifa bulduktan sonra tutamadıkları oruçların kazasını yapacaklardır. Burada şöyle bir ayrıntı var, bunu sizlerle paylaşmak isterim. Cenab-ı Hak tüm hastalarımıza hayırlı şifalar versin. Bazı hastalıklar vardır ki kronik rahatsızlıklardır. Mesela bir kardeşimiz Ramazan ayında hastadır ama bu hastalığı ömrü boyunca devam edecektir ve ilaç kullanmak zorundadır. Bu kardeşlerimiz ne yapacaklar? Tutamadıkları her bir gün için bir fidye vereceklerdir. Nedir o? Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından belirlenen 240 liradır. Mesela 30 gün orucunu tutamayan bir kardeşimiz, her gün için; fakir, fukara, yoksul, yetim kardeşlerimize tutamadıkları oruçların mukabilinde fidye vereceklerdir. Ramazan ayındaki hastalığı geçici olanlar ise fidye vermeyeceklerdir. Ramazan ayı çıktıktan sonra şifa buldukları zaman, Ramazan ayı içerisinde tutamadıkları üç günse üç gün, dört günse dört gün, beş günse beş gün oruçlarını Ramazan ayından sonra kaza edeceklerdir" dedi. ’’Oruç tutmak çok önemli bir ibadettir’’ Oruç tutmanın çok önemli bir ibadet olduğunu aktaran Büyük, sözlerine şöyle devam etti: ’’Peygamber efendimiz bir hadis-i şeriflerinde buyuruyor ki bir kimse mazeretsiz, yani hiçbir mazereti yokken hastalık, yolculuk, ileri derecede yaşlılık, gebelik, çocuk emzirme bunlar mazerettir. Bunlardan hiçbiri yokken bir gün oruç tutmayan kimse, Ramazan ayı çıktıktan sonra senenin tamamını oruçla geçirse o bir günün faziletine nail olamaz. O nedenle inşallah bu sene üzerimize farz olan Ramazan orucumuzu, sağlığımız yerindeyse, sıhhatimiz yerindeyse eda ederek bu güzel ve bereketli ibadetin lütfuna hep beraber nail olalım inşallah. İdrak edeceğimiz bu Ramazan ayının şimdiden hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Ramazan ayı Kur’an ayıdır, oruç ayıdır. Kur’an’la hemhal olabilmeyi, Kur’an’la dirilebilmeyi, ayağa kalkabilmeyi, Kur’an’ın ahlakıyla ahlaklanabilmeyi Rabbim hepimize nasip eylesin. İnşallah kılacağımız teravih namazlarıyla camilerde bir araya geleceğiz. Birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz pekişecek. İftar sofraları kuracağız. Bu iftar sofralarında gönüllerimizi bir araya getireceğiz. İnşallah bu Ramazan ayı, kardeşliğimize, birliğimize ve beraberliğimize millet olarak vesile olur. Tekrar Rabbimden hayırlı Ramazanlar diliyorum.’’
Erzincan Kendi hayallerini erteledi, kardeşlerine hayat oldu Erzincan’da yaşayan 28 yaşındaki Çilem Sağlam, anne ve babasının vefatının ardından zihinsel engelli ablası ve ağabeyinin bakımını üstlenerek kardeşlerine hem annelik hem babalık yapıyor. Erzincan merkez Demirkent Mahallesi’nde yaşayan Sağlam, 8 yaşında annesini kaybetti, babasını ise 2023 yılında toprağa verdi. Anne ve babasının vefatının ardından zihinsel engelli ablası Pınar (41) ile ağabeyi Ramazan’ın (39) sorumluluğunu üstlenen Sağlam, kendi hayatını ikinci plana bırakarak kardeşleriyle birlikte yaşamını sürdürüyor. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu olan Sağlam, ailesinden gördüğü sevgi ve dayanışmayı sürdürdüğünü belirterek, "İnsanlar beni takdir ediyor ama bu benim için sevdiğim bir sorumluluk. Biz sevgi dolu bir aileydik. Annemden babamdan ne gördüysem onu yapıyorum." ifadelerini kullandı. Sağlam kardeşleri evlerinde ziyaret eden Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, ailedeki fedakârlık ve merhametin kendilerini duygulandırdığını belirtti. Aydoğdu, paylaşımında Çilem Sağlam’ın anne ve babasından gördüğü sevgiyi yarım bırakmadığını, hayatını özel gereksinimli kardeşlerine adadığını ifade etti. Ailenin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için destek sözü veren Vali Aydoğdu, 15 gün içerisinde yeni bir eve taşınmaları konusunda gerekli çalışmaların başlatıldığını bildirdi. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu sosyal medya hesabında paylaştığı videoda şu ifadelere yer verdi: Bir güzel aile. Ramazanın 3. günü insanlığın kalbine misafir olduk. Orada merhamet vardı. Orada fedakârlık vardı. Orada insanlığın en saf hâli vardı. Çilem 28 yaşında. Ablası Pınar 41. Abisi Ramazan 39. İkisi de özel gereksinimli insanlar. Annelerini çocuk yaşta kaybetmişler. Babalarını ise üç yıl önce toprağa vermişler, dün gibi. Hayat, bazı insanlara erken büyümeyi öğretir. Çilem de öyle büyümüş. İşletme mezunu. Belki kendi hayatını kuracak, kendi yoluna gidecekti. Ama o sevgi ve merhamet yolunu seçmiş. Anne ve babasından gördüğü sevgiyi yarım bırakmamış. Ablası ve abisi özel ilgiye muhtaç diye çalışmayı bırakmış. Hayatını onlara adamış. Hikâyeyi dinlerken bir an. O odada nefesler tutuldu. Boğazlarımız düğümlendi. Sözler anlamını yitirdi. "Seninle gurur duyuyoruz" dediğimizde, gözlerini indirdi ve öyle bir cümle kurdu ki. "İnsanlar beni takdir ediyor ama bu benim için sevdiğim bir sorumluluk." İşte o an anladık. Bazı insanlar fedakârlık yaptığını bile düşünmez. Çünkü onların mayasında sevgi vardır. Bir cümle daha söyledi. Bir aileyi, bir terbiyeyi, bir mirası özetleyen cümle: "Biz sevgi dolu bir aileydik. Annemden babamdan ne gördüysem onu yapıyorum." İnsan, gördüğünü yaşar. Gördüğünü taşır. Gördüğünü çoğaltır. Abi ve ablasının sağlık problemleri var. Ama yüzünde şikâyet yok. Yorgunluk var belki. Ama isyan yok. Biz de bu mübarek ayın bereketine sığınıp bir müjde verdik. İnşallah 15 gün içinde bu sevgi dolu aileyi yeni evlerine taşıyacağız. Çünkü bazı evler dua ile ayakta durur. Bazı insanlar alkışla değil, Allah’ın rızasıyla büyür. Bugün şunu bir kez daha gördük: Merhamet bir eğitim meselesidir ama özü Allah vergisidir. Sevgi, insanın içine yerleştirilmiş ilahi bir emanettir. Çilem Allah senden razı olsun. Sen bu toplumun harcısın. Mayasısın. Sarsılmaz bağısın. İnsanlık hâlâ ayaktaysa, bu senin gibi görünmeyen kahramanlar sayesinde. Bugün Ramazan’ın üçüncü günüydü. Ama biz bugün, dağ gibi bir merhametin karşısında saygıyla eğildik.