GÜNDEM - 13 Mayıs 2017 Cumartesi 11:15

İddiaların odağındaki o mülteci merkezi kapılarını açtı

A
A
A
İddiaların odağındaki o mülteci merkezi kapılarını açtı

İzmir’de, mültecilerin barındırıldığı İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bağlı Harmandalı Geri Gönderme Merkezi, hak ihlalleri yapıldığı iddialarının ardından kapılarını basın mensuplarına açtı.

Son günlerde hak ihlallerinin yapıldığına dair iddiaların hedefi olan Harmandalı Geri Gönderme Merkezi, içerideki ortamı ve mültecilerin şikayetlerinin olup olmadığına dair her türlü sorunun yanıtı için kapılarını basın aracılığıyla kamuoyuna açtı. İzmir’in Çiğli ilçesinde bulunan mültecilerin ülkelerine geri gönderme işlemleri gerçekleştirilen Geri Gönderme Merkezi, vizesi geçen, oturma izni olmayan ya da ülkeye kaçak yollarla giren mültecileri sınır dışı edene kadar misafir edilirken, merkezdeki imkanlar dikkat çekti. Kapalı spor salonu, çocuk oyun alanları, kuaför, kütüphane, çamaşırhane, sağlık merkezi ve açık dinlenme alanları bulunan merkezde, iki kişilik odalardan altı kişilik odalara kadar bir ailenin kalabileceği şekildeki mekanlar da yer alıyor.

2016 yılında 119 bin mülteci ağırlandı

Mülteciler, doktora ulaşmada sorun yaşamazken, istedikleri zaman da günlük 3 saati geçmeyecek şekilde havalandırma alanında vakit geçirebiliyor. Yine her odada tuvalet ve banyo bulunurken, sıcak su ihtiyacı da 24 saat karşılanıyor. 750 kişilik kapasitesi bulunan Harmandalı Geri Gönderme Merkezinde şu an 117 mülteci ülkelerine gönderilene kadar misafir edilirken, geçen yıl Türkiye genelinde kamu güvenliği için hizmet veren 22 Geri Gönderme Merkezinde 119 bin mültecinin ağırlandığı öğrenildi.

“Her türlü ihtiyaçları karşılanıyor”

Harmandalı Geri Gönderme Merkezi hakkında bilgi veren İzmir Valiliği İl Göç İdaresi Müdür Vekili Funda Kılıç Doğan, merkezin 750 kişi kapasiteli olduğunu ve şu anda 117 kişiyi misafir olarak ağırladıklarını söyledi. Yasal ihlallerde bulunan mültecilerin barındırıldığını belirten Funda Kılıç Doğan, “Ülkemizde giriş çıkış kurallarını ihlal eden, suça karışan, kamu güvenliği, kamu düzeni ve kamu sağlığını tehdit eden şahısların sınır dışı edilme süreçlerinde bütün iş ve işlemler bu merkezde yürütülmektedir. Her türlü ihtiyaçları karşılanıyor. Barınma, temizlik, beslenme, sağlık. 24 saat sağlık görevlimiz burada, ayrıca haftanın 5 günü doktor görevli. Gerektiği zaman ambulans, ambulans erişimi olmadığı zaman merkezimizdeki 10 minibüs ve şoför personeli ve sağlık personeli ile her türlü tedavi durumu için hastaneye sevki yapılmaktadır” dedi.

“Vekaleti olmayan avukatlardan yazılı talep alıyoruz”

Avukatlardan insan hakları savunucularına kadar birçok kişinin girişine izin verilmediği yönündeki iddialara da değinen İl Göç İdaresi Müdür Vekili Funda Kılıç Doğan, “Merkezde barınan şahısların yasal temsilcileri, aileleri ve vekaleti olan avukatları ile görüşmeleri sağlanmaktadır. Ancak vekaleti olmayan avukatlarla görüşmek için avukatın yazılı talebi karşılığında, görüşmek istenilen yabancıyla da görüşülerek avukatla görüşmek isteyip istemediğini yazılı olarak alıyoruz. Kendisinin onayından sonra avukatları ile görüşmeleri sağlanmaktadır. İçerideki yabancının kişisel verilerinin gizliliği ve güvenliği ön planda tutulduğu için böyle bir tedbir alıyoruz” şeklinde konuştu.

Çocuklara psikolojik destek

Merkezde aileleri ile birlikte kalan çocuklar için de oyun alanlarının yanı sıra çeşitli etkinlikler yapıldığını belirten Doğan, çocuklara merkezdeki psikologlar eşliğinde oyun alanlarına yönlendirdiklerini ve her zaman psikolojik destek sağlandığını dile getirdi. Geri gönderme merkezlerinde kalan yabancılara görüştükleri kişilerin vereceği ve dışarıdan getirilecek her türlü malzemenin güvenlik için kabul edilmediğini ifade eden Funda Kılıç Doğan, “Burada her türlü ihtiyaçlarını ücretsiz olarak temin etmekteyiz. Dışarıdan gelen bir yabancı bir meyve, diş macunu ya da kapalı bir şey getirebilir. Ancak içine herhangi bir şey enjekte edilmesi çok olağan ve mümkün bir şey ve bunu kesinlikle riske almayız. İçerideki insanların sağlığı için güvenliği için bu riski alamayacağımızdan dolayı ücretsiz olarak her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bebek mamasından bebek bezine, traş kreminden çocukların kıyafetlerine kadar içeriden sağlamaktayız. Biz güvenli bir şekilde kendilerine temin etmekteyiz. Bu nedenle dışarıdan maalesef yiyecek ve malzemeler güvenlik açısında kabul edemiyoruz” diye konuştu.

“Yemekler uluslararası standartlara göre 2 bin 300 kaloriyi geçmiyor”

Yemeklerin yeterli olmadığına dair iddialara karşı ise merkezde uluslararası kriterler baz alınarak yemek veriliyor. Uluslararası standartlara göre bir günlük 2 bin 300 kaloriyi geçmeyecek şekilde yemekler verildiğini anlatan Harmandalı Geri Gönderme Merkez Müdürü Rifat Çetinkaya, “Günde 3 öğün yemek hizmeti veriliyor. Yabancılara belli bir nizam içerisinde yemek hizmeti veriyoruz. Her öğün için belirlenen belli bir çeşit var bir de uluslararası standartlara uygun olması bağlamında bir de kalori miktarı var. Öğünlerimiz her gün 2 bin 300 kalori olacak şekilde düzenleniyor. Standartlarımız şöyle günde bir öğünde 3 çeşit yemek veriyoruz. Bunun haricinde meyvesi, yoğurdu ya da meyve suyu gibi ekstralarımız da var. Su veriyoruz yabancılara ve yetmediği durumlarda katlara kendimiz dağıtmak suretiyle su veriyoruz. Yemeklerimizi uluslararası standartlara ulaştırmak adına günlük 2 bin 300 kalori sınırımız var. Bu sınırı asgari şekilde sağlamaya çalışıyoruz. Bu konuda herhangi bir problem yaşamıyoruz” dedi.

“70 farklı ülkenin damak tadındaki farklılıklar için çalışma yapıyoruz”

Geri gönderme merkezlerinde 70 farklı uyruklu insan olduğuna dikkat çeken Çetinkaya, “Ülke içerisinde bile farklı damak tatları var ki burada 70 farklı ülkeden bahsediyoruz. Haliyle damak tadında farklılıklar var. Bu sorunu aşmak için yabancılardan geri dönüşler alarak ortak menüler oluşturmaya çalışıyoruz. Çalışmalarımız bu yönde devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“Gezmeye çıkarıyorlar, her şey iyi”

Yemeklerden son derece memnun olduklarını belirten mülteciler de, bazen damak tatlarına uymayan yemeklerin olabildiğini söyledi. 10 gündür merkezde kalan Özbekistanlı M.Ş., gündelik her türlü ihtiyaçlarını karşılayabildiklerine işaret ederek, “Kitap okuyoruz, içeride oturuyoruz. Yemeğe çıkarıyorlar, gezmeye çıkarıyorlar. Türk yemeklerine de alıştık. Sıcak su var, her şey iyi” dedi.

“Yemekler bazen değişik geliyor; ama fena değil”

İki haftadır merkezde kalan ve vaktinin büyük çoğunluğunu kütüphanede geçiren İranlı Z.S. de, “İyi geçiyor günüm. Spor yapıyoruz, kitap okuyoruz. Yemekler fena değil ama bazen iyi bazen değişik olabilir ama genelde iyi” diyen konuştu. 

Mihrap Düzöz - Ali Gözeten
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı tanımladı, "Veteriner hekimler gıda zincirinin temel taşı konumundadır" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Atalay Uslu, 25 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, veteriner hekimlerin gıda zincirir temel taşı olduğunu söyledi. Veteriner hekimliğin toplum sağlığı ve gıda güvenliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çeken Prof. Dr. Uslu yaptığı açıklamada, "Her yıl Nisan ayının son cumartesi günü kutlanan Dünya Veteriner Hekimler Günü, yalnızca hayvan sağlığını değil, aynı zamanda insan sağlığını ve gıda güvenliğini de koruyan, veteriner hekimlerin önemini hatırlatan özel bir gündür. Günümüzde gıda, sadece bir tüketim unsuru değil; ülkelerin ekonomik, sosyal ve hatta politik dengelerini etkileyen stratejik bir ürün haline gelmiştir. Bu nedenle güvenli, sürdürülebilir ve yeterli gıda üretimi her zamankinden daha kritik bir öneme sahiptir." ifadelerini kullandı. Gıda Zincirinin Temel Taşı: Veteriner Hekimler Veteriner hekimliğin gıda üretim sürecindeki kritik rolüne değinen Prof. Dr. Uslu, "Veteriner hekimler, hayvansal üretimin her aşamasında aktif rol alarak gıda zincirinin temel taşı konumundadır. Çiftlikten sofraya uzanan süreçte hayvan sağlığını koruyan, hastalıkları önleyen ve üretim standartlarını denetleyen veteriner hekimler, sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmanın güvencesidir. Özellikle hayvanlardan insanlara bulaşabilecek hastalıkların kontrolünde üstlendikleri rol, halk sağlığının korunmasında ne kadar kritik bir görev üstlendiklerini açıkça göstermektedir." dedi. Sürdürülebilir Üretimde Veteriner Hekimlerin Önemi Veteriner hekimliğin gıda üretimindeki rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Uslu, artan dünya nüfusu ve değişen tüketim alışkanlıklarının gıda üretiminde verimliliği artırma ihtiyacını beraberinde getirdiğini ifade etti. Bu noktada veteriner hekimlerin; bilimsel bilgi, teknoloji ve etik sorumluluk çerçevesinde üretimin sürdürülebilirliğini sağladığını belirten Prof. Dr. Uslu, antibiyotik kullanımı, hijyen standartları ve hayvan refahı gibi alanlarda yürüttükleri çalışmaların hem gıda kalitesini yükselttiğini hem de toplum sağlığını güvence altına aldığını vurguladı. Dünya Veteriner Hekimler Günü Mesajı Son olarak Dünya Veteriner Hekimler Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Uslu, insanlığın sağlıklı geleceği için büyük bir özveriyle görev yapan tüm veteriner hekimlerin bu özel gününü kutladığını ifade etti. Veteriner hekimlerin gıda güvenliği, halk sağlığı ve sürdürülebilir yaşam açısından vazgeçilmez bir meslek grubu olduğunu bir kez daha dile getirdi.
Mersin Mersin’de edebiyat buluşması: Dr. Nedim İnce okurlarıyla bir araya geldi Mersin’de hekimliği ve yazarlığıyla tanınan Toros Devlet Hastanesi eski Üroloji Uzmanı Op. Dr. Nedim İnce, 6’ncı kitabı ’İnsan Dediğin Derya Deniz’ için düzenlenen tanıtım, imza ve söyleşi gününde okurlarıyla buluştu. İçel Sanat Kulübünde gerçekleştirilen etkinlik, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Gazeteci Kıymet Gökçe’nin moderatörlüğünde düzenlenen programda İnce, yazarlık serüvenini ve Mersin ile olan bağını anlattı. Okurlarıyla birebir sohbet etme fırsatı bulan İnce, kitabını imzalayarak katılımcılarla samimi anlar yaşadı. İnce, konuşmasında Mersin’e ilk geldikleri yıllarda kimseyi tanımadıklarını belirterek, tanıştıkları kişilerin hayatlarında önemli etkiler bıraktığını söyledi. Yazarlık sürecinin Yelken Kulübünde başladığını ifade eden İnce, daha sonra yerel gazete sahibi Ahmet Leventyürü’nün ısrarı ile köşe yazarlığına yöneldiğini ve ilk kitabı ’Sağlık Olsun’un bu süreçte ortaya çıktığını dile getirdi. Mersin’de geçirdiği yılların hayatında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan İnce, "Bir insanın en büyük ihtiyaçlarından biri kabul edilmek ve değerli olduğunu hissedebilmektir. Burada bunu fazlasıyla hissediyorum. İyi ki Mersin’e gelmişim" dedi. Ayvalık’ta yaşamasına rağmen gönlünün Mersin’de olduğunu ifade eden İnce, sağlığı el verdiği sürece yazmaya devam edeceğini kaydetti. Programda İnce’nin dostları da söz alarak yazarla ilgili düşüncelerini paylaşırken, eserlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik, imza töreninin ardından sona erdi.
İstanbul Atila Gerin: "Kümede kalmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, Gaziantep FK maçının ardından yaptığı açıklamada, "Kümede kalmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. hafta maçında Eyüpspor, konuk ettiği Gaziantep FK’yı 3-0 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, "Çok önemli bir düzlüğe girdik. Son 4 final maçımızın kaldığını söylemiştik. Bu müsabaka, onun ilk ayağıydı. Geçen hafta galip gelerek buraya moralli gelen bir Gaziantep vardı. Bizim için artık her maç zor. her maç zor ve önemli. Ona göre hazırlanıyoruz. Ona göre planlamalar yapıyoruz. Bugün oyunu ne kadar sabırlı tutabilirsek, blokta kalarak pas yapıp onları baskıdan uzak tutabilirsek bize avantaj olacağını düşündük. Planımız da işledi. İkinci yarıda birçok pozisyona girdik. Maçı hak ettik. Bundan sonra her puan bizim için önemli. Kümede kalmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Çocuklarıma çok teşekkür ediyorum. İnanılmaz mücadele ettiler ve özveri koydular ortaya. Sınırlarını zorladılar. Hepsini yürekten kutluyorum. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Önümüzde çok önemli bir Kayserispor maçı var. Direk rakibimiz. Kayserispor ile oynayacağımız müsabaka bizim için alt sıraların bir finali gibi olacak. Alt tarafın Kayserispor ile çok büyük bir final oynayacağız. Ona göre hazırlanacağız. Yarından itibaren çalışmalara başlayacağız. Takımımızı, semtimizi sahada en iyi şekilde temsil edip Süper Lig’de kalmak istiyoruz" diye konuştu. "Umut Bozok, benim Suarez’im" Umut Bozok’un performansı hakkında konuşan Gerin, "Umut Bozok muhteşem oynuyor. Bizim sistemimizin en önemli parçası. Ondaki yetenek Türkiye’de kimsede yok bana göre. Biz de olması büyük kazanç. Zaten bu ligde gol kralı olmuş bir oyuncu. Umut benim Suarez’im. İnşallah daha iyi olur. Bu performansına biraz daha erken başlayabilseydi, santrfor sıkıntı yaşadığımız bu süreçte milli takımın geniş kadrosunda yer alabilecek bir oyuncuydu. Montella hocamızın da bana göre oyun sistemine uygun bir oyuncu. Fizik ve mental olarak çok hazır olduğunu düşünüyorum. İyi ki bizim takımımızda" şeklinde konuştu.