ASAYİŞ - 09 Haziran 2022 Perşembe 15:10

İlker Başbuğ hakkında hapis istemi

A
A
A
İlker Başbuğ hakkında hapis istemi

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un, yaptığı bir söyleşi nedeniyle ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan yargılandığı davada mütalaa açıklandı. Savcılık, Başbuğ’un 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un, Türkiye Cumhuriyeti’nde Güç Odaklarının Mücadelesi kitabı hakkında bir gazetede yaptığı söyleşi nedeniyle 3 yıla kadar hapsi istenen davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık İlker Başbuğ’un avukatı hazır bulundu.

3 yıla kadar hapis cezası talep edildi

Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Başbuğ tarafından sarf edilen sözlerin eleştiri ve düşünce özgürlüğü sınırlarını aşar nitelikte olduğunu, söz konusu beyanların kamuoyunda ve toplumun bir kesimi tarafından tepki ile karşılandığını, bu haliyle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin gündeme geldiğini belirtti.

Açıklanan mütalaada sanık İlker Başbuğ’un, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Duruşmada sanık avukatı, açıklanan mütalaaya karşı savunma yapabilmek için mahkemeden süre verilmesini talep etti. Mahkeme, sanık avukatına esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapabilmesi için süre verilmesine hükmederek duruşmayı erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İlker Başbuğ 'şüpheli', AK Parti Rize İl Başkanlığı, AK Parti il ve ilçe başkanlarının da aralarında bulunduğu 166 kişi 'müşteki' olarak yer aldı. Savcılıkça hazırlanan iddianamede, Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'un 4 Ocak 2021'de Cumhuriyet Gazetesi'ne "Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir'de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı alınmış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi açıkça milletin siyasi idaresine de vurulacak bir darbe olurdu" dediği anlatıldı. Başbuğ'un söyleşisinde 'darbe' imasında bulunduğunun kaydedildiği iddianamede, 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama' suçunu işlediği iddia edildi.

İddianamede, şüpheli Başbuğ'un 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Sema Demir - Elif Somuncu
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Yaş çay için 35+3 TL fiyat talebi Trabzon’un Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta kalabilmesi için fiyat ve desteklemenin ayrı ayrı açıklanmasını istedi. Saral, "Çay fiyatına en az 35 TL taban fiyat ve 3 TL destekleme verilmelidir" dedi. Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, yaklaşan sezon öncesinde üreticilerin beklentilerini paylaşarak, artan maliyetler karşısında çay üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini ifade etti. Saral, kilogram başına 35 TL taban fiyat ve buna ek olarak 3 TL destekleme verilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin eline geçecek toplam rakamın en az 38 TL olması gerektiğini dile getirdi. Destekleme ödemesi çiftçiyi rahatlatıyor Saral, çaya verilen desteklemenin halk arasında "artı para" olarak bilindiğini hatırlatarak, bu ödemenin zamanlamasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Destekleme ödemelerinin her yıl gübre alım dönemine denk geldiğini belirten Saral, bu sayede üreticinin ekonomik olarak bir nebze nefes aldığını söyledi. Desteklemenin özellikle gübre temininde çiftçinin elini rahatlattığını belirten Saral, kredi kartı borçları ve diğer gider kalemleri üzerindeki baskının bu ödemelerle hafiflediğini dile getirdi. Bu sistemin devam etmesinin üretici açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Saral, gübre fiyatları başta olmak üzere işçilik giderleri, hasat ekipmanları ve nakliye masraflarındaki yükselişin üreticiyi ekonomik olarak zorladığını ifade etti. Çayın bölge için tek geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Saral, mevcut ekonomik şartlarla üretimin sürdürülebilirliğinin risk altına girdiğini belirtti. Desteklemenin taban fiyata dahil edilmesi sorun oluşturuyor Desteklemenin taban fiyat içine dahil edilerek açıklanmasının geçmişte çeşitli sorunlara yol açtığını söyleyen Saral, "Bu uygulama özel sektör alımlarında kayıt dışılığı artırıyor. Ürünlerin tamamının borsalara tescil edilmemesine neden oluyor. Kamuda stopaj kaybı oluşturuyor. Gerçek rekoltenin tespit edilmesi zorlaşıyor. Arz-talep dengesini bozuyor. Gelecek yıllar için sağlıklı planlama yapılmasını engelliyor" diye konuştu. Çiftçilerin talepleri takip ediliyor Bölgedeki ziraat odalarının üreticilerin sesi olmaya devam ettiğini belirten Saral, taleplerin ilgili bakanlık nezdinde iletildiğini ve sürecin yakından takip edildiğini ifade etti. Saral, "Bakanlık nezdinde, temsiliyet ve yetki noktasında bütün dinamiklerle bölge Ziraat Odaları Başkanlıkları olarak çiftçilerimizin taleplerini kıymetli yetkililerimize ilettik ve takibini sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.