İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, başkent Tahran’da İslam Devrimi’nin 47’nci yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende konuştu. Arakçi, geçen yıldan bu yana İran’da, bölgede ve uluslararası düzeyde çok önemli ve çarpıcı gelişmeler yaşandığını belirterek, "12 günlük bir savaşa tanık olduk. Ardından New York’taki gelişmeler, Avrupa ülkelerinin BM Güvenlik Konseyi’ne başvurusu ve son dönemdeki kargaşa olayları yaşandı. Aslında 8-10 Ocak tarihlerinde yaşananları, dışarıdan yönlendirilen geniş çaplı bir terör operasyonu olarak nitelendirmek gerekir. Bu süreçte İran’da darbeye benzer bir girişimde bulunmaya çalıştılar" dedi.
"12 günlük savaş en kritik gelişmelerden biriydi"
Arakçi, "ABD’nin bölgemizdeki askeri konuşlanması ve son birkaç gün içinde İran ile ABD arasında dolaylı müzakerelerin yeniden başlaması da bu sürecin önemli başlıkları arasında yer aldı. Bunların her biri tek başına bir ülkeye uzun süre yetecek kadar büyük gelişmelerdi ancak biz hepsini kısa aralıklarla peş peşe yaşadık. 12 günlük savaş ise bu sürecin en kritik gelişmelerinden biriydi. Savaşın başında İran’ın kayıtsız şartsız teslim olmasını isteyenler, savaşın on ikinci gününde kayıtsız şartsız ateşkes talep ettiler" ifadelerini kullandı.
"Diplomasiden başka bir yol yok"
Tüm bu gelişmelerde belirleyici unsurun İran halkının direnişi olduğunu vurgulayan Arakçi, "İran halkı arka arkaya yaşanan tüm bu olaylar karşısında dimdik durdu ve tüm komploları boşa çıkardı. Bir kez daha diplomasinin gündeme gelmesine neden olan asıl unsur da İran halkının bu direnişi oldu. İran’ın nükleer meselesini çözmek için diplomasiden başka bir yol yok. Bu, defalarca tecrübe edilmiş bir gerçektir. İran halkıyla her ne zaman zor ve baskı diliyle konuşulmuşsa direnmiş, her ne zaman onur ve saygı diliyle konuşulmuşsa da aynı dille karşılık vermiştir" dedi.
"Müzakerelerde tamamen ciddiyiz"
ABD ile yürütülen müzakereleri değerlendiren Arakçi, "Başlayan görüşmelerde tamamen ciddiyiz ve sonuca ulaşmak için gerçek bir müzakere yürütmek istiyoruz. Ancak bunun için karşı tarafın da aynı ciddiyeti göstermesi ve sonuç odaklı bir sürece hazır olması gerekiyor. Ne yazık ki ABD’nin geçmiş yıllardaki, özellikle de son bir yıldaki tutumu nedeniyle aramızda çok büyük bir güvensizlik duvarı var. Daha önce de müzakere sürecindeydik ancak bazı gelişmeler yaşandı ve ülkemize yönelik bir saldırı gerçekleşti. Müzakerelerin somut bir sonuca ulaşabilmesi için gerekli güven ortamının oluşmasını umuyoruz" dedi.
Aynur Sena Çabuk







