DÜNYA - 25 Ekim 2024 Cuma 08:55 | Son Güncelleme : 25 Ekim 2024 Cuma 08:59

İsrail bir kez daha Cibaliye Mülteci Kampı’na saldırdı: En az 150 ölü ve yaralı

A
A
A

İsrail'in Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’na gerçekleştirdiği son saldırılarda en az 150 kişinin öldüğü ve yaralandığı bildirildi. İsrail’in saldırılarını “savaş suçu” olarak kınayan Ürdün Dışişleri Bakanlığı, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.

İsrail’in Filistin’e yönelik soykırım niteliğindeki saldırılarına yenileri eklendi. Gazze Sivil Savunma Teşkilatı’ndan yapılan açıklamada, Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki 10 evi hedef alan İsrail saldırılarında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 150 kişinin öldüğü ve yaralandığı bildirildi. Can kaybı sayısına dair kesin bilgi paylaşılmayan açıklamada, "Cibaliye'de korkunç bir katliam yaşanıyor. Kimse onları kurtarmak için harekete geçmiyor" ifadeleri kullanıldı. İsrail ordusunun Najjar, Abu Al-Ouf, Salman, Hijazi, Abu Al-Qumsan, Aqel Abu Rashid, Abu Al-Tarabish, Zaqoul ve Shaalan ailelerine ait evleri hedef aldığı kaydedilen açıklamada, "İşgalci İsrail güçleri bölgedeki tüm bir yerleşim bloğunu bombaladı. Vatandaşlar şu anda bile yaralıları taşımak için yardım çağrısında bulunuyor" denildi. Açıklamada, İsrail güçlerinin Gazze'nin kuzey kesimindeki sivil savunma ve tıp hizmetlerini kesintiye uğratması nedeniyle ölü ve yaralıların tahliyesinde büyük zorluklarla karşılaşıldığı vurgulandı.

Ürdün saldırıyı kınadı: “Korkunç bir savaş suçu”

Ürdün Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na yönelik son saldırısını kınadı. “Vahşi” olarak nitelenen saldırının "uluslararası hukukun açık bir ihlali, sivillere yönelik sistematik katliamların devamı ve sorumluların hesap vermesini gerektiren korkunç bir savaş suçu olduğu” vurgulanan açıklamada, "İsrail, savaş suçları işlemeye ve etnik temizlik gerçekleştirmeye devam ediyor. İsrail, savaşın ve yol açtığı benzeri görülmemiş insani felaketin sona ermesini isteyen uluslararası iradeyi umursamıyor" denildi.

,

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası topluma "yasal ve ahlaki sorumlulukları üstlenme, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik acımasız saldırılarını durdurma ve Filistinlilere gerekli korumayı sağlamak için acil ve kararlı önlemler alma" çağrısı yapılan açıklamada, “İsrail'in uluslararası hukuku devamlı olarak ihlal etmekten vazgeçmeye zorlanması gerektiği” vurgulandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kopan sinirler bacağından alınan nakille onarıldı: Genç hastaya ikinci şans Şanlıurfa’da geçirdiği motosiklet kazasında boynundan koluna uzanan sinirleri kopan 24 yaşındaki İsmail Esnik, bacağından alınan sinirlerin koluna nakledilmesiyle yeniden hareket kabiliyeti kazanmayı hedefliyor. Şanlıurfa’da 4 ay önce geçirdiği motosiklet kazasında boynundan koluna uzanan sinirleri kopan 24 yaşındaki İsmail Esnik, felç riskiyle karşı karşıya kaldı. Şanlıurfa’daki ilk müdahalenin ardından Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Esnik, yaklaşık 10 saat süren zorlu ameliyatın ardından yeniden umutla hayata bağlandı. Esnik’in bacağından alınan sinirlerin koluna nakledildiği operasyon sayesinde ağır fonksiyon kaybı ve olası felç tablosunun önüne geçilirken, doktorlar hastanın kolunu tamamen eskisi gibi kullanamayacağını ancak düzenli fizik tedaviyle önemli ölçüde iyileşme sağlanabileceğini belirtti. Hasta İsmail Esnik, yaşadığı süreci anlatarak önce Şanlıurfa’da ameliyat olduğunu, daha sonra Ankara’ya sevk edildiğini söyledi. Esnik, "Yaklaşık 1 ay önce de ameliyatımız oldu. Şimdi de kontrole geldik. Eskiye göre biraz iyiyim" dedi. "Moral çok önemli" İyileşmek istediğini dile getiren Esnik, "Uzun bir süreç bekliyor bizi. Fizik tedavi olarak, kontrol, gidip gelmek olarak. Fizik tedavi sürekli olarak gitmek istiyorum. Moral çok önemli. Moralimiz de iyi şu anlık. Fizik tedavide iyi sonuçlanırsa, az da olsa faydasını görürsek devam ederiz. İnşallah kısa sürede iyileşme olur" açıklamasını yaptı. "Sağlam köklerden sinir ameliyatı yaptık" Ankara Bilkent Şehir Hastanesi El Cerrahisi Kliniği’nden Uzm. Dr. Yener Yoğun, hastanın Şanlıurfa’dan Ankara’ya sevk edildiğini belirterek "Hastamıza yaptığımız ameliyat, boyundan başlayıp kola doğru uzanan büyük bir kesiyle tek tek sinirleri bulup, sağlam sinirleri bulup, kola giden sinirleri bacandan aldığımız sinirle sinir yaması yaptık. Yani tekrardan yapılandırdık. O sağlam köklerden tekrardan hareket ettirebilmesi için sinir ameliyatı yaptık" ifadelerini kullandı. Hastanın kolunun tamamen hareketsiz olduğunu, ama bu yöntemle ve devamında fizik tedaviyle en iyi şekilde hareket etmesini sağlayacaklarını dile getiren Yoğun, tedavi sürecinin uzun ve sabır gerektirdiğini söyledi. "70-80 dereceyi gördüğümüz zaman başarılı sonuç olarak kabul ediyoruz" Bu tür hastaların kollarını eskisi gibi hareket ettiremeyecek olsa bile düzenli tedaviyle yüksek oranda iyileşme sağlayabileceğini anlatan Yoğun, "Bu hastanın aslında Türkçedeki karşılığı felç. Bu ameliyatlarda biraz hareket kazandırabiliyoruz ama ikinci ameliyatlar da gerekebiliyor. En baştan hastaya güzel bilgi vermek gerekiyor. Hastanın beklentisini doktorun öğrenmesi gerekiyor. Hastanın beklentisi farklı, bizim bu ameliyatla elde edeceğimiz sonuç farklı. O yüzden bizim bu ameliyatın sonuçlarını hastaya güzel bir şekilde anlatmamız gerekiyor. Bu ameliyatlarda maalesef el hiçbir zaman eskisi gibi olmuyor. Parmaklar hiçbir zaman eskisi gibi hareket etmiyor. En güzel hastada bile omuzunu kaldırabiliyor ama yine eskisi gibi olmuyor. Biz omuzumuzu 130-140 derece kadar havaya kaldırabiliyoruz ama bu hastalarda 70-80 dereceyi gördüğümüz zaman başarılı sonuç olarak kabul ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bizim için bir günlük bir ameliyattı" Uzm. Dr. Mustafa Yasin Hatipoğlu ise, ameliyatın uzun sürdüğünü aktararak "Ameliyat zor bir ameliyat, uzun süreli bir ameliyat olduğu için birden fazla doktor görev alır bu ameliyatlarda. Biz de zaten burada ekipçe çalışıyoruz. Bizim için bir günlük bir ameliyattı. Böyle bir hastada da açıkçası iyileşmenin en az bir yıl ve üzeri süreçte olacağını düşünüyoruz. Tabi bu süreçte iyi de fizik tedavi desteğine ihtiyacı var" diye konuştu. "Günlük yaşantısında elini kullanabilecek hale gelebileceğini düşünüyoruz, Azimli olması lazım" Hastanın motivasyonunu yüksek tutması gerektiğinin altını çizen Hatipoğlu, "Kesinlikle umudu kaybetmemek lazım. Sonuçta çok kötü bir yaralanma da olsa iyileşme ihtimali var. Her ne kadar diğer kolu kadar kusursuz iyileşmeyecek olsa da gene de günlük yaşantısında elini kullanabilecek hale gelebileceğini düşünüyoruz. Azimli de olması lazım, sadece cerrahi değil bundan sonraki fizik tedavi sürecinde hastanın bu tedaviye uyum sağlaması gerekiyor ve hastanın istekli olması gerekiyor. Hastaya da bağımlı bir durum" dedi.
Adıyaman Yeşillikler beldesi Tut ilçesinde doğa yürüyüşü Adıyaman Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, ‘Yeşillikler Beldesi’ olarak bilinen Tut ilçesinde doğa gezisi düzenlendi. İlkbaharın renklerinin canlandığı Tut ilçesinde doğa ile iç içe gerçekleştirilen geziye Adıyaman Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Muharrem Aytekin başta olmak üzere, eğitim camiası, diğer kurum ve kuruluşlardan ve vatandaşlar katılım sağladı. Tut Kaymakamlığı önünde sabahın erken saatlerinde başlayan yürüyüş, bahçelerin arasından Ulu Pınar’a kadar yürüdü. Burada verilen mola sonrasında Ömerovun deresinin yanından devam edip, öğretmenevinde son buldu. Yürüyüşle ilgili bilgi veren Adıyaman Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, "Doğanın birleştirici gücü, iyileştirici gücünden yararlanarak camiamızın moral ve motivasyonunu yukarıya çıkarmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda, ‘Yeşil vatan, benim okulum geleceğe çare’ projesi kapsamında yaşanabilir bir çevreyi gelecek nesillere aktarmak, sürdürülebilir bir çevre bilincini oluşturmak için gayret gösteriyoruz. Gerçekten doğa tüm güzelliklerini sergiliyor. Artık çiçeklerin açtığı, yeşilliğin bol olduğu bir ortamdayız. Oksijenin bol olduğu bir ortamdayız. İnşallah bundan sonrada Adıyaman’ımızın doğa güzelliklerini hem kendimiz görmek hemde başkalarına göstererek doğal güzelliklerden faydalanmasını sağlamak istiyoruz" dedi. Yürüyüşe katılan vatandaşlardan Berrin Fırat Şahin, "Tut zaten yeşilliği ile bir ilçedir. Bizim için kolay bir şekilde oldu. Güzel bir ortamdayız" şeklinde konuştu. Vatandaşlardan Senem Can ise, "Buralara ilk defa geldik çok beğendik. Gayet güzel gidiyor teşekkürler" diye konuştu.