İhlas Haber Ajansı

SON DAKİKA

TGRT Haber Canlı İzle

"İsteyen herkese burs verilecek"

"İsteyen herkese burs verilecek"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kırşehir'de, Batman'da, Yozgat'ta, Kırklareli'de, Mardin'de, Şırnak'ta, Hakkari'deki üniversitelerin bu şehirlerin umudu, vizyonu haline geldiğini belirtti.

MÜGE TUTCALI-DUYGU BEKTAŞ -ANKARA

Başbakan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen '5 Yılda 5 Bin Öğrenci Projesi' kapsamında lisansüstü eğitim için yurt dışına gönderilecek öğrencileri bilgilendirme toplantısına katıldı. Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'ndaki toplantıda konuşan Başbakan Erdoğan, 941 öğrencinin daha dünyanın en iyi üniversitelerine uğurlandığını belirterek, öğrenciler başta olmak üzere aileleri ve öğretmenlerini tebrik ettiğini söyledi. 

Türkiye'de 94'ü devlet, 45'i vakıf olmak üzere toplam 139 üniversite bulunduğunu belirten Erdoğan, bunların 63'ünü 7 yılda kendi iktidarları döneminde ülkeye kazandırdıklarını anlattı. Erdoğan, bu üniversiteler sayesinde göçün de önlendiğine dikkat çekerek, yüksek öğrenim için değişik illere göç eden Anadolu insanlarını, gençleri kendi illerindeki üniversiteleri seçme imkanı getirdiklerini kaydetti. Anadolu ve Trakya'daki bu yeni üniversitelerin büyük hızla geliştiğini ve modern eğitim imkanlarına kavuştuğunu kaydeden Erdoğan, "Kırşehir'de,  Batman'da, Yozgat'ta, Kırklareli'de, Şırnak'ta, Hakkari'de, Mardin'de üniversitelerimiz bu şehirlerimizin umudu, vizyonu haline geldi. Adeta bu üniversitelerimizde, inanıyorum ki barışın tohumları atılıyor, inanıyorum ki ekonomik hareketlenmenin tohumları atılıyor. Belki bugün değil ama en geç yarın, bunlar gerçekleşecek. Bu noktada umutlarım kesinlikle sonsuzdur" diye konuştu. 


Türkiye'nin zaten şu anda dünya ile rekabet edebilecek üniversitelere sahip olduğunu belirten Erdoğan, bu rekabette adım adım öne geçileceğine inandığını söyledi. Başbakan Erdoğan, 'İlim Çin'de de olsa alınız' sözünü hatırlatarak, "Yani dünyanın en uzak ucunda da olsa onu almak bizim medeniyetimizin aslında gereğidir. Ama biz uzun zaman içine kapalı bir süreci yaşadık. Dışa açılamadık ve dışarıyı da içeriye sokmadık. Dikkat ediniz, 7 yılda 63 yeni üniversiteyi Türkiye'ye kazandırırken itiraz edenler oldu. İşte bu hep içe kapanmanın neticeleriydi. 'Binayı, personeli, öğretim görevlisini nereden bulacaksınız' dediler. Biz her zaman şunu söyledik. 'Kaynak Türkiye'dir'. İşte öğretim üyeleri burada. Ama yatırım yaparsan öğretim üyesi olur. Yatırım yapmazsan, öğretim üyesi olmadığı gibi elindekileri de kaybedersin" dedi.

"BİLİME YAPILAN YATIRIM PAHALI DEĞİLDİR"
Başbakan Erdoğan, bilime yapılan yatırımın pahalı olmadığına vurgu yaparak, "En ucuz yatırım bilime yapılan yatırımdır. İşte biz bunu yaptık. Aynı şekilde Türkiye'nin geleceğini de yine Tür iye'nin genç nesline yatırım yapmak üzere bu inşayı sürdürüyoruz. Biz 3 yılı, 5 yılı, 10 yılı değil, önümüzdeki 50 yılı, 30 yılı, 20 yılı planlamak suretiyle bunu dert edinerek bu yolculuğumuzu sürdürüyoruz. Sorunları eğer bugünden çözemezsek, geleceği bugünden tasarlayamazsak, o zaman bizim yarınlarımız, gelecek kuşaklar bizi lanetle anacaktır. Bunun için bu adımları attık, atıyoruz" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin tüm üniversitelerinde adım adım bütün sorunları giderdiklerini, ihtiyaçları karşıladıklarını belirten Erdoğan, "Üniversitelerimizi şehirlerin umudu haline dönüştürüyoruz" dedi. 

Geçmişin birikimi üzerine geleceği tasarlamak, daha ilerilere ulaşmak için gayret göstermek gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, "İşte onun için hep geleceğe bakacağız. Bugün yeni üniversite kurulmasına karşı çıkanlar, yarın inanıyorum ki oradan yetişmiş son derece donanımlı gençler karşısında altını çizerek söylüyorum, mahcup olacaklardır" diye konuştu.

"TÜRKİYE'Yİ AYDINLIK YARINLARIN BEKLEDİĞİNE İNANIYORUM"
Başbakan Erdoğan, 2010 yılının da sonraki yılların da Türkiye için başarılarla dolu parlak yıllar olacağını belirterek, "Bütün karamsarlara inat, bütün kötümserlere inat, tüm felaket tellallarına inat, ben Türkiye'yi aydınlık yarınların beklediğine inanıyor, bu inançla, bu azimle gayret gösteriyorum" dedi. 

Doğu Anadolu'da, Güneydoğu Anadolu'da, Orta Anadolu'da, nereye giderse gitsin çocukların artık kendisinden para değil bilgisayar istediklerini anlatan Erdoğan, "Tayyip Amca bana bir laptop verir misin?' diyorlar. Buraya geldik. İşin güzelliği burada" ifadelerini kullandı.

İSTEYEN HERKESE BURS MÜJDESİ
Başbakan Erdoğan, 2002 yılında sadece 857 bin öğrencinin burs ve kredi alabildiğini belirterek, "Şu anda, kesin talimatımdır, isteyen her öğrenciye burs ve kredi veriyoruz. Burs ve kredi alan öğrenci sayısı şu anda yaklaşık 1.5 milyon olmuş. Kesin rakam 1 milyon 489 bin 330'dur. 2002'de burs ve kredi olarak ödenen para 45 liraydı. Bu ay yaptığımız son zamla birlikte üniversite öğrencilerimize ayda 200 lira burs ve kredi veriyoruz" şeklinde konuştu. 

'5 Yılda 5 Bin Öğrenci Projesi' kapsamında hali hazırda bin 408 öğrencinin bu proje kapsamında yurt dışında burslu statüde lisans üstü öğrenim gördüğünü belirten Erdoğan, bugün atılan adımla da 2009 yılnnyanın en uzak ucunda da olsa onuında seçilen 941 öğrenciyi yurt dışına uğurladıklarını söyledi. Erdoğan, açığı kapatmak için 2010 yılında 1000-1500 öğrenci için duyuru yapma hazırlıklarının sürdürüldüğünü belirterek, şunları kaydetti: 

"Hiç çekincemiz yok, hiç tereddüdümüz yok. Yeter ki bu ülkenin gençleri okusun. Biz bunu istiyoruz. Biz bunu yakalayamadık, biz bundan istifade edemedik. Ama istiyoruz ki yeni nesil, yeni kuşak bunlardan istifade etsin. Yeter ki bu ülkenin zeki öğrencileri en iyi okullarında okusun, en kaliteli eğitimi alsın. Gittiğimiz ülkelerde o ülkenin liderleriyle bunları konuşuyoruz. Tabii, onlar da, 'Ne demek. Kapılarımız açık' diyorlar. Bu adımları atıyoruz. Yeter ki bugünde Türkiye'nin geleceğine hazırlık yapılsın. Biz hiçbir imkandan kaçınmadık. Bundan sonra da kaçınmayacağız. Türkiye'yi dünyanın bir eğitim üssü, bir eğitim merkezi yapmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal bunu 1920'li yıllarda fark etmişti. 

Yurt dışına ilk öğrenci gönderme kararı bizzat Gazi Mustafa Kemal'in verdiği talimatla 1929 yılında çıkarılan kanunla verilmiştir. Yeni Türkiye'nin fabrikaları, demir yolları, kara yolları, köprüleri işte o mühendislerin eliyle inşa edildi. Ama ondan sonra uzunca bir ara. Bu sadece onda olmadı. Aynı şeyi demir yollarında da yaşadık. Ülkemizin dört bir yanını demir ağlarla örme talimatını verdi ama Gazi'nin bu talimatını dinleyen oldu mu? Bize kadar ne yazık ki olmadı. Şimdi biz demir ağlarla örüyoruz Türkiye'yi. İşte hızlı tren bizimle başladı. Mevcutları yenileme tamamen bizimle başladı. Demir ağlarla gidilmeyen yer kalmayacağı gibi inşallah hava hattında da uçakların ulaşmayacağı bölge, il demiyorum, bölge kalmayacak. İşi bu noktaya götürüyoruz. Cumhuriyetin 10. yılında o öğrencilerimizin imzası vardı. İnşallah, cumhuriyetimizin 100. yılında da, 2023'te şimdi gönderdiğimiz öğrencilerin imzası olacak."

ÖĞRENCİLERE TAVSİYELER
Konuşmasında öğrencilere tavsiyelerde de bulunan Başbakan Erdoğan, öğrencilerin yurt dışına yaptıkları bu yolculuğun 'kutlu bir yolculuk' olduğunu söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti: 

"Sizin için tahsis edilen kaynak bu ülkenin on milyonlarca insanının dişinden, tırnağından arttırdığı birikimlerinden ayrılmıştır. Ananızın sütü gibi helaldir. Bunu böyle biliniz. Onun için bu milletin sizden büyük beklentileri var. Bu beklentileri boşa çıkarmayacağınıza, sizin için sarf edilen birikimleri heba etmeyeceğinize canı gönülden inanıyorum. Geri döndüğünüzde de ülkemiz için, milletimiz için en iyiyi, en güzeli yapacağınızı biliyorum. Güzel ülkemizin en ücra köşesinde bilginiz, görgünüz, sevginiz ve azminiz yeni ışıklar yakacak ve oradaki yavrularımızı bizlerin umudu haline getireceğinize yürekten inanıyorum. Öğrenim için gittiğiniz yerlerde aynı zamanda Türkiye'nin birer misyon şefi olacaksınız. Adeta öyle çalışacaksınız. Birer başkonsolos gibi, birer büyükelçi gibi çalışacaksınız. Bunun da çok önemli bir vazife olduğunu hatırlatmak istiyorum. Sizlerin gideceğiniz ülkelerde, yaşayacağınız şehirlerde, öğrenim göreceğiniz okullarda ülkemizin tanıtım elçisi gibi görev yapmanız gerekiyor.

Türkiye adına oluşmuş önyargıları yıkmak, Türkiye'yi tarihiyle, kültürüyle dünya mirasına sağladığı katkılarla tanıtmak, özellikle ülkemizin son dönemde kaydettiği küresel nitelikteki başarıları aktarmak göreviniz olmalıdır. Bunun yanında, gittiğiniz ülkelerde vatandaşlarımızla, soydaşlarınızla dayanışma içinde olmanız da son derece önemlidir. Oralarda milli meselelerinize sahip çıkınız, milli günlerimizi hep birlikte ve coşku içinde kutlayınız, ülkemizdeki gelişmeleri yakından takip ederek uluslararası tezlerimizi, haklı meselelerimizi oralarda mutlaka savununuz. Bu ülkenin sizden büyük beklentileri var, bu milletin sizden büyük beklentileri var. Edindiğiniz tecrübeleri ülkemize kazandırmak, insanımıza kazandırmak için ahde vefa ile hareket edeceğinize inanıyorum. Ülke ve millet olarak sizlere inanıyoruz, sizlere güveniyoruz."